İlamsız İcra Takibi

86 questions

Question 81Question

Borçlu (M), memleketi Zonguldak'ta maden mühendisi olarak görev yapmaktadır. (M) hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve ödeme emri kendisine 10 Mart 2026 tarihinde tebliğ edilmiştir. (M), 11 Mart 2026 tarihinde görev yaptığı maden ocağında meydana gelen ani bir göçük nedeniyle yer altında mahsur kalmış ve ancak 20 Mart 2026 tarihinde kurtarılarak tedavisinin ardından aynı gün taburcu edilmiştir. Göçük altında kaldığı ve hastanede bulunduğu süre zarfında dış dünya ile hiçbir iletişimi olmamıştır.

Buna göre (M)'nin, hakkındaki icra takibine karşı itiraz hakkını kullanabilmesi için izlemesi gereken yasal yol ve süresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren üç gün içinde doğrudan icra mahkemesine başvurmalıdır.

Answer

Engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren üç gün içinde doğrudan icra mahkemesine başvurmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu madde 65'e göre; borçlu kusuru olmaksızın bir mani (ağır hastalık, doğal afet, maden göçüğü vb.) sebebiyle süresi içinde itiraz edememişse 'gecikmiş itiraz'da bulunabilir. Bu kurumda iki temel kural vardır: Birincisi, itirazın engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde yapılması zorunluluğudur. İkincisi, başvurunun takibi yürüten icra dairesine değil, mazereti inceleyip karara bağlayacak olan icra mahkemesine yapılması kuralıdır. Doğru yanıt bu iki geçerli şartı da eksiksiz biçimde ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Borçlunun süresi içinde itiraz edememe nedeninin hukuki niteliğini tespit et
Borçlu maden göçüğü altında kalarak kendi kusuru dışındaki aşılmaz bir mücbir sebep yüzünden (7 günlük) yasal süreyi kaçırmıştır.
Hangi itiraz kurumunun (olağan itiraz mı yoksa gecikmiş itiraz mı) işletileceğini belirlemek için olayın özelliklerine bakılmalıdır.
2
Gecikmiş itiraz kurumunun kanuni süresini belirle
İcra ve İflas Kanunu'na göre gecikmiş itiraz süresi, engelin ortadan kalktığı günden itibaren 3 gündür.
Olağan itiraz süresi olan 7 gün, gecikmiş itiraz kurumu için geçerli değildir; kanun özel bir süre öngörmüştür.
3
Gecikmiş itiraz kurumunda görevli/yetkili başvuru merciini belirle
Gecikmiş itiraz doğrudan İcra Mahkemesi'ne yapılmalıdır.
Mazeretin haklı olup olmadığını ve delilleri değerlendirme yetkisi icra dairesinin değil, bir yargı organı olan icra mahkemesinin görevidir.

Key Concept

Gecikmiş İtirazın Şartları, Süresi ve Başvuru Mercii
Question 82Question

İlamsız icra takibine karşı kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itiraz ederek takibi durdurması halinde, alacaklının icra mahkemesinden 'itirazın kesin kaldırılmasını' isteyebilmesi için alacağın İcra ve İflas Kanunu Madde 68'de sayılan belgelerden birine dayanması şarttır.

Buna göre, aşağıdaki belge ve itiraz eşleşmelerinin hangisinde alacaklının icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etmesi hukuken mümkün değildir?

Show answer & explanation

Answer: Takibe dayanak yapılan belgenin adi yazılı bir senet olması ve borçlunun süresi içinde verdiği dilekçeyle senet altındaki imzayı açıkça reddetmesi

Answer

Doğru yanıt, takibe dayanak yapılan belgenin adi yazılı bir senet olması ve borçlunun senet altındaki imzayı açıkça reddetmesi durumunu ifade eden seçenektir.
Soru kökünde hangi durumda itirazın kesin kaldırılmasının istenemeyeceği sorulmaktadır. Doğru yanıtı barındıran seçenekte takibe dayanak belge adi yazılı bir senettir ve borçlu senedin altındaki imzayı açıkça reddetmektedir. İİK m.68 uyarınca adi senetlerin kesin kaldırma belgesi olabilmesi için altındaki imzanın borçlu tarafından ikrar edilmiş (veya zımnen kabul edilmiş) olması şarttır. İmzanın inkarı halinde alacaklı 'itirazın kesin kaldırılmasını' talep edemez; bu durumda başvurulabilecek yol İİK m.68/a gereğince 'itirazın geçici kaldırılması' yoludur.

