Keynesyen İktisat Teorisi'nde faiz oranı, Klasik iktisatçıların savunduğu "tasarruf etmenin ödülü" (beklemenin ödülü) yaklaşımının aksine, "likiditeden vazgeçmenin bedeli" olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım çerçevesinde, Keynesyen modelde faiz oranının belirlendiği piyasa ve temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
- Para arzı ve para talebinin (likidite tercihi) karşılaştığı para piyasasında belirlenerek, bireylerin servetlerini nakit veya tahvil olarak tutma tercihlerini dengelemek.Answer
- BÖdünç verilebilir fonlar piyasasında tasarruf arzı ve yatırım talebini eşitleyerek ekonominin her zaman tam istihdam düzeyinde kalmasını sağlamak.
- CHanehalklarının bugünkü tüketimlerini azaltıp gelecekte daha fazla tüketim yapmalarını teşvik eden bir reel değişken olarak işlev görmek.
- DToplam talep yetersizliği durumunda fiyatlar genel düzeyini düşürerek ekonomideki reel balans etkisini (Pigou Etkisi) devreye sokmak.
- ETasarruf sahiplerinin ihtiyat güdüsüyle biriktirdiği fonları faiz aracılığıyla otomatik olarak üretken yatırımlara dönüştüren bir köprü vazifesi görmek.
Answer
Faiz oranı, para arzı ve likidite tercihinin (para talebi) karşılaştığı para piyasasında belirlenir ve bireylerin nakit ile tahvil arasındaki portföy tercihlerini dengeler.
Keynesyen teoriye göre faiz oranı, hanehalklarının ve firmaların likit (nakit) kalma arzusu ile piyasadaki para arzının dengelenmesi sonucu oluşur. Bu, faizin bir reel piyasa değişkeni (ödünç verilebilir fonlar) değil, tamamen parasal bir değişken olduğu anlamına gelir. Para talebi (likidite tercihi), faiz oranının azalan bir fonksiyonudur ve denge noktasında portföy sahipleri ellerindeki nakit ve tahvil miktarından memnun hale gelirler.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Likidite Tercihi Teorisi (Liquidity Preference Theory)
Alternative Method
Klasik ve Keynesyen okulların faiz konusundaki ayrımını şu sloganla hatırlayabilirsiniz: Klasikler için faiz 'beklemenin ödülü' (reel), Keynesyenler için ise 'nakit kalmamanın cezasıdır' (parasal).
Estimated Time:1m 30s