İlamsız İcra Takibi

86 questions

Question 41Question

Genel haciz yoluyla yapılan bir ilamsız icra takibinde, borçluya ödeme emri 1010 Haziran Çarşamba günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu, takibe dayanak teşkil eden adi senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürmek istemektedir.

Buna göre, borçlunun yapacağı itirazın süresi, merci ve usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Borçlu, tebliğ tarihinden itibaren başlayan 77 günlük hak düşürücü süre içerisinde, imzaya itirazını ayrıca ve açıkça belirtmek kaydıyla icra dairesine bildirmelidir.

Answer

Borçlu, tebliğ tarihinden itibaren başlayan 77 günlük hak düşürücü süre içerisinde, imzaya itirazını ayrıca ve açıkça belirtmek kaydıyla icra dairesine bildirmelidir.
Doğru seçenek, İcra ve İflas Kanunu'ndaki genel haciz yolu kurallarına tam uyum sağlamaktadır. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 77 gün içinde icra dairesine itiraz etmelidir. Eğer itirazın içinde imzaya itiraz varsa, 'imza bana ait değildir' şeklinde açık bir beyan bulunması zorunludur. Bu süre hak düşürücü olup hakim veya icra müdürü tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

Step-by-Step Solution

1
İtiraz süresinin başlangıcını belirle.
Süre, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği günün ertesi günü başlar (1111 Haziran).
Süreler tebliğ ile başlar.
2
Sürenin uzunluğunu ve hukuki niteliğini tespit et.
Genel haciz yolunda itiraz süresi 77 gündür ve bu süre hak düşürücüdür.
İİK m. 62 uyarınca belirlenmiş kesin süredir.
3
İtirazın içeriğini (imza ve borç ayrımı) değerlendir.
İmzaya itirazın geçerli olması için borçlunun bu itirazını dilekçesinde ayrıca ve açıkça belirtmesi gerekir.
İİK m. 60/3 ve m. 62/2 uyarınca imzaya itirazın özel bir usulü vardır.
4
İtirazın yapılacağı merciyi belirle.
İtiraz, takibin başlatıldığı icra dairesine veya muhabere yoluyla başka bir icra dairesine yapılır.
İlamsız takipte itiraz kurumu icra dairesine yöneltilir.

Key Concept

İlamsız icra takibinde ödeme emrine itirazın 77 günlük hak düşürücü süreye tabi olması ve imzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması zorunluluğu.
Estimated Time:1m 30s
Question 42Question

Borçlu (B)(B), kendisine genel haciz yoluyla başlatılan bir takipte ödeme emri tebliğ edildiği gün, ani bir serebral vasküler olay (beyin kanaması) neticesinde bilincini kaybetmiş ve derhal hastaneye kaldırılarak 1212 gün boyunca yoğun bakımda tedavi görmüştür. Taburcu olup sağlığına kavuştuğu ve bilinci açıldığı gün takipten haberdar olan (B)(B), bu engel sebebiyle süresinde itiraz edemediğini ileri sürerek takibe itiraz etmek istemektedir.

Bu durumda (B)(B), gecikmiş itiraz başvurusunu hangi süre içerisinde ve hangi mercie yapmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Engelin kalktığı tarihten itibaren 33 gün içinde, icra mahkemesine

Answer

Borçlu, engelin kalktığı tarihten itibaren 33 gün içinde, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine gecikmiş itiraz başvurusunda bulunmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 65. maddesine göre, borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle itiraz süresini kaçırmışsa, bu engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir. Olayda borçlunun bilincinin kapalı olması haklı bir engel teşkil eder ve bu durumun sona ermesiyle 3 günlük süre başlar.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki engelin hukuki niteliğini belirle.
Borçlunun bilincini kaybetmesi ve yoğun bakımda kalması, kusuru olmaksızın süresinde itiraz etmesini engelleyen bir 'mücbir sebep' veya 'ağır engel'dir.
İcra ve İflas Kanunu madde 65 (Gecikmiş İtiraz) kurumunun uygulanabilmesi için borçlunun elinde olmayan nedenlerle süreyi kaçırmış olması gerekir.
2
Başvuru merciini tespit et.
Başvuru icra mahkemesine yapılmalıdır.
Gecikmiş itirazda mazeretin haklılığına karar verme yetkisi icra dairesinde değil, icra mahkemesindedir.
3
Yasal süreyi ve başlangıcını hesapla.
Süre, engelin kalktığı (taburcu olduğu ve bilincinin açıldığı) günden itibaren 33 gündür.
Kanun koyucu, engelin kalkmasından sonra borçlunun süratle hareket etmesini istemiş ve bu süreyi kısıtlı tutmuştur.

Key Concept

İcra ve İflas Kanunu madde 65 uyarınca Gecikmiş İtiraz
Estimated Time:2m 0s
Question 43Question

Bir adi senede dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde icra dairesine başvurarak; 'takibe, borca ve ödeme emrine tüm fer’ileriyle birlikte itiraz ediyorum' şeklinde bir dilekçe vermiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 62/4. maddesi uyarınca, borçlunun bu beyanının takip dayanağı senet altındaki imza üzerindeki hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İmza ayrıca ve açıkça reddedilmediği için söz konusu takip bakımından ikrar edilmiş sayılır.