Step-by-Step Solution

1
İtirazın kesin kaldırılması talebinin hukuki dayanağını ve ön şartlarını belirlemek
Alacaklının icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilmesi için elinde İİK m.68'de sınırlı olarak sayılan belgelerden (noter onaylı senet, resmi makbuz, imzası ikrar edilmiş adi senet vb.) birinin bulunması gerektiği tespit edilir.
İcra mahkemesi dar yetkili bir merci olduğundan, alacağın varlığını ancak kanunun aradığı kesin delil niteliğindeki özel belgelerle inceleyebilir.
2
Adi senede dayalı takiplerde borçlunun itiraz türüne göre belgenin vasfını değerlendirmek
Borçlu, adi senet altındaki imzayı inkar ederse (imzaya itiraz), bu belge kesin kaldırma için yeterli olmaktan çıkar.
İmza inkar edildiğinde belgenin borçluyu bağlayıcılığı tartışmalı hale gelir ve icra mahkemesinde imza incelemesi yapılması gerekir. Bu durumda kanun alacaklıya kesin kaldırma değil, İİK m.68/a uyarınca 'itirazın geçici kaldırılması' yolunu öngörmüştür.
3
Seçenekleri analiz ederek istisnai durumu (mümkün olmayan hali) tespit etmek
Adi senette imzanın açıkça inkar edildiği senaryoda alacaklının kesin kaldırma isteyemeyeceği, diğer seçeneklerdeki belgelerin ise İİK m.68 kapsamında olduğu saptanır.
Diğer seçeneklerdeki noter onaylı senet, resmi makam makbuzu, banka hesap özeti veya imzasına itiraz edilmeyip zımnen ikrar edilmiş adi senetler doğrudan İİK m.68 belgesi vasfı taşır.

Key Concept

İlamsız icra takibinde itirazın kesin kaldırılması için gerekli olan İİK m.68 belgeleri ve imza inkarının etkisi
Question 83Question

Bay (K), sahip olduğu bir taşıtı Bay (L)'ye devretmiş ve karşılığında Bay (L)'nin imzasını taşıyan, noterde yalnızca imza onayı yapılmış bir borç senedi almıştır. Vadesi geldiğinde borcun ödenmemesi üzerine Bay (K), bu belgeyi dayanak göstererek Bay (L) aleyhine ilamsız takip başlatmıştır. Ödeme emrini alan Bay (L), yasal süresi içinde icra dairesine başvurarak borcun tamamını önceden ödediğini iddia etmiş ve takibi durdurmuştur.

Mevcut duruma göre, alacağının ödenmediğini savunan Bay (K)'nin başvurabileceği hukuki yollar ve bu yolların usulüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bay (K), itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı aylık hak düşürücü süre içerisinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir.

Answer

Bay (K), itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı aylık hak düşürücü süre içerisinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir.
İcra ve İflas Kanunu madde 68'e göre; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede dayanıyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. Olaydaki belge noterlikçe imza onayı yapılmış bir senet olduğundan İİK m. 68 belgesidir ve borçlu borca itiraz etmiştir. Bu sebeple alacaklının, itirazın tebliğinden itibaren altı aylık hak düşürücü süre içerisinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etme hakkı mevcuttur.

Step-by-Step Solution

1
Alacaklının elindeki belgenin hukuki niteliğini belirlemek
Belge, noterde yalnızca imza onayı yapılmış bir borç senedidir.
Noterlikçe imza tasdiki yapılmış belgeler, İİK m. 68 uyarınca itirazın kesin kaldırılmasını sağlayan ayrıcalıklı belgeler arasında yer alır.
2
Borçlunun itiraz türünü tespit etmek
Borçlu borcun ödendiğini iddia ederek usulüne uygun şekilde 'borca itiraz' etmiştir.
Borca itiraz durumunda, eğer alacaklının elinde İİK m. 68 kapsamına giren bir belge varsa itirazın geçici değil, kesin kaldırılması yoluna başvurulur.
3
Başvuru makamını ve yasal süresini değerlendirmek
Başvuru icra mahkemesine yapılmalı ve yasal süre itirazın tebliğinden itibaren 6 ay olmalıdır.
İİK m. 68'e göre bu süre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren işlemeye başlayan altı aylık hak düşürücü süredir.

