Kalkınma Teorileri ve Stratejileri

123 questions

Question 81Question

Ragnar Nurkse tarafından geliştirilen "Yoksulluğun Kısır Döngüsü" (Vicious Circle of Poverty) teorisine göre, az gelişmiş ülkelerde sermaye birikiminin yetersiz kalmasına neden olan arz yönlü temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gelir düzeyinin düşüklüğü nedeniyle tasarrufların yetersiz kalması

Answer

Gelir düzeyinin düşüklüğü nedeniyle tasarrufların yetersiz kalması
Ragnar Nurkse'ye göre 'bir ülke fakir olduğu için fakirdir'. Arz yönünden bakıldığında, kişi başına düşen gelirin düşüklüğü, temel ihtiyaçlardan artan bir fon (tasarruf) oluşmasını engeller. Tasarruf yetersizliği sermaye birikimini kısıtlar, bu da verimliliği ve dolayısıyla geliri düşük seviyede tutarak döngüyü tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
Teorinin arz ve talep yönlerini ayırt edin.
Arz yönü tasarruf ve sermaye oluşumu ile, talep yönü ise pazar genişliği ve yatırım kararları ile ilgilidir.
Nurkse'ye göre yoksulluğun temelinde hem arz hem de talep yönlü tıkanıklıklar yatar.
2
Arz yönlü neden-sonuç ilişkisini kurun.
Düşük Gelir \rightarrow Düşük Tasarruf \rightarrow Sermaye Yetersizliği \rightarrow Düşük Verimlilik \rightarrow Düşük Gelir.
İnsanlar fakir olduğu için tasarruf edemezler, tasarruf olmayınca yatırım ve sermaye birikimi gerçekleşemez.

Key Concept

Nurkse'nin Arz Yönlü Yoksulluk Çemberi

Hints

1
Arz yönü dendiğinde üretim faktörlerinin (özellikle sermayenin) oluşum sürecini düşünün.
2
Sermaye birikimi için gerekli olan kaynağın (tasarruf) neden oluşamadığına odaklanın.

Practice More

Nurkse'nin bu döngüyü kırmak için önerdiği 'Dengeli Kalkınma' stratejisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 82Question

Joseph Schumpeter'in 'İktisadi Kalkınma Teorisi'nde tanımladığı dairesel akış (stationary state) ve bu yapıyı kıran dinamik değişim süreci dikkate alındığında; teoride 'kalkınma' olgusunu ve bu olgunun merkezindeki 'yaratıcı yıkım' mekanizmasını en doğru şekilde özetleyen önerme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalkınma, dairesel akışın mevcut kanallarının dışına çıkan, sistemin içinden kaynaklanan ve girişimcinin 'yeni bileşimleri' uygulamasıyla ortaya çıkan kendiliğinden ve kesikli bir değişim sürecidir.

Answer

Kalkınma, dairesel akışın içinden kaynaklanan, girişimcinin yeni bileşimleri uygulamasıyla gerçekleşen kendiliğinden ve kesikli bir değişim sürecidir.
Schumpeter'e göre kalkınma, ekonominin dairesel akış (stationary state) kanallarında meydana gelen ve sistemin dışından değil, bizzat içinden kaynaklanan kendiliğinden değişimlerdir. Bu değişimler, girişimcinin yeni ürünler, yeni üretim yöntemleri, yeni pazarlar veya yeni organizasyon biçimleri gibi 'yeni bileşimleri' (inovasyon) hayata geçirmesiyle oluşur. Bu süreçte eski yapılar yıkılırken yerine daha verimli yenileri inşa edilir (yaratıcı yıkım). Bu değişim, neoklasik büyüme modellerindeki gibi pürüzsüz bir sürekli artış değil, mevcut dengeyi bozan kesikli ve sıçramalı bir yapıdadır.

Step-by-Step Solution

1
Dairesel akış kavramının analizi
Dairesel akışın, ekonominin kendini sürekli tekrar ettiği, yeniliğin olmadığı durağan bir yapı (stationary state) olduğu saptanır.
Teorinin başlangıç noktasını anlamak için mevcut statik dengenin tanımlanması gerekir.
2
Kalkınmanın kaynağının belirlenmesi
Değişimin dışsal bir şoktan değil, sistemin içindeki girişimci faaliyetlerinden (içsel/endojen) kaynaklandığı tespit edilir.
Schumpeter'i klasik ve neoklasik büyüme modellerinden ayıran temel farkı ortaya koymak içindir.
3
Girişimci ve inovasyon (yeni bileşimler) rolünün tanımlanması
Girişimcinin 'yeni bileşimleri' (yeni ürün, yöntem, pazar vb.) hayata geçirerek yaratıcı yıkım sürecini başlattığı analiz edilir.
Kalkınmanın itici gücü olan inovasyon mekanizmasının işleyişini açıklamak gerekir.
4
Değişimin niteliğinin saptanması
Sürecin pürüzsüz ve sürekli bir artış değil, dairesel akışı kesintiye uğratan 'kesikli' (discontinuous) bir yapıya sahip olduğu sonucuna varılır.
Schumpeter'in 'kalkınma' tanımındaki özgün 'kesiklilik' vurgusunu doğrulamak içindir.

Key Concept

Schumpeter'in Yaratıcı Yıkım ve Girişimcilik Teorisi
Estimated Time:2m 30s
Question 83Question

W. Arthur Lewis tarafından geliştirilen "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, geleneksel (tarım) sektörden modern (sanayi) sektöre emek transferinin devam etmesi ve sanayi sektörünün genişlemesi süreci, temel olarak aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesine dayandırılmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kapitalistlerin elde ettikleri kârların tamamını veya büyük bir kısmını yeniden yatırıma dönüştürerek sermaye stokunu artırmaları ve bu sayede emek talep eğrisini sağa kaydırmaları

Answer

Kapitalistlerin elde ettikleri kârları yeniden yatırıma dönüştürerek sermaye stokunu artırmaları ve emek talep eğrisini sağa kaydırmaları
Lewis modeline göre, kalkınmanın temel mekanizması kapitalist sektörde oluşan artı değerin (kârın) sermaye birikimine dönüştürülmesidir. Bu süreçte kapitalistler kârlarını yeniden yatırarak sermaye stokunu artırırlar. Sermaye miktarındaki artış, emeğin marjinal verimliliğini yükselterek emek talep eğrisini sağa kaydırır. Geleneksel sektörde sınırsız emek arzı bulunduğu için, bu transfer sabit bir 'geçimlik ücret' düzeyinde devam eder ve sanayi sektörü sürekli genişler.

