İdare hukukunda, bir bölgede meydana gelen ve idarenin doğrudan bir eylemi veya işlemiyle bağlantısı kurulamayan yaygın toplumsal olaylar veya terör eylemleri sonucunda kişilerin uğradığı zararların tazmininde uygulanan "sosyal risk ilkesi" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağının aranmaması veya oldukça gevşemiş olması esastır.Answer
- BTazminat sorumluluğunun doğması için idarenin kolluk faaliyetlerinde ağır bir hizmet kusurunun bulunması zorunludur.
- CBu ilke, sadece idarenin yürüttüğü tehlikeli faaliyetlerin veya kullandığı patlayıcı maddelerin yarattığı riskler için uygulanır.
- DZararın, idarenin haklı ve hukuka uygun bir faaliyeti sonucunda belirli bir kişiye yüklenen özel bir külfetten kaynaklanması şarttır.
- ESosyal risk ilkesi uyarınca tazminat ödenebilmesi için failin mutlaka tespit edilmiş ve idare ajanı olması gerekir.
Answer
Sosyal risk ilkesinde zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağının aranmaması veya gevşemiş olması, bu ilkenin en temel ayırıcı özelliğidir.
Sosyal risk ilkesi, idarenin yürüttüğü herhangi bir kamu hizmetiyle doğrudan bağlantısı kurulamayan ancak toplumsal bünyenin bir parçası olmaktan kaynaklanan zararların, 'toplumsal dayanışma' esasına göre tüm topluma paylaştırılmasını sağlar. Bu nedenle, genel sorumluluk kurallarındaki 'illiyet bağı' şartı bu ilkede aranmaz veya oldukça esnek (gevşemiş) şekilde uygulanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sosyal risk ilkesinde 'illiyet bağı gevşemesi' ve 'toplumsal dayanışma' kavramları temeldir.
Estimated Time:1m 30s