Answer

İmza ayrıca ve açıkça reddedilmediği için söz konusu takip bakımından ikrar edilmiş sayılır.
İcra ve İflas Kanunu Madde 62/4 uyarınca, adi senede dayalı takiplerde imza itirazının geçerli olabilmesi için borçlunun bu itirazı ayrıca ve açıkça yapması gerekir. Borçlunun sadece 'borca itiraz ediyorum' veya 'takibe itiraz ediyorum' demesi imza itirazı yerine geçmez. Bu durumda imza, ilgili takip dosyası kapsamında borçlu tarafından kabul edilmiş (ikrar edilmiş) sayılır ve alacaklı itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurduğunda imza incelemesi yapılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Borçlunun itiraz beyanını analiz et.
Borçlu; takibe, borca ve ödeme emrine itiraz etmiştir ancak imza hakkında özel bir beyanda bulunmamıştır.
İmzaya itirazın hukuki sonuç doğurması için 'ayrıca ve açıkça' yapılması gerekip gerekmediğini belirlemek için ilk adımdır.
2
İcra ve İflas Kanunu m. 62/4 hükmünü uygula.
Kanun metni; 'Borçlu, imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu itirazında ayrıca ve açıkça bildirmeye mecburdur' der.
Yasal zorunluluğun somut olaya etkisini saptamak.
3
Sonucu belirle.
İmza açıkça reddedilmediği için takip hukukunda 'ikrar' (kabul) edilmiş sayılır.
İmzaya itiraz edilmemesinin hukuki sonucuna ulaşmak.

Key Concept

İlamsız icra takibinde imzaya itirazın 'ayrıca ve açıkça' bildirilme zorunluluğu ve aksi halin sonucu.
Estimated Time:1m 15s
Question 44Question

İlamsız icra takibi sürecinde borçlunun itirazı ile duran takibin, genel hükümler dairesinde bir yargılama ile devamını sağlayan "itirazın iptali davasına" ilişkin usul ve esaslar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu davanın hukuki rejimini tam ve doğru olarak yansıtmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede bu davayı açmalıdır; alacağın belirlenebilir (likit) olması durumunda, borçlunun itirazında haksız bulunması icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için yeterlidir.

Answer

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede bu davayı açmalıdır; alacağın belirlenebilir (likit) olması durumunda, borçlunun itirazında haksız bulunması icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için yeterlidir.
İtirazın iptali davası (İİK m. 67), geçerli bir itiraz ile duran ilamsız icra takibini canlandırmak için genel mahkemelerde açılan bir davadır. Bu davanın açılabilmesi için takibin itiraz üzerine durmuş olması şarttır. Dava süresi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 11 yıldır. Mahkemece davanın kabulü halinde, alacağın likit (hesaplanabilir) olması ve borçlunun itirazında haksız bulunması durumunda, talebe bağlı olarak borçlu aleyhine en az %20\%20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilir.

Step-by-Step Solution

1
Davanın açılacağı mahkemeyi ve hukuki niteliğini belirle.
Dava, genel mahkemelerde (Asliye Hukuk/Ticaret) açılan ve her türlü delilin tartışılabildiği bir eda davasıdır.
İİK m. 67 gereği takibin devamı genel hükümlere göre sağlanır.
2
Dava açma süresini ve başlangıç anını tespit et.
İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 11 yıllık hak düşürücü süre vardır.
Kanun, sürenin başlangıcını itirazın tebliği olarak belirlemiştir.
3
İcra inkâr tazminatı şartlarını değerlendir.
Alacak likit (belirlenebilir) olmalı ve borçlu itirazında haksız bulunmalıdır.
Alacaklı lehine tazminat için borçlunun kötü niyeti aranmaz, haksız olması yeterlidir.

Key Concept

İtirazın İptali Davası Usulü ve İcra İnkâr Tazminatı

Practice More

İcra inkâr tazminatı ile kötü niyet tazminatı arasındaki farkları ve likit alacak kavramını detaylı inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 45Question

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmak amacıyla alacaklı tarafından icra dairesine sunulan takip talebinin içeriği İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir takip talebinde bulunması gereken zorunlu unsurlar arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Takip talebinin geçerli olabilmesi için borçlunun takip konusu borcu kabul ettiğine dair imzası

Answer

İlamsız icra takibinde takip talebi alacaklının tek taraflı irade beyanı olduğundan, borçlunun imzası veya onayı zorunlu unsurlar arasında yer almaz.
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesine göre takip talebi; alacaklı, borçlu ve alacak bilgilerini içeren, alacaklı tarafından imzalanan bir belgedir. Takip talebi, alacaklının devletin icra gücünü harekete geçirmek için sunduğu bir bildirim olduğundan, karşı taraf olan borçlunun rızası veya imzası bu aşamada aranmaz. Borçlu, bu talebe ancak ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra itiraz yoluyla karşı koyabilir.

Step-by-Step Solution

1
İcra ve İflas Kanunu m. 58 hükmünü incelemek.
İlamsız icra takibi için takip talebinde bulunması gereken yedi temel unsur tespit edilir.
Yasal zorunlulukları belirlemek için.
2
Takip talebinin hukuki niteliğini değerlendirmek.
Takip talebinin alacaklı tarafından tek taraflı olarak icra dairesine yöneltilen bir talep olduğu, borçlunun bu aşamada pasif kaldığı anlaşılır.
Borçlunun imzasının neden gerekmediğini hukuken temellendirmek için.

Key Concept

İlamsız İcra Takip Talebi ve Zorunlu İçeriği (İİK m. 58)

Practice More

Takip talebindeki eksikliklerin icra memuru tarafından nasıl karşılandığını (şikayet yolu) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 46Question

Genel haciz yoluyla başlatılan bir ilamsız icra takibinde, borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi üzerine takip kendiliğinden durmuştur. Alacaklının elinde, noterlikçe re'sen düzenlenmiş ve kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içeren bir senet bulunmaktadır.

Alacaklının, takibin devamını sağlamak amacıyla başvurabileceği "itirazın kesin kaldırılması" yoluna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Söz konusu talep, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesine iletilmelidir.

Answer

İtirazın kesin kaldırılması talebi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesine yapılmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu madde 68 uyarınca, borçlunun itirazı ile duran takibin devam edebilmesi için alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 6 ay içinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını istemelidir. Alacaklının elindeki noter senedi (re'sen düzenlenmiş), bu yol için kanunun aradığı nitelikli belgelerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Belge niteliğinin tespiti
Alacaklının elindeki belge noterlikçe re'sen düzenlenmiş ve kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren bir senettir.
İİK madde 68 uyarınca bu tür belgeler itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurma imkanı sağlar.
2
Görevli merci ve yolun belirlenmesi
Alacaklı, icra dairesine değil icra mahkemesine başvurarak itirazın kesin kaldırılmasını talep etmelidir.
İlamsız takipte itirazın kaldırılması yetkisi uzmanlaşmış bir mercii olan icra mahkemesindedir.
3
Süre ve başlangıç noktasının belirlenmesi
Talebin, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay içinde yapılması gerekir.
Bu süre hak düşürücü bir süredir ve başlangıcı alacaklının itirazdan haberdar olduğu resmi tebliğ tarihidir.