Step-by-Step Solution

1
Modern (kapitalist) sektörün temel özelliğini tanımlama
Modern sektörde emek, marjinal verimliliğine göre istihdam edilir ve kapitalistler üretimden kâr elde eder.
Büyümenin kaynağı olan sermaye birikiminin nereden geldiğini anlamak için kâr mekanizmasını tanımlamak gerekir.
2
Kârın kullanım biçimini analiz etme
Kapitalistler elde ettikleri kârı (kapitalist artı) lüks tüketime değil, yeniden yatırıma (sermaye mallarına) dönüştürürler.
Lewis modelinde büyüme, kârların sermaye stoğuna eklenmesiyle (reinvestment) gerçekleşir.
3
Sermaye birikiminin emek piyasasına etkisini değerlendirme
Artan sermaye stoğu, emeğin marjinal verimliliğini artırarak emek talep eğrisini (D1D_1 den D2D_2 ye) sağa kaydırır.
Emek arzı sınırsız olduğu için, talep arttıkça daha fazla işçi sabit ücretle modern sektöre çekilir.
4
Sürecin sürekliliğini belirleme
Her yeni yatırım daha fazla üretim, daha fazla kâr ve dolayısıyla daha fazla yatırım doğurur; bu döngü geleneksel sektördeki 'fazla' emek tükenene kadar sürer.
Modelin dinamik yapısını ve kalkınmanın nasıl kendi kendini beslediğini açıklamak için bu döngü kritiktir.

Key Concept

Kapitalist Artığın Yeniden Yatırımı (Capitalist Surplus Reinvestment)

Hints

1
Lewis modelinde modern sektörün büyümesini sağlayan temel kaynak, kapitalistlerin elde ettiği 'artı' (kâr) değerdir.
2
Kapitalistlerin kârlarını lüks tüketime harcamak yerine üretim kapasitesini artırmak için kullanmaları süreci nasıl etkiler?
3
Sermaye miktarındaki artış, üretim fonksiyonunda emeğin marjinal verimliliğini (talep eğrisini) hangi yöne hareket ettirir?

Practice More

Lewis dönüş noktası (Lewis turning point) sonrası ekonomide ücretlerin ve emek piyasasının nasıl değiştiğini inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question

Gelişmekte olan ülkelerin sanayileşme sürecinde, yerli üretimi teşvik etmek amacıyla dışarıdan ithal edilen tüketim mallarının yurt içinde üretilmesini hedefleyen ve bu doğrultuda yüksek gümrük tarifeleri ile miktar kısıtlamalarını (kota) birer koruma aracı olarak kullanan strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İthal ikamesine dayalı sanayileşme

Answer

İthal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisi, yerli üretimi korumak için ithalata kısıtlamalar getirir ve 'içe dönük' bir büyüme modelini benimser.
İthal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisi, özellikle sanayileşmenin ilk aşamalarında tüketim mallarının ithalatını kısıtlayarak bu malların yerli imkanlarla üretilmesini ve yerli sanayinin dış rekabete karşı güçlenmesini hedefler.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel hedefi belirlemek.
İthal edilen malların yurt içinde üretilmesinin hedeflendiği görülmektedir.
Stratejinin tanımı, ithalatın yerli üretimle ikame edilmesi (yer değiştirilmesi) üzerine kuruludur.
2
Kullanılan iktisat politikası araçlarını analiz etmek.
Yüksek gümrük tarifeleri ve kotalar gibi korumacı önlemler tespit edilmiştir.
İthal ikamesi stratejisi, gelişmekte olan ülkelerdeki 'bebek sanayileri' (infant industries) dış rekabetten korumak için bu araçları kullanır.

Key Concept

İthal İkamesi (Import Substitution)

Hints

1
Stratejinin adındaki 'ikame' kelimesi, ithal edilenin yerine başka bir şeyin (yerli üretimin) konulması anlamına gelir.

Practice More

İthal ikamesi stratejisinin 'kolay aşama' ve 'zor aşama' (dayanıklı tüketim/ara malı üretimi) arasındaki farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 85Question

Lewis'in 'Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma' modelinde, modern (kapitalist) sektörün geleneksel sektörden emek çekerek büyümesi, elde edilen kârların (kapitalist artı) yeniden yatırıma dönüştürülmesine bağlıdır. Modelde, bu birikim sürecinin reel ücretler yükselmeden ve kâr oranları azalmadan devam edebilmesini sağlayan temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel sektörde gizli işsizliğin varlığı nedeniyle modern sektöre sunulan emek arzının tam esnek olması

Answer

Geleneksel sektörde gizli işsizliğin varlığı nedeniyle modern sektöre sunulan emek arzının tam esnek olması
Lewis modelinin motoru, modern sektörde elde edilen kârların yeniden yatırıma dönüştürülmesidir. Bu sürecin (birikimin) kesintisiz sürmesi için işgücü maliyetlerinin (ücretlerin) artmaması gerekir. Geleneksel sektördeki gizli işsizlik (marjinal verimliliği sıfır olan işgücü), modern sektörün her genişleme aşamasında aynı sabit ücret düzeyinden yeni işçiler bulabilmesini, yani emek arzının tam esnek (yatay) olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Modelin ikili yapısını analiz etme
Ekonomi, düşük verimli geleneksel (tarım) ve yüksek verimli modern (sanayi) sektörden oluşur.
Lewis modeli dualist (ikili) bir yapı üzerine kurgulanmıştır.
2
Geleneksel sektördeki emek arzını değerlendirme
Geleneksel sektörde 'gizli işsizlik' vardır ve emeğin marjinal verimliliği sıfırdır (MPL=0MP_L = 0).
Bu durum, tarımdan sanayiye işçi çekildiğinde tarımsal hasılanın azalmadığı anlamına gelir.
3
Ücret mekanizmasını belirleme
Modern sektör, geleneksel sektördeki geçimlik ücret düzeyinden (WSW_S) biraz daha yüksek sabit bir ücret sunar.
Emek arzı 'sınırsız' (tam esnek) olduğu için sanayi sektörü genişlerken ücretler yükselmez.
4
Sermaye birikim sürecini tamamlama
Ücretler sabit kaldığı sürece sanayici 'kapitalist artı' (kâr) elde eder ve bunu yeniden yatırıma dönüştürür.
Bu döngü, geleneksel sektördeki fazla emek tükenene (Lewis dönüm noktası) kadar devam eder.

Key Concept

Gizli İşsizlik ve Sınırsız Emek Arzı Varsayımı
Estimated Time:1m 15s
Question 86Question

W. Arthur Lewis tarafından geliştirilen "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, ekonomideki ikili (dual) yapının dönüşüme uğradığı ve modern sektörde reel ücretlerin yükselmeye başladığı "Lewis Dönüm Noktası"na (Lewis Turning Point) ulaşılmasını sağlayan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel sektördeki ihtiyaç fazlası (artık) emeğin tamamen modern sektöre aktarılmasıyla tarımda emeğin marjinal verimliliğinin pozitif hale gelmesi

Answer

Geleneksel sektördeki ihtiyaç fazlası emeğin tükenmesiyle tarımda emeğin marjinal verimliliğinin pozitifleşmesi
Lewis modelinde kalkınmanın ilk evresinde reel ücretler, geleneksel sektördeki geçimlik ücret düzeyinde (WsW_s) sabittir. Bunun nedeni, geleneksel sektörde emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olması ve sınırsız bir emek arzının varlığıdır. Modern sektördeki kârların yatırıma dönüşmesiyle emek talebi artmaya devam ederken, geleneksel sektördeki fazla emek (gizli işsizler) tamamen tükenirse, tarımda kalan işçilerin marjinal verimliliği sıfırın üzerine çıkar. Bu durum, tarımdan modern sektöre göçün bir fırsat maliyeti oluşturmasına ve dolayısıyla modern sektördeki reel ücretlerin yükselmeye başlamasına neden olur. Bu kritik aşamaya 'Lewis Dönüm Noktası' denir.

