İcra Teşkilatı ve Genel Hükümler

68 questions

Question 1Question

İcra mahkemesinin yargılama usulüne egemen olan ilkeler ve bu mahkemece verilen kararların kesinliği çerçevesinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi 20042004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine uygun bir hukuki tespittir?

Show answer & explanation

Answer: İcra mahkemesinde basit yargılama usulü uygulanır ve bu mahkemenin takip hukukuna özgü kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, aynı taraflar arasında genel mahkemelerde açılacak bir davada bağlayıcılık gücüne sahip değildir.

Answer

İcra mahkemesinde basit yargılama usulü uygulanır; kararlar takip hukukuna özgü olup kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler.
İcra mahkemesi kararları kural olarak şekli anlamda kesinleşse de maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Örneğin, itirazın kesin kaldırılması kararı sonrası borçlu genel mahkemede menfi tespit davası açabilir; çünkü icra mahkemesi sadece takibin devam edip etmeyeceğine karar verir, alacağın maddi hukuk bakımından varlığını kesin olarak sona erdirmez.

Step-by-Step Solution

1
Yargılama usulünün tespiti
İcra mahkemelerinde HMK m. 316322316-322 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır.
İİK m. 1818 uyarınca icra mahkemesine arz edilen hususlar basit yargılama usulüne tabidir.
2
Kararların hukuki niteliğinin analizi
İcra mahkemesi kararları şekli anlamda kesinleşir ancak maddi hukuk anlamında uyuşmazlığı bitirmez.
İcra mahkemesi sınırlı bir inceleme yaparak takip ekonomisini korur, bu nedenle genel mahkemede dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
3
İstisnaların değerlendirilmesi
İstihkak davaları ve ihalenin feshi gibi durumlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.
Bu davaların niteliği, sadece takibi değil mülkiyet ve tasarruf yetkisi gibi köklü hakları etkilediği için kanun koyucu bunları kesin sonuçlu kılmıştır.

Key Concept

İcra Mahkemesi Kararlarının Maddi Anlamda Kesin Hüküm Teşkil Etmemesi

Practice More

İcra mahkemesinin hangi kararlarının istisnai olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiğini (örneğin istihkak davaları) listeleyerek bu ayrımı pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

Bir icra müdür yardımcısının, alacaklı tarafından süresi içinde ve usulüne uygun olarak yapılan taşınmaz satış talebini, yasal sürenin geçtiği gerekçesiyle hatalı olarak reddetmesi sonucunda taşınmaz üzerindeki haciz düşmüş ve alacaklı alacağını tahsil edemeyerek zarara uğramıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, bu zararın tazmini için açılacak dava ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tazminat davası Devlet aleyhine, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde genel mahkemelerde açılmalıdır.

Answer

Tazminat davası Devlet aleyhine, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde genel mahkemelerde açılmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesine göre, icra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları doğrudan Devlete (Adalet Bakanlığı) karşı açılır. Bu davalar adli yargı kolunda, genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür. Zamanaşımı süresi ise zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran fiilin üzerinden on yıldır.

Step-by-Step Solution

1
Davalı tarafın (husumetin) belirlenmesi
Davalı Adalet Bakanlığı (Devlet) olmalıdır.
İİK m. 5 uyarınca icra memurlarının işlemlerinden doğan zararlardan Devlet doğrudan sorumludur.
2
Görevli mahkemenin tespiti
Genel mahkemeler (Asliye Hukuk Mahkemesi) görevlidir.
Kanun koyucu bu tür davalar için idari yargıyı değil, genel mahkemeleri yetkilendirmiştir.
3
Zamanaşımı sürelerinin kontrolü
1 yıl ve 10 yıllık süreler uygulanır.
Zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl, her durumda fiilin üzerinden 10 yıl geçmekle dava hakkı zamanaşımına uğrar.

Key Concept

Devletin İİK Madde 5 Kapsamındaki Kusursuz Sorumluluğu
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question

20042004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca, icra mahkemesinde uygulanan yargılama usulü ve bu mahkeme tarafından verilen kararların kesinliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İcra mahkemesinin itirazın kaldırılmasına ilişkin verdiği kararlar, borcun esasına ilişkin bir inceleme içerdiğinden, daha sonra genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit davasında maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.

Answer

İcra mahkemesinin itirazın kaldırılmasına ilişkin kararlarının genel mahkemelerde maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğine dair ifade yanlıştır.
İcra mahkemesinin 'itirazın kaldırılması' talebi sonucunda verdiği kararlar sadece takip hukuku anlamında kesinlik ifade eder. Bu kararlar, borçlu tarafından daha sonra genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit davasında (borçlu olmadığını ispat için) veya alacaklı tarafından açılacak bir eda davasında mahkemeyi bağlayıcı bir maddi kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla, itirazın kaldırılması kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiğini savunan seçenek yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
İcra mahkemesinin niteliğini ve yargılama usulünü analiz etme
İcra mahkemesi sınırlı yetkili bir mahkemedir ve kural olarak basit yargılama usulünü uygular.
Takip hukukuna özgü uyuşmazlıkların hızlıca çözülmesi amaçlanmaktadır.
2
İtirazın kaldırılması (İİK 687068-70) kararlarının kesinliğini değerlendirme
İtirazın kaldırılması kararları sadece takip hukuku bakımından (şekli anlamda) kesinlik ifade eder.
Bu yargılamada sadece Kanun'da sayılan belirli belgeler üzerinden inceleme yapıldığı için maddi anlamda bir alacak-borç tespiti yapılmaz.
3
Maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden istisnaları belirleme
İcra mahkemesinde görülen istihkak davaları ve ihalenin feshi kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.
Bu davalarda esasa ilişkin (maddi hukuk) derinlemesine bir inceleme ve ispat süreci yürütülür.

