(A), profesyonel bir yat kaptanıdır ve husumetli olduğu babası (B) ile denize açılmıştır. Yolculuk sırasında (A), (B)’nin can yeleğinin tokasının teknik bir arıza nedeniyle bozuk olduğunu ve denize düşmesi halinde yeleğin işlevini yitirerek (B)’nin boğulabileceğini fark etmiştir. Ancak (A), "Eğer denize düşer de ölürse bu bir kaza olarak görünür, ben de sorumluluktan kurtulmuş olurum." düşüncesiyle (B)’yi uyarmaz ve arızayı gidermez. Bir süre sonra sert bir dalga nedeniyle (B) dengesini kaybederek denize düşer ve can yeleği açılmadığı için boğularak hayatını kaybeder. Yapılan bilirkişi incelemesinde, (A)’nın müdahale etmesi veya uyarması durumunda ölüm neticesinin kesinlikle engellenebileceği tespit edilmiştir.
Bu olaydaki veriler ışığında, (A)’nın ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesi (TCK m. 83) hükümleri, suçun üstsoya karşı işlendiği (TCK m. 82/1-d) dikkate alınarak ve olası kast indirimi (TCK m. 21/2) uygulanarak cezalandırılmalıdır.Answer
- BFailin eylemi doğrudan kastla nitelikli kasten öldürme (TCK m. 82/1-d) suçunu oluşturur ve ihmali davranış hükümleri uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmelidir.
- C(A), neticeyi öngörmesine rağmen teknik becerilerine güvenerek hareket ettiği için bilinçli taksirle öldürme (TCK m. 85/1, 22/3) hükümlerine göre sorumlu tutulmalıdır.
- D(A)'nın kastı sadece yaralamaya yönelik olduğundan, eylemi kasten yaralama sonucu ölümün meydana gelmesi (TCK m. 87/4) kapsamında değerlendirilmelidir.
- E(A), sadece kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmiş temel hali (TCK m. 83/1) uyarınca cezalandırılmalı, mağdurun sıfatı nedeniyle artırım yapılmamalıdır.