Keynesyen İktisat Teorisi

11 questions

Question 1Question

Keynesyen modelde, ekonomide toplam planlanan harcamaların (AEAE) fiili üretimden (YY) daha fazla olması (AE>YAE > Y) durumunda, hasılanın denge değerine ulaşma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Stoklarda planlanmayan bir azalış meydana gelir ve firmalar üretimi artırır.

Answer

Ekonomide toplam planlanan harcamaların fiili üretimden fazla olması durumunda, stoklarda planlanmayan bir azalış meydana gelir ve bu durum firmaların üretimi artırmasına yol açar.
Keynesyen iktisatta dengeye ulaşma süreci 'stok ayarlama mekanizması' üzerinden işler. Eğer planlanan harcamalar fiili üretimden fazlaysa, tüketiciler ve firmalar piyasadaki malları satın alırken firmaların ellerindeki hazır stoklar tükenmeye başlar (planlanmayan stok azalışı). Bu sinyali alan üreticiler, stoklarını yenilemek ve talebi karşılamak için üretimi artırırlar, bu da milli gelirin (YY) denge noktasına kadar yükselmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Harcama ve üretim arasındaki dengesizliği analiz et.
AE>YAE > Y durumu, planlanan harcamaların fiili üretimden büyük olduğunu gösterir.
Bu durum piyasada mal talebinin arzdan fazla olduğu anlamına gelir.
2
Stok etkisini (envanter değişimini) belirle.
Stoklarda planlanmayan azalış (IU<0IU < 0).
Üretim talebi karşılayamadığı için firmalar satışları mevcut stoklarından karşılamak zorunda kalır.
3
Firmaların üretim kararını değerlendir.
Üretim ve istihdam artışı.
Firmalar azalan stoklarını tamamlamak ve yüksek talebi karşılamak için hasıla düzeyini yükseltirler.
4
Yeni denge noktasına ulaşılmasını gözlemle.
Y=AEY = AE eşitliğinin sağlanması.
Hasıla arttıkça ekonomi 4545^\circ doğrusu üzerindeki denge noktasına doğru hareket eder.

Key Concept

Keynesyen Çapraz ve Stok Ayarlama Mekanizması

Practice More

Keynesyen modelde planlanan harcamaların üretimden az (AE<YAE < Y) olduğu durumu ve stok birikimi mekanizmasını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 2Question

Keynesyen iktisat teorisine göre, kısa dönemde mal ve emek piyasalarının işleyişi ile fiyat-ücret esnekliği hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fiyat ve ücretler aşağı doğru yapışkan (esnek olmayan) bir yapıya sahiptir.

Answer

Fiyat ve ücretler aşağı doğru yapışkan (esnek olmayan) bir yapıya sahiptir.
Keynesyen iktisat teorisi, 1929 Büyük Buhranı'nı açıklamak için Klasik iktisadın 'fiyatlar esnektir' varsayımını reddeder. Keynes'e göre, ekonomide özellikle işçi ücretleri ve mal fiyatları aşağı doğru yapışkandır. Bu durum, ekonomide talep yetersizliği olduğunda fiyatların düşerek piyasayı dengelemek yerine, üretimin düşmesine ve istihdamın azalmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Keynesyen teorinin piyasa işleyişi hakkındaki varsayımını hatırla.
Keynes, Klasiklerin aksine piyasaların her zaman kendiliğinden temizlenmediğini savunur.
Teorinin merkezinde fiyat ve ücretlerin katılığı (rigidities) yer alır.
2
Ücret ve fiyatların kısa dönemdeki davranışını analiz et.
Sendikalar, asgari ücret yasaları ve uzun dönemli sözleşmeler nedeniyle ücretler kolayca düşmez.
Bu durum 'aşağı doğru yapışkanlık' (sticky wages/prices) olarak adlandırılır.
3
Yapışkanlığın ekonomik sonucunu belirle.
Toplam talep düştüğünde fiyatlar da aynı hızla düşmediği için üretim azalır ve işsizlik ortaya çıkar.
Esnek olmayan fiyatlar piyasanın tam istihdam dengesine dönmesini engeller.