Step-by-Step Solution

1
Lewis modelinin başlangıç varsayımını belirle
Geleneksel sektörde marjinal verimliliği sıfır (MPL=0MP_L = 0) olan sınırsız bir emek arzı mevcuttur.
Modelin temel mekanizması olan düşük maliyetli emek transferini anlamak için bu varsayım kritiktir.
2
Modern sektördeki genişleme mekanizmasını analiz et
Modern sektörde oluşan kapitalist artı (kârlar) yeni yatırımlara dönüştürülür, bu da emek talebini artırır.
Kârların yeniden yatırıma dönüştürülmesi, modeldeki büyümenin temel motorudur.
3
Lewis Dönüm Noktası'na geçiş koşulunu saptamaz
Geleneksel sektördeki artık emek tamamen modern sektöre geçtiğinde, tarımdaki emeğin marjinal verimliliği pozitif (MPL>0MP_L > 0) hale gelir.
Emek artık 'bedava' veya 'bol' değildir; tarımdan çekilen her işçi toplam hasılayı azaltacağı için emeğin fırsat maliyeti artar.
4
Ücretler üzerindeki etkiyi değerlendir
Tarımdaki fırsat maliyetinin artması, modern sektörün emek çekebilmek için daha yüksek ücret ödemesini gerektirir.
Bu aşama, sabit reel ücretler döneminin sona erdiğini ve ekonominin tam istihdama yaklaştığını gösterir.

Key Concept

Lewis Dönüm Noktası ve Artık Emek Transferi
Question 87Question

Paul Rosenstein-Rodan'ın Büyük İtiş (Big Push) Teorisi'ne göre; az gelişmiş ülkelerde tek bir yatırım projesinin pazarın dar olması nedeniyle kârlı olamaması, ancak çok sayıda sektörde eş zamanlı yatırım yapıldığında her bir yatırımın diğerleri için pazar oluşturarak kârlılığı artırması durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Talebin tamamlayıcılığı

Answer

Büyük İtiş Teorisi'nde yatırımların karşılıklı pazar oluşturması 'talebin tamamlayıcılığı' kavramı ile açıklanmaktadır.
Büyük İtiş Teorisi'ne göre, yatırımcıların yatırım yapma kararını etkileyen en büyük engel pazarın darlığıdır. Tek bir sektörde yapılan yatırım, kâr elde etmek için yeterli talebi bulamaz. Ancak birçok sektörde aynı anda yatırım yapıldığında, her bir sektörün yarattığı istihdam ve gelir, diğer sektörlerin ürünleri için talep oluşturur. Rosenstein-Rodan bu karşılıklı etkileşimi 'talebin tamamlayıcılığı' olarak adlandırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Teorinin temel problemini analiz et.
Az gelişmiş ülkelerde piyasa hacmi küçüktür (satın alma gücü düşüktür).
Tek bir fabrikada (örneğin ayakkabı) çalışanların geliri, sadece o fabrikanın ürettiği tüm malları satın almaya yetmez.
2
Rosenstein-Rodan'ın çözüm önerisini değerlendir.
Pek çok farklı sektörde (gıda, giyim, mobilya vb.) eş zamanlı yatırımlar yapılmalıdır.
Bir sektördeki işçiler, diğer sektörlerin müşterisi haline gelerek toplam piyasa hacmini genişletir.
3
Kavramsal adlandırmayı yap.
Bu sürece 'talebin tamamlayıcılığı' veya 'talebin bölünmezliği' denir.
Yatırımlar ancak bir 'paket' (bundle) halinde yapıldığında ekonomik rasyonalite kazanır.

Key Concept

Talebin Tamamlayıcılığı (Indivisibility of Demand)

Hints

1
Bu kavram, yatırımların neden eş zamanlı (dengeli) yapılması gerektiğini açıklar.
2
Bir ayakkabı fabrikasında çalışan işçinin geliriyle gıda ve giyim alması örneğini düşünün.
3
Pazarın dar olması sorununu, sektörlerin birbirine pazar oluşturmasıyla çözen kavramdır.

Practice More

Büyük İtiş Teorisi'nin diğer iki bölünmezlik türü olan 'sosyal genel sermaye' ve 'tasarruf arzı' konularını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 88Question

W. Arthur Lewis'in İkili (Dual) İktisat Modeli çerçevesinde, geleneksel (tarım) sektöründen modern (sanayi) sektörüne yönelik emek transferinin 'maliyetsiz' gerçekleştiği aşamanın sona ererek 'Lewis Dönüm Noktası'na (Turning Point) ulaşılması, temel olarak aşağıdaki analitik değişimlerden hangisiyle açıklanır?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel sektörde gizli işsizliğin ortadan kalkarak emeğin marjinal verimliliğinin sıfırdan büyük hale gelmesi ve bu sektörden emek çekilmesinin toplam gıda arzını azaltarak modern sektör reel ücretleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması.

Answer

Lewis Dönüm Noktası, geleneksel sektördeki marjinal verimliliğin sıfırdan büyük hale gelmesi ve emek arzının tam esnekliğini kaybetmesiyle gerçekleşir.
Doğru seçenek, Lewis modelindeki 'sınırsız' (infinite) emek arzının sona erme mekanizmasını tam olarak açıklar. Geleneksel sektörde emeğin marjinal verimliliği (MPLMP_L) sıfırdan büyük hale geldiğinde, bu sektörden çekilen her birim emek toplam gıda arzının düşmesine neden olur. Bu durum, tarımsal ürünlerin fiyatlarını ve dolayısıyla modern sektördeki reel ücretleri yukarı iter, böylece yatay eksenli (tam esnek) emek arz eğrisi yukarı doğru kırılır.

Step-by-Step Solution

1
Geleneksel sektördeki emek durumunun analizi
Başlangıçta MPL=0MP_L = 0 olan gizli işsizler modern sektöre transfer edilir.
Bu aşamada toplam gıda üretimi azalmaz ve emek transferi maliyetsizdir.
2
Dönüm noktasının (Turning Point) belirlenmesi
Gizli işsizlerin tamamı modern sektöre geçtiğinde, tarımda kalan emeğin marjinal verimliliği (MPL>0MP_L > 0) pozitif olur.
Emek çekilmeye devam ederse toplam tarımsal hasıla düşmeye başlar.
3
Ücret dinamiklerinin değerlendirilmesi
Tarımda işgücü kıtlaşınca geçimlik ücretler yükselir ve modern sektör işçi çekmek için daha yüksek reel ücret ödemek zorunda kalır.
Sınırsız emek arzı varsayımı sona erer ve arz eğrisi pozitif eğim kazanır.

