Question

Difficulty: Very hardSatın Alma Gücü Paritesi (SGP)

Uluslararası iktisadi karşılaştırmalarda 'Penn Etkisi' olarak da bilinen; gelişmekte olan ülkelerin kişi başına düşen GSYH rakamlarının Satın Alma Gücü Paritesi (SGPSGP) ile hesaplandığında, piyasa döviz kuru ile hesaplanan değerden sistematik olarak daha yüksek çıkması olgusu kalkınma iktisadında önemli bir tartışma konusudur.

Bu sistematik sapmanın ve SGPSGP yönteminin gelişmekte olan ülkeler lehine daha yüksek bir refah düzeyine işaret etmesinin temel teorik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Ülkeler arasındaki verimlilik farklarının ticarete konu olan sektörlerde, ticarete konu olmayan (hizmetler) sektörüne göre daha belirgin olması nedeniyle fakir ülkelerde hizmet fiyatlarının ve genel fiyat düzeyinin düşük kalması.Answer
  2. B
    Gelişmekte olan ülkelerin yerel para birimlerinin piyasa döviz kuru karşısında spekülatif sermaye hareketleri nedeniyle sürekli aşırı değer kaybetme eğiliminde olması.
  3. C
    Sanayileşmiş ülkelerin dış ticaret hadlerinin, birincil mal ihraç eden gelişmekte olan ülkeler aleyhine sürekli iyileşme göstererek reel gelir farkını açması.
  4. D
    Tek fiyat kanununun geçerli olduğu varsayımı altında, ülkeler arasındaki enflasyon farklarının nominal döviz kurları tarafından tam olarak dengelenememesi.
  5. E
    Gelişmiş ülkelerde sermaye-hasıla oranının yüksek olmasının, emeğin marjinal verimliliğini düşürerek uluslararası fiyat eşitlenmesini imkansız kılması.

Answer

Gelişmekte olan ülkelerde ticarete konu olan sektörlerdeki verimliliğin düşük olması, genel ücret düzeyini düşük tutarak ticarete konu olmayan hizmetlerin fiyatlarını aşağı çeker ve bu da Satın Alma Gücü Paritesi'ne göre hesaplanan geliri yükseltir.
Doğru yanıt olan seçenek, Balassa-Samuelson etkisini açıklamaktadır. Zengin ve fakir ülkeler arasındaki verimlilik farkı ticarete konu olan mallarda çok yüksektir. Ancak ticarete konu olmayan hizmetlerde verimlilik farkı düşüktür. Zengin ülkede sanayideki yüksek verimlilik nedeniyle ücretler yüksektir; bu yüksek ücretler verimliliğin düşük olduğu hizmet sektöründe de (maliyet itişli olarak) fiyatları artırır. Fakir ülkelerde ise tam tersine düşük ücretler hizmet fiyatlarını çok düşük tutar. Bu nedenle fakir ülkelerde genel fiyat düzeyi daha düşük olduğundan, yerel para biriminin satın alma gücü piyasa kurunun üzerindedir.

Step-by-Step Solution

1
Penn Etkisi kavramını analiz etme
Gelişmekte olan ülkelerin GSYH'sinin SGP ile hesaplandığında nominal değerden sistematik olarak büyük çıktığının tespiti.
Bu sapma tesadüfi değil, yapısal bir verimlilik farkından kaynaklanır.
2
Balassa-Samuelson etkisini uygulama
Zengin ülkelerin ticarete konu olan mallarda (sanayi vb.) çok daha verimli olduğu, ancak hizmet sektöründeki verimlilik farkının bu kadar yüksek olmadığı görülür.
Uluslararası rekabet, ticarete konu olan mallarda fiyatları ve verimlilik odaklı ücretleri eşitler.
3
Ücret-Fiyat ilişkisini değerlendirme
Zengin ülkelerdeki yüksek verimlilik ücretleri artırır, bu da hizmet fiyatlarını (berber, ulaşım vb.) yükseltir. Fakir ülkelerde düşük verimlilik düşük ücretlere ve dolayısıyla çok ucuz hizmetlere yol açar.
Hizmetler ticarete konu olmadığı için uluslararası fiyatları eşitlenemez.
4
Refah karşılaştırmasını sonuçlandırma
Fakir ülkede genel fiyat düzeyinin düşük olması, bir doların satın alma gücünü artırdığı için SGP düzeltmesi geliri yukarı çeker.
Nominal kurlar sadece ticarete konu olan malları baz alırken, SGP tüm mal sepetini baz alır.

Key Concept

Balassa-Samuelson Etkisi ve Penn Etkisi
Rate this question