Key Concept

İcra Mahkemesi Kararlarının Kesinliği ve Maddi Kesin Hüküm Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

İcra müdürü (K), üç yıl önce anlaşmalı olarak boşandığı eski eşinin öz kardeşi (L) aleyhine bir banka tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takip dosyasında, alacaklı talebi üzerine borçlu (L)'nin banka hesaplarına haciz ihbarnamesi gönderilmesine bizzat karar vermiş ve ilgili işlemi tesis etmiştir. Bu durumda, icra müdürü tarafından gerçekleştirilen haciz işleminin hukuki akıbeti ve bu işleme karşı başvurulacak kanun yolu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İcra müdürü ile eski eşinin kardeşi arasındaki ikinci derece sıhri hısımlık, evlilik birliği boşanma ile sona ermiş olsa dahi yasaklılık sebebi teşkil ettiğinden işlem hükümsüzdür ve süresiz şikayet yoluyla iptali istenebilir.

Answer

İcra müdürü ile eski eşinin kardeşi arasındaki hısımlık ilişkisi boşanma ile sona ermediğinden, yapılan işlem hükümsüzdür ve süresiz şikayete tabidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 10. maddesine göre, bir icra memuru kendisinin veya boşanmış olsa dahi eşinin kan veya sıhri alt/üst soyu ile üçüncü dereceye kadar kan, ve sıhri hısımlıkta ise eşini bağlayan derecedeki hısımlarının işini göremez. Eski eşin kardeşi 2. derece sıhri hısım olduğundan bu kapsama girer. İİK 11. maddesi ise bu yasağa rağmen yapılan işlemlerin hükümsüz olduğunu belirtir. Kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu hükümsüzlük durumunda icra mahkemesine süresiz şikayet yoluna başvurulabilir.

Step-by-Step Solution

1
Hısımlık derecesini ve türünü belirle.
İcra müdürünün eski eşinin öz kardeşi, memur ile 2. derece sıhri (kayın) hısımdır.
Eşin kan hısımları, diğer eşin aynı dereceden sıhri hısımı kabul edilir.
2
İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 10'daki yasaklılık kapsamını kontrol et.
Boşanma gerçekleşmiş olsa dahi sıhri hısımlar hakkındaki yasaklılık devam eder.
İİK 10/6 maddesi 'aradaki izdivaç zeval bulmuş olsa bile' ibaresiyle bu durumu kesin bir yasak olarak düzenlemiştir.
3
İİK Madde 11 uyarınca işlemin hukuki sonucunu tespit et.
Yapılan haciz işlemi hükümsüzdür.
Kanuni yasaklılık hallerine aykırı olarak tesis edilen tüm icra işlemleri hükümsüzlük yaptırımına tabidir.
4
Hükümsüz işleme karşı gidilecek hukuki yolu belirle.
İcra mahkemesine 'süresiz şikayet' başvurusu yapılmalıdır.
Yasaklılık halleri kamu düzenini ilgilendirdiğinden, şikayet hakkı herhangi bir süre ile kısıtlanamaz.

Key Concept

İcra Memurlarının Yasaklılık Halleri ve Hükümsüzlük

Practice More

İcra memurlarının yasaklılık halleri ile hâkimlerin yasaklılık ve reddi halleri (HMK 34-36) arasındaki farkları karşılaştırarak çalışmanız tavsiye edilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 5Question

İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra mahkemelerinin teşkilat yapısı, görevleri ve yetki esaslarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Müstakil bir icra mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkemenin görev alanına giren işlere o yerdeki sulh hukuk mahkemesi bakmakla görevlidir.

Answer

Müstakil bir icra mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevleri sulh hukuk mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi yürütür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 11. maddesinin 22. fıkrası uyarınca, müstakil bir icra mahkemesi kurulmamış olan yerlerde, icra mahkemesinin görev alanına giren tüm iş ve davalara o yerdeki asliye hukuk mahkemesi tarafından bakılır. Sulh hukuk mahkemesinin bu konuda bir görevlendirmesi bulunmadığı için ilgili ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
İcra mahkemesinin teşkilat yapısını analiz etmek
İcra mahkemesi tek hakimli ve özel bir mahkemedir.
Teşkilat yapısının belirlenmesi görevli merciyi tayin eder.
2
Müstakil mahkeme bulunmayan yerlerdeki görevlendirme kuralını hatırlamak
İcra ve İflas Kanunu madde 11 uyarınca bu görev asliye hukuk mahkemesine verilmiştir.
Kanun koyucu, icra işlerinin uzmanlık gerektirmesi nedeniyle asliye mahkemelerini yetkilendirmiştir.
3
Seçeneklerdeki mahkeme türlerini karşılaştırmak
Sulh hukuk mahkemesi ifadesinin hatalı olduğu, doğrusunun asliye hukuk mahkemesi olduğu tespit edilir.
Hatalı görevlendirme bilgisini içeren seçeneği belirlemek için karşılaştırma gereklidir.

Key Concept

İcra mahkemesinin teşkilat yapısı ve görevli mercilerin belirlenmesi kuralları.