Key Concept

İtirazın Kesin Kaldırılması Süresi ve Usulü

Practice More

İtirazın kesin kaldırılmasından sonra borçlunun açabileceği 'borçtan kurtulma davası' şartlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 47Question

Bir ticari işletmenin muhasebe departmanı, vadesi geçmiş ve herhangi bir senede bağlanmamış açık hesap alacaklarının tahsili için kurum avukatına talimat vermiştir. Avukat, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden borçlular aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmak üzere takip talebi hazırlamaktadır.

İcra ve İflas mevzuatında düzenlenen "takip talebinin unsurları" göz önüne alındığında, avukatın hazırladığı bu talepte aşağıdakilerden hangisinin yer alması kanunen zorunlu değildir?

Show answer & explanation

Answer: Alacağın varlığını ve muaccel olduğunu ispatlayan mahkeme kararı, ihtarname veya borçlu imzası

Answer

Doğru cevap, alacağın varlığını ve muaccel olduğunu ispatlayan mahkeme kararı, ihtarname veya borçlu imzasının takip talebinde bulunmasının zorunlu olmadığını belirten ifadedir.
İlamsız icra takibi (genel haciz yolu), kural olarak herhangi bir belgeye, mahkeme kararına veya borçlunun imzasını taşıyan bir senede dayanmak zorunda değildir. Alacaklı, elinde hiçbir yazılı delil olmasa dahi ilamsız takip başlatabilir. Bu nedenle takip talebine alacağın varlığını ispatlayan mahkeme ilamı, ihtarname veya borçlu imzasını havi bir belgenin eklenmesi veya içeriğinde bu delillere atıf yapılması zorunlu değildir. İlamlı icralarda mahkeme kararı zorunlu iken, ilamsız icrada böyle bir ispat şartı aranmaz.

Step-by-Step Solution

1
İlamsız icra takibinin (genel haciz yolu) temel niteliğini analiz etmek.
İlamsız icra takibinin, alacağın herhangi bir belgeye veya mahkeme kararına dayanmasına gerek olmadan başlatılabilen bir takip yolu olduğu tespit edilir.
Sorunun çözümünde ilamlı ve ilamsız takip arasındaki usuli farkı belirlemek için.
2
İcra ve İflas Kanunu'nda sayılan takip talebinin zorunlu unsurlarını değerlendirmek.
Tarafların kimlik/adres bilgileri, vergi numarası, borç tutarı, faiz detayları, borcun sebebi ve takip yolu seçiminin yasal olarak zorunlu olduğu görülür.
Seçeneklerde yer alan ifadelerden hangilerinin kanuni gereklilik olduğunu saptamak için.
3
Zorunlu olmayan unsuru tespit etmek.
Mahkeme kararı, ihtarname veya borçlu imzasını içeren belgelerin ilamsız takip talebi için zorunlu olmadığı sonucuna varılır.
Sorunun kökünde istenen zorunlu olmayan (istisnai) durumu bulmak için.

Key Concept

İlamsız icra takibinde belge zorunluluğunun bulunmaması ve takip talebinin yasal unsurları
Question 48Question

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla açılan "itirazın iptali davası" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bu dava, borçlunun itirazının kaldırılması talebiyle birlikte icra mahkemesinde açılır ve mahkeme sadece dar yetkili inceleme yaparak takibin devamına karar verir.

Answer

İtirazın iptali davasının icra mahkemesinde açıldığı ve mahkemenin sadece dar yetkili inceleme yaptığı yönündeki ifade yanlıştır; bu dava genel mahkemelerde açılır.
İtirazın iptali davası, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 11 yıl içinde genel mahkemelerde (Asliye veya Sulh Hukuk Mahkemeleri) açılır. Bu mahkemeler genel yetkili olup, incelemelerini genel hükümlere göre (HMK uyarınca) yaparlar ve verdikleri karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. İcra mahkemesinin dar yetkili incelemesi ise 'itirazın kaldırılması' usulüne özgüdür.

Step-by-Step Solution

1
Dava mercii ve niteliğinin tespiti
İtirazın iptali davası genel mahkemelerde (Asliye/Sulh Hukuk) açılır; icra mahkemesinde açılan ise itirazın kaldırılması yoludur.
İİK madde 67 uyarınca, alacaklı itirazın iptalini genel mahkemelerden talep eder.
2
Yargılama usulü ve kesin hüküm etkisinin incelenmesi
Genel mahkemelerde yapılan yargılama maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturur.
Bu dava bir eda davası niteliğinde olup, uyuşmazlığı esastan karara bağlar.

Key Concept

İtirazın iptali davası, genel mahkemelerde açılan ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir davadır.

Hints

1
Genel mahkeme (Asliye/Sulh) ile özel yetkili icra mahkemesi ayrımına dikkat ediniz.

Practice More

İtirazın iptali davası ile itirazın kesin kaldırılması yolu arasındaki ispat vasıtaları farkını gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 49Question

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, icra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emrinde; borçlunun borca itiraz edebileceği, borcu ödeyebileceği ve mal beyanında bulunabileceği süreler kanuna uygun olarak belirtilmiştir. Ancak, ödeme emrinde borçlunun itirazını hangi merciye yapacağı ve itirazın içeriğinde nelerin bulunması gerektiğine (imzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması gerektiği gibi) dair ihtarların yer almadığı tespit edilmiştir.

Bu durumda, ödeme emrindeki söz konusu eksikliğe karşı başvurulacak hukuki yol ve süresiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ödeme emrindeki ihtar eksikliği borçlunun savunma hakkını kısıtladığından, borçlu tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayette bulunarak ödeme emrinin iptalini isteyebilir.