Key Concept

Fiyat ve Ücret Yapışkanlığı (Price and Wage Rigidity)

Hints

1
Keynes'in Büyük Buhran'daki işsizliği nasıl açıkladığını düşünün.
2
Klasik iktisadın 'her şey esnektir' varsayımına karşı Keynes'in geliştirdiği 'katılık' kavramına odaklanın.

Practice More

Keynesyen modelde 'Likidite Tuzağı' kavramını ve para politikasının bu durumdaki etkinliğini çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 3Question

Keynesyen İktisat Teorisi'nde para talebi fonksiyonunun spekülasyon güdüsüyle açıklanmasında, faiz oranları ile tahvil fiyatları arasındaki ters yönlü ilişki ve bireylerin gelecek hakkındaki beklentileri merkezi bir rol oynar. Piyasa faiz oranının, bireylerin zihnindeki 'normal' faiz düzeyinin (ini_n) oldukça altına gerilediği bir konjonktürde, iktisadi ajanların davranışları ve spekülasyon güdüsüyle para talebi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Spekülasyon güdüsüyle para talebi artar; çünkü faiz oranlarının gelecekte artacağı ve tahvil fiyatlarının düşeceği beklentisiyle sermaye kaybı riskinden kaçınılmak istenir.

Answer

Spekülasyon güdüsüyle para talebi artar; zira faizlerin gelecekte yükseleceği ve tahvil fiyatlarının düşeceği beklentisiyle sermaye kaybından kaçınmak için nakit tercih edilir.
Doğru yanıt, Keynesyen teorideki portföy tercihi mekanizmasını açıklar. Faiz oranları alışılmış 'normal' seviyelerin altına indiğinde, piyasa genelinde faizlerin yükseleceği yönünde güçlü bir beklenti oluşur. Tahvil fiyatları ile faizler ters orantılı olduğundan, beklenen faiz artışı tahvil fiyatlarında düşüş, yani sermaye kaybı demektir. Bu riski üstlenmek istemeyen yatırımcılar, tahvil yerine parayı (nakit) tercih ederler, bu da spekülatif para talebini artırır.

Step-by-Step Solution

1
Faiz oranı ve tahvil fiyatı arasındaki ilişkiyi belirle.
Tahvil fiyatı (PP) ile faiz oranı (ii) arasında P=RiP = \frac{R}{i} formülü uyarınca ters yönlü bir ilişki vardır.
Faizler düştüğünde mevcut tahvillerin getirisi piyasa oranına göre daha değerli hale gelir ve fiyatları artar.
2
Cari faiz oranı ile beklenen normal faiz oranını karşılaştır.
Cari faiz (ii) < Normal faiz (ini_n) ise, iktisadi birimler gelecekte faizlerin artacağını (Δi>0\Delta i > 0) beklerler.
Keynesyen teoride bireyler faiz oranlarının uzun dönemli bir 'normal' düzeye döneceğine inanırlar.
3
Beklenen faiz artışının tahvil değerine etkisini analiz et.
Gelecekte faizler artarsa, tahvil fiyatları düşecektir (ΔP<0\Delta P < 0). Bu durum tahvil tutanlar için bir 'sermaye kaybı' (capital loss) anlamına gelir.
Varlık sahipleri rasyonel olarak sermayelerinin değer kaybetmesini istemezler.
4
Portföy tercihini ve para talebini sonuçlandır.
Bireyler tahvillerini satıp likit (nakit) kalmayı tercih ederler. Sonuç olarak spekülasyon güdüsüyle para talebi (MdsM_d^s) artar.
Tahvilden beklenen toplam getiri (faiz geliri + sermaye kazancı/kaybı) negatif veya nakit tutmanın sıfır getirisine göre daha düşük hale gelmiştir.

Key Concept

Likidite Tercihi ve Spekülasyon Güdüsü

Hints

1
Tahvil fiyatları ile faiz oranları arasında nasıl bir matematiksel ilişki olduğunu hatırlayın.
2
Cari faizlerin 'normal' seviyenin altında olması, iktisadi ajanların gelecek faiz beklentisini nasıl etkiler?
3
Eğer faizlerin artacağını bekliyorsanız, elinizdeki tahvilleri satıp nakitte kalarak sermaye kaybını önlemek ister misiniz?

