Türkiye Ekonomisinde Tarihsel Gelişim

92 questions

Question 81Question

Türkiye ekonomisinde 20012001 krizi sonrası hayata geçirilen "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" ve yapısal reformlar çerçevesinde, para politikasında 20022002-20052005 yılları arasında "örtük" (implicit) olarak yürütülen hazırlık sürecinin ardından, 11 Ocak 20062006 tarihinden itibaren resmen geçiş yapılan strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Açık Enflasyon Hedeflemesi

Answer

Açık Enflasyon Hedeflemesi
Doğru cevap olan strateji, TCMB'nin 20012001 reformları sonrası temel amacı olan fiyat istikrarına ulaşmak için kullandığı kurumsal çerçevedir. 20022002-20052005 döneminde para arzı ve döviz kuru gibi göstergelerin de izlendiği 'örtük' bir yapı varken, 20062006 yılında hedefin doğrudan ilan edildiği 'açık' yapıya geçilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapılması
2002-2005 arası 'örtük' dönem, 2006 sonrası 'açık' dönemdir.
TCMB'nin para politikası evrelerini birbirinden ayırmak için zaman çizelgesi bilgisi gereklidir.
2
Fiyat istikrarı hedefini ve kurumsal yapıyı değerlendirme
TCMB'nin temel amacının fiyat istikrarı olduğu ve bunu bir hedef üzerinden yürüttüğü belirlenmiştir.
2001 TCMB Kanunu değişikliği ile fiyat istikrarı temel amaç haline gelmiştir.
3
Resmî rejim adını saptama
1 Ocak 2006 tarihinde 'Açık Enflasyon Hedeflemesi'ne geçilmiştir.
Bu tarihte hedefleme mekanizması tüm unsurlarıyla (açık mektup, tahminler vb.) resmileşmiştir.

Key Concept

TCMB Para Politikası Stratejileri: Örtük ve Açık Enflasyon Hedeflemesi Ayrımı
Estimated Time:45s
Question 82Question

2424 OcakOcak 19801980 Kararları ile Türkiye ekonomisinde ithal ikameci modelden ihracata dayalı dışa açık büyüme modeline geçiş hedeflenmiştir. Bu yeni stratejinin kurumsal altyapısını oluşturmak, yatırım ve ihracat teşvik belgelerinin verilme sürecini merkezileştirerek bürokrasiyi azaltmak amacıyla Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) bünyesinde kurulan birim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Teşvik ve Uygulama Başkanlığı

Answer

Dışa açık büyüme modeline geçiş sürecinde teşviklerin merkezi bir yapıdan ve hızla yönetilmesi amacıyla Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde Teşvik ve Uygulama Başkanlığı kurulmuştur.
Doğru yanıt olan birim, 2424 OcakOcak 19801980 kararnamesi ile doğrudan DPT bünyesinde kurularak yatırım ve ihracat teşvik belgelerinin merkezi, hızlı ve bürokratik engellerden arındırılmış şekilde verilmesini sağlamıştır. Bu, ithal ikameci dönemin hantal yapısından kurtulmak için atılan en somut kurumsal adımdır.

Step-by-Step Solution

1
2424 OcakOcak 19801980 Kararları'nın temel amacını analiz edin.
Temel amaç, kaynak tahsisinde devlet planlaması yerine piyasa mekanizmasını ikame etmek ve ihracatı artırmaktır.
Yeni modelin başarısı için bürokratik engellerin kaldırılması gerekmektedir.
2
Kurumsal dönüşümü değerlendirin.
Yatırım ve ihracat kararlarının Bakanlıklar arasında bölünmüş olan yetkileri, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) bünyesinde toplanmıştır.
Hızlı karar alma ve uygulama yeteneği dışa açılma stratejisinin başarısı için kritiktir.
3
DPT bünyesinde kurulan özel birimleri belirleyin.
Teşvik ve Uygulama Başkanlığı, Yabancı Sermaye Başkanlığı ve Serbest Bölgeler Başkanlığı gibi birimler oluşturulmuştur.
Teşvik belgelerinin tek bir merkezden verilmesi, ihracatçının ve yatırımcının önündeki bürokratik süreçleri sadeleştirmiştir.