Key Concept

Lewis Dönüm Noktası ve Marjinal Verimlilik

Practice More

Lewis modelinde sermaye birikiminin kaynağı olan 'kapitalist artı' (capitalist surplus) ve bu artığın yeniden yatırıma dönüştürülme sürecini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 89Question

Albert O. Hirschman'ın Dengesiz Kalkınma Stratejisi'nde, iktisadi kalkınmanın Sosyal Sabit Sermaye (SOCSOC) ve Doğrudan Üretken Faaliyetler (DPADPA) arasındaki dengesizliklerin yönetilmesiyle sağlanabileceği savunulur. Bu stratejide yatırımların dizilişi, bir sektördeki artışın diğerini teşvik etme biçimine göre farklı yollar izleyebilir.

Buna göre, devletin altyapı yatırımlarını (SOCSOC) artırarak üretim maliyetlerini düşürdüğü ve bu yolla özel sektör yatırımlarını (DPADPA) davet ettiği "izin verici" (permissive) kalkınma yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fazla kapasite yoluyla kalkınma

Answer

Fazla kapasite yoluyla kalkınma, altyapı yatırımlarının (SOC) üretken faaliyetler (DPA) için maliyetleri düşürerek onları teşvik etmesi sürecidir.
Fazla kapasite yoluyla kalkınma (Development via excess capacity of SOCDevelopment \ via \ excess \ capacity \ of \ SOC), devletin ulaşım, enerji gibi altyapı yatırımlarını (SOCSOC) üretken kapasitenin üzerinde yaparak maliyetleri düşürdüğü ve özel sektörü yatırım yapmaya davet ettiği süreçtir. Bu süreçte SOCSOC yatırımı, DPADPA yatırımı için bir 'izin verici' ortam yaratır.

Step-by-Step Solution

1
Dengesiz kalkınma modelindeki temel değişkenleri belirle.
Sosyal Sabit Sermaye (SOCSOC: altyapı, enerji vb.) ve Doğrudan Üretken Faaliyetler (DPADPA: fabrika, üretim tesisleri vb.).
Hirschman'ın teorisi bu iki kavram arasındaki etkileşim üzerine kuruludur.
2
Yatırım dizilişindeki 'yol' ayrımını analiz et.
İki yol vardır: SOCDPASOC \rightarrow DPA (Fazla Kapasite) ve DPASOCDPA \rightarrow SOC (Kıtlık).
Yatırımların hangi sırayla yapılacağı, sürecin niteliğini belirler.
3
Soru kökündeki 'izin verici' (permissive) ifadesini eşleştir.
Fazla kapasite yoluyla kalkınma (Development via excess capacityDevelopment \ via \ excess \ capacity).
Altyapının hazır olması yatırımları 'zorlamaz', sadece uygun ortam hazırlayarak 'izin verir'.

Key Concept

Hirschman'ın SOC-DPA Dengesi ve Yatırım Dizilişi

Hints

1
Hirschman'ın teorisinde yatırımlar ya altyapıdan üretime ya da üretimden altyapıya doğru bir baskı yaratır.
2
Eğer devlet yolu, köprüyü ve elektriği (SOCSOC) önceden hazırlayıp fabrikaların gelmesini bekliyorsa bu 'davetkar' bir yaklaşımdır.
3
İzin verici yol, altyapı kapasitesinin ihtiyaçtan fazla (excess capacityexcess \ capacity) olduğu durumla başlar.

Practice More

Hirschman'ın 'Geri Bağlantı' (Backward Linkage) ve 'İleri Bağlantı' (Forward Linkage) etkileri arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 90Question

Albert O. Hirschman'ın "The Strategy of Economic Development" adlı eserinde ortaya koyduğu Dengesiz Kalkınma Stratejisi'ne göre, yatırım kararlarının birbirini tetikleme (uyarma) potansiyeli kalkınmanın temel dinamizmidir. Bu bağlamda, "darlık yoluyla kalkınma" (developmentdevelopment viavia shortageshortage) süreci izlendiğinde ortaya çıkan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DPADPA (Doğrudan Üretken Faaliyetler) yatırımlarının artmasıyla yetersiz kalan altyapı hizmetlerinin üretim maliyetlerini yükseltmesi ve oluşan baskıların kamu otoritesini SOCSOC (Sosyal Sabit Sermaye) yatırımlarına zorlaması.

Answer

Doğrudan üretken faaliyetlerin (DPADPA) altyapı (SOCSOC) yatırımlarını zorladığını belirten seçenek doğrudur.
Darlık yoluyla kalkınma stratejisinde, önce doğrudan üretken faaliyetlere (DPADPA) yatırım yapılır. Bu yatırımlar sonucunda mevcut altyapı (SOCSOC) yetersiz kalır. Bu yetersizlik üretim maliyetlerini artırır ve girişimciler ile halk tarafından siyasi otoriteler üzerinde baskı oluşur. Bu baskı, kamu otoritesini 'indüklenmiş' (uyarılmış) bir şekilde altyapı yatırımları yapmaya zorlar. Hirschman'a göre bu yol, kapasite fazlası yaratma yoluna göre daha zorlayıcı ve dinamik bir süreçtir.

Step-by-Step Solution

1
Hirschman'ın yatırım diziliş yollarını belirle.
Hirschman iki yol önerir: 1. SOCDPASOC \rightarrow DPA (Kapasite fazlası yolu), 2. DPASOCDPA \rightarrow SOC (Darlık yolu).
Soruda istenen 'darlık yolu'nun hangi dizilişe karşılık geldiğini anlamak gerekir.
2
Darlık yolunun işleyiş mekanizmasını analiz et.
Önce fabrikalar, işletmeler (DPADPA) kurulur. Altyapı (SOCSOC) sabit kaldığı için enerji, ulaşım gibi hizmetlerde kıtlık başlar.
Kalkınmanın 'uyarılmış' kararlar dizisi olduğunu doğrulamak için dizilişin etkisini görmek gerekir.
3
Darlığın yarattığı siyasi ve ekonomik baskıyı değerlendir.
Artan maliyetler ve aksayan üretim, hükümet üzerinde baskı kurarak 'zorunlu' altyapı yatırımlarına yol açar.
Dengesiz kalkınmanın 'baskıcı/zorlayıcı' (compulsive) karakteri darlık yolunda daha belirgindir.

Key Concept

Darlık Yoluyla Kalkınma (DevelopmentDevelopment viavia ShortageShortage)

Practice More

Hirschman'ın bağlantı etkileri (linkagelinkage effectseffects) kavramını pekiştirmek için demir-çelik ve dokuma sektörlerinin kalkınma sürecindeki tetikleme güçlerini karşılaştıran sorular çözülebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question

W. Arthur Lewis'in "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" (İkili İktisat) modelinde, modern (sanayi) sektörün genişleme sürecinde, sanayi istihdamı artmasına rağmen reel ücretlerin uzun bir süre sabit kalmasını sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel (tarım) sektöründe emeğin marjinal verimliliğinin sıfır (gizli işsizlik) olması nedeniyle, modern sektöre yönelik emek arzının kurumsal bir ücret düzeyinde tam esnek olması

Answer

Geleneksel (tarım) sektöründe emeğin marjinal verimliliğinin sıfır (gizli işsizlik) olması nedeniyle, modern sektöre yönelik emek arzının kurumsal bir ücret düzeyinde tam esnek olması
Doğru yanıt olan seçenek, Lewis modelinin kalbi olan 'dualizm' ve 'gizli işsizlik' varsayımlarını birleştirir. Geleneksel tarım sektöründe çok fazla işçi olduğu için bazı işçilerin marjinal verimliliği sıfırdır; bu da sanayi sektörü için geçimlik ücretin biraz üzerinde (kurumsal ücret) tam esnek (yatay) bir emek arzı oluşturur. Bu mekanizma sayesinde sermaye birikimi arttıkça ücretler yükselmez ve kar payı sürekli genişler.