Practice More

Likidite tuzağı durumunda IS-LM eğrilerinin konumunu ve maliye politikasının çarpan etkisini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Varlık getirisi üzerinden düşünme: Nakit getirisi 00 iken, tahvil getirisi 'Faiz - Beklenen Sermaye Kaybı'dır. Eğer beklenen sermaye kaybı faiz getirisinden büyükse, tahvil tutmak rasyonel değildir.
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

Klasik İktisatçılar "Say Kanunu" çerçevesinde her arzın kendi talebini yaratacağını ve ekonominin kendiliğinden tam istihdam dengesine yöneleceğini savunurken; J.M. Keynes, 1929 Büyük Buhranı sonrası bu görüşü eleştirerek yeni bir yaklaşım geliştirmiştir.

Keynesyen İktisat Teorisi'ne göre, kısa dönemde bir ekonomideki toplam üretim (hasıla) ve istihdam düzeyini belirleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mal ve hizmetlere yönelik etkin talep düzeyi

Answer

Keynesyen İktisat Teorisi'ne göre kısa dönemde üretim düzeyini belirleyen temel unsur mal ve hizmetlere yönelik etkin talep düzeyidir.
Keynesyen modelin en temel devrimi, Klasiklerin 'Arz kendi talebini yaratır' (Say Kanunu) görüşünü tersine çevirerek 'Talep kendi arzını yaratır' demesidir. Kısa dönemde fiyatlar ve ücretler aşağı doğru yapışkan (sticky) olduğu için ekonomi tam istihdam düzeyinin altında da dengede kalabilir. Bu denge düzeyini belirleyen ise tüketicilerin, firmaların ve devletin toplam harcama isteği olan 'etkin talep'tir.

Step-by-Step Solution

1
Say Kanunu'nun Reddi
Arzın kendi talebini yaratmadığı, aksine talebin arzı belirlediği kabul edilir.
Keynes, 1929 krizinde görüldüğü üzere piyasaların her zaman temizlenmediğini ve aşırı arz oluşabileceğini göstermiştir.
2
Fiyat ve Ücret Yapışkanlığı Analizi
Kısa dönemde fiyatlar ve ücretler sabit/yapışkan kabul edilir.
Piyasaların anlık olarak dengeye gelememesi, reel üretimin talepteki dalgalanmalara göre şekillenmesine neden olur.
3
Etkin Talep Kavramının Uygulanması
Toplam arz ve toplam talebin kesiştiği noktadaki talep miktarı (etkin talep) üretim düzeyini belirler.
Firmalar, beklenen talep düzeyine göre üretim ve istihdam kararı alırlar.

Key Concept

Etkin Talep (Effective Demand)

Practice More

Keynesyen Çapraz (45 derecelik diyagram) üzerinden toplam harcama fonksiyonundaki bir artışın denge gelir düzeyi üzerindeki etkisini inceleyen sorulara geçilebilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 5Question

Keynesyen İktisat Teorisi'ne göre, ekonominin durgunluk içerisinde olduğu bir dönemde hanehalklarının gelecek kaygısı (ihtiyat güdüsü) ile tasarruflarını artırma eğilimine girmelerinin makroekonomik sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Toplam talebin azalması nedeniyle çarpan mekanizması aracılığıyla milli gelir düzeyinin düşmesine neden olur.

Answer

Ekonominin durgunlukta olduğu bir dönemde tasarrufların artması, toplam talebin azalmasına ve çarpan etkisiyle milli gelirin düşmesine neden olur.
Doğru cevap, toplam talebin azalması ve çarpan mekanizmasıyla gelirin düşmesi gerektiğini ifade eden seçenektir. Keynesyen analizde 'Tasarruf Paradoksu' olarak adlandırılan bu duruma göre; ekonominin durgunlukta olduğu bir dönemde hanehalklarının tasarruflarını artırması harcamaları kısar. Harcamaların azalması stok artışına, üretimin kısılmasına ve nihayetinde milli gelirin (YY) düşmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Tasarruf ve tüketim arasındaki ilişkinin belirlenmesi
SS artışı \rightarrow CC azalışı
Hanehalkları gelirinin bir kısmını tasarruf ettiği için, otonom tasarruflardaki artış otonom tüketimin azalması demektir.
2
Toplam talep (ADAD) üzerindeki etkinin analizi
ADAD \downarrow (AD=C+I+GAD = C + I + G)
Tüketim harcamaları toplam talebin en büyük bileşeni olduğundan, tüketimdeki azalma toplam harcamaları aşağı çeker.
3
Çarpan mekanizmasının çalıştırılması
ΔY=11MPC×ΔC\Delta Y = \frac{1}{1-MPC} \times \Delta C
Harcamalardaki bir birimlik azalış, çarpan etkisi nedeniyle milli gelirde (YY) daha büyük bir azalışa yol açar.