Key Concept

19801980 Dönemi Kurumsal Reorganizasyon ve Teşvik Yönetimi

Hints

1
2424 OcakOcak Kararları sadece bir istikrar paketi değil, aynı zamanda devletin kurumsal yapısını değiştiren bir 'yapısal dönüşüm' hamlesidir.
2
Dışa açılma sürecinde ihracatçının birçok bakanlık kapısında dolaşmasını engellemek için yetkiler 'Devlet Planlama Teşkilatı' altında birleştirilmiştir.
3
Aranan birim, yatırım ve ihracat 'teşviklerinin' 'uygulanmasından' sorumlu olan başkanlıktır.

Practice More

2424 OcakOcak Kararları ile kurulan bir diğer önemli birim olan 'Yabancı Sermaye Başkanlığı'nın görevlerini ve 19541954 tarihli 62246224 sayılı kanundaki değişikliği inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 83Question

Türkiye ekonomisinde 19901990’lı yıllarda kronikleşen yüksek enflasyon ve bütçe açıklarının temel nedenlerinden biri, para politikasının kamu açıklarını finanse etmek üzere araçsallaştırılması, yani "mali baskınlık" (fiscalfiscal dominancedominance) durumudur. 20012001 yılında ilan edilen "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" kapsamında bu sorunu yapısal olarak ortadan kaldırmayı hedefleyen en temel hukuki düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nda yapılan değişiklikle bankaya araç bağımsızlığı verilmesi ve Hazine'ye kısa vadeli avans kullandırılmasının yasaklanması

Answer

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nda yapılan değişiklikle bankaya araç bağımsızlığı verilmesi ve Hazine'ye kısa vadeli avans kullandırılmasının yasaklanması
Merkez Bankası'na araç bağımsızlığı verilmesi ve kamuya doğrudan kaynak aktarımının (kısa vadeli avans) yasaklanması, para politikasının maliye politikasının uydusu olmasını engelleyen en kritik yapısal reformdur.

Step-by-Step Solution

1
19901990’lı yıllardaki ekonomik krizlerin kökenindeki "mali baskınlık" kavramını analiz etme
Hazine'nin bütçe açıklarını kapatmak için Merkez Bankası'ndan düşük faizli veya karşılıksız kaynak (kısa vadeli avans) sağladığı saptanmıştır.
Mali baskınlık, para politikasının bağımsızlığını yitirerek bütçe finansmanına hizmet etmesi durumudur.
2
20012001 Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın (GEGP) getirdiği kurumsal çözümleri belirleme
2525 Nisan 20012001 tarihli TCMB Kanunu değişikliği öne çıkmaktadır.
Bu kanun ile bankanın temel amacı "fiyat istikrarını sağlamak" olarak tanımlanmış ve siyasi otoriteden bağımsızlığı yasal güvenceye alınmıştır.
3
Kanun değişikliğinin spesifik maddesini mali baskınlık sorunuyla ilişkilendirme
Merkez Bankası'nın Hazine'ye ve diğer kamu kurumlarına kredi açması, avans vermesi ve borçlanma araçlarını birincil piyasadan satın alması yasaklanmıştır.
Bu yasak, bütçe açıklarının para basılarak finanse edilmesini (senyoraj geliri kullanımı) imkansız hale getirerek mali baskınlığı sona erdirmiştir.

Key Concept

Mali Baskınlık ve Merkez Bankası Bağımsızlığı

Practice More

Bankacılık sektöründeki reformlar kapsamında BDDK'nın kuruluşu ve görevlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question

19231923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde kabul edilen "Misak-ı İktisadi" esasları doğrultusunda, 19231923-19291929 dönemi Türkiye ekonomisinde özel girişime dayalı bir kalkınma modeli benimsenmiştir. Bu dönemde, tarım kesimindeki sermaye birikimini desteklemek ve yerli üreticinin üzerindeki mali yükü hafifletmek amacıyla devletin bütçe gelirlerinin yaklaşık %25\%25'inden feragat ederek gerçekleştirdiği temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aşar vergisinin kaldırılarak tarımsal üretimin teşvik edilmesi