Practice More

İcra mahkemesinin kararlarından hangilerinin istisnai olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiğini (örneğin istihkak davası) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

İcra memurunun yaptığı işlemlerin, haciz mahallindeki tespitlerin ve ilgililerin beyanlarının yer aldığı tutanakların hukukî kuvvetine dair aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İcra tutanakları kanun gereği 'kesin delil' niteliğine sahip olduklarından, bu belgelere karşı sahtelik iddiasında bulunulması hukuken mümkün değildir.

Answer

İcra tutanaklarının kesin delil niteliğinde olduğu ve aksinin ispat edilemeyeceğine ilişkin ifade yanlıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 8. maddesine göre icra tutanakları resmî belge niteliğindedir ve aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu belgeler 'kesin delil' değildir; dolayısıyla içeriklerinin (maddi vakıaların) aksinin her türlü delille ispat edilmesi mümkündür. Yanlış olan seçenek, bu belgelerin aksinin ispatının mümkün olmadığını ve sahtelik iddiasında bulunulamayacağını ileri sürmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İcra ve İflas Kanunu'nun 8. maddesinin incelenmesi
İlgili madde uyarınca icra tutanaklarının 'aksi sabit oluncaya kadar muteber' olduğu tespit edilir.
Tutanakların hukuki statüsünü ve ispat gücünü belirleyen temel kural budur.
2
'Aksi sabit oluncaya kadar geçerli olma' kavramının hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi
Bu belgelerin 'kesin delil' olmadığı, sadece doğru kabul edilen bir karine oluşturduğu anlaşılır.
Kesin delillerin aksinin ispatı kural olarak mümkün değilken, icra tutanakları her türlü delille çürütülebilir.

Key Concept

İcra tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar muteber (geçerli) olması ve ispat yükünün yer değiştirmesi.

Practice More

İcra tutanaklarının içeriğindeki maddi vakıalar ile irade beyanları arasındaki ispat yükü farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 7Question

Bir ilçe icra müdürlüğünde görevli bir icra müdürü hakkında, bir takip dosyasında borçluya ait menkul malların satış ilanını mevzuata aykırı şekilde geciktirerek 'görevi kötüye kullanma' suçunu işlediği iddiasıyla ihbarda bulunulmuştur. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, bu icra müdürü hakkında cezai soruşturma açılabilmesi için soruşturma izni vermeye yetkili merci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adalet Bakanı

Answer

İcra müdürleri hakkında görev suçlarından dolayı soruşturma izni verme yetkisi Adalet Bakanı'na aittir.
İcra müdürleri ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı personeli olup Bakan onayı ile merkezden atanan memurlardır. 4483 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (e) bendi uyarınca, merkezden atanan memurlar için soruşturma izni verme yetkisi 'İlgili Bakan'a aittir. Bu nedenle icra müdürünün görev yaptığı yerin ilçe olması yetkili mercii değiştirmez; yetkili makam Adalet Bakanı'dır.

Step-by-Step Solution

1
Memurun statüsünü belirle.
İcra müdürleri, Adalet Bakanlığı tarafından merkezden atanan personeldir.
Soruşturma izni mercii belirlenirken memurun atama usulü ve görev yaptığı teşkilat yapısı esastır.
2
4483 sayılı Kanun'un 3. maddesini uygula.
Merkezden atanan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında soruşturma izni ilgili bakan tarafından verilir.
Kanun, hiyerarşik yapıya ve atama makamına göre izin mercilerini kesin olarak belirlemiştir.

Key Concept

İcra müdürlerinin merkezden atanan personel statüsü ve 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni mercii.

Practice More

İcra memurlarının disiplin sorumluluğu için 657 sayılı Kanun ve ilgili disiplin yönetmeliklerindeki cezaları ve yetkili disiplin amirlerini inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question

İcra dairesince düzenlenen tutanakların ispat kuvveti ve bu tutanaklarda yer alan maddi vakıaların aksinin ispatı hususunda aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Tutanakların aksi her türlü delille ispat edilebilir ve ispat yükü aksini iddia eden tarafa aittir.

Answer

Tutanakların aksi her türlü delille ispat edilebilir ve ispat yükü aksini iddia eden tarafa aittir.
Doğru olan seçenek, tutanakların aksinin her türlü delille ispatlanabileceğini ve ispat yükünün aksini iddia eden tarafta olduğunu belirten ifadedir. İİK m. 8/3 hükmü açıkça 'İcra tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.' demektedir. Bu hüküm gereği, tutanağa karşı çıkan kişi iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür ancak bu ispat için sadece resmi belge kullanmak zorunda değildir; tanık dahil her türlü delile başvurabilir.

Step-by-Step Solution

1
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 8. maddesinin kapsamını değerlendir.
İcra dairelerinin yaptıkları muameleler ile kendilerine yapılan talep ve beyanlar hakkında tutanak tutmak zorunda olduğu tespit edildi.
Sorunun yasal dayanağı olan madde hükmünü netleştirmek gerekir.
2
Tutanakların ispat gücü kuralını analiz et.
İcra tutanaklarının 'aksi sabit oluncaya kadar geçerli (muteber)' olduğu sonucuna varıldı.
Tutanakların hukuki niteliğini ve delil gücünü belirlemek çözümün merkezidir.
3
Aksinin ispatı yöntemini ve ispat yükünü belirle.
İspat yükünün aksini iddia edende olduğu ve aksi ispatın herhangi bir delil sınırlaması olmaksızın (delil serbestisi) yapılabileceği anlaşıldı.
Resmi belgelerin aksinin ispatı genellikle senetle ispatı gerektirse de, İİK m. 8 için özel bir serbesti öngörülmüştür.