Key Concept

İlamsız İcra Takibinde İtirazın Kesin Kaldırılması Şartları ve Süresi
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question

Bir mal teslimatı sözleşmesinden doğan bakiye alacağının ödenmemesi üzerine Tacir K, muhatap L'ye karşı icra dairesi aracılığıyla ilamsız takip talebinde bulunmuştur. Kendisine gönderilen ödeme emrini teslim alan L, yasal süresi içinde borcun tamamına itiraz etmiş ve süreci durdurmuştur. Elinde İİK m. 68 anlamında kesin bir ispat belgesi bulunmayan K, uyuşmazlığı mahkemeye taşıyarak hem geçerli bir itirazla duran takibin devamını sağlamak hem de karşı tarafın haksız direnmesi sebebiyle tazminata mahkûm edilmesini istemektedir.

Buna göre, duran takibin devamını sağlamak amacıyla başvurulacak hukuki yola ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: K'nin itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açması, alacağını genel ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması ve şartları oluştuğunda icra inkâr tazminatı talep etmesi gerekir.

Answer

Geçerli bir itirazla duran takibin devamı için alacaklının genel mahkemede, genel ispat kurallarına dayanarak 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açması ve icra inkâr tazminatı talep etmesi gerektiği ifadesi doğrudur.
İtirazın iptali davası, borçlunun usulüne uygun geçerli bir itirazıyla duran takibin devamını sağlamak için itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılır. İcra mahkemesinde açılan 'itirazın kesin kaldırılması' yolundan farklı olarak bu dava genel mahkemede (Asliye Hukuk/Asliye Ticaret vb.) görülür. İspat kuralları HMK'ya tabidir, dolayısıyla alacaklı alacağını genel hükümler çerçevesinde ispatlayabilir. Ayrıca davacının talebi ve alacağın likit olması koşuluyla haksız itiraz eden borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilir.

Step-by-Step Solution

1
Davanın türünün ve görevli mahkemenin tespit edilmesi.
Alacaklının elinde İİK m. 68 anlamında belge olmadığı için uyuşmazlığın çözümü ve takibin devamı için genel mahkemede itirazın iptali davası açılmalıdır.
İİK m. 67 uyarınca itirazın iptali davaları genel hükümlere göre görülür.
2
Süre ve ispat kurallarının belirlenmesi.
Dava, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalı ve HMK'nın genel ispat kuralları (tanık vd.) uygulanmalıdır.
Kanun koyucu bu davayı genel hükümlere tabi tutmuş ve hukuki güvenliği sağlamak için 1 yıllık kesin süre öngörmüştür.
3
Tazminat şartlarının değerlendirilmesi.
Alacaklının talebi ve alacağın likit (belirlenebilir) olması durumunda haksız itiraz eden borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilir.
Kötü niyetli veya haksız itirazları caydırmak amacıyla İİK m. 67'de tazminat düzenlenmiştir.

Key Concept

İtirazın İptali Davasının Şartları, Süresi ve Hukuki Sonuçları
Estimated Time:1m 30s
Question 85Question

Alacaklı (A), borçlu (B) aleyhine 50.00050.000 TL tutarındaki senetsiz alacağının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmak üzere icra dairesine başvurmuştur. (A), icra dairesine tevdi ettiği takip talebinde borcun kaynağını (hukuki sebebini) göstermeyi unutmuştur. Buna rağmen icra müdürü, eksik içeriğe sahip bu takip talebini işleme alarak borçlu (B)'ye "Örnek No:7" ödeme emri düzenlemiş ve tebliğ etmiştir.

Buna göre, borçlu (B)'nin sahip olduğu hukuki imkânlar ve başvurulacak yol ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Takip talebinde borcun sebebinin gösterilmesi İcra ve İflas Kanunu'na göre emredici bir şekil şartı olduğundan, (B) icra memurunun bu işlemine karşı icra mahkemesine şikayet yoluna başvurmalıdır.

Answer

Takip talebinde borcun sebebinin gösterilmemesi İİK madde 58 uyarınca kanuna aykırılık teşkil ettiğinden, borçlunun icra memurunun bu işlemine karşı icra mahkemesine şikayet yoluna başvurması gerektiğini belirten ifadedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 2. fıkrasının 4. bendine göre, alacak bir senede dayanmıyorsa takip talebinde 'borcun sebebinin' gösterilmesi yasal bir zorunluluktur. İcra müdürü, bu kanuni şarta uymayan bir takip talebini reddetmeli ve ödeme emri düzenlememelidir. İcra müdürünün kanunun emredici hükmüne aykırı davranarak eksik takip talebi üzerinden ödeme emri tebliğ etmesi, İİK madde 16 kapsamında açık bir kanuna aykırılık halidir. Bu tür hukuka aykırı memur işlemlerine karşı borçlu, işlemin iptali talebiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurmalıdır. Şikayet, icra dairesinin kanuna aykırı veya hadiseye uygun olmayan işlemlerinin düzeltilmesi amacıyla öngörülmüş yegâne hukuki korumadır.