Answer

Aşar vergisinin kaldırılarak tarımsal üretimin teşvik edilmesi
Doğru yanıt olan Aşar vergisinin kaldırılması uygulaması, 19251925 yılında gerçekleştirilmiş olup devletin bütçe gelirlerinden büyük ölçüde vazgeçerek köylüyü ve tarımsal üretimi desteklediği liberal dönemin en karakteristik özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapılması
19231923-19291929 arası Liberal Dönem'dir.
İzmir İktisat Kongresi kararları doğrultusunda özel sektör önceliklidir.
2
Tarımsal mali reformun belirlenmesi
19251925 yılında Aşar vergisi kaldırılmıştır.
Köylünün refahını artırmak ve sermaye birikimi sağlamak hedeflenmiştir.
3
Bütçe etkisinin değerlendirilmesi
Devlet, bütçe gelirlerinin dörtte birinden feragat etmiştir.
Milli ekonomi inşası için tarım kesiminin canlandırılması zorunlu görülmüştür.

Key Concept

1923-1929 dönemi özel sektöre dayalı liberal bir kalkınma dönemidir ve bu dönemdeki en büyük mali hamle Aşar vergisinin kaldırılmasıdır.

Practice More

İzmir İktisat Kongresi'nde alınan diğer kararları (İş Bankası'nın kuruluşu, Teşvik-i Sanayi Kanunu) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 85Question

Türkiye'de 1933 yılında hazırlanan ve 1934-1938 yılları arasında başarıyla uygulanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSPBBYSP) ardından, 1938 yılında İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı (I˙BYSPİBYSP) hazırlanmıştır. Ancak bu ikinci plan, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi nedeniyle tam anlamıyla hayata geçirilememiştir.

İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (I˙BYSPİBYSP), sektörel odak noktası ve üretim hedefleri bakımından Birinci Plan'dan (BBYSPBBYSP) temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Birinci Plan temel tüketim mallarına (dokuma, şeker, kağıt vb.) odaklanırken, İkinci Plan'ın ara malları ve sermaye malları (maden, kimya, makine sanayi vb.) üretimine ağırlık vermesi

Answer

Birinci Plan temel tüketim mallarına odaklanırken, İkinci Plan'ın ara malları ve sermaye malları üretimine ağırlık vermesi
1930'lu yıllarda uygulanan Birinci Plan, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dokuma ve gıda gibi alanlara odaklanırken; hazırlanan ancak savaştan dolayı tam uygulanamayan İkinci Plan, ağır sanayi, maden ve kimya gibi daha teknik ve sermaye yoğunluklu sektörleri hedefleyerek sanayileşmeyi derinleştirmeyi amaçlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSP) niteliğini analiz etmek.
BBYSP, 1929 krizinden sonra hammadde yurt içinden temin edilebilen tüketim malları (üç beyazlar: şeker, un, pamuklu dokuma) üretimine odaklanan bir ithal ikamesi stratejisidir.
Dönemin kısıtlı kaynakları ile en acil ithal kalemlerini azaltmak hedeflenmiştir.
2
İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (İBYSP) hedeflerini incelemek.
İBYSP, sanayileşmenin ikinci aşamasına geçerek kimya, makine, madencilik gibi ara ve sermaye malları üreten tesislerin kurulmasını planlamıştır.
Tüketim malı üreten tesislerin ham maddesini ve makinelerini de yerli imkanlarla sağlama amacı güdülmüştür.

Key Concept

Türkiye Ekonomisinde Sanayi Planlarının Sektörel Dönüşümü

Practice More

İkinci Dünya Savaşı döneminde çıkarılan Milli Korunma Kanunu'nun sanayi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:55s
Question 86Question

Türkiye'de 2424 Ocak 19801980 Kararları ile ithal ikameci sanayileşme modelinden vazgeçilerek ihracata dayalı dışa açık büyüme stratejisine geçilmiştir. Bu dönüşüm sürecinde, kamu açıklarını kontrol altına almak ve fiyat mekanizmasındaki bozulmaları gidermek amacıyla Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ürünlerine yönelik uygulanan temel politika değişikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: KİT ürünlerine sağlanan devlet sübvansiyonlarının kaldırılarak fiyatların maliyetler doğrultusunda serbestçe belirlenmesine izin verilmesi

