Ayırt etme gücüne sahip olan ancak savurganlığı nedeniyle kısıtlanarak kendisine vasi atanan , vasisinin yazılı rızasını alarak bir yakınının banka borcuna kefil olmuştur. Türk Medeni Kanunu'na göre, bu hukuki işlemin geçerliliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İşlem, vasinin rızası alınmış olsa dahi kanunun emredici hükmü gereği kesin hükümsüzdür.Answer
- Bİşlem, vasinin rızası bulunduğu için başlangıçtan itibaren tam ve geçerli bir hukuki sonuç doğurur.
- Cİşlem, sınırlı ehliyetsiz tarafından yapıldığı için vasinin rızası olsa dahi askıda hükümsüzdür.
- Dİşlem, vasi rızası ile yapıldığından iptal edilebilir bir işlemdir ve rücu süresine tabidir.
- Eİşlem, ayırt etme gücü var olduğu için yasal temsilcinin rızasıyla eksik borç mahiyetinde geçerlilik kazanır.
Answer
İşlemin vasinin rızası alınmış olsa dahi kanunun emredici hükmü (TMK m. 449) gereği kesin hükümsüz olmasıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun . maddesine göre; vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak kesin olarak yasaklanmıştır. Bu nedenle ayırt etme gücüne sahip bir kısıtlı (sınırlı ehliyetsiz), vasisinin rızasını almış olsa bile bir başkasının borcuna kefil olamaz. Bu kural emredici nitelikte olduğundan, kurala aykırı yapılan işlem kesin hükümsüz (butlan) ile sakattır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sınırlı Ehliyetsizlerin Yasak İşlemleri (TMK m. 449)
Practice More
Sınırlı ehliyetsizlerin kendi başlarına yapabileceği işlemler (kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar ve karşılıksız kazanmalar) konusunu tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s