Step-by-Step Solution

1
Lewis modelindeki sektörel yapıyı tanımlayın.
Ekonomi; düşük verimli, gizli işsizliğin olduğu 'geleneksel sektör' ve yüksek verimli, kar odaklı 'modern sektör' olarak ikiye ayrılır.
Modelin dual (ikili) yapısını anlamak, emek transferinin yönünü belirlemek için gereklidir.
2
Geleneksel sektördeki emek arzının niteliğini analiz edin.
Tarımda emeğin marjinal verimliliği (MPLMP_L) sıfırdır; yani bazı işçiler tarımdan ayrılsa bile toplam üretim azalmaz (gizli işsizlik).
Bu durum, modern sektöre aktarılabilecek 'maliyetsiz' veya 'sınırsız' bir işgücü havuzu oluşturur.
3
Modern sektördeki ücret belirleme mekanizmasını inceleyin.
Modern sektör ücreti (WmW_m), geleneksel sektördeki geçimlik ücretin (WsW_s) yaklaşık %30 üzerinde sabitlenmiş 'kurumsal ücret' düzeyindedir.
Bu fark, işçilerin göç etmesini teşvik etmek için gerekli olan 'psikolojik ve maddi prim'i temsil eder.
4
Sınırsız emek arzı ve sabit ücret ilişkisini sentezleyin.
Tarımda gizli işsizlik var olduğu sürece, modern sektör ne kadar emek talep ederse etsin ücretler yükselmez; emek arz eğrisi bu ücret düzeyinde yataydır (tam esnektir).
Kapitalist artık (surplus) arttıkça yapılan yatırımlar, ücretler yükselmeden istihdamı artırarak büyümeyi hızlandırır.

Key Concept

Lewis modelinde, tarım sektöründeki gizli işsizlik (sıfır marjinal verimlilik) sanayi sektörü için sabit ücretle çalışan sınırsız bir emek arzı yaratır.

Practice More

Lewis modelinde reel ücretlerin yükselmeye başladığı ve emek arzının esnekliğini kaybettiği 'Lewis Dönüşüm Noktası'nın (Lewis Turning Point) özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 92Question

Joseph Schumpeter'in iktisadi kalkınma yaklaşımında; mevcut üretim ve tüketim kalıplarının tekrarlandığı dairesel akışı (circular flowcircular\ flow), 'yaratıcı yıkım' (creative destructioncreative\ destruction) yoluyla kesintiye uğratan ve yeni kombinasyonları hayata geçiren temel iktisadi aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Girişimci

Answer

Schumpeter'in analizinde dairesel akışı bozan ve yaratıcı yıkım sürecini başlatan temel aktör girişimcidir.
Girişimci, Schumpeter'in modelinde statik dairesel akışı kıran, yeni ürünler veya yöntemler geliştirerek 'yaratıcı yıkım' sürecini yöneten dinamik aktördür.

Step-by-Step Solution

1
Schumpeter'in kalkınma tanımını analiz etme
Kalkınma, mevcut dairesel akışın dışına çıkılması ve yeni üretim bileşimlerinin oluşturulmasıdır.
Dairesel akış, ekonominin kendini tekrar ettiği durağan bir yapıyı ifade eder.
2
Kalkınmayı sağlayan temel aktörü belirleme
Bu süreci başlatan ve riski üstlenerek yenilik yapan kişi girişimcidir (entrepreneurentrepreneur).
Girişimci, 'yaratıcı yıkım' yoluyla eski yapıları tasfiye eder ve ekonomik büyümeyi kalkınmaya dönüştürür.

Key Concept

Schumpeter'in Girişimci ve İnovasyon Kavramı

Practice More

Schumpeter'in inovasyon türlerini (yeni mal, yeni metod, yeni pazar vb.) inceleyerek konuyu derinleştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 93Question

Paul Rosenstein-Rodan tarafından ileri sürülen Büyük İtiş (Big Push) Teorisi'nde, az gelişmiş ülkelerin sanayileşme sürecinde karşılaştıkları en büyük engelin 'bölünmezlikler' (indivisibilities) olduğu savunulur. Teoride yer alan 'üretim fonksiyonundaki bölünmezlik' (sosyal sabit sermayenin bölünmezliği) kavramı, piyasa mekanizmasının tek başına kalkınmayı gerçekleştirememesini aşağıdakilerden hangisiyle gerekçelendirmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal sabit sermaye yatırımlarının yüksek sabit maliyetli ve bölünemez yapısının yarattığı dışsal ekonomilerin piyasa fiyatlarına yansımaması nedeniyle özel girişimcilerin bu yatırımları kârlı görmeyerek gerçekleştirmemesi

Answer

Sosyal sabit sermaye yatırımlarının yüksek sabit maliyetli ve bölünemez yapısının yarattığı dışsal ekonomilerin piyasa fiyatlarına yansımaması nedeniyle özel girişimcilerin bu yatırımları kârlı görmeyerek gerçekleştirmemesi
Büyük İtiş Teorisi'ne göre, sosyal sabit sermaye (altyapı) yatırımları üretim fonksiyonunda bir bölünmezlik sergiler. Bu yatırımlar çok büyük ölçeklidir ve ekonominin bütününe maliyet düşürücü 'dışsal ekonomiler' sağlar. Ancak, bu dışsal faydalar piyasada fiyatlanamadığı için (piyasa başarısızlığı), tek bir özel yatırımcı bu devasa maliyete katlanarak yatırımı kârlı bulmaz. Bu durum, devletin müdahalesini veya eş zamanlı çok sayıda sektörde yapılacak koordineli bir büyük yatırım paketini (Büyük İtiş) zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Büyük İtiş Teorisi'ndeki bölünmezlik türlerini sınıflandır.
Üretim fonksiyonundaki (sosyal sabit sermaye), talepteki (talebin tamamlayıcılığı) ve tasarruf arzındaki bölünmezlikler belirlendi.
Soruda özel olarak 'üretim fonksiyonundaki bölünmezlik' vurgulandığı için analiz bu noktaya odaklanmalıdır.
2
Sosyal Sabit Sermaye (SOC) yatırımlarının özelliklerini analiz et.
Yol, baraj, enerji gibi altyapı yatırımlarının 'toplu' (lumpy) olduğu, yani küçük parçalar halinde yapılamayacağı ve yüksek bir minimum eşik gerektirdiği görüldü.
Bölünmezlik kavramı, bu yatırımların teknik olarak parçalanamaz olduğunu ifade eder.
3
SOC yatırımlarının yarattığı dışsallıkları ve özel sektörün tepkisini değerlendir.
Bu yatırımlar tüm ekonomide maliyetleri düşürür (parasal dışsallık), ancak yatırımcı bu faydanın tamamını fiyatlandıramaz. Bu durum kârın sosyal faydanın altında kalmasına neden olur.
Piyasa başarısızlığının temel nedeni, yatırımın yarattığı toplumsal faydanın özel kârla örtüşmemesidir.
4
Koordinasyon ve Büyük İtiş gerekliliğini sonuca bağla.
Merkezi planlama veya büyük ölçekli bir kamu müdahalesi olmadan bu yatırımların yapılamayacağı ve dolayısıyla sanayileşmenin başlayamayacağı sonucuna ulaşıldı.
Büyük İtiş, bu koordinasyon eksikliğini aşmak için gerekli olan devasa yatırım hamlesini temsil eder.