Answer

Kamu İktisadi Teşebbüsleri ürünlerine sağlanan devlet sübvansiyonlarının kaldırılarak fiyatların maliyetler ve piyasa koşulları doğrultusunda belirlenmesine imkan tanınmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, 2424 Ocak 19801980 Kararları'nın temel amaçlarından biri olan fiyat mekanizmasındaki çarpıklıkları giderme hedefini yansıtır. KİT ürünlerine yapılan sübvansiyonların kesilmesi ve fiyatların piyasa koşullarına bırakılması, hem kamu finansmanını rahatlatmış hem de kaynak dağılımında etkinliği artırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemsel model değişikliği analiz edilir.
19601960-19801980 arası 'İthal İkameci Sanayileşme', 19801980 sonrası ise 'İhracata Dayalı Büyüme' modelidir.
Sorunun bağlamını anlamak için ekonomik modelin yönü belirlenmelidir.
2
KİT'lerin bütçe üzerindeki etkisi değerlendirilir.
19801980 öncesinde sübvansiyonlar nedeniyle KİT'lerin büyük zarar etmesi ve kamu açıklarını artırması.
Kararların neden alındığına dair mali gerekçe tespit edilmelidir.
3
Fiyatlandırma politikasındaki değişim belirlenir.
Fiyat Kontrol Komitesi'nin kaldırılması ve sübvansiyonların kesilmesi.
Yapısal dönüşümün temel taşı olan piyasa mekanizmasına geçiş adımı tanımlanır.

Key Concept

İhracata Dayalı Dışa Açık Büyüme ve KİT Reformu

Practice More

Bu kararların ardından 19891989 yılında çıkarılan 3232 Sayılı Karar ile Türk lirasının konvertibilitesi ve sermaye hareketlerinin serbestleşmesi arasındaki ilişkiyi inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 87Question

Türkiye’de 19301930’lu yılların başında 'Devletçilik' ilkesinin bir gereği olarak sanayileşmenin devlet eliyle yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Bu süreçte hazırlanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSPBBYSP) için dış dünyadan teknik ve mali destek alınmış, bir uzman heyet Türkiye’ye gelerek çeşitli incelemelerde bulunmuştur. Dokuma, kağıt ve kimya gibi alanlarda kurulacak tesislerin yer ve kapasite seçiminde hazırladığı 'Luybimof Raporu' ile belirleyici olan bu heyet aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Luybimof Heyeti

Answer

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın teknik hazırlık sürecinde Sovyetler Birliği'nden gelen ve sanayi tesislerinin planlamasını yapan grup Luybimof Heyeti'dir.
Luybimof Heyeti, 19321932 yılında Sovyetler Birliği'nden gelerek Türkiye'nin ilk planlı sanayileşme hamlesi olan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSPBBYSP) teknik altyapısını kurmuş ve fabrikaların yer seçimi ile üretim kapasiteleri üzerine belirleyici raporlar hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası Türkiye'nin sanayileşme stratejisi analiz edilir.
Özel sektörün yetersiz kalması nedeniyle devlet eliyle sanayileşmeyi öngören 'Devletçilik' politikasına geçilmiştir.
Sermaye birikiminin yetersizliği ve dış piyasalardaki daralma, devletin öncü rol oynamasını zorunlu kılmıştır.
2
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSPBBYSP) hazırlık aşamasındaki dış destekler incelenir.
Sovyetler Birliği'nden hem 88 milyon dolarlık faizsiz kredi hem de teknik uzman desteği alınmıştır.
Planlı ekonomi deneyimi olan Sovyet modeli, Türkiye'nin sanayileşme hedefleriyle örtüşmektedir.
3
Teknik incelemeleri yapan heyetin adı ve sunduğu rapor tespit edilir.
19321932 yılında Türkiye'ye gelen Luybimof Heyeti, sanayi yatırımlarının lokasyonu ve ölçeği hakkında rapor sunmuştur.
Luybimof Raporu, Sümerbank aracılığıyla kurulan fabrikaların (Kayseri Bez, Nazilli Basma vb.) temelini oluşturmuştur.

Key Concept

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ve Sovyet Teknik Desteği

Hints

1
Bu heyet, planlı ekonomi konusunda dünyada ilk deneyime sahip olan ülkeden gelmiştir.
2
Hazırlanan rapor, Türkiye'nin dokuma sanayisindeki (Kayseri ve Nazilli fabrikaları gibi) merkezlerin belirlenmesinde kilit rol oynamıştır.
3
19321932 yılında Sovyetler Birliği'nden gelen bu uzman grubun lideri Profesör Luybimof'tur.