Answer

Borçlu, ödeme emrindeki ihtar eksikliği nedeniyle tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluna başvurarak ödeme emrinin iptalini istemelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 60. maddesine göre ödeme emrinde itirazın nereye yapılacağı ve nasıl yapılacağı gibi ihtarların bulunması zorunludur. Bu ihtarların eksik olması, icra memurunun kanuna aykırı bir işlem yapması anlamına gelir. İİK m. 16 uyarınca, icra memurunun işlemlerine karşı şikayet süresi, işlemin öğrenildiği (bu olayda tebliğ) tarihten itibaren yedi gündür. Bu nedenle savunma hakkı kısıtlanan borçlu, yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak ödeme emrinin iptalini talep etmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Ödeme emrinin içeriğinin kontrol edilmesi
İİK m. 60 uyarınca ödeme emrinde itiraz mercii ve imzaya itirazın şekli gibi ihtarların bulunması zorunludur.
Kanuni şekil şartlarına uyulup uyulmadığının tespiti hukuki yolun belirlenmesi için gereklidir.
2
Hukuki yolun belirlenmesi
İcra dairesi tarafından düzenlenen belgedeki usul hatası 'şikayet' (İİK m. 16) konusudur.
İcra memurunun kanuna aykırı işlemlerine karşı başvurulacak yol şikayettir.
3
Süre ve mercinin tayin edilmesi
Genel şikayet süresi olan 7 gün içinde icra mahkemesine başvurulmalıdır.
İİK m. 16/1 uyarınca bir hakkın muhtel olması durumunda süre öğrenme/tebliğden itibaren 7 gündür.

Key Concept

Ödeme Emrinin Zorunlu İçeriği ve Şikayet Usulü

Practice More

Ödeme emrindeki sürenin kanuni süreden daha uzun gösterilmesi durumunda borçlunun hangi süreden yararlanacağı konusundaki güncel içtihatları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 50Question

Genel haciz yoluyla yapılan bir ilamsız icra takibinde, borçluya ödeme emri 2222 Ekim Perşembe günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu, takibe dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek itiraz etmek istemektedir. 2929 Ekim tarihinin Cumhuriyet Bayramı nedeniyle tam gün resmi tatil olduğu bilindiğine göre, borçlunun itiraz süresi, mercii ve usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Borçlu hem imzaya hem de borca itirazını en geç 3030 Ekim Cuma günü mesai saati bitimine kadar, hak düşürücü süre içinde icra dairesine bildirmelidir.

Answer

Borçlu hem imzaya hem de borca itirazını en geç 30 Ekim Cuma günü mesai saati bitimine kadar icra dairesine bildirmelidir.
İlamsız icra takibinde (genel haciz yolu) borçlu, ödeme emrine karşı itirazını (borca veya imzaya) tebliğden itibaren 77 gün içinde icra dairesine bildirmelidir. Süreler tebliğin ertesi günü başlar. 2222 Ekim'de yapılan tebliğin 77 günlük süresi normal şartlarda 2929 Ekim'de dolacakken, bu günün resmi tatil olması nedeniyle süre tatili takip eden ilk iş günü olan 3030 Ekim Cuma günü mesai saati bitimine kadar uzar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

Step-by-Step Solution

1
İtiraz süresinin uzunluğunu ve başlangıç anını belirleme
Süre 77 gündür. Tebliğ 2222 Ekim ise süre 2323 Ekim Cuma günü başlar.
İİK m. 6262 uyarınca ilamsız takipte itiraz süresi 77 gündür ve süreler tebliğden sonraki gün işlemeye başlar.
2
Sürenin sona ereceği normal tarihi hesaplama
23,24,25,26,27,28,2923, 24, 25, 26, 27, 28, 29 Ekim. Sürenin 77. günü 2929 Ekim Perşembe günüdür.
Haftalık süreler, başladığı güne tekabül eden günde biter (2222 Perşembe tebliğ, 2929 Perşembe son).
3
Resmi tatil engelini kontrol etme ve süreyi uzatma
2929 Ekim tam gün tatil olduğu için süre 3030 Ekim Cuma mesai bitimine uzar.
İİK m. 1919 uyarınca sürenin son günü resmi tatile rastlarsa, tatili takip eden ilk iş günü son gün kabul edilir.
4
İtiraz merciini ve türünü teyit etme
İmzaya ve borca itiraz icra dairesine yapılmalıdır.
Genel haciz yolunda itiraz mercii, takibin başlatıldığı icra dairesidir.

Key Concept

İlamsız icra takibinde itiraz süresinin hesaplanması ve resmi tatillerin süreye etkisi.

Practice More

İtirazın süresinde yapılmamasının sonuçlarını ve gecikmiş itiraz kurumunun şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 51Question

İcra dairesince düzenlenen ödeme emrine karşı borçlu tarafından "borcum yoktur" şeklinde yapılan itirazın alacaklıya tebliğ edilmesinin üzerinden sekiz ay geçmiştir. Alacaklının elinde, borçlunun imzasını ikrar ettiği bir adi senet bulunmaktadır. Bu durumda, duran takibi devam ettirebilmek amacıyla alacaklının başvurabileceği hukuki yollar ve süreler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İtirazın kesin kaldırılması için öngörülen 66 aylık süre geçtiğinden, alacaklı artık yalnızca genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir.

Answer

İtirazın kesin kaldırılması için gereken hak düşürücü sürenin geçmesi durumunda, alacaklı hala genel mahkemelerde itirazın iptali davası açma hakkına sahiptir.
İlamsız icra takibinde borçlunun itirazı üzerine takibin durması halinde alacaklı, elinde İİK m. 6868 kapsamında bir belge varsa 66 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. Ancak bu 66 aylık süre hak düşürücüdür. Eğer alacaklı bu süreyi geçirirse, icra mahkemesine başvuramaz; fakat genel mahkemelerde itirazın tebliğinden itibaren 11 yıl içinde itirazın iptali davası açma hakkı saklı kalır. Sorumuzdaki olayda 88 ay geçtiği için sadece dava yolu mümkündür.