Key Concept

İcra tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olması

Practice More

İcra tutanaklarının imzalanma usulü ve ilgililerin imzadan imtina etmesinin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 9Question

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca, icra mahkemesinin yargılama usulü ve bu mahkeme tarafından verilen kararların maddi ve şekli anlamda kesinliği ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İcra mahkemesi tarafından verilen itirazın kesin kaldırılması kararı, alacağın esasına ilişkin olduğu için genel mahkemede mahkemeyi bağlayan maddi anlamda kesin hüküm gücüne sahiptir.

Answer

İcra mahkemesi tarafından verilen itirazın kesin kaldırılması kararının genel mahkemede maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiğini savunan ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır; çünkü icra mahkemesi kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. İcra mahkemesi, sınırlı inceleme yetkisine sahip bir 'takip hukuku' mahkemesidir. Bu mahkemenin itirazın kaldırılmasına dair verdiği kararlar, borçlunun genel mahkemede açacağı bir menfi tespit (borçlu olmadığının tespiti) davasında hakimi bağlamaz. Hakim, genel mahkemede tüm delilleri serbestçe değerlendirerek icra mahkemesi kararının aksine bir hüküm kurabilir.

Step-by-Step Solution

1
İcra mahkemesinin yargılama usulünü belirle.
Basit yargılama usulü uygulanır.
İİK m. 18 uyarınca icra mahkemesi işlemleri hızlı sonuçlandırmak için basit usulü benimser.
2
Kararların kesinlik türlerini analiz et.
Kararlar şekli anlamda kesinleşebilir ancak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.
İcra mahkemesi dar yetkilidir ve tam bir yargılama (tahkikat) yapmadan takip hukuku kuralları içinde karar verir.
3
İtirazın kaldırılması kararının genel mahkemeye etkisini değerlendir.
Maddi hukuk davası (menfi tespit) açılmasına engel değildir.
İİK m. 68-70 arasındaki düzenlemelere göre, icra mahkemesi kararı genel mahkemedeki mülkiyet veya alacak davasında kesin delil veya kesin hüküm sayılamaz.

Key Concept

Maddi ve Şekli Anlamda Kesinlik Ayrımı

Practice More

İcra mahkemesi kararlarının hangi istisnai durumlarda (örneğin istihkak davaları) maddi anlamda kesin hüküm teşkil edebileceğini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

Alacaklı (A), borçlu (B) hakkında yürüttüğü icra takibinde, borçlunun üçüncü kişideki alacağını haczettirmiş ve tahsil edilen tutar icra dairesi hesabına aktarılmıştır. Ancak icra müdür yardımcısı, dosyada herhangi bir ödeme yasağı veya ihtiyati tedbir bulunmamasına rağmen, hesapta biriken bu tutarı sehven başka bir takip dosyasının alacaklısına ödemiştir. Parayı alan kişi parayı harcamış ve şu an hiçbir malvarlığı bulunmamaktadır.

Bu olayda alacaklı (A)’nın uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla başvuracağı hukuki yol ve sorumluluk esasları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Zarar gören alacaklı, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde Adalet Bakanlığı aleyhine asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açmalıdır.

Answer

Zarar gören alacaklı, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde Adalet Bakanlığı aleyhine asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, icra dairesi görevlilerinin kusurlu hareketlerinden dolayı kişilerin uğradığı zararlar nedeniyle tazminat davaları doğrudan Adalet Bakanlığı aleyhine açılmalıdır. Bu sorumluluk bir 'kusursuz sorumluluk' (veya tehlike sorumluluğu) niteliğindedir. Davanın görüleceği yer genel mahkemeler olan asliye hukuk mahkemeleridir. Zamanaşımı konusunda TBK 72 uyarınca zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık süre uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Hukuki dayanağın tespiti
İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 5 hükümleri uygulanır.
İcra dairesi görevlilerinin görevlerini yaptıkları sırada verdikleri zararlardan Devletin sorumluluğu özel olarak bu maddede düzenlenmiştir.
2
Husumetin (davalı tarafın) belirlenmesi
Dava doğrudan Adalet Bakanlığına (Devlete) karşı açılmalıdır.
Kanun koyucu, memurun kişisel olarak tazminat baskısı altında kalmadan görevini yapabilmesi için doğrudan memura dava açılmasını yasaklamıştır.
3
Görevli mahkemenin tayini
Genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
İcra mahkemesi sınırlı yetkili bir mahkeme olup tazminat davasına bakamaz; ayrıca bu dava idari bir işlemden ziyade yasal sorumluluktan doğduğu için idari yargı görevli değildir.
4
Zamanaşımı süresinin belirlenmesi
Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her halde 10 yıl.
İİK 5, zamanaşımı için Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine (TBK 72) atıf yapar.

Key Concept

İcra memurlarının kusurlarından doğan zararlar nedeniyle Devletin birinci derece, doğrudan ve kusursuz (tehlike) sorumluluğu mevcuttur.

Practice More

Devletin tazminatı ödedikten sonra kusurlu memura rücu edebilmesi için memurun en azından hafif kusurunun bulunması yeterlidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

İcra dairesi görevlilerinin görevlerini yaptıkları sırada, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine aykırı hareket etmeleri sonucunda bir kişinin zarara uğraması halinde açılacak olan tazminat davası ile ilgili İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tazminat davası, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuundan itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar ve dava Adalet Bakanlığına karşı adliye mahkemelerinde açılır.

