Question

Difficulty: MediumDüzenleyici İdari İşlemler

İdare, anayasal bir yetki olan düzenleme yetkisini kullanırken Anayasa'da ismen sayılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin yanı sıra; genelge, yönerge, tebliğ ve sirküler gibi isimler altında "adsız düzenleyici işlemler" de tesis edebilmektedir. Bu bağlamda, idarenin adsız düzenleyici işlemlerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi idare hukukunun genel esaslarına uygundur?

  1. Asli bir kural koyma yetkisine dayanmadıklarından, yalnızca üst normların uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılabilir ve üst normu aşan yeni hak veya yükümlülükler ihdas edemezler.Answer
  2. B
    Bir bakanlığın çıkardığı yönetmelik ile aynı bakanlığın çıkardığı genelge arasında hüküm uyuşmazlığı bulunması halinde, "sonraki tarihli işlem önceki tarihli işlemi zımnen mülga eder" kuralı uygulanır.
  3. C
    Anayasa'da ismen sayılmadıkları için icrai nitelik taşımazlar ve bu nedenle doğrudan iptal davasına konu edilmeleri idari yargılama usulünde mümkün kabul edilmemektedir.
  4. D
    Tüm adsız düzenleyici işlemlerin üçüncü kişilere karşı hukuki sonuç doğurabilmesi ve yürürlüğe girebilmesi için Resmi Gazete'de yayımlanmaları mutlak bir anayasal zorunluluktur.
  5. E
    Sadece merkezi idare teşkilatı içinde yer alan başkent makamları tarafından çıkarılabilirler, yerinden yönetim kuruluşlarının bu tür işlemler yapma yetkisi bulunmamaktadır.

Answer

Adsız düzenleyici işlemlerin asli kural koyma yetkisine dayanmadığını ve üst normu aşan yeni hak/yükümlülük getiremeyeceğini ifade eden seçenek doğrudur.
İdarenin düzenleme yetkisi kural olarak türevsel (ikincil) bir yetkidir. Bu nedenle, Anayasa'da ismen sayılan yönetmeliklerin yanı sıra idarenin iç işleyişini veya kanunların uygulanışını göstermek için çıkardığı genelge, yönerge, tebliğ gibi adsız düzenleyici işlemler de bağlı oldukları üst normu (kanun, CBK, yönetmelik) aşamazlar. Bu tür işlemler yepyeni bir hak veya mükellefiyet doğuramaz, sadece var olan üst normların detaylarını ve uygulama usullerini açıklayabilirler.

Step-by-Step Solution

1
Adsız düzenleyici işlemlerin idare hukukundaki yerini ve hukuki dayanağını tespit et.
Bu işlemler (genelge, yönerge vb.), Anayasa'da ismen sayılmasa da idarenin düzenleme yetkisinin doğal bir sonucudur.
İşlemin niteliğini anlamak, onun sınırlarını kavramanın ilk adımıdır.
2
Bu işlemlerin normlar hiyerarşisindeki konumunu değerlendir.
Adsız düzenleyici işlemler; Kanun, CBK ve Yönetmeliklerin altında yer alır.
Hiyerarşik konumu bilmek, üst normlarla çatışma durumunda veya yeni kural ihdas etme yetkisinde neyin geçerli olacağını gösterir.
3
İdarenin düzenleme yetkisinin 'türevselliği (ikincilliği)' ilkesini uygula.
İdare, yasama organı gibi ilk elden (asli) kural koyamaz. Çıkarılan bir genelge veya yönerge mutlaka bir üst norma dayanmalı ve onun sınırlarını aşmamalıdır.
Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi idari işlemlerin sınırını belirler.
4
Seçenekleri bu kurallar ışığında ele.
Sadece üst normun uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılabileceği ve yeni hak/yükümlülük getiremeyeceği yönündeki ifade hukuka uygundur.
Diğer seçenekler hiyerarşi, şekil (yayımlanma) ve yargısal denetim konularında bariz maddi hatalar içermektedir.

Key Concept

Adsız Düzenleyici İşlemlerin Sınırları ve Normlar Hiyerarşisi
Rate this question