Question

Difficulty: Very hardCayma Parası (Cayma Akçesi)

(A)(A) ile (B)(B) arasında düzenlenen noterde onaylı bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, alıcı (A)(A) tarafından satıcı (B)(B)'ye 250.000250.000 TL ödenmiştir. Sözleşmede; 'Taraflardan her biri, resmi senet düzenleninceye kadar sözleşmeden tek taraflı olarak dönebilir; bu durumda parayı veren taraf cayarsa verdiğini bırakır, alan taraf cayarsa aldığının iki katını iade eder.' hükmü kararlaştırılmıştır. Bölgedeki imar değişikliği sonrası taşınmazın rayiç bedelinin hızla yükselmesi üzerine satıcı (B)(B), aldığı paranın iki katı olan 500.000500.000 TL'yi (A)(A)'nın banka hesabına yatırarak sözleşmeden caydığını bildirmiştir. Alıcı (A)(A) ise bu tutarı 'iade' açıklamasıyla kabul etmeyerek, sözleşmeye güvenerek yaptığı masrafları ve taşınmazın tescilini talep eden bir dava açmıştır.

Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, bu uyuşmazlığın hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

  1. Kararlaştırılan tutar açıkça 'cayma parası' niteliğinde olup, satıcı iki katını ödeyerek cayma hakkını kullandığı için sözleşme sona ermiştir; alıcının tescil ve müspet zarar tazminatı talepleri reddedilmelidir.Answer
  2. B
    TBK m. 177177 gereğince sözleşme kurulurken verilen para kural olarak 'bağlanma parası' sayıldığından, satıcı tek taraflı olarak dönme hakkına sahip değildir ve alıcı aynen ifa kapsamında tescil isteyebilir.
  3. C
    Sözleşmedeki bu hüküm bir 'seçimlik cezai şart' niteliğindedir; alıcı ifadan vazgeçip cezayı talep etmediği sürece, borçlunun sadece cezayı ödeyerek borçtan kurtulması mümkün değildir.
  4. D
    Satış vaadi sözleşmesi noterde düzenlenerek resmi şekil şartına bağlandığı için, cayma parasıyla sağlanan dönme hakkı ancak dürüstlük kuralına uygun haklı bir sebep varsa kullanılabilir.
  5. E
    Cayma parasının geçerli olabilmesi için ifaya hiç başlanmamış olması gerekir; peşinat ödenerek ifaya başlandığı için bu hüküm geçersizdir ve satıcı ancak tazminat ödeyerek sözleşmeyi feshedebilir.

Answer

Sözleşmedeki hüküm TBK m. 178178 uyarınca cayma parası niteliğindedir; bu nedenle satıcının iki kat tutarı iade ederek sözleşmeden dönme hakkı mevcuttur ve alıcı tescil talep edemez.
Doğru yanıt, sözleşmedeki düzenlemenin TBK m. 178178 kapsamında bir cayma parası (cayma akçesi) olduğunu ve bu hakkın kullanılmasıyla sözleşmenin sona erdiğini ifade eden seçenektir. Türk Borçlar Kanunu'na göre, cayma parası kararlaştırılmışsa her bir taraf sözleşmeden cayabilir; bu durumda parayı veren cayarsa verdiğini bırakır, almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir. Satıcı bu şartı yerine getirdiği için alıcının tescil talebi hukuki dayanaktan yoksundur.

Step-by-Step Solution

1
Sözleşme hükmünün hukuki niteliğini belirlemek
Hükümde 'alan cayarsa iki katını verir, veren cayarsa verdiğini bırakır' ifadesi geçtiği için bu bir 'Cayma Parası' (Cayma Akçesi) anlaşmasıdır.
TBK m. 178178 cayma parasını tam olarak bu ifadelerle tanımlar ve taraflara bu bedel karşılığında sözleşmeden dönme hakkı tanır.
2
Kanuni karineyi (Pey Akçesi) kontrol etmek
TBK m. 177/2177/2 uyarınca şüphe halinde para pey akçesi sayılsa da, somut olayda cayma hakkının sonuçları açıkça düzenlendiği için şüphe yoktur.
Taraflar caymanın sonuçlarını (iki kat iade/alıkoyma) belirlemişlerse, bu artık bir bağlanma parası değil, cayma parasıdır.
3
Cayma hakkının kullanılmasının hukuki sonuçlarını analiz etmek
Satıcı iki katı olan 500.000500.000 TL'yi iade ederek bozucu yenilik doğuran hakkını kullanmıştır; sözleşme geçmişe etkili olarak sona ermiştir.
Cayma hakkı kullanıldığında, karşı taraf artık sözleşmenin aynen ifasını (tescilini) veya müspet zararının (taşınmazın değer artışı farkı vb.) tazminini isteyemez.

Key Concept

Cayma Parası (Cayma Akçesi) ve Hukuki Sonuçları

Practice More

Bağlanma parası, cayma parası ve ceza koşulu arasındaki farkları içeren bir karşılaştırma tablosu üzerinden tekrar yapınız.
Estimated Time:3m 0s
Rate this question