Key Concept

Tasarruf Paradoksu (Paradox of Thrift)

Hints

1
Harcamaların (tüketimin) azalması üretim ve gelir üzerinde nasıl bir etki yaratır?

Practice More

Keynesyen çarpan mekanizması ve sızıntılar-ilaveler dengesi konusuna tekrar bakabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

Keynesyen İktisat Teorisi'nde, Klasik iktisatçıların savunduğu 'Her arz kendi talebini yaratır' (Say Kanunu) görüşü reddedilmekte; üretim ve istihdam düzeyinin temel belirleyicisinin 'etkin talep' olduğu savunulmaktadır.

Buna göre, Keynesyen sistemde ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir denge (eksik istihdam dengesi) noktasında kalabilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Etkin talep yetersizliği ile birlikte fiyat ve ücretlerin aşağı yönlü yapışkan olması

Answer

Ekonominin tam istihdamın altında dengede kalmasının temel nedeni, etkin talep yetersizliği ve fiyatlar ile ücretlerin aşağı yönlü yapışkanlığıdır.
Keynesyen iktisatta ekonomiyi dengeye getiren güç toplam taleptir. Eğer hanehalkları, firmalar ve devletin toplam harcama arzusu tam istihdam üretim düzeyini karşılayacak kadar yüksek değilse ekonomi eksik istihdamda dengelenir. Bu noktada Klasiklerin iddia ettiği gibi ücretler ve fiyatlar hızla düşerek talebi artırmaz; çünkü kurumsal ve yapısal nedenlerle fiyatlar ve ücretler aşağı yönlü 'yapışkan' bir özellik gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Etkin Talep Kavramını Analiz Et
Etkin talep, ekonomideki toplam harcamaların (C+I+G+NXC+I+G+NX) fiili üretim düzeyini belirlediği noktadır.
Keynesyen modelde üretim arz tarafından değil, talep tarafından sürüklenir.
2
Eksik İstihdam Dengesi Durumunu İncele
Toplam talep (ADAD), ekonominin tam istihdam kapasitesini (YfY_f) satın almaya yetmiyorsa, denge noktası (YeY_e) tam istihdamın solunda oluşur (Ye<YfY_e < Y_f).
Klasiklerin aksine, ekonomide her zaman tam istihdam garanti edilmez.
3
Otomatik Uyum Mekanizmasını Sorgula
Klasik modelde fiyat ve ücretler esnektir ve ekonomiyi tam istihdama iter; ancak Keynesyen modelde ücretler ve fiyatlar 'yapışkan' (sticky) olduğu için bu uyum gerçekleşmez.
Sendikalar, asgari ücret yasaları ve uzun dönemli sözleşmeler ücretlerin düşmesini engeller.

Key Concept

Etkin Talep ve Ücret-Fiyat Yapışkanlığı

Hints

1
Klasik iktisatçıların aksine Keynes, ekonominin kendi kendine her zaman tam istihdama geleceğine inanmaz.
2
Ekonominin tam istihdama dönememesinin sebebi, işsizlik varken bile ücretlerin neden düşmediği ile ilgilidir.
3
Üretim miktarını belirleyen şeyin 'Toplam Arz' değil, harcamalardan oluşan 'Etkin Talep' olduğunu hatırlayın.

