Ekonomik Bütünleşme ve Uluslararası Kuruluşlar

89 questions

Question 61Question

İktisadi bütünleşme teorisi çerçevesinde; üye ülkelerin kendi aralarındaki ticarette gümrük vergilerini kaldırmalarına rağmen dışarıya karşı bağımsız tarife politikası izledikleri aşamada, 'ticaret sapması' (trade deflection) sorununu önlemek adına kullanılan 'menşe kuralları' (rules of origin) uygulaması, aşağıdaki bütünleşme aşamalarından hangisine geçilmesiyle birlikte gerekliliğini yitirerek ortadan kalkar?

Show answer & explanation

Answer: Gümrük Birliği

Answer

Ortak bir dış tarifenin uygulanmasıyla ticaret sapması riskini bitiren ve menşe kurallarını gereksiz kılan aşama Gümrük Birliği'dir.
Gümrük Birliği, iktisadi bütünleşmenin ikinci aşamasıdır ve üye ülkelerin üçüncü ülkelere karşı 'Ortak Dış Tarife' uygulamasını zorunlu kılar. Bu ortak tarife sayesinde, dışarıdan gelen mallar birliğin hangi ülkesinden giriş yaparsa yapsın aynı vergiye tabi olur. Bu durum, Serbest Ticaret Bölgesi'nde görülen ve malların düşük vergili ülkeden sızarak birliğe girmesi anlamına gelen 'ticaret sapması' sorununu kendiliğinden çözer. Sorun ortadan kalkınca, malın kaynağını ispatlamaya yarayan 'menşe kuralları' belgelerine de ihtiyaç kalmaz.

Step-by-Step Solution

1
Serbest Ticaret Bölgesi'nin (STB) temel problemini tanımla.
STB'de üyeler kendi aralarında vergiyi kaldırır ama dışarıya karşı bağımsız tarife uygularlar. Bu durum, ithal malların en düşük tarifeli ülkeden girip gümrüksüzce diğer üyelere geçmesine (ticaret sapması) neden olur.
Soruda bahsedilen menşe kurallarının neden var olduğunu anlamak için STB'nin yapısını bilmek gerekir.
2
Menşe kurallarının işlevini analiz et.
Menşe kuralları, bir malın gerçekten birlik içinde üretilip üretilmediğini denetleyerek ticaret sapmasını engeller.
STB'de bu kurallar olmadan ticaretin dürüstlüğü korunamaz.
3
Gümrük Birliği'nin getirilerini değerlendir.
Gümrük Birliği'ne geçildiğinde tüm üyeler üçüncü ülkelere 'Ortak Dış Tarife' uygular. Bu, malın hangi ülkeden girdiğinin önemini yitirmesini sağlar.
Dış tarifeler eşitlenince ticaret sapması imkansız hale gelir.
4
Sonuçlandır.
Ticaret sapması riski bitince, menşe kurallarına da gerek kalmaz.
Gümrük Birliği'nin en önemli idari sonucu gümrük kontrollerinin ve menşe belgelerinin basitleşmesi veya kalkmasıdır.

Key Concept

Gümrük Birliği ve Ortak Dış Tarife (ODT)

Practice More

İktisadi bütünleşme aşamalarını 'negatif bütünleşme' (engellerin kaldırılması) ve 'pozitif bütünleşme' (ortak politikaların oluşturulması) ayrımına göre incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 62Question

II. Dünya Savaşı sonrasında Marshall Planı yardımlarının Avrupa ülkeleri arasında koordinasyonunu sağlamak amacıyla 1948'de kurulan Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün (OEEC) yerini alan; 1961 yılında faaliyete geçen ve Türkiye'nin de kurucu üyeleri arasında yer aldığı, üye ülkelerde sürdürülebilir ekonomik büyümeyi ve yaşam standartlarını yükseltmeyi amaçlayan uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)

Answer

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 1948'de Marshall Planı yardımlarını koordine etmek için kurulan OEEC'nin yerini alarak 1961'de kurulmuş ve Türkiye bu örgütün 20 kurucu üyesinden biri olarak yer almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel kökeni belirleme
Örgütün kökeni 1948 yılında Marshall Planı yardımlarını koordine etmek için kurulan OEEC'ye (Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü) dayanmaktadır.
Soruda verilen tarihsel bağlam örgütün kimliğini belirleyen ilk ipucudur.
2
Kurumsal dönüşümü tespit etme
OEEC, 1961 yılında imzalanan Paris Sözleşmesi ile yerini OECD'ye bırakmıştır.
Örgütün 1961 yılında kurulmuş olması ve OEEC'nin halefi olması belirleyici bir özelliktir.
3
Türkiye'nin üyeliğini ve işlevi teyit etme
Türkiye, örgütün 20 kurucu üyesinden biridir ve örgüt temel olarak bir politika danışma ve koordinasyon forumu olarak işlev görür.
Türkiye'nin üyeliği ve örgütün genel amacı doğru seçeneği netleştirmektedir.

Key Concept

OECD'nin kuruluşu ve Türkiye'nin üyeliği

Practice More

OECD'nin 'zenginler kulübü' olarak bilinmesi ve G20 ile olan ilişkisini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 63Question

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), selefi olan 19471947 tarihli Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması'ndan (GATT) farklı olarak çok daha güçlü ve bağlayıcı bir kurumsal yapı üzerine inşa edilmiştir. Bu bağlamda, DTÖ bünyesinde oluşturulan Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması'nı (Dispute Settlement Mechanism) GATT dönemindeki uygulamadan ayıran en temel kurumsal değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Panel ve Temyiz Organı raporlarının kabulünde "tersine oybirliği" (negative consensus) kuralının getirilmesiyle kararların bağlayıcılığının kesinleşmesi

Answer

Panel ve Temyiz Organı raporlarının kabulünde "tersine oybirliği" (negative consensus) kuralının getirilmesi, kararların bağlayıcılığını kesinleştiren en temel değişikliktir.
DTÖ'nün uyuşmazlık çözüm sistemini GATT'tan ayıran en kritik fark karar alma mekanizmasıdır. GATT'ta "pozitif konsensüs" vardı, yani şikayet edilen ülke kararı veto edebiliyordu. DTÖ'de ise "tersine oybirliği" kuralı geçerlidir; bir panel raporunun reddedilmesi için tüm üyelerin oybirliğiyle karşı çıkması gerekir ki bu durum pratikte imkansızdır, dolayısıyla raporlar otomatik olarak bağlayıcılık kazanır.

Step-by-Step Solution

1
GATT ve DTÖ arasındaki uyuşmazlık çözüm farkını analiz etme
GATT döneminde bir karar ancak herkesin (suçlu taraf dahil) onayıyla kabul edilebiliyordu (Pozitif Konsensüs).
Sistemin işleyişindeki tıkanıklığın nedenini anlamak.
2
DTÖ'nün getirdiği yeni kuralı (Uruguay Turu sonrası) inceleme
DTÖ, "Tersine Oybirliği" (Negative Consensus) kuralını getirmiştir.
Hukuki bağlayıcılığın nasıl sağlandığını tespit etmek.
3
Tersine oybirliğinin etkisini değerlendirme
Bir raporun reddedilmesi için tüm üyelerin reddetmesi gerekir, aksi halde rapor otomatik olarak kabul edilmiş sayılır.
Sistemin neden daha etkin olduğunu açıklamak.

Key Concept

Tersine Oybirliği (Negative Consensus)

Practice More

DTÖ'nün 'Tek Taahhüt' (Single Undertaking) ilkesinin ülkelerin serbestleşme paketlerine uyumundaki etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 64Question

Bir ekonomide ideal kaynak dağılımının (Pareto optimalite) sağlanması için gereken çok sayıdaki marjinal koşuldan en az birinin; piyasa aksaklıkları, dışsallıklar veya kurumsal engeller nedeniyle yerine getirilemediği varsayıldığında, Lipsey ve Lancaster tarafından geliştirilen 'İkinci En İyi Teorisi' (Theory of the Second Best) uyarınca, ulaşılabilecek en yüksek refah düzeyine yönelik aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: En iyi duruma (First BestFirst\ Best) ulaşılamıyorsa, geriye kalan diğer ideal Pareto koşullarının bazılarından da bilinçli olarak sapılması yoluyla daha yüksek bir refah seviyesine ulaşılması mümkündür.

Answer

Ekonomide en iyi duruma ulaşılamadığı durumlarda, diğer Pareto koşullarından da sapılarak daha yüksek bir refah düzeyine (İkinci En İyi noktasına) ulaşılabilir.
İkinci En İyi Teorisi, Pareto optimalite koşullarını bir 'paket' olarak görür. Eğer bu paketten bir koşul eksilirse, diğer koşulların 'tek başına' yerine getirilmesi sistemi en iyi ikinci duruma taşımaz. Aksine, mevcut aksaklığın etkilerini minimize etmek veya dengelemek için diğer ideal kurallardan da vazgeçilmesi (örneğin optimal fiyatlamadan sapılması) refahı daha yüksek bir noktaya ulaştırabilir.

Step-by-Step Solution

1
Pareto optimalite koşullarının bütünsel yapısını analiz etme
İdeal bir dünyada Pareto optimalite için tüm marjinal koşulların (tüketimde, üretimde ve ürün karmasında etkinlik) aynı anda sağlanması gerekir.
Teorinin başlangıç noktası, 'Birinci En İyi' (First BestFirst\ Best) durumunun tanınmasıdır.
2
Bir kısıtın (aksaklığın) varlığında sistemin davranışını değerlendirme
Eğer bir aksaklık (örneğin bir sektördeki vergi veya tekel) nedeniyle bu koşullardan biri sağlanamıyorsa, geriye kalan diğer koşulların sağlanması artık refahı maksimize etmek için 'optimal' değildir.
Lipsey ve Lancaster'ın matematiksel kanıtı, bir kısıt varken diğer türevlerin sıfıra eşitlenmesinin (geleneksel optimalite) refahı en yüksek noktaya taşımayacağını gösterir.
3
İkinci en iyi politika sonucuna ulaşma
En yüksek refaha (Second BestSecond\ Best) ulaşmak için, diğer sektörlerde de Pareto kurallarından sapmak (örneğin başka bir vergi koymak veya teşvik vermek) gerekebilir.
Bu durum 'aksaklıkların birbirini dengelemesi' mantığına dayanır ve refahın belirsizliğini ortadan kaldırarak mümkün olan en iyi ikinci noktayı hedefler.

Key Concept

İkinci En İyi Teorisi'ne göre, Pareto koşullarının 'hepsinin' sağlanamadığı bir ortamda, bu koşulların 'bazılarının' sağlanması refahı artırmayabilir; en iyi strateji mevcut kısıtlara göre tüm koşulları yeniden optimize etmektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 65Question

Dünya Bankası Grubu (WorldWorld BankBank GroupGroup) bünyesindeki kuruluşların kurumsal yapısı, üyelik koşulları ve karar alma mekanizmaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Dünya Bankası'nda karar alma sürecindeki oy gücü, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki gibi her üye ülkenin eşit bir oya sahip olduğu "bir ülke bir oy" prensibine dayanır.

Answer

Dünya Bankası'nda karar alma sürecindeki oy gücü, her üye ülkenin eşit bir oya sahip olduğu "bir ülke bir oy" prensibine değil, üye ülkelerin sermaye paylarına dayanan ağırlıklı oy sistemine göre belirlenir.
Dünya Bankası'nda (IBRD) kararlar alınırken her ülkenin eşit oy hakkı yoktur. Bunun yerine, her üye ülkenin sahip olduğu oy sayısı, o ülkenin bankanın sermayesine katılım payı (hissesi) ile doğru orantılıdır. Bu sisteme "ağırlıklı oy sistemi" denir. Bu yönüyle Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun temsilî eşitlik ilkesinden ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Dünya Bankası Grubu'nun (WBG) yönetim yapısını incelemek
Yönetim Kurulu ve Guvernörler Kurulu'ndan oluştuğu görülür.
Kuruluşun nasıl yönetildiğini anlamak, karar alma mekanizmasını belirlemek için gereklidir.
2
Oy verme sistemini analiz etmek
Sistemin sermaye payı ile doğru orantılı olduğu saptanır.
Bretton Woods kurumlarının (IMF ve WB) ticari bankacılık mantığına benzer şekilde sermaye ağırlıklı çalıştığını doğrulamak gerekir.
3
Birleşmiş Milletler (BM) gibi diğer uluslararası kuruluşlarla kıyaslamak
BM Genel Kurulu'nda 'bir ülke bir oy' prensibi geçerliyken, Dünya Bankası'nda zengin ve yüksek sermaye payına sahip ülkelerin daha fazla oy gücü olduğu tespit edilir.
Hatalı olan önermeyi (eşitlikçi oy sistemi iddiası) elemek için bu karşılaştırma kritiktir.

Key Concept

Dünya Bankası Ağırlıklı Oy Sistemi

Hints

1
Dünya Bankası'nın bir finans kuruluşu (banka) olduğunu ve üyelerinin sermaye koyduğunu düşünün.
2
Karar alma sürecinde en fazla parayı veren ülkenin daha fazla söz hakkı olup olmadığını değerlendirin.
3
Bretton Woods ikizleri olan IMF ve Dünya Bankası, ağırlıklı oy sistemini kullanırken Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlar eşit oy sistemini kullanır.

Practice More

Dünya Bankası Grubu içindeki beş kuruluşun (IBRD, IDA, IFC, MIGA, ICSID) kuruluş tarihleri ve spesifik hedef kitleleri arasındaki farkları içeren bir tablo hazırlayın.
Estimated Time:1m 15s
Question 66Question

Soğuk Savaş sonrası dönemde Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin serbest piyasa ekonomisine entegrasyonunu sağlamak amacıyla kurulan; ancak Dünya Bankası ve IMF gibi kurumlardan farklı olarak, kredi ve teknik yardım süreçlerinde ilgili ülkelerin 'çok partili demokrasi, siyasi çoğulculuk ve piyasa ekonomisi ilkelerine bağlılığını' tüzüğünde açık bir operasyonel kriter olarak belirleyen uluslararası ekonomik kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)

Answer

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), tüzüğünde 'siyasi yetki' (political mandate) barındıran ve ülkelerin demokratik gelişimini piyasa ekonomisine geçişle birlikte şart koşan kuruluştur.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 1991 yılında Orta ve Doğu Avrupa'da piyasa ekonomisine geçişi desteklemek için kurulmuş olup, tüzüğünde borç alan ülkelerin demokratik ilkelere bağlılığını bir operasyonel kriter olarak belirleyen tek kuruluştur. Bu durum literatürde 'EBRD'nin siyasi yetkisi' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki spesifik kriterleri analiz et.
İlgili kuruluşun hem bir 'kalkınma bankası' olması hem de 'çok partili demokrasi' ve 'çoğulculuk' şartını araması gerektiği saptandı.
Çoğu uluslararası kuruluş ekonomik odaklıyken, bu kuruluşun siyasi bir yetkiye sahip olması ayırt edici özelliktir.
2
Dünya Bankası ve IMF gibi küresel kuruluşların tüzüklerini karşılaştır.
Bretton Woods ikizlerinin (IMF ve Dünya Bankası) tüzüklerinde 'siyasi tarafsızlık' ilkesi olduğu ve rejim türüne bakılmaksızın ekonomik kriterlerin esas alındığı belirlendi.
Bu eleme, sorunun cevabının küresel değil, daha spesifik bir bölgesel/geçiş odaklı kuruluş olduğunu gösterir.
3
Soğuk Savaş sonrası (1990-1991) kurulan geçiş bankalarını incele.
1991'de faaliyete geçen EBRD'nin, Berlin Duvarı'nın yıkılışının ardından Doğu Bloku ülkelerini hem ekonomik hem de demokratik olarak Batı'ya entegre etmek amacıyla kurulduğu tespit edildi.
EBRD'nin 1. maddesi, bu kurumu diğer tüm çok taraflı kalkınma bankalarından ayıran 'demokrasi şartını' içerir.

Key Concept

EBRD'nin Siyasi Yetkisi (Political Mandate) ve Geçiş Ekonomileri

Hints

1
Bu kuruluş, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından hemen sonra eski Sovyet ülkeleri için kurulmuştur.
2
Tüzüğünde siyasi rejim tipini (demokrasi, çoğulculuk) kredi şartı olarak koşan dünyadaki tek kalkınma bankasıdır.
3
Kısa adı EBRD olan ve merkezi Londra'da bulunan bu banka, piyasa ekonomisine geçişi siyasi reformlarla ilişkilendirir.

Practice More

IMF ve Dünya Bankası'nın tüzüklerinde yer alan 'siyasi müdahale yasağı' maddelerini inceleyerek EBRD ile olan temel farkı pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 67Question

Uluslararası Para Fonu (IMFIMF) tarafından üye ülkelere sağlanan finansal desteklerin işleyiş mekanizması ve bu desteklerin temel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Üye ülkelerin fondan kaynak kullanması teknik olarak bir döviz satın alma (purchasepurchase), borcun geri ödenmesi ise ulusal paranın geri alınması (repurchaserepurchase) işlemidir.

Answer

Üye ülkelerin fondan kaynak kullanması teknik olarak bir döviz satın alma (purchase), borcun geri ödenmesi ise ulusal paranın geri alınması (repurchase) işlemidir.
Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından sağlanan finansal destekler teknik olarak bir 'kredi' işleminden ziyade para değişimi işlemidir. Üye ülkeler, kotaları çerçevesinde fona kendi ulusal paralarını vererek karşılığında ihtiyacı olan konvertibl dövizleri veya Özel Çekme Haklarını (SDRSDR) satın alırlar (purchasepurchase). Belirlenen süre sonunda ise, aldıkları dövizleri fona geri vererek fonun elindeki kendi ulusal paralarını geri alırlar (repurchaserepurchase). Bu süreçte fon, sağladığı kaynaklar için 'charge' adı verilen bir hizmet bedeli/faiz tahsil eder.

Step-by-Step Solution

1
IMF'nin finansal kaynak yapısını analiz etme
IMF kaynakları, üye ülkelerin kotaları oranında fona yatırdıkları ulusal paralar ve rezerv varlıklardan oluşur.
Fonun bir banka gibi mevduat toplamadığını, bir havuz sistemiyle çalıştığını anlamak gerekir.
2
Kredi çekme ve geri ödeme terminolojisini değerlendirme
Ülke ihtiyacı olan dövizi alırken fona kendi parasını verir (purchase); ödeme yaparken döviz verip kendi parasını geri alır (repurchase).
Bu mekanizma IMF'yi klasik kredi veren kuruluşlardan ayıran temel teknik özelliktir.

Key Concept

IMF Satın Alma ve Geri Satın Alma Mekanizması

Practice More

Stand-by Düzenlemeleri (SBA) ve Genişletilmiş Fon Kolaylığı (EFF) arasındaki farkları inceleyerek IMF'nin kredi türlerini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 68Question

Uluslararası Para Fonu (IMFIMF) üye ülkelerinin, dış ödemeler bilançosu açıklarını finanse etmek amacıyla Fon kaynaklarına erişiminde kullandıkları yöntemler ve bu kaynakların hukuki nitelikleri farklılık göstermektedir. Buna göre; üye bir ülkenin Fon'a sağladığı likit kaynaklar üzerindeki haklarını temsil eden, kullanımı herhangi bir ön koşula (conditionalityconditionality) veya Fon'un onayına tabi olmayan, aynı zamanda bir geri alım yükümlülüğü (repurchaserepurchase) doğurmayan Fon pozisyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rezerv Dilimi (ReserveReserve TrancheTranche)

Answer

Rezerv Dilimi (ReserveReserve TrancheTranche)
Doğru cