Savurganlığı nedeniyle kısıtlanmış olan ve kendisine vasi atanmış bulunan ergin bir kişi, ayırt etme gücüne sahip olmasına rağmen vasisinin rızasını almadan bir mağazadan taksitle televizyon satın almıştır. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde, bu olaydaki kişinin fiil ehliyeti bakımından sınıflandırılması ve yapılan işlemin akıbeti hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Bu kişi sınırlı ehliyetsizdir; yaptığı işlem vasisinin sonradan vereceği icazete kadar askıda hükümsüzdür.Answer
- BBu kişi tam ehliyetsizdir; ayırt etme gücü olsa dahi kısıtlandığı için yaptığı tüm işlemler mutlak butlanla sakattır.
- CBu kişi sınırlı ehliyetlidir; vasi sadece belirli işlemlerde görüş bildirebilir, bu nedenle yapılan işlem doğrudan geçerlidir.
- DMağaza sahibi bu kişinin kısıtlı olduğunu bilmiyorsa, iyiniyetin korunması ilkesi gereği işlem en baştan itibaren geçerlilik kazanır.
- EBu kişinin hak ehliyeti kısıtlama kararıyla sona erdiği için, yaptığı işlem hukuk aleminde hiç doğmamış sayılır.
Answer
Söz konusu kişi ayırt etme gücüne sahip bir kısıtlı olduğu için sınırlı ehliyetsiz grubundadır ve yaptığı işlem vasisinin icazetine kadar askıda hükümsüzdür.
Türk Medeni Kanunu'na göre, ayırt etme gücüne sahip olan ancak kısıtlanmış bulunan erginler 'sınırlı ehliyetsizler' grubuna girer. Bu kişilerin kendilerini borç altına sokan (beyaz eşya alımı gibi) işlemleri yapabilmesi için yasal temsilcilerinin (vasi) önceden rızası veya sonradan icazeti gerekir. İcazet verilene kadar işlem askıda hükümsüzdür.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sınırlı Ehliyetsizlerin İşlem Ehliyeti