Practice More

Keynesyen çarpan mekanizması ve vergi çarpanının eksik istihdam dengesini gidermedeki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question

Keynesyen İktisat Teorisi'nde harcama çarpanı mekanizması, otonom harcamalarda meydana gelen bir değişikliğin milli gelir düzeyi üzerinde kendisinden daha büyük bir artış yaratacağını ifade eder. Marjinal tüketim eğiliminin (cc) 0,800,80 olduğu dışa kapalı bir ekonomide, yatırım harcamalarında meydana gelen 100100 Milyar TL'lik bir artışın denge milli gelir düzeyi üzerinde yaratacağı toplam artış kaç Milyar TL'dir?

Show answer & explanation

Answer: 500

Answer

Denge milli gelir düzeyindeki toplam artış 500 Milyar TL'dir.
Denge milli gelirindeki artış, başlangıçtaki otonom harcama artışının harcama çarpanı ile çarpılmasıyla bulunur. Marjinal tüketim eğilimi 0,800,80 olduğunda çarpan katsayısı 55 (1/0,201/0,20) olur. 100100 Milyar TL'lik yatırım artışı 55 katına çıkarak toplamda 500500 Milyar TL'lik bir gelir artışı sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Harcama çarpanı (kk) formülünü belirle.
k=11ck = \frac{1}{1 - c}
Otonom harcamalardaki bir değişikliğin toplam gelir üzerindeki katlanarak artan etkisini hesaplamak için temel çarpan formülü kullanılır.
2
Verilen marjinal tüketim eğilimi (c=0,80c = 0,80) değerini yerine koyarak çarpanı hesapla.
k=110,80=10,20=5k = \frac{1}{1 - 0,80} = \frac{1}{0,20} = 5
Çarpan, sızıntıların (tasarrufların) tersi olarak çalışır; harcanmayan kısmın oranına bölünerek bulunur.
3
Çarpan katsayısı ile otonom yatırım artışını (ΔI=100ΔI = 100) çarparak milli gelirdeki toplam değişimi (ΔYΔY) hesapla.
ΔY=k×ΔI=5×100=500\Delta Y = k \times \Delta I = 5 \times 100 = 500
Toplam gelir artışı, başlangıçtaki harcama artışının çarpan kadar genişlemesiyle elde edilir.

Key Concept

Harcama Çarpanı (Multiplier Effect)

Practice More

Vergi çarpanının harcama çarpanından bir eksik ve negatif işaretli olduğunu unutmayın; bu soru vergi artışı için sorulsaydı sonuç ne olurdu?

Alternative Method

Marjinal tasarruf eğilimi üzerinden de gidilebilir: MPS=1MPC=0,20MPS = 1 - MPC = 0,20. Çarpan aynı zamanda 1/MPS1 / MPS olduğu için 1/0,20=51 / 0,20 = 5 bulunur. Sonuç yine 5×100=5005 \times 100 = 500 olacaktır.
Estimated Time:45s
Question 8Question

Keynesyen İktisat Teorisi'ne göre, ekonominin toplam talep yetersizliği durumunda kendiliğinden tam istihdam düzeyine dönememesinin ve uzun süre "eksik istihdam" dengesinde kalabilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nominal ücretlerin ve fiyatların aşağı doğru yapışkan (esnek olmayan) bir yapıya sahip olması

Answer

Ekonominin eksik istihdam dengesinde kalmasının temel nedeni, nominal ücretlerin aşağı doğru yapışkan (esnek olmayan) olmasıdır.
Keynesyen analizde, nominal ücretlerin aşağı doğru yapışkan (esnek olmayan) bir yapı sergilemesi, ekonominin toplam talep yetersizliği karşısında kendiliğinden tam istihdama dönememesinin temel nedenidir. Sendikalar, toplu iş sözleşmeleri ve asgari ücret yasaları gibi kurumsal faktörler, işsizlik artsa bile ücretlerin düşmesini engeller. Bu durum, ekonominin üretim ve istihdam kaybı yaşadığı bir 'eksik istihdam' dengesinde takılı kalmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klasik ve Keynesyen varsayımları karşılaştırın.
Klasikler ücretlerin tam esnek olduğunu, Keynesyenler ise (sendikalar, sözleşmeler vb. nedeniyle) aşağı doğru yapışkan olduğunu savunur.
Ücret esnekliği ekonominin kendiliğinden dengeye gelip gelmeyeceğini belirleyen temel mekanizmadır.
2
Toplam talep şokunun etkisini analiz edin.
Toplam talep (ADAD) düştüğünde, ücretler (WW) düşmezse reel ücretler yüksek kalır ve işsizlik ortaya çıkar.
Ücretlerin düşmemesi, işgücü piyasasında arz fazlasının (işsizlik) kalıcı hale gelmesine neden olur.
3
Eksik istihdam dengesini tanımlayın.
Ekonomi, tam istihdam düzeyinin (YfY_f) altında bir hasıla seviyesinde istikrarlı bir dengeye ulaşır.
Klasiklerin aksine, dışsal bir müdahale (maliye politikası gibi) olmadan ekonominin bu noktadan çıkamayacağı savunulur.