Answer

Tazminat davası, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde fiilin vukuundan itibaren on yıl içinde Adalet Bakanlığına karşı adliye mahkemelerinde açılmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesine göre, icra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları doğrudan devlete (Adalet Bakanlığı) karşı açılır. Bu davalarda görevli mahkeme adliye mahkemeleridir. Zamanaşımı süresi ise zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde fiilin işlenmesinden itibaren on yıldır.

Step-by-Step Solution

1
Davanın tarafının belirlenmesi
Davalı Adalet Bakanlığıdır.
İİK 5. madde uyarınca icra memurlarının kusurundan doğan zararlardan devlet birincil derecede sorumludur.
2
Görevli mahkemenin tespiti
Adliye Mahkemeleri (Asliye Hukuk Mahkemesi).
Kanun koyucu, idari hizmet kusuru olmasına rağmen bu özel durum için adliye mahkemelerini görevlendirmiştir.
3
Zamanaşımı süresinin kontrolü
Öğrenmeden itibaren 11 yıl, olaydan itibaren 1010 yıl.
İİK 5/3 fıkrasında bu süreler açıkça belirtilmiştir.

Key Concept

İcra Memurlarının Kusursuz Sorumluluğu (İİK m. 5)
Question 12Question

İcra ve İflas Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca icra daireleri, yaptıkları işlemler ile kendilerine yapılan başvuruları bir tutanakla tespit ederler. Bu tutanakların hukuki niteliği ve ispat gücüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İcra tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdir; bu belgelerin içeriğinin aksini ispat etmek için mutlaka sahtelik iddiasında bulunulması gerekmez.

Answer

İcra tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdir ve içeriklerinin aksini ispat etmek için sahtelik iddiasında bulunma zorunluluğu yoktur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 8. maddesi, icra tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu hüküm altına almıştır. Bu düzenleme uyarınca, tutanağın içeriğinin yanlış olduğu her türlü delille ispatlanabilir ve bu ispat için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki bazı resmi belgeler için aranan sahtelik davası açma zorunluluğu bulunmaz. Tutanak, içeriğindeki işlemin yapıldığına dair güçlü bir karine oluştursa da bu karine kesin değildir.

Step-by-Step Solution

1
İlgili kanun maddesini tespit etme
İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 8 incelenir.
İcra tutanaklarının ispat gücü bu maddede açıkça düzenlenmiştir.
2
İspat gücünün sınırlarını belirleme
Tutanakların 'aksi sabit oluncaya kadar' geçerli olduğu görülür.
Bu ifade, tutanağın bir adi karine oluşturduğunu ve aksi ispatlanana kadar doğru kabul edileceğini gösterir.
3
Aksinin ispatı yöntemini değerlendirme
Sahtelik davası açma zorunluluğu olmadığı, içeriğin her türlü delille çürütülebileceği sonucuna varılır.
HMK anlamında 'sahteliği ispat edilinceye kadar geçerli belgeler' ile İİK anlamındaki 'aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgeler' arasındaki fark ayırt edilir.

Key Concept

İcra tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli (muteber) olması karinesi.

Practice More

İcra memurunun yaptığı işlemlerin içeriğine karşı hangi yasal sürede ve hangi merciye şikayet yoluna başvurulabileceğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 13Question

İcra ve İflas Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca; bir icra memuru veya yardımcısı, kendisinin veya eşinin, nişanlısının, kan ve sıhri alt ve üst soyunun, üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlarının işlerine bakamaz. Bir icra müdürünün, öz kardeşinin alacaklı olduğu bir takip dosyasında borçlunun taşınır mallarını haczetmesi durumunda, yapılan bu işlemin hukuki akıbeti ve başvurulacak yol aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İşlem hükümsüzdür ve bu işleme karşı süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinden işlemin iptali istenebilir.

Answer

İşlem hükümsüzdür ve bu işleme karşı süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinden işlemin iptali istenebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 10. maddesi, icra memurlarının tarafsızlığını korumak amacıyla belirli hısımları arasındaki işleri görmesini yasaklamıştır. Öz kardeş ikinci derece kan hısımı olduğu için bu yasak kapsamındadır. Kanunun 11. maddesi ise bu yasağa aykırı işlemlerin 'hükümsüz' olduğunu belirtir. Doktrin ve Yargıtay uygulamasına göre bu hükümsüzlük kamu düzenine ilişkindir ve icra mahkemesi nezdinde süresiz şikayet yoluyla işlemin iptali sağlanır.

Step-by-Step Solution

1
Hısımlık derecesini tespit et.
Öz kardeş, 2. derece kan hısımıdır.
İİK 10. madde uyarınca 3. dereceye kadar kan hısımlarının işine bakılması yasaklanmıştır; öz kardeş bu kapsamdadır.
2
İşlemin hukuki niteliğini belirle.
Yapılan haciz işlemi 'hükümsüz' (geçersiz) niteliktedir.
İİK 11. madde, yasaklılık hallerine aykırı yapılan işlemlerin hükümsüz olacağını açıkça emreder.
3
Başvuru merciini ve süresini belirle.
İcra mahkemesine 'süresiz şikayet' yoluna başvurulur.
Memurun tarafsızlığına ilişkin yasaklılık halleri kamu düzenindendir ve bu nedenle şikayet süreye tabi tutulmamıştır.

Key Concept

İcra Memurunun Yasaklılık Halleri ve Hükümsüzlük

Practice More

İcra memurlarının yasaklılık halleri ile reddi arasındaki farkları ve reddi halinde görevli merciyi inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 14Question

Sivas İcra Dairesi nezdinde yürütülen genel haciz yoluyla ilamsız bir takipte, alacaklının talebi üzerine borçlunun Kayseri'de bulunan taşınmazının haczine karar verilmiş ve bu işlemin yerine getirilmesi için Kayseri İcra Dairesi'ne talimat yazılmıştır. Kayseri İcra Memuru tarafından gerçekleştirilen haciz işlemi sonrasında borçlu; hem takibe dayanak teşkil eden ödeme emrinin kendisine usulsüz tebliğ edildiğini ve süreyi kaçırdığını belirterek 'gecikmiş itiraz' yoluna başvurmak, hem de haczolunan Kayseri'deki taşınmazın 'haline münasip evi' (meskeniyet) olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmek istemektedir. Bu durumda, söz konusu taleplerin iletileceği yetkili ve görevli mercilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gecikmiş itiraz başvurusu Sivas İcra Mahkemesi'ne, meskeniyet iddiasına dayalı şikayet ise Kayseri İcra Mahkemesi'ne yapılmalıdır.

Answer

Gecikmiş itirazın asıl takibin yapıldığı Sivas İcra Mahkemesi'ne, meskeniyet şikayetinin ise işlemin yapıldığı Kayseri İcra Mahkemesi'ne yapılması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 4. maddesinin son fıkrası, talimat yoluyla yapılan haciz işlemlerine karşı yapılacak şikayetlerde yetkili mercinin işlemi gerçekleştiren talimat dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi (Kayseri) olduğunu emreder. Aynı kanunun 65. maddesi ise gecikmiş itiraz başvurularının asıl takibin yürütüldüğü yerdeki icra mahkemesine (Sivas) yapılması gerektiğini düzenlemektedir. Bu nedenle iki farklı talep için iki ayrı yer mahkemesi yetkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Gecikmiş itiraz merciinin tespiti
Sivas İcra Mahkemesi
İİK m. 65 uyarınca, borçlunun kusuru olmaksızın engeli nedeniyle süresinde yapamadığı itiraz (gecikmiş itiraz), engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde asıl takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine bildirilir.
2
Talimatla yapılan haciz işlemine karşı şikayet merciinin tespiti
Kayseri İcra Mahkemesi
İİK m. 4/son fıkrası uyarınca; haciz, paraya çevirme gibi muameleler için başka bir icra dairesine talimat verilmişse, bu muamelelerden doğan şikayetler, talimatı alan dairenin (Kayseri) bağlı olduğu icra mahkemesince incelenir.
3
Hukuki nitelendirme ve yetki birleştirme
İki ayrı merci yetkilidir.
Meskeniyet iddiası bir şikayet (İİK m. 16) niteliğindedir ve haciz işlemine yöneliktir. Gecikmiş itiraz ise takibin esasına yönelik bir savunma olup doğrudan mahkemeye sunulan bir itirazdır; bu nedenle yetki kuralları farklılık gösterir.

Key Concept

İcra Mahkemesi'nin Yetki Kuralları ve Gecikmiş İtirazın Usulü

Practice More

İcra mahkemesinin 'şikayet' ve 'itirazın kaldırılması' aşamalarındaki yetki sınırlarını ve genel mahkemelerle olan görev ayrımını (itirazın iptali davaları gibi) inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 15Question

İcra dairesi tarafından yapılan işlemlerin ve beyanların kaydedildiği icra tutanaklarının hukuki niteliği ve ispat gücü ile ilgili olarak İcra ve İflas Kanunu'nda yer alan temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İcra tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğindedir.

Answer

İcra tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğindedir.
İcra ve İflas Kanunu m. 8 düzenlemesi uyarınca, icra daireleri yaptıkları her türlü işlemi ve aldıkları beyanları tutanakla tespit etmek zorundadır. Bu tutanaklar kanun gereği resmi belge niteliğindedir ve üzerindeki yazıların/işlemlerin aksini iddia eden taraf bunu ispatlayana kadar tutanaklar hukuken geçerli ve doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
İcra tutanaklarının hukuki statüsünü belirle.
İcra ve İflas Kanunu'nun 8. maddesine göre icra daireleri yaptıkları işlemleri tutanakla tespit ederler ve bu tutanaklar resmi belge niteliğindedir.
Kanun koyucu, icra işlemlerinin aleniyetini ve güvenilirliğini sağlamak için bu belgelere resmiyet tanımıştır.
2
Resmi belgelerin ispat gücünü analiz et.
Resmi belgeler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
Tutanak içeriğinin yanlış olduğunu iddia eden taraf, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür; aksi ispatlanmadığı sürece tutanakta yazılanlar doğru kabul edilir.

Key Concept

İcra tutanaklarının 'aksi sabit oluncaya kadar geçerli olma' kuralı.

Practice More

İcra tutanaklarının aksinin ispat edilmesi durumunda icra memurunun tazminat sorumluluğuna ilişkin kuralları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 16Question

İcra dairesinde görevli bir icra müdürünün, bir takip dosyasında haczedilen menkul malların satış ilanını kasten yapmadığı ve bu yolla borçlunun mal kaçırmasına imkan sağladığı tespit edilmiştir. Bu eylemin hem disiplin hem de görevi kötüye kullanma suçu kapsamında ceza sorumluluğu doğurduğu kabul edildiğinde; ilgili memurun soruşturma usulü ve yetkili mercilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Cezai soruşturma için 4483 sayılı Kanun uyarınca Adalet Bakanlığından izin alınması gerekir ve bu izin kararına karşı itiraz mercii Danıştay'dır; disiplin cezası ise icra mahkemesinin raporu üzerine yetkili adalet komisyonu veya Bakanlıkça verilir.