Step-by-Step Solution

1
Geçen süreyi ve belgenin niteliğini değerlendiriniz.
İtirazın üzerinden 88 ay geçmiştir ve alacaklının elinde İİK m. 6868 anlamında bir belge (imzası ikrar edilmiş adi senet) bulunmaktadır.
Hangi hukuki yolun süresinin geçtiğini anlamak için kronolojik analiz gereklidir.
2
İtirazın kesin kaldırılması yolunu inceleyiniz.
İcra mahkemesine başvuru süresi 66 aydır (8>68 > 6). Bu yol kapanmıştır.
İİK m. 6868 uyarınca bu süre hak düşürücü niteliktedir.
3
İtirazın iptali davası yolunu inceleyiniz.
Genel mahkemelerde dava açma süresi 11 yıldır (8<128 < 12). Bu yol hala açıktır.
İİK m. 6767 uyarınca dava yolu için daha uzun bir süre öngörülmüştür.

Key Concept

İlamsız icra takibinde itirazın kesin kaldırılması ve itirazın iptali yolları arasındaki süre ve mercii farkı.

Practice More

İtirazın iptali davasında haksız çıkan tarafın mahkum edildiği 'icra inkar tazminatı' şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 52Question

İş seyahati amacıyla yurt dışında bulunan borçlu (M)(M), bulunduğu ülkede aniden patlak veren iç karışıklıklar ve sokağa çıkma yasağı neticesinde, tüm ulaşım ve iletişim kanallarının kapatılmasıyla 1010 gün boyunca otelinde mahsur kalmıştır. Bu süreçte Türkiye'deki yerleşim yerinde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ancak (M)(M) durumdan haberdar olamamıştır. Ülkeye dönerek hakkındaki takibi ve kesinleşen ödeme emrini öğrenen (M)(M), mazeretini ispat ederek itirazda bulunmak istemektedir.

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, borçlu (M)(M) tarafından yapılacak olan "gecikmiş itiraz" başvurusu için öngörülen hak düşürücü süre ve yetkili merci aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Engelin kalktığı tarihten itibaren 33 gün içinde - İcra Mahkemesine

Answer

Borçlu, engelin kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde takibin yapıldığı yerdeki İcra Mahkemesine başvurmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 65. maddesine göre; borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresi içinde itiraz edememişse, bu engelin kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir. Olayda borçlunun yurt dışında mahsur kalması elde olmayan bir engeldir ve bu engelin kalkmasından itibaren 3 günlük süre içinde icra mahkemesine başvurulması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki engelin hukuki niteliğini belirlemek
Borçlunun iradesi dışında gelişen iç karışıklık ve iletişim kesilmesi, İİK m. 65 kapsamında 'elde olmayan bir engel' olarak nitelendirilir.
Gecikmiş itiraz yoluna başvurabilmek için borçlunun kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süreyi kaçırmış olması gerekir.
2
Başvuru süresini ve başlangıcını tespit etmek
Başvuru süresi, engelin ortadan kalktığı (borçlunun itiraz imkanına kavuştuğu) tarihten itibaren 33 gündür.
İİK m. 65, gecikmiş itiraz için tebliğden itibaren değil, engelin kalkmasından itibaren başlayan özel bir hak düşürücü süre öngörmüştür.
3
Yetkili mercini belirlemek
Yetkili ve görevli merci, takibin yapıldığı yerdeki İcra Mahkemesidir.
Gecikmiş itirazın incelenmesi ve mazeretin kabulü, yargısal bir faaliyet olduğu için icra dairesinin değil, mahkemenin görev alanındadır.

Key Concept

Gecikmiş İtiraz (İİK m. 65)

Practice More

Gecikmiş itirazın satıştan sonra yapılamayacağı ve icra takibini kendiliğinden durdurmayacağı hususlarını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 53Question

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, icra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emrinde İcra ve İflas Kanunu'nun 60. maddesinde öngörülen "borçlunun yedi gün içinde mal beyanında bulunması, aksi halde hapisle tazyik olunacağı" ihtarının yer almadığı tespit edilmiştir. Söz konusu ödeme emri borçluya usulsüz tebliğ edilmiş, borçlu takibi ve ödeme emrindeki bu eksikliği daha sonra öğrenmiştir.

Bu durumda borçlunun ödeme emrindeki söz konusu eksikliğe karşı başvurabileceği hukuki yol ve sürenin başlangıcı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İcra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmalıdır ve yedi günlük süre usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Answer

İcra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmalıdır ve yedi günlük süre usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
İcra ve İflas Kanunu'nun 60. maddesinde belirtilen ihtarların ödeme emrinde bulunmaması icra dairesinin bir usul hatasıdır ve bu durum İİK m. 16 uyarınca icra mahkemesine yapılacak bir şikayete konu olur. Tebligat Kanunu m. 32 uyarınca ise usulsüz tebligatlarda süre, muhatabın işlemi öğrendiğini beyan ettiği tarihten itibaren başlar. Dolayısıyla borçlu, öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine başvurarak ödeme emrinin iptalini veya düzeltilmesini isteyebilir.

Step-by-Step Solution

1
Ödeme emrindeki ihtar eksikliğinin niteliğini belirlemek.
İhtar eksikliği bir usul hatasıdır ve şikayet konusudur.
İcra müdürünün ödeme emrine yasal olarak koyması gereken zorunlu ihtarları koymaması, işlemin yasaya aykırı olduğunu gösterir (İİK m. 16).
2
Usulsüz tebliğin sonuçlarını değerlendirmek.
Tebligat öğrenme tarihinde yapılmış sayılır.
Tebligat Kanunu m. 32 uyarınca, usulsüz yapılan bir tebligatta muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
3
Başvuru mercii ve süresini saptamak.
Öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluna gidilmelidir.
Ödeme emrindeki ihtar eksikliği kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğinden 7 günlük şikayet süresine tabidir ve merci icra mahkemesidir.