Key Concept

Ücret Yapışkanlığı ve Eksik İstihdam Dengesi

Hints

1
Klasik iktisatçılar ekonominin 'görünmez el' ile her zaman tam istihdama döneceğine inanırken, Keynes neden buna karşı çıkmış olabilir?
2
İşgücü piyasasında dengeyi sağlayan fiyat (ücret) mekanizmasının düzgün çalışmadığı durumları düşünün.

Practice More

Keynesyen modelde ücret yapışkanlığının bir sonucu olarak 'Likidite Tuzağı' kavramını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 9Question

J.M. Keynes tarafından ileri sürülen 'Temel Psikolojik Kanun', gelir düzeyi ile tüketim harcamaları arasındaki ilişkiyi aşağıdakilerden hangisi ile tanımlamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Tüketim harcamalarının gelirdeki artıştan daha az artması

Answer

Tüketim harcamalarının gelirdeki artıştan daha az artmasıdır.
Keynes'e göre temel psikolojik kanun, insanların gelirleri arttığında tüketimlerini de artırma eğiliminde olduklarını, ancak tüketimdeki artışın gelirdeki artış kadar çok olmadığını ifade eder. Matematiksel olarak bu durum, marjinal tüketim eğiliminin (MPCMPC) sıfır ile bir arasında bir değer alması (0<MPC<10 < MPC < 1) anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Gelir ve tüketim arasındaki ilişkinin yönünü belirleyin.
Gelir arttıkça tüketim harcamaları da artar (pozitif ilişki).
Keynesyen teoride tüketim, harcanabilir gelirin istikrarlı ve pozitif bir fonksiyonudur.
2
Keynes'in 'Temel Psikolojik Kanunu'nu uygulayın.
Gelirdeki artışın bir kısmı tüketime, kalan kısmı ise tasarrufa gider.
Psikolojik kanun, tüketimdeki artışın gelirdeki artıştan küçük kalacağını (0<MPC<10 < MPC < 1) öngörür.

Key Concept

Temel Psikolojik Kanun ve Marjinal Tüketim Eğilimi (MPCMPC)
Estimated Time:45s
Question 10Question

Keynesyen İktisat Teorisi'nde faiz oranı, Klasik iktisatçıların savunduğu "tasarruf etmenin ödülü" (beklemenin ödülü) yaklaşımının aksine, "likiditeden vazgeçmenin bedeli" olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım çerçevesinde, Keynesyen modelde faiz oranının belirlendiği piyasa ve temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Para arzı ve para talebinin (likidite tercihi) karşılaştığı para piyasasında belirlenerek, bireylerin servetlerini nakit veya tahvil olarak tutma tercihlerini dengelemek.

Answer

Faiz oranı, para arzı ve likidite tercihinin (para talebi) karşılaştığı para piyasasında belirlenir ve bireylerin nakit ile tahvil arasındaki portföy tercihlerini dengeler.
Keynesyen teoriye göre faiz oranı, hanehalklarının ve firmaların likit (nakit) kalma arzusu ile piyasadaki para arzının dengelenmesi sonucu oluşur. Bu, faizin bir reel piyasa değişkeni (ödünç verilebilir fonlar) değil, tamamen parasal bir değişken olduğu anlamına gelir. Para talebi (likidite tercihi), faiz oranının azalan bir fonksiyonudur ve denge noktasında portföy sahipleri ellerindeki nakit ve tahvil miktarından memnun hale gelirler.