Step-by-Step Solution

1
İcra ve İflas Kanunu madde 58'e göre ilamsız takipte alacak bir senede dayanmıyorsa takip talebinde borcun sebebinin gösterilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu tespit etmek.
Alacaklının takip talebinde borcun kaynağını göstermemesi kanunun emredici şekil şartına aykırıdır.
Takip talebinin unsurları kanunla sıkı sıkıya belirlenmiştir ve senetsiz takiplerde sebep zorunlu bir unsurdur.
2
İcra müdürünün bu şekil şartını taşımayan bir takip talebini işleme alıp ödeme emri düzenlemesinin hukuki niteliğini saptamak.
İcra müdürünün bu eylemi, kanunun emredici hükmüne aykırı bir işlemdir.
İcra müdürü, takip talebinin kanuna uygun olup olmadığını re'sen incelemekle yükümlüdür.
3
İcra memurunun kanuna aykırı işlemlerine karşı İİK madde 16 gereğince başvurulacak hukuki yolu ve merciini belirlemek.
Başvurulacak hukuki yol 'şikayet', şikayeti incelemekle görevli merci ise 'icra mahkemesi'dir.
İtiraz alacağın esasına karşı yapılırken, icra memurunun usulsüz işlemlerinin iptali ancak şikayet yoluyla mümkündür.

Key Concept

İlamsız İcra Takibinde Takip Talebinin Unsurları ve Şikayet Yolu
Question 86Question

Alacaklı (T), elindeki adi senede dayanarak borçlu (V) hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmıştır. İcra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emri, borçlu (V)'ye 3 Kasım Salı günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu (V), takip konusu senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve üstelik böyle bir borcunun da bulunmadığını iddia etmektedir.

Bu duruma göre, borçlu (V)'nin yapacağı itiraz işlemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Borçlu, hak düşürücü nitelikteki yedi günlük sürenin sonu olan 10 Kasım Salı günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurarak imza inkârını ayrıca ve açıkça belirtmelidir; aksi takdirde senedin altındaki imzayı kabul etmiş sayılır.

Answer

Borçlunun, hak düşürücü olan yedi günlük sürenin son bulduğu 10 Kasım Salı günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurup imza inkârını açıkça belirtmesi gerektiği ifade edilen seçenek doğrudur.
İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz, tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yapılmalıdır. Süre, tebliğin yapıldığı günün ertesi günü işlemeye başlar; 3 Kasım Salı tebliğ edildiğine göre 10 Kasım Salı mesai bitimine kadar itiraz edilmelidir. Ayrıca Kanun'a göre borçlu, adi senetteki imzayı 'ayrıca ve açıkça' inkar etmezse imzayı kabul etmiş sayılır. Doğru ifadede hem sürenin bitiş anı, hem itiraz makamı hem de imza inkarının özel şartı eksiksiz verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İtiraz süresinin başlangıcını ve bitişini hesaplama
Tebliğ 3 Kasım Salı günü yapılmıştır. Süre ertesi gün işlemeye başlar ve 7. gün olan 10 Kasım Salı günü mesai saati bitiminde sona erer.
İİK'ya göre ilamsız icra takibinde itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür ve bu süre hak düşürücü niteliktedir.
2
İtirazın yapılacağı mercii belirleme
İlamsız icrada itiraz (borca ve imzaya), işlemi yürüten icra dairesine yapılır.
İtiraz ile şikayet farklı kurumlardır; borca ve imzaya itirazın muhatabı doğrudan icra dairesidir.
3
İmza itirazının şekil şartlarını değerlendirme
Adi senetlere dayalı takiplerde borçlu senedin altındaki imzayı inkar ediyorsa, bunu ayrıca ve açıkça bildirmelidir.
İİK m.62 hükmüne göre borçlu imzayı ayrıca ve açıkça inkar etmezse, genel itirazı sadece borca yapılmış sayılır ve icra takibi yönünden o belge altındaki imzayı kabul etmiş kabul edilir.

Key Concept

İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresinin hesabı, itiraz mercii ve imzaya itirazın 'ayrıca ve açıkça' yapılması zorunluluğu.
PreviousPage 5 / 5
İlamsız İcra Takibi Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 5 | Examkin