Key Concept

Sosyal Sabit Sermayenin Bölünmezliği ve Dışsal Ekonomiler

Hints

1
Sosyal sabit sermaye denildiğinde aklınıza yol, liman ve enerji santralleri gibi devasa altyapı yatırımları gelmelidir.
2
Bir yatırımın faydası başkalarına gidiyor ama yatırımcı bu faydadan para kazanamıyorsa, o yatırımı özel sektör neden yapmaz? 'Dışsallık' kavramına odaklanın.
3
Rodan'a göre altyapı yatırımları 'lumpy'dir, yani ya tam yapılır ya hiç yapılmaz; bu durum yüksek risk ve kâr belirsizliği yaratır.

Practice More

Büyük İtiş teorisinin diğer ayağı olan 'Talebin Tamamlayıcılığı' (Talepteki Bölünmezlik) kavramını Nurkse'nin görüşleriyle kıyaslayarak inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 94Question

Kalkınma iktisadında yatırımların birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunan Büyük İtiş (Big Push) Teorisi'ne göre; yol, liman, enerji santrali gibi altyapı yatırımlarının teknik özellikleri gereği parçalara bölünemez nitelikte olması ve ancak yüksek maliyetli bir 'blok' yatırım ile verimli hale getirilebilmesi durumu aşağıdakilerden hangisi ile açıklanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Üretim fonksiyonundaki bölünmezlikler (Sosyal sabit sermaye)

Answer

Üretim fonksiyonundaki bölünmezlikler (Sosyal sabit sermaye)
Büyük İtiş Teorisi'nde Paul Rosenstein-Rodan, özellikle sosyal sabit sermaye (altyapı) yatırımlarının teknik olarak küçük parçalar halinde inşa edilemeyeceğini, ancak büyük bir başlangıç yatırımıyla verimli olabileceğini belirtir. Bu durum 'üretim fonksiyonundaki bölünmezlik' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Büyük İtiş teorisinin üç temel bölünmezlik türünü hatırla.
Üretim fonksiyonu (arz), talep ve tasarruf arzı bölünmezlikleri.
Soruda sorulan altyapı yatırımlarının hangi kategoriye girdiğini belirlemek için gereklidir.
2
Ulaştırma, enerji ve haberleşme gibi altyapı hizmetlerinin (Sosyal Sabit Sermaye) özelliklerini analiz et.
Bu yatırımlar 'lumpy' (parçalar halinde yapılamayan) özelliktedir ve yüksek sermaye/hasıla oranına sahiptir.
Altyapının teknik bölünmezliği, arz tarafındaki üretim fonksiyonuyla doğrudan ilişkilidir.
3
Bu teknik zorunluluğun teorideki adını belirle.
Üretim fonksiyonundaki bölünmezlikler.
Soru kökündeki 'altyapı yatırımlarının bölünemezliği' tanımı bu kavramla tam olarak örtüşür.

Key Concept

Büyük İtiş Teorisi ve Bölünmezlikler

Hints

1
Büyük İtiş teorisinde üç farklı bölünmezlik türü vardır; ulaştırma ve enerji gibi altyapı hizmetleri arz tarafıyla ilgilidir.
2
Altyapı yatırımları 'Sosyal Sabit Sermaye' olarak da bilinir ve bunların teknik olarak bölünemez oluşu üretim sürecindeki bir kısıttır.
3
Cevap, üretim sürecindeki teknik bir kısıtı ifade eden ve sosyal sabit sermayeyi odağa alan bölünmezlik türüdür.

Practice More

Dengeli kalkınma stratejisinin diğer savunucusu olan Nurkse'nin 'Yoksulluğun Kısır Döngüsü' teorisindeki talep yönlü kısıtları inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Bölünmezlikleri arz, talep ve finansman olarak üç gruba ayırıp sorudaki 'altyapı/enerji' vurgusunun arz (üretim) tarafına düştüğünü görerek sonuca ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 95Question

W.W. Rostow’un "İktisadi Büyüme Aşamaları" analizine göre; Newton öncesi dönemdeki bilim ve teknoloji anlayışının hâkim olduğu, üretim kapasitesinin büyük ölçüde tarımsal faaliyetlerle sınırlı kaldığı ve toplumsal yapının katı bir hiyerarşi ile belirlendiği başlangıç aşaması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel Toplum

Answer

Geleneksel Toplum
Geleneksel toplum evresi, Rostow'un modelindeki ilk aşamadır. Bu aşamada üretim Newton öncesi (bilimsel devrim öncesi) yöntemlere dayanır, toplumsal yapı katı hiyerarşiktir ve ekonomi büyük ölçüde sınırlı verimliliğe sahip tarıma dayalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Rostow'un büyüme aşamaları teorisindeki evrelerin temel özellikleri gözden geçirilir.
Modelin 5 ana evreden (Geleneksel Toplum, Kalkışa Hazırlık, Kalkış, Olgunluk, Kitle Tüketimi) oluştuğu belirlenir.
Soruda sorulan özelliklerin hangi kronolojik sıraya veya tanıma denk geldiğini bulmak için gereklidir.
2
Soru kökündeki 'Newton öncesi bilim anlayışı' ve 'tarımsal üretimle sınırlılık' ifadeleri analiz edilir.
Bu özelliklerin modernleşme öncesi, statik ve sınırlı bir üretim kapasitesini işaret ettiği görülür.
Bu ifadeler Rostow'un terminolojisinde doğrudan ilk aşamayı tanımlayan anahtar kavramlardır.
3
Belirlenen özelliklerin hangi evreye ait olduğu sonucuna varılır.
Özelliklerin 'Geleneksel Toplum' evresine tam olarak uyduğu tespit edilir.
Diğer evreler geçiş, sanayileşme veya ileri teknoloji aşamalarını temsil eder.

Key Concept

Rostow'un İktisadi Büyüme Aşamaları: Geleneksel Toplum
Estimated Time:45s
Question 96Question

Albert O. Hirschman'ın 'Dengesiz Kalkınma Stratejisi'nde, gelişmekte olan ülkelerin sınırlı yatırım kapasitesini en verimli şekilde kullanmak için 'basınçlar' ve 'darboğazlar' yaratılması gerektiği savunulur. Bu stratejiye göre, önce doğrudan üretken faaliyetlere (DPADPA) yatırım yapılarak sosyal sabit sermaye (SOCSOC) hizmetlerinde bir yetersizlik ve darboğaz oluşturulması süreci aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kıtlıklar yoluyla kalkınma

Answer

Kıtlıklar yoluyla kalkınma
Hirschman'ın dengesiz kalkınma modelinde iki temel yol vardır. Doğrudan üretken faaliyetlere (DPADPA) öncelik verildiğinde, bu tesislerin çalışması için gerekli olan yol, elektrik, su gibi sosyal sabit sermaye (SOCSOC) hizmetleri yetersiz kalır. Bu 'kıtlık', siyasi ve ekonomik bir baskı yaratarak devletin veya yatırımcıların SOCSOC yatırımı yapmasını zorunlu kılar. Bu sürece iktisat literatüründe 'kıtlıklar yoluyla kalkınma' denir.