Step-by-Step Solution

1
Keynesyen faiz tanımının analiz edilmesi
Faiz, tasarruf etmenin değil, nakit paranın sağladığı likidite avantajından vazgeçmenin bedelidir.
Paranın işlem, ihtiyat ve spekülasyon güdüleriyle talep edilmesinin bir maliyeti olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Faizin belirlendiği piyasanın tespiti
Faiz, para arzı (MsM^s) ve para talebinin (MdM^d veya LL) kesiştiği para piyasasında belirlenir.
Klasiklerin reel (fon) piyasası yerine Keynesyenlerin parasal piyasaya odaklandığını ayırt etmek için gereklidir.
3
Denge koşulunun yorumlanması
Denge faiz oranında (ii^*), bireyler tutmak istedikleri para miktarını merkez bankasının sunduğu para miktarına eşitler.
Faizin ekonomik sistemdeki temel dengeleyici rolünü (nakit-tahvil tercihi) doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Likidite Tercihi Teorisi (Liquidity Preference Theory)

Alternative Method

Klasik ve Keynesyen okulların faiz konusundaki ayrımını şu sloganla hatırlayabilirsiniz: Klasikler için faiz 'beklemenin ödülü' (reel), Keynesyenler için ise 'nakit kalmamanın cezasıdır' (parasal).
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

Bir ekonomide girişimcilerin gelecekteki kâr beklentilerinde meydana gelen ani bir kötümserliğin, faiz oranları (rr) sabit kalsa dahi yatırım talebini daraltarak toplam hasıla düzeyini düşürmesi, Keynesyen İktisat Teorisi'nde aşağıdakilerden hangisinin değişkenliği ile açıklanır?

Show answer & explanation

Answer: Sermayenin marjinal etkinliği (MECMEC)

Answer

Sermayenin marjinal etkinliği (MECMEC)
Sermayenin marjinal etkinliği (MECMEC), yeni bir sermaye malının beklenen getirisini maliyetine eşitleyen iskonto oranıdır. Keynes, yatırımların faizden ziyade girişimcilerin 'animal spirits' olarak adlandırdığı içgüdüsel beklentilerine bağlı olduğunu ve bu beklentilerdeki değişimin MECMEC eğrisini kaydırarak yatırımlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını savunur.

Step-by-Step Solution

1
Yatırım karar mekanizmasını tanımlama
Yatırım Kararı: MEC>rMEC > r
Keynesyen modelde bir yatırımın yapılabilmesi için sermaye malının beklenen getiri oranının (MECMEC), borçlanma maliyeti olan faiz oranından (rr) yüksek olması gerekir.
2
Beklentilerin (Animal Spirits) etkisini analiz etme
MECMEC değerinde düşüş
Girişimcilerin geleceğe dair kötümserleşmesi, sermaye malından elde etmeyi umdukları gelecekteki kâr akışlarının bugünkü değerini düşürür, bu da MECMEC eğrisini aşağı/sola kaydırır.
3
Hasıla üzerindeki etkiyi belirleme
IYI \downarrow \Rightarrow Y \downarrow
Faizler sabit olsa bile MECMEC'deki düşüş nedeniyle yatırımlar (II) azalır; bu durum çarpan mekanizması aracılığıyla toplam hasılayı (YY) daraltır.

Key Concept

Sermayenin Marjinal Etkinliği ve Yatırımın Kararsızlığı

Hints

1
Yatırım kararı verilirken beklenen getiri ile maliyet (faiz) karşılaştırılır.
2
Keynes'in 'animal spirits' (hayvani güdüler) kavramı girişimcilerin psikolojik beklentilerini ifade eder.
3
Beklenen getiri oranını ifade eden terim 'Sermayenin Marjinal Etkinliği'dir.

Practice More

Keynesyen modelde faiz oranlarının yatırım üzerindeki etkisinin neden zayıf kabul edildiğini (yatırımın faiz esnekliği) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Keynesyen İktisat Teorisi Practice Questions — KPSS İktisat | Examkin