Answer

İcra müdürü hakkında cezai soruşturma için Adalet Bakanlığından izin alınması ve bu karara karşı Danıştay'a itiraz edilebilmesi ile disiplin sürecinin icra mahkemesinin bildirimiyle yetkili merci tarafından yürütülmesi gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 357. maddesi uyarınca icra memurları görev suçlarında kamu görevlisi statüsündedir ve 4483 sayılı Kanun'a tabidirler. Adalet Bakanlığı personeli oldukları için izin yetkisi Bakanlığa, bu izne itiraz yetkisi ise Danıştay'a aittir. Disiplin yönünden ise İİK 13. madde uyarınca icra mahkemesi disiplin cezası vermeye yetkili olmayıp, sadece bildirim/rapor yükümlülüğü altındadır; ceza yetkili adalet komisyonu veya Bakanlık tarafından kararlaştırılır.

Step-by-Step Solution

1
Memurun hukuki statüsünün belirlenmesi
İcra memurları, İİK m. 357 uyarınca Türk Ceza Kanunu uygulamasında memur sayılırlar.
Görevlerinden doğan suçlarda uygulanacak soruşturma usulünü tespit etmek için statü netleştirilmelidir.
2
Cezai soruşturma usulünün tespiti
İİK m. 357 yollamasıyla 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; Bakanlık personeli oldukları için soruşturma izni Adalet Bakanlığınca verilir.
Kamu görevlilerinin görev suçlarında yargılanması özel bir izin prosedürüne (4483 s.K.) bağlanmıştır.
3
İzin kararına karşı itiraz merciinin belirlenmesi
4483 sayılı Kanun m. 9 uyarınca, Bakanlık düzeyindeki izin kararlarına karşı itiraz mercii Danıştay'dır.
Bakanlık düzeyindeki idari kararların yargısal denetimi üst idari yargı mercii tarafından yapılır.
4
Disiplin sorumluluğu prosedürünün analizi
İİK m. 13 uyarınca icra mahkemesi disiplin cezası veremez; durumu adalet komisyonuna veya Bakanlığa rapor eder.
Disiplin cezası verme yetkisi atamaya yetkili amirlere veya ilgili disiplin kurullarına aittir.

Key Concept

İcra memurlarının disiplin (İİK 13) ve ceza sorumluluğunda (4483 s.K.) uygulanan usuli izin ve bildirim mekanizmaları.

Practice More

İcra memurlarının tazminat sorumluluğunda devletin rücu hakkı ve rücu davasının açılacağı süreyi inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 17Question

İcra dairesinde görevli bir memurun, öz kardeşinin borçlu olduğu bir takip dosyasında haciz işlemi gerçekleştirmesi İcra ve İflas Kanunu'ndaki yasaklılık hallerinden biridir. Bu yasağa aykırı olarak yapılan işlemin hukuki sonucu ve iptal süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İşlem hükümsüzdür; icra mahkemesi bu durumu öğrendiğinde re'sen veya süresiz şikayet üzerine işlemi iptal eder.

Answer

İşlem hükümsüzdür ve icra mahkemesi tarafından re'sen veya süresiz şikayet yoluyla iptal edilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 1010. maddesinde sayılan yasaklılık hallerine (kendi işi, eşi, nişanlısı, alt ve üst soyu, kardeşi vb.) aykırı yapılan işlemler, aynı Kanun'un 1111. maddesi gereğince hükümsüzdür. Bu tür işlemler kamu düzenine aykırı kabul edildiği için icra mahkemesi tarafından herhangi bir süreye tabi olmaksızın (süresiz şikayet) veya mahkemece durum öğrenildiğinde kendiliğinden (re'sen) iptal edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
İcra ve İflas Kanunu madde 1010 çerçevesinde akrabalık ilişkisinin tespiti.
İcra memurunun kardeşi, madde 10/510/5 uyarınca yasaklılık kapsamında olan kişilerden biridir.
Kanun koyucu, icra memurlarının tarafsızlığını korumak adına belirli yakınlıktaki kişilerin işlerine bakmasını yasaklamıştır.
2
Yasağa aykırılığın hukuki sonucunun İcra ve İflas Kanunu madde 1111 uyarınca belirlenmesi.
Bu yasağa aykırı olarak yapılan işlemler 'hükümsüz' kabul edilir.
Yasaklılık halleri kamu düzenini ilgilendirdiğinden, bu işlemler sakattır.
3
İptal merciinin ve usulünün belirlenmesi.
İcra mahkemesi, durumu öğrendiğinde re'sen (kendiliğinden) veya süresiz şikayet üzerine işlemi iptal eder.
İİK madde 1111 açıkça icra mahkemesine re'sen iptal yetkisi tanımıştır.

Key Concept

İcra dairesi görevlilerinin yasaklılık halleri ve hükümsüzlük
Question 18Question

İcra dairesi görevlilerinin, icra ve iflas işlemleri sırasında kusurlu hareketleriyle kişilere verdikleri zararların tazmini için açılacak olan tazminat davası aşağıdakilerden hangisine karşı yöneltilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Adalet Bakanlığına (Devlete)

Answer

İcra memurlarının görevleri sırasında verdikleri zararlardan dolayı tazminat davası doğrudan Devlete (Adalet Bakanlığına) karşı açılmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi gereğince, icra dairesi çalışanlarının işlemlerinden doğan zararlardan Devlet (Adalet Bakanlığı) doğrudan sorumludur. Bu dava genel mahkemelerde görülür ve Devlet, tazminatı ödedikten sonra kusurlu memura rücu eder.