Step-by-Step Solution

1
Yatırım önceliğini belirle
Doğrudan Üretken Faaliyetler (DPADPA) öncelikli yatırımdır.
Hirschman'a göre kaynaklar kıt olduğu için seçim yapılmalıdır.
2
Yatırımın sonucunu analiz et
Artan üretim, mevcut altyapı ve kamu hizmetleri (SOCSOC) üzerinde baskı ve yetersizlik yaratır.
DPADPA yatırımları SOCSOC hizmetlerine olan talebi uyarır.
3
Mekanizmayı isimlendir
Bu sürece 'Kıtlıklar Yoluyla Kalkınma' (Development via shortages) denir.
Zorunlu kılındığı için yapılan 'indüklenmiş' yatırımları tetikler.

Key Concept

Dengesiz Kalkınma: SOC ve DPA Dengesi

Practice More

Hirschman'ın 'ileri ve geri bağlantı etkileri' kavramlarını ve hangi sektörlerin en yüksek 'toplam bağlantı etkisine' sahip olduğunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 97Question

İkili (dual) iktisat yapısını temel alan kalkınma modellerinde, modern (kapitalist) sektörün genişleme aşamasında, bu sektöre sunulan emek arz eğrisinin belirli bir noktaya kadar tam esnek (yatay) bir yapı sergilemesinin temel iktisadi dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel (tarım) sektöründe marjinal verimliliği sıfır olan 'gizli işsiz' bir işgücü fazlasının bulunması

Answer

Geleneksel sektörde marjinal verimliliği sıfır olan 'gizli işsiz' bir işgücü fazlasının bulunması
W. Arthur Lewis'in modelinde, geleneksel sektörde işgücü fazlası (gizli işsizlik) bulunduğu sürece, modern sektör bu işçileri mevcut geçimlik ücretin biraz üzerindeki bir seviyeden istihdam edebilir. Marjinal verimliliği sıfır olan işçiler çekildiğinde tarımsal üretim azalmadığı için, modern sektörün genişlemesi ücretler üzerinde bir artış baskısı yaratmaz; bu da emek arz eğrisinin tam esnek (yatay) olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Lewis modelinin 'İkili (Dual) Yapı' varsayımını hatırlayın.
Ekonomi; düşük verimli geleneksel (tarım) ve yüksek verimli modern (sanayi) sektörden oluşur.
Modelin temel çalışma prensibi bu iki sektör arasındaki kaynak transferidir.
2
Geleneksel sektördeki emeğin verimlilik durumunu analiz edin.
Bu sektörde emeğin marjinal verimliliği (MPLMP_L) sıfır veya sıfıra yakındır (gizli işsizlik).
Sınırsız emek arzının kaynağı, tarımdan çekildiğinde toplam hasılayı düşürmeyen bu 'fazla' işgücüdür.
3
Modern sektörün ücret belirleme mekanizmasını ve arz eğrisini inceleyin.
Modern sektör, geleneksel sektördeki ortalama hasıla (geçimlik ücret) üzerine küçük bir prim ekleyerek sabit bir ücret (wkw_k) sunar.
Gizli işsizlik var olduğu sürece, modern sektör bu sabit ücretle istediği kadar işçiyi istihdam edebilir; bu da arz eğrisini yatay (tam esnek) yapar.

Key Concept

Lewis Sınırsız Emek Arzı ve Gizli İşsizlik Mekanizması

Hints

1
Lewis modelinin 'dual' yapısını düşünün: Tarımda verimlilik çok düşükken sanayide yüksektir.
2
Sanayi sektörünün ücretleri artırmadan işçi alabilmesi için, tarım sektöründen çekilen işçinin arkasında hiçbir üretim kaybı bırakmaması gerekir.
3
Tarımdan bir işçi ayrıldığında toplam hasıla değişmiyorsa, o işçinin marjinal verimliliği sıfırdır. Bu duruma ne ad verilir?

Practice More

Emek arz eğrisinin ne zaman pozitif eğimli hale geldiğini ve bu noktanın (dönüm noktası) kalkınma süreci üzerindeki etkilerini inceleyin.

Alternative Method

Sermaye birikimi ve kapitalist artık (surplus) üzerinden de yaklaşılabilir: Kapitalist artık yeniden yatırıma dönüştükçe emek talebi artar, ancak emek arzı 'gizli işsizlik' nedeniyle yatay olduğundan ücretler artmaz, sadece istihdam artar.
Estimated Time:1m 15s
Question 98Question

Paul Rosenstein-Rodan'ın Büyük İtiş (Big Push) teorisine göre, az gelişmiş ülkelerin "düşük seviyeli denge tuzağından" kurtulabilmesi için yatırımların belirli bir kritik eşiği aşması ve koordineli bir şekilde yapılması gerekir. Teoride "üretim fonksiyonundaki bölünmezlikler" (sosyal sabit sermaye) olarak adlandırılan unsurun, piyasa başarısızlığına yol açarak kamusal müdahaleyi veya geniş çaplı planlamayı zorunlu kılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bu yatırımların yarattığı dışsal ekonomilerin yatırımcı tarafından fiyat mekanizmasıyla içselleştirilememesi sonucu, sosyal marjinal verimliliğin özel marjinal verimlilikten yüksek olması

Answer

Sosyal sabit sermaye yatırımlarının yarattığı dışsal ekonomiler nedeniyle sosyal marjinal verimliliğin özel marjinal verimlilikten yüksek olması rasyonel piyasa aktörlerinin bu yatırımları yapmasını engeller.
Büyük İtiş teorisine göre, yol, enerji tesisi gibi sosyal sabit sermaye yatırımları bölünemez niteliktedir ve bu yatırımların asıl yararı diğer üreticilerin maliyetlerini düşürmektir. Bu durum, yatırımın topluma sağladığı toplam faydanın (sosyal getiri), yatırımcıya geri dönen kârdan (özel getiri) çok daha yüksek olmasına yol açar. Özel yatırımcı sadece kendi kârına baktığı için bu devasa projeleri üstlenmez; bu da ekonominin kalkınma eşiğini atlayamamasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Bölünmezlik Türlerini Belirleme
Rosenstein-Rodan teorisinde üç tür bölünmezlik vardır: Üretim fonksiyonu (SOC), Talep ve Tasarruf arzı.
Sorunun odaklandığı 'üretim fonksiyonundaki bölünmezlikler' kavramını diğerlerinden ayırmak gerekir.
2
Sosyal Sabit Sermaye (SOC) Özelliklerini Analiz Etme
SOC yatırımları (ulaşım, enerji, iletişim) 'parçalara bölünemez' (lumpiness), yüksek sermaye gerektirir ve uzun bir hazırlık süresine (gestation period) sahiptir.
Bu yatırımların neden özel sektör yerine kamusal planlama gerektirdiğini anlamak için teknik yapısını bilmek gerekir.
3
Dışsallık ve Verimlilik İlişkisini Kurma
Bu yatırımların asıl faydası, diğer firmaların girdi maliyetlerini düşürerek onlara 'dışsal ekonomi' sağlamasıdır.
Piyasa başarısızlığının temelinde yatan SMP (Sosyal Marjinal Verimlilik) > PMP (Özel Marjinal Verimlilik) ilişkisini kurmak.
4
Sonuca Ulaşma
Yatırımcı kendi kârına (PMP) baktığında projeyi kârsız bulur, ancak topluma katkısı (SMP) çok yüksektir; bu boşluk ancak devletin 'Büyük İtiş' hamlesiyle kapanır.
Piyasa mekanizmasının neden az gelişmiş ülkelerde statükoyu (denge tuzağını) kıramadığını açıklar.

Key Concept

Büyük İtiş teorisinde piyasa başarısızlığının temel nedeni, yatırımların birbirine sağladığı dışsal ekonomilerin fiyat sistemine tam yansımamasıdır.

Hints

1
Sosyal sabit sermaye (altyapı) yatırımlarının başkalarına sağladığı faydayı (dışsallık) düşünün.
2
Piyasa mekanizmasının bir malın sosyal faydasını fiyatlara tam yansıtamadığı durumlarda ne olduğunu hatırlayın.
3
Yatırımcının cebine girmeyen ama ekonominin geneline yayılan 'dışsal ekonomiler' nedeniyle özel getirinin neden düşük kaldığına odaklanın.

Practice More

Büyük İtiş teorisi ile Nurkse'nin 'Dengeli Kalkınma' stratejisi arasındaki benzerlikleri ve Hirschman'ın 'Dengesiz Kalkınma' eleştirisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 99Question

Joseph Schumpeter'in iktisadi analizinde, yeni bir fikrin veya bilimsel bir keşfin (inventioninvention) ilk kez ticari bir amaçla üretim sürecine dahil edilerek piyasaya sunulması sürecine ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Yenilik (İnovasyon)

Answer

Schumpeter'in analizinde bilimsel keşiflerin iktisadi bir değere dönüştürülerek ticarileşmesi 'Yenilik (İnovasyon)' olarak adlandırılır.
Joseph Schumpeter'e göre icat (inventioninvention), bilimsel veya teknolojik bir keşif aşamasıdır. Bu keşfin bir girişimci tarafından ele alınıp yeni bir ürün, yeni bir üretim yöntemi veya yeni bir piyasa organizasyonu olarak iktisadi hayata tatbik edilmesine ise 'yenilik' (innovationinnovation) denir. Kalkınmayı tetikleyen temel unsur bu ticarileşme sürecidir.

Step-by-Step Solution

1
İcat ve yenilik kavramları arasındaki temel farkı belirle.
İcat (inventioninvention) teknik bir olayken, yenilik (innovationinnovation) iktisadi ve ticari bir olaydır.
Schumpeter, kalkınmayı başlatan gücün sadece buluşlar değil, bu buluşların iktisadi sürece dahil edilmesi olduğunu savunur.
2
Girişimcinin rolünü tanımla.
Girişimci, icatları üretim faktörlerinin yeni bileşimleri (new combinationsnew\ combinations) olarak hayata geçirir.
Yenilik, girişimcinin icatları kullanarak dairesel akışın statik dengesini bozması sürecidir.

Key Concept

İcat ve Yenilik (İnovasyon) Ayrımı

Hints

1
Bilimsel bir keşfin piyasada satılabilir bir ürün haline gelmesi sürecini düşünün.

Practice More

Schumpeter'in tanımladığı beş farklı yenilik türünü (yeni mal, yeni yöntem, yeni piyasa, yeni hammadde, yeni organizasyon) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 100Question

Albert O. Hirschman tarafından geliştirilen Dengesiz Kalkınma Stratejisi’ne göre, demir-çelik sanayisinde yapılan bir yatırımın, bu sanayiden çıktı alan otomotiv veya makine imalatı gibi sektörlerde üretim maliyetlerini düşürerek bu alanlardaki kârlılığı artırması ve yeni yatırımları teşvik etmesi durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: İleriye Bağlantı Etkisi

Answer

Demir-çelik sektörünün çıktısının otomotiv sektöründe girdi olarak kullanılmasıyla maliyetlerin düşmesi ve yatırımın teşvik edilmesi süreci 'İleriye Bağlantı Etkisi' olarak tanımlanır.
İleriye bağlantı etkisi, bir sektörde yapılan üretimin o sektörü girdi olarak kullanan 'takipçi' sektörlerdeki yatırım ortamını iyileştirmesini ifade eder. Soru metninde demir-çelik sanayisinin çıktılarının otomotiv sektöründe maliyet düşürücü bir girdi olarak kullanılması tam olarak bu kavramı karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sektörler arası ilişkinin yönünü belirleyin.
Demir-çelik sektörü (satıcı) ile otomotiv sektörü (alıcı) arasında bir mal akışı vardır.
Bağlantı etkisinin türünü belirlemek için yatırımın hangi yönde bir 'teşvik' yarattığını anlamak gerekir.
2
Hirschman'ın bağlantı etkisi tanımlarını uygulayın.
Üretilen bir malın (demir-çelik) başka bir sektör için girdi olması durumu ileriye (downstream) yönlü bir etkidir.
İleriye bağlantı etkisi, bir faaliyetin çıktılarının diğer faaliyetlerde girdi olarak kullanılmasıyla ortaya çıkan dışsallıkları ifade eder.
3
Ekonomik mekanizmayı doğrulayın.
Girdi maliyetlerinin düşmesi ve arz güvenliğinin artması yeni yatırımları uyarır.
Hirschman'a göre dengesiz kalkınma, bu tür 'gerilimler' ve 'fırsatlar' yaratarak sınırlı olan yatırım karar alma yeteneğini harekete geçirir.

Key Concept

İleriye Bağlantı Etkisi (Forward Linkage Effect)

Hints

1
Yatırımın yönüne odaklanın: Çıktı mı girdi olarak kullanılıyor yoksa yeni bir girdi talebi mi yaratılıyor?
2
Demir-çelik sanayisi otomotiv sanayisine ne sağlar? Eğer bir sektör 'hammadde/ara malı' sağlıyorsa bu ileriye dönük bir etkidir.
3
Hirschman'a göre sanayileşmiş ülkelerde geriye bağlantılar güçlüdür, ancak bir sektörün çıktılarını diğerlerine ulaştırması ileriye bağlantı (forwardforward linkagelinkage) olarak adlandırılır.

Practice More

Hirschman'ın 'Kıtlık Yoluyla Kalkınma' ve 'Aşırı Kapasite Yoluyla Kalkınma' (SOCSOC vs DPADPA dengesizliği) kavramlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 5 / 7Next