Practice More

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında kurulan fabrikaların hangileri olduğunu ve Sümerbank'ın bu süreçteki rolünü inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Heyetlerin tarihlerini eşleştirerek eleme yöntemi kullanılabilir. 19301930'lar devletçilik dönemidir. Barker, Thornburg ve Chenery ise İkinci Dünya Savaşı sonrası (19451945 ve sonrası) dönem raporlarıdır.
Estimated Time:50s
Question 88Question

Türkiye ekonomisinde 19991999 yılı Aralık ayında IMF ile imzalanan stand-by anlaşması çerçevesinde uygulamaya konulan ve döviz kurunun önceden ilan edilen bir takvime göre devalüe edildiği "Sürünen Kur" (Crawling Peg) rejiminin, Şubat 20012001 tarihinde çökerek yerini dalgalı kur rejimine bırakmasındaki temel teknik neden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Merkez Bankası'nın program gereği likiditeye son merci olarak müdahale etme yetkisinin kısıtlanması ve bankacılık sektöründeki likidite sıkışıklığının krizi derinleştirmesi

Answer

Merkez Bankası'nın likiditeye müdahale yetkisinin kısıtlanması ve bankacılık sektöründeki kırılganlıklar krizin temel teknik nedenidir.
Doğru cevap, 19991999 programının teknik tasarımındaki en büyük zayıflığı ifade etmektedir. Program uyarınca Merkez Bankası, piyasadaki Türk Lirası sıkışıklığını gidermek için piyasaya karşılıksız likidite verememiş (sterilizasyon yasağı), bu durum Kasım 20002000 ve Şubat 20012001 krizlerinde faizlerin binlerle ifade edilen oranlara fırlamasına ve nihayetinde sabit kur benzeri yapının çökmesine neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
19991999 İstikrar Programı'nın kurallarını incele.
Program, Merkez Bankası'nın Net İç Varlıklarını (NİV) sabit tutmasını ve para arzının sadece döviz girişiyle artmasını şart koşmuştur.
Döviz çapasına dayalı bu programda para politikası pasifleştirilmiştir.
2
Bankacılık sektöründeki krizi analiz et.
Bankaların açık pozisyonları ve likidite ihtiyacı artınca, MB'nin piyasaya likidite verememesi faizlerin aşırı yükselmesine neden olmuştur.
Likiditeye son merci olma yetkisinin kısıtlanması sistemin tıkanmasına yol açmıştır.
3
Krizin sonucunu belirle.
Şubat 20012001'de döviz çapası terk edilmiş ve dalgalı kur rejimine geçilmiştir.
Sürdürülemez hale gelen çapa rejimi iflas etmiştir.

Key Concept

Döviz Çapasına Dayalı İstikrar Programı ve Likidite Kısıtı
Estimated Time:1m 30s
Question 89Question

19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ardından dış ticaretin daralması ve döviz sıkıntısı yaşanması, Türkiye'yi kendi kaynaklarıyla sanayileşmeye ve devletçilik ilkesini benimsemeye yöneltmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan ve 19341934-19381938 yılları arasında uygulanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSPBBYSP), hammadde kaynağı yurt içinde bulunan ve ithal edilen temel tüketim mallarının yerli üretimle karşılanmasını amaçlamıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi söz konusu plan kapsamında yatırımı planlanan ve hayata geçirilen temel sanayi kollarından biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Otomotiv ve dayanıklı tüketim malları üretimi

Answer

Otomotiv ve dayanıklı tüketim malları üretimi, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı döneminde hedeflenen bir sektör değildir; bu sektörler daha çok 1960'lı yılların planlı kalkınma dönemine aittir.
Otomotiv ve dayanıklı tüketim malları üretimi seçeneği doğrudur çünkü bu sektörler Türkiye'de 19301930'lu yılların sanayileşme planları içinde yer almamıştır. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSPBBYSP), daha çok hammadde kaynağı tarım ve madenciliğe dayalı, halkın temel ihtiyaçlarını karşılayan dokuma, şeker, kağıt ve kimya gibi dallara odaklanmıştır. Otomotiv sanayii ise ancak 19501950'li yılların sonunda montajla başlamış ve 19601960 sonrası planlı dönemde ivme kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapma
19341934-19381938 arası Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSPBBYSP) dönemi incelenmelidir.
Soruda belirtilen planın kapsamını ve hangi yıllara tekabül ettiğini anlamak için gereklidir.
2
Planın stratejisini belirleme
Strateji: Hammaddesi yurt içinde olan 'üç beyaz' (un, şeker, pamuklu dokuma) ve temel sanayi mallarının (kağıt, cam, kimya) üretimidir.
19291929 krizi sonrası döviz tasarrufu sağlamak için ithal malların ikame edilmesi hedeflenmiştir.
3
Sektörel eşleştirme yapma
Dokuma, kağıt, kimya, cam ve maden sektörleri plana dahildir; otomotiv ise o günkü teknolojik ve ekonomik altyapı için henüz öncelik değildir.
Yanlış olan seçeneği tarihsel ve ekonomik bağlamda elemek için gereklidir.

Key Concept

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (BBYSP) Sektörel Kapsamı
Estimated Time:1m 15s
Question 90Question

Türkiye ekonomisinde 20012001 yılında yaşanan derin finansal krizin ardından, bankacılık sektörünün aktif kalitesini iyileştirmek ve reel sektörün borç yükü altında üretimden çekilmesini önlemek amacıyla bir dizi kurumsal düzenleme yapılmıştır. Bu süreçte, 47434743 sayılı Kanun ile yasal altyapısı oluşturulan ve büyük ölçekli firmaların bankalara olan birikmiş borçlarının gönüllü bir çerçevede yeniden yapılandırılmasını sağlayan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul Yaklaşımı

Answer

Büyük ölçekli firmaların borçlarını yapılandırmak amacıyla kurulan mekanizma İstanbul Yaklaşımıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, 20012001 krizi sonrası reel sektörün borçlarının bankalarla gönüllü mutabakat çerçevesinde yapılandırılmasını sağlayan 'İstanbul Yaklaşımı'nı ifade etmektedir. Bu mekanizma, 47434743 sayılı Kanun ile getirilen vergi istisnaları ve yasal kolaylıklar sayesinde reel sektörün üretim kapasitesini korumayı amaçlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kriz sonrası finansal tabloyu analiz etmek
20012001 krizi sonrası hem bankalar takipteki alacaklar nedeniyle hem de reel sektör borç yükü nedeniyle kilitlenmiştir.
Sorunun kaynağını anlamak çözüm mekanizmasını belirlemek için gereklidir.
2
Yasal altyapıyı tanımlamak
Ocak 20022002'de çıkarılan 47434743 sayılı Kanun ile 'Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları'na yasal zemin kazandırılmıştır.
Mekanizmanın hukuki dayanağını belirlemek gerekir.
3
Uygulama adını belirlemek
Bu çerçeve anlaşmasına dayalı olarak büyük firmalar için başlatılan sürece 'İstanbul Yaklaşımı' denilmiştir.
Mekanizmanın literatürdeki yaygın ismine ulaşılır.
4
Kapsam ayrımı yapmak
İstanbul Yaklaşımı büyük ölçekli firmaları kapsarken, daha sonra gelen Ankara Yaklaşımı KOBİ'leri hedeflemiştir.
Çeldiricileri elemek için kapsam farkını bilmek kritiktir.

Key Concept

İstanbul Yaklaşımı (Reel Sektör Borç Yapılandırması)

Practice More

Bankacılık sektöründeki 'Sermaye Güçlendirme Programı' ve TMSF'ye devredilen bankaların süreci ile ilgili konuları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 91Question

1950-1960 dönemini kapsayan Demokrat Parti iktidarı sürecinde, Marshall Planı çerçevesinde sağlanan dış yardımların da etkisiyle ulaştırma altyapısında demir yollarının yerini alan öncelikli yatırım alanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kara yolu taşımacılığı

Answer

Demokrat Parti döneminde demir yollarının yerini alan öncelikli yatırım alanı kara yolu taşımacılığıdır.
Kara yolu taşımacılığı, 1950'li yıllarda Demokrat Parti'nin tarımı destekleme ve iç pazarı bütünleştirme hedefi doğrultusunda ana ulaştırma ekseni haline getirilmiştir. Marshall Planı kapsamında gelen iş makineleri ve teknik yardımlar bu sürecin hızlanmasında belirleyici rol oynamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin ekonomik stratejisini analiz etme
1950'lerde Demokrat Parti, tarıma dayalı büyüme ve liberalleşme stratejisini benimsemiştir.
Ulaştırma politikaları, genel ekonomik hedefleri desteklemek üzere şekillendirilir.
2
Marshall Yardımları'nın etkisini değerlendirme
ABD destekli Marshall Planı kapsamında Türkiye'ye kara yolu yapımında kullanılacak iş makineleri ve teknik destek sağlanmıştır.
Dış yardımlar, altyapı yatırımlarının yönünü belirleyen finansal ve teknolojik kaynağı oluşturmuştur.
3
Ulaştırma türleri arasında karşılaştırma yapma
Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki demir yolu odaklı politikadan vazgeçilerek 'kara yolu' öncelikli bir sisteme geçilmiştir.
Kara yolları, tarımsal ürünlerin köyden kente ve pazarlara daha esnek bir şekilde taşınmasını sağlamaktadır.

Key Concept

Demokrat Parti Dönemi Ulaştırma Politikası Değişimi
Estimated Time:45s
Question 92Question

Türkiye'de 196019801960-1980 dönemini kapsayan planlı kalkınma sürecinde uygulanan İthal İkameci Sanayileşme (I˙I˙SİİS) stratejisinde; tüketim mallarının yerli üretimle karşılandığı 'kolay ithal ikamesi' safhasından, ara ve yatırım mallarının üretilmesinin hedeflendiği 'zor ithal ikamesi' safhasına geçiş sürecinde yaşanan temel yapısal sorun aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sanayinin üretim için ihtiyaç duyduğu ara ve sermaye malı ithalatının, yetersiz ihracat gelirleri nedeniyle karşılanamaması sonucu oluşan döviz darboğazı

Answer

Sanayinin üretim için ihtiyaç duyduğu ara ve sermaye malı ithalatının, yetersiz ihracat gelirleri nedeniyle karşılanamaması sonucu oluşan döviz darboğazı
İthal ikameci sanayileşme stratejisi, 'zor' safhaya geçildiğinde daha karmaşık teknoloji ve sermaye yoğun ara mallarına ihtiyaç duyar. Türkiye'de sanayi bu aşamada dışarıdan gelecek makine ve ham maddeye bağımlı kalmış, ihracatın teşvik edilmemesi nedeniyle bu ithalatı karşılayacak döviz üretilememiştir. Bu durum tarihte 'Döviz Darboğazı' olarak adlandırılan ve 19801980 öncesi kuyruklara, karaborsaya ve ekonomik duraksamaya yol açan temel yapısal sorundur.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin stratejisini tanımlama
196019801960-1980 arası Türkiye'de dışa kapalı, iç piyasaya yönelik İthal İkameci Sanayileşme (I˙I˙SİİS) modeli uygulanmıştır.
Sorunun bağlamını ve uygulanan ekonomik modelin temel mantığını anlamak için gereklidir.
2
Safha ayrımını analiz etme
Modelin ilk aşaması tüketim malları (buzdolabı, radyo vb.) üretimidir (kolay safha). İkinci aşama ise bu malları üreten makinelerin ve ara malların (demir-çelik, petrokimya) üretimidir (zor safha).
Tıkanıklığın neden sadece ikinci safhada ortaya çıktığını belirlemek için bu ayrım kritiktir.
3
Dış bağımlılık ve döviz ilişkisini kurma
Sanayi büyüdükçe daha fazla ara malı ithalatına ihtiyaç duymuş, ancak model iç piyasaya odaklandığı için ihracat yeterince artmamıştır.
Üretim için gereken döviz ihtiyacının karşılanamaması, modelin yapısal sınırını (darboğaz) oluşturur.

Key Concept

İthal İkameci Sanayileşmede Döviz Darboğazı ve Dış Bağımlılık
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 5 / 5
Türkiye Ekonomisinde Tarihsel Gelişim Practice Questions — KPSS İktisat — Page 5 | Examkin