Key Concept

Ödeme emrindeki zorunlu ihtar eksikliklerinin şikayet yoluyla düzeltilmesi ve usulsüz tebliğde sürelerin öğrenme tarihiyle başlaması.
Estimated Time:2m 0s
Question 54Question

Alacaklı tarafından bir adi senede dayanılarak borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 77 günlük yasal süresi içerisinde icra dairesine başvurarak sadece "takibe ve borca itiraz ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Takip dayanağı adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden borçlunun bu itirazının hukuki sonucu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması gerektiğinden, borçlu bu itirazıyla senet altındaki imzayı ikrar etmiş sayılır.

Answer

Borçlu imzayı ayrıca ve açıkça reddetmediği için senet altındaki imzayı ikrar etmiş sayılır.
İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, genel haciz yoluyla yapılan takiplerde borçlu eğer adi senet altındaki imzayı kabul etmiyorsa, bunu itiraz dilekçesinde hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Sadece borca, takibe veya ferilerine itiraz edilmesi durumunda, kanun gereği imza kabul edilmiş (ikrar edilmiş) sayılır ve bu durum takip kesinleştiğinde borçlu aleyhine kesin delil teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Takip yolunun ve belgenin niteliğinin belirlenmesi.
Takip genel haciz yoluyla başlatılmıştır ve dayanak belge bir adi senettir.
İmzaya itiraz usulü, takip yoluna (genel haciz vs. kambiyo) göre değişiklik gösterir.
2
İtiraz beyanının İİK 60/3 ve 62/4 çerçevesinde değerlendirilmesi.
Borçlu sadece borca itiraz etmiş, imza hakkında bir beyanda bulunmamıştır.
Kanun, adi senetteki imzanın inkarı için "ayrıca ve açıkça" bildirim şartı aramaktadır.
3
Eksik itirazın hukuki sonucunun tespiti.
İmza ikrar edilmiş sayılır (İİK m. 62/4).
Süresi içinde usulüne uygun (açıkça) yapılmayan imza itirazı, imzanın kabul edildiği varsayımını doğurur.

Key Concept

İlamsız icra takibinde imzaya itirazın 'ayrıca ve açıkça' yapılması zorunluluğu ve imza ikrarı.

Practice More

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imzaya itirazın usulü ve mercii ile genel haciz yolunu karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 55Question

Alacaklı, borçlu aleyhine başlattığı genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu öğrenmiştir. Alacaklı, elindeki noter tarafından resen düzenlenmiş ve kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren bir senede dayanarak icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etmek istemektedir. İtirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarih 15.01.202615.01.2026 olduğuna göre; alacaklı bu talebini en geç hangi tarihe kadar ileri sürmeli ve bu sürenin hukuki niteliği ne olarak kabul edilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: 15.07.202615.07.2026 tarihine kadar; bu sürenin hak düşürücü nitelikte olması sebebiyle

Answer

Alacaklı, itirazın kesin kaldırılması talebini 15.07.202615.07.2026 tarihine kadar ileri sürmelidir ve bu süre hak düşürücü niteliktedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 6868. maddesine göre, elinde bu maddede sayılan belgelerden (örneğin resen düzenlenmiş noter senedi) biri bulunan alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 66 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre hak düşürücü bir süre olup, mahkemece resen dikkate alınır. 15.01.202615.01.2026 tarihinde tebliğ edilen itiraz için son başvuru günü 15.07.202615.07.2026 tarihidir.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıç tarihinin belirlenmesi
15.01.202615.01.2026
İtirazın kesin kaldırılması için öngörülen süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
2
Yasal sürenin tespit edilmesi
66 ay
İcra ve İflas Kanunu madde 68/168/1 uyarınca, itirazın kaldırılması talebi için öngörülen süre 66 aydır.
3
Sürenin niteliğinin belirlenmesi
Hak düşürücü süre
İcra hukukunda takibi canlandırmaya yönelik bu tür kanuni süreler kamu düzenine ilişkindir ve hak düşürücü nitelik taşır.
4
Bitiş tarihinin hesaplanması
15.07.202615.07.2026
15.01.202615.01.2026 tarihine 66 ay eklendiğinde ulaşılan son başvuru tarihidir.

Key Concept

İtirazın kesin kaldırılması yolunda başvuru süresi ve hukuki niteliği

Practice More

Alacaklının elindeki belge adi bir senet olsaydı ve borçlu imzaya itiraz etseydi, izlenecek hukuki yolun (itirazın geçici kaldırılması) farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 56Question

Alacaklı, borçlu aleyhine 25.00025.000 ABD Doları tutarındaki senetsiz bir alacak için genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatmak üzere icra dairesine başvurmuştur. Alacaklı hazırladığı takip talebinde; alacak miktarını sadece yabancı para cinsinden belirtmiş, borçlunun T.C. kimlik numarasını bilmediği gerekçesiyle ilgili kısmı boş bırakmış ve takibin "haciz" yoluyla yapılmasını istediğini beyan etmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 5858. maddesi ve ilgili yargısal içtihatlar dikkate alındığında, bu takip talebinin içeriği ve hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yabancı para alacaklarında, alacağın Türk parası karşılığının takip talebi tarihindeki kur üzerinden gösterilmesi emredici bir kural olduğundan; bu eksikliğe rağmen düzenlenen ödeme emrine karşı süresiz şikayet yoluna başvurulabilir.

Answer

Yabancı para alacağının Türk parası karşılığının ve kurun belirtilmemesi kamu düzenine aykırılık teşkil eder ve bu eksikliğe rağmen düzenlenen ödeme emrine karşı süresiz şikayet yoluna başvurulabilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 5858. maddesinin 33. fıkrası uyarınca, alacak yabancı para ise alacaklı takip talebinde bu paranın Türk parası karşılığını ve hangi tarihteki kurun esas alındığını belirtmek zorundadır. Bu düzenleme, takibin başlangıcında ödenecek harçların doğru hesaplanması ve borçlunun ne kadar Türk lirası ödeyerek takipten kurtulabileceğini bilmesi açısından kamu düzenine ilişkindir. Kamu düzenini ilgilendiren bu zorunlu unsurdaki eksikliğe rağmen icra dairesince ödeme emri düzenlenmesi, kanuna aykırı bir işlem olup süresiz şikayet (I˙I˙KİİK m. 16/216/2) yoluyla her zaman iptal edilebilir.