Step-by-Step Solution

1
Hukuki dayanağı belirle
İİK madde 5 uyarınca icra dairesi görevlilerinin kusurlarından Devlet sorumludur.
Kamu hizmetinin güvenliğini sağlamak için kanun koyucu doğrudan Devlet sorumluluğunu öngörmüştür.
2
Husumeti tespit et
Dava doğrudan Adalet Bakanlığına karşı yöneltilmelidir.
İcra memuruna karşı doğrudan tazminat davası açılması mümkün değildir.
3
Mahkeme ve süreleri değerlendir
Dava genel mahkemelerde (Asliye Hukuk) açılmalı ve zararın öğrenilmesinden itibaren 11 yıl içinde başlatılmalıdır.
İİK madde 5/3 zaman aşımı ve görev kurallarını belirler.

Key Concept

Devletin Birinci Derece Sorumluluğu
Estimated Time:45s
Question 19Question

İcra ve iflas dairesi çalışanlarının, görevlerini yerine getirirken sergiledikleri ve disiplin suçu teşkil eden kusurlu davranışları karşısında uygulanacak disiplin prosedürü ve yetkili merciler ile ilgili olarak İcra ve İflas Kanunu'nda yer alan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bu memurların denetimi (murakabesi) ile yükümlü olan icra mahkemesi hâkimi, disiplin tecavüzleri hakkında doğrudan doğruya disiplin cezası verme yetkisine sahiptir.

Answer

İcra mahkemesi hâkimi, denetimi ile yükümlü olduğu icra ve iflas dairesi görevlilerine disiplin tecavüzleri nedeniyle doğrudan doğruya disiplin cezası verebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca, icra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan disiplin tecavüzleri hakkında, mülkiye amirlerinin hakları saklı kalmak üzere, bu memurların murakabesi (denetimi) ile mükellef olan icra mahkemesi (tetkik mercii) hâkimi tarafından doğrudan doğruya disiplin cezası verilebilir. Bu hüküm, icra teşkilatının yargısal denetimini pekiştiren özel bir düzenlemedir.

Step-by-Step Solution

1
İcra dairesi çalışanlarının disiplin sorumluluğuna ilişkin özel kanun hükmünü tespit etmek.
İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 13, bu konuda özel bir düzenleme içerir.
İcra teşkilatı, adli bir teşkilat olması nedeniyle genel memur hukukundan farklı özel denetim mekanizmalarına sahiptir.
2
İcra mahkemesi hâkiminin denetim (murakabe) yetkisinin kapsamını değerlendirmek.
Hâkim, denetimi altındaki personelin kusurlarından doğan disiplin ihlallerine doğrudan müdahale edebilir.
İİK 13. maddeye göre hâkim, mülkiye amirlerinin hakları saklı kalmak kaydıyla doğrudan disiplin cezası verebilir.

Key Concept

İcra Mahkemesi Hâkiminin Disiplin Cezası Verme Yetkisi

Practice More

İcra memurlarının şahsi kusurlarından kaynaklanan maddi zararlar için açılacak tazminat davalarında husumetin kime yöneltileceğini inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 20Question

Bursa İcra Dairesi tarafından bir borçluya karşı genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılmıştır. Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içinde borcun zamanaşımına uğradığı iddiasını ileri sürmek istemektedir. Diğer taraftan borçlu, icra memurunun gerçekleştirdiği haciz işlemi sırasında kendisi için zorunlu olan bazı ev eşyalarının haczolunduğunu belirterek bu işlemin iptalini talep etmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre; borçlunun 'zamanaşımı' ve 'haczedilemezlik' iddialarını ileri sürmesi gereken görevli merciler aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak belirtilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Zamanaşımı iddiası: İcra Dairesi / Haczedilemezlik iddiası: İcra Mahkemesi

Answer

Borçlunun zamanaşımı iddiası borca itiraz niteliğinde olup İcra Dairesine; haczedilemezlik iddiası ise memur işlemine karşı şikayet niteliğinde olup İcra Mahkemesine sunulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca, genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca yönelik her türlü itiraz (borcun yokluğu, ödenmiş olması, zamanaşımı vb.) takibi başlatan icra dairesine sunulur. Buna karşılık, icra dairesi görevlilerinin kanuna aykırı işlemlerine (haczedilemezlik kuralına aykırı haciz yapılması gibi) karşı başvurulacak merci, icra dairesinin bağlı olduğu ve üst denetim organı olarak görev yapan icra mahkemesidir.

Step-by-Step Solution

1
Takip türünün ve iddiaların hukuki niteliğinin belirlenmesi
Takip 'genel haciz yoluyla ilamsız takip'tir. Zamanaşımı bir 'itiraz', haczedilemezlik ise bir 'şikayet' konusudur.
İlamsız takipte borca ilişkin savunmalar itiraz, memur işlemlerine ilişkin hukuka aykırılık iddiaları şikayettir.
2
İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine göre yetkili mercilerin tespit edilmesi
İİK m. 62 uyarınca itirazlar icra dairesine; İİK m. 4 ve m. 16 uyarınca şikayetler icra mahkemesine yapılır.
İcra dairesi takibi başlatan organdır, icra mahkemesi ise bu organın işlemlerini hukuken denetleyen ihtisas mahkemesidir.

Key Concept

İcra dairesinin itirazları kabul etme yetkisi ile icra mahkemesinin şikayetleri inceleme (denetim) görevi arasındaki ayrım.
Estimated Time:1m 30s
Page 1 / 4Next