Gül, Hakan ve Işıl, bir büyükbaş hayvan çiftliği kurarak birlikte işletmeye karar vermişlerdir. Taraflar, maliyetleri ortaklaşa karşılamış ve aralarındaki işleyişi düzenleyen yazılı bir metin imzalayarak faaliyete başlamışlardır. Ancak bu ticari organizasyon için kanunda öngörülen resmî bir sicile kayıt veya ilan işlemi yerine getirilmemiştir. Çiftliğin günlük faaliyetleri kapsamında, dışarıdan alınan hayvan yemlerinin bedeli vadesi gelmesine rağmen ödenememiştir.
Buna göre, kurulan ortaklık yapısının hukuki niteliği ve alacaklının tahsilat süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- ATaraflar arasında yazılı bir sözleşme akdedilmesiyle yapı tüzel kişilik kazanmış olup alacaklı davasını öncelikle doğrudan şirketin kendisine karşı açmak zorundadır.
- Mevcut yapı genel hükümlere tabi bir adi ortaklık kabul edilir; alacaklı borcun tamamının ifasını ortakların herhangi birinden birinci derecede, sınırsız ve müteselsil olarak talep edebilir.Answer
- CMevcut yapı bir kolektif şirket özellikleri taşıdığından, alacaklı öncelikle şirkete başvurmalı, ancak malvarlığının yetersiz kalması durumunda ikinci derecede ortaklara yönelmelidir.
- DÇiftliğin idaresini fiilen yürüten ortak kim ise alacaklı yalnız ona başvurabilir; yönetim işlerine karışmayan diğer ortakların sorumluluğu salt taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlandırılmıştır.
- EResmî bir sicile kayıt işleminin bulunmaması, ortak amaca ulaşmak için birlikte çaba gösterme unsurunu baştan geçersiz kıldığından ortada hukuken kurulmuş bir şirket söz konusu değildir.
Answer
Mevcut yapının genel hükümlere tabi bir adi ortaklık kabul edildiğini ve alacaklının borcun tamamının ifasını ortakların herhangi birinden birinci derecede, sınırsız ve müteselsil olarak talep edebileceğini belirten ifadedir.
Şirketler Hukuku genel hükümlerine göre, kanunun aradığı geçerlilik ve kuruluş şartlarını (özellikle ticaret siciline tescil) yerine getirmeyen ortaklıklar, Türk Borçlar Kanunu'na tabi adi şirket (ortaklık) olarak kabul edilir. Adi şirketlerin kendilerine ait bağımsız bir tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu nedenle, adi şirket adına değil, ortaklar adına hak edinilir veya borç altına girilir. Bir adi şirketin yürüttüğü faaliyetlerden doğan borçlarda, alacaklılar doğrudan doğruya ortaklara başvurabilirler; şirkete ait bir malvarlığı tüzel kişiliğe bağlanmadığından 'önce şirkete başvurma' zorunluluğu yoktur. Ortakların her biri, borcun tamamından dolayı şahsi malvarlıklarıyla (sınırsız), doğrudan (birinci derecede) ve birlikte (müteselsil) sorumludur. Olayda da tescil edilmemiş bu yapı bir adi ortaklık olduğundan alacaklı, borcun tamamı için ortakların dilediğine başvurma hakkına sahiptir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Şirket Türlerinin Ayrımı ve Adi Şirkette Sorumluluk Rejimi