Step-by-Step Solution

1
İİK m. 58 uyarınca takip talebinin zorunlu unsurlarını belirleme
Alacaklı ve borçlunun kimlik bilgileri (T.C. No dahil), adresleri, alacak miktarı (yabancı paraysa Türk parası karşılığı), faiz oranı/başlangıcı, borç sebebi ve takip yolu zorunludur.
Takip talebinin hukuken geçerli bir ödeme emrine dönüşebilmesi için kanundaki asgari unsurları taşıması gerekir.
2
Yabancı para alacaklarına ilişkin özel düzenlemeyi (İİK m. 58/3) analiz etme
Yabancı para alacaklarında, alacaklının takip talebi tarihindeki kur üzerinden Türk parası karşılığını göstermesi emredici bir kuraldır.
Harçların hesaplanması ve takibin yürütülmesi kamu düzenini ilgilendiren bir usul kuralıdır.
3
Eksikliğin yaptırımını değerlendirme
Emredici unsurların eksikliğine rağmen icra müdürünün takibi devam ettirmesi (ödeme emri göndermesi) kanuna aykırılık teşkil eder ve süresiz şikayet konusudur.
Kamu düzenine aykırı işlemler İİK m. 16/2 uyarınca süresiz şikayete tabidir.

Key Concept

İlamsız İcra Takip Talebinin Zorunlu Unsurları ve Kamu Düzenine Aykırılık

Practice More

Yabancı para alacaklarında kur farkının ödeme emri sonrasında nasıl hesaplandığını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 57Question

Borçlu (B)'ye, genel haciz yoluyla yapılan bir ilamsız icra takibinde ödeme emri 1515 Temmuz Çarşamba günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu, 2020 Temmuz tarihinde başlayan adli tatilin itiraz süresini durduracağını düşünerek, itiraz dilekçesini 2828 Temmuz Salı günü icra dairesine sunmuştur. Borçlu dilekçesinde hem takibe dayanak belgedeki imzaya hem de borcun tamamına itiraz ettiğini belirtmiştir. Bu olayla ilgili olarak, borçlunun yaptığı itirazın hukuki niteliği ve süresi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İtiraz süresinde değildir; adli tatil icra dairesine yapılacak olan itiraz süresini durdurmaz ve 77 günlük hak düşürücü süre geçmiştir.

Answer

İtiraz süresinde değildir çünkü adli tatil icra dairesine yapılan itiraz sürelerini kesmez ve 7 günlük hak düşürücü süre geçmiştir.
Doğru seçenek, adli tatilin icra dairesine yapılacak itirazlar üzerindeki etkisizliğini ve sürenin hak düşürücü olduğunu belirtmektedir. İcra ve İflas Kanunu'nun 1919. maddesine göre icra tebliğleri ve takip işlemleri adli tatilde de yapılabilir. HMK'daki adli tatil hükümleri icra mahkemesindeki bazı duruşmalar için geçerli olsa da, icra dairesine yapılan ödeme emrine itiraz süresini uzatmaz. 1515 Temmuz'da tebliğ edilen ödeme emrine karşı son itiraz günü 2222 Temmuz'dur; bu nedenle 2828 Temmuz'da yapılan itiraz süresinden sonradır.

Step-by-Step Solution

1
Tebliğ tarihine göre itiraz süresinin son gününü hesaplayın.
1515 Temmuz tebliğ tarihi ise, 77 günlük süre 2222 Temmuz mesai bitiminde dolar.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi tebliğden itibaren 77 gündür.
2
Adli tatilin (2020 Temmuz - 3131 Ağustos) icra takip sürelerine etkisini değerlendirin.
Adli tatil, icra dairesine yapılan itiraz sürelerini durdurmaz (İİK m. 19).
İcra hukukunda süreler, kanunda açıkça belirtilmedikçe adli tatil nedeniyle uzamaz veya durmaz.
3
Borçlunun 2828 Temmuz'daki başvurusunun geçerliliğini kontrol edin.
Başvuru süresi (2222 Temmuz) geçtiği için itiraz geçersizdir.
Sürenin hak düşürücü nitelikte olması nedeniyle bu tarihten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz.

Key Concept

İcra hukukunda adli tatilin sürelere etkisi ve itiraz süresinin hak düşürücü niteliği.

Hints

1
İcra dairesine yapılan itirazlar ile mahkemede görülen davaların sürelerini adli tatil bakımından ayırt edin.

Practice More

İtiraz süresi geçtikten sonra başvurulabilecek olan 'Gecikmiş İtiraz' şartlarını ve 'İtirazın İptali' davası ile farklarını inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 58Question

Alacaklı (A), borçlu (B) aleyhine başlattığı genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla genel mahkemede "itirazın iptali davası" açmaya karar vermiştir.

İtirazın iptali davasının usulü ve hukukî sonuçları ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuğa başvurulması durumunda, arabuluculuk sürecinde geçen süre bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemesini durdurmaz.

Answer

Arabuluculuk sürecinde geçen sürenin hak düşürücü süreyi durdurmayacağına dair ifade yanlıştır; zira kanun gereği bu süreçte süreler durmaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, arabuluculuk sürecinin hak düşürücü süreyi durdurmayacağını iddia ettiği için yanlıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A18A maddesinin 1515. fıkrasına göre; arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.

Step-by-Step Solution

1
İtirazın iptali davasının genel özelliklerini belirle.
Genel mahkemelerde açılan, 11 yıllık hak düşürücü süreye tabi ve maddi anlamda kesin hüküm doğuran bir davadır.
Davanın hukuki niteliğini belirlemek, seçenekleri değerlendirmek için temel oluşturur.
2
Arabuluculuk ve hak düşürücü süre ilişkisini analiz et.
6325 sayılı Kanun m. 18A/1518A/15 uyarınca arabuluculuk süreci hak düşürücü süreleri durdurur.
KPSS düzeyinde güncel mevzuat ve usul kurallarının kesişim noktaları kritik öneme sahiptir.
3
Tazminat şartlarını karşılaştır.
Alacaklı için 'likidite' (belirlenebilirlik) yeterliyken, borçlu için alacaklının 'kötüniyeti' ispat edilmelidir.
İcra hukukunun en çok karıştırılan ve sınavda sıkça sorulan asimetrik tazminat kurallarını doğrulamak gerekir.

Key Concept

İtirazın iptali davasında hak düşürücü süreler ve arabuluculuğun bu sürelere etkisi.

Practice More

İtirazın iptali davası ile itirazın kesin kaldırılması yolu arasındaki ispat kuralları ve belge şartı farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 59Question

İcra ve İflas Kanunu'nun ilamsız takip prosedüründe öngördüğü itiraz mekanizmaları ve bu itirazların ispat hukukuna etkileri dikkate alındığında; adi senede dayalı bir genel haciz yolu takibinde borçlunun savunma vasıtalarını kullanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Borçlu, ödeme emrine itirazında takip dayanağı adi senet altındaki imzayı ayrıca ve açıkça reddetmediği takdirde, bu imza söz konusu takip bakımından ikrar edilmiş sayılır ve alacaklı icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir.

Answer

Borçlunun ödeme emrine itirazında imzayı ayrıca ve açıkça reddetmemesi durumunda, senedin imzası ikrar edilmiş belge statüsü kazanarak itirazın kesin kaldırılmasına imkan sağlayacağına dair ifade doğrudur.
İcra ve İflas Kanunu'na göre, adi senede dayalı takiplerde borçlu kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz ederken, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını 'ayrıca ve açıkça' belirtmek zorundadır. Eğer borçlu sadece 'borca itiraz ediyorum' derse veya genel ifadeler kullanırsa, senedin imzasını kabul (ikrar) etmiş sayılır. Bu durumda alacaklı, elindeki belgeyi İİK m. 68 kapsamında 'imzası ikrar edilmiş bir belge' olarak kullanarak icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir ve borçlu bu aşamadan sonra imza incelemesi yapılmasını talep edemez.

Step-by-Step Solution

1
İlamsız icra takibinde (genel haciz yolu) adi senede karşı itirazın usulünü belirle.
İtirazlar 7 gün içinde icra dairesine bildirilir.
İİK m. 62 uyarınca takibi durdurmak için süresinde itiraz şarttır.
2
İmzaya itiraz ile borca itiraz arasındaki beyan farkını analiz et.
İmzaya itirazın geçerli olması için 'ayrıca ve açıkça' yapılması zorunludur (İİK m. 60).
Genel beyanların (borca itiraz) imza ikrarını engellemediği kanuni bir karinedir.
3
İmza inkar edilmemesinin itirazın kaldırılması safhasındaki etkisini değerlendir.
Açıkça reddedilmeyen imza ikrar edilmiş sayılır ve belge İİK m. 68 anlamında kesin delil niteliği kazanır.
Bu durum, alacaklının itirazın kesin kaldırılması yoluyla takibi devam ettirmesine olanak tanır.

Key Concept

İlamsız icra takibinde imzaya itirazın 'ayrıca ve açıkça' yapılması zorunluluğu ve imza ikrarının sonuçları.
Estimated Time:2m 0s
Question 60Question

Genel haciz yoluyla başlatılan bir ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrine süresi içinde "takibe konu borcun daha önce itfa edildiği" gerekçesiyle itiraz etmiştir. Alacaklı, bu itirazın kendisine tebliğ edildiğini 15 Mart 2026 tarihinde öğrenmiştir. Alacaklının elinde, borçlunun imzasını noter huzurunda ikrar ettiği ve borç ikrarını içeren bir adi senet bulunmaktadır.

Buna göre alacaklının takibe devam edebilmek için başvurabileceği hukuki yol, süre ve merci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Alacaklı, 15 Eylül 2026 tarihine kadar icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etmelidir.

Answer

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içinde (15 Eylül 2026'ya kadar) icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etmelidir.
Doğru yanıt, alacaklının elindeki İİK 68. madde kapsamındaki belgeye dayanarak 6 ay içinde icra mahkemesine başvurması gerektiğini belirtmektedir. Borçlunun esasa ilişkin (itfa) itirazı, ancak kanunda sayılan sınırlı sayıdaki belgelerle icra mahkemesinde kesin olarak kaldırılabilir. Süre ise itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlar.

Step-by-Step Solution

1
İtirazın türünü belirle
Borca itiraz
Borçlu, borcun ödendiğini (itfa) iddia ederek esasa yönelik itirazda bulunmuştur.
2
Eldeki belgenin niteliğini kontrol et
İİK m. 68 kapsamında belge
Borçlunun imzasını noter huzurunda ikrar ettiği belge, itirazın kaldırılması için yeterli olan kesin delil niteliğindedir.
3
Hukuki yolu ve merciyi tespit et
İcra Mahkemesi - İtirazın Kesin Kaldırılması
Borca itirazın kesin belgelerle bertaraf edilmesi için icra mahkemesine başvurulur.
4
Hak düşürücü süreyi hesapla
15 Eylül 2026
İİK m. 68/A uyarınca süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 aydır. (15.03.2026 + 6 ay = 15.09.2026)

Key Concept

İtirazın Kesin Kaldırılması Şartları (İİK m. 68)

Hints

1
Borçlunun itirazının türüne (borca mı imzaya mı) dikkat edin.

Practice More

İtirazın kesin kaldırılması talebi reddedilen alacaklının, genel mahkemelerde alacak davası açıp açamayacağını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 3 / 5Next
İlamsız İcra Takibi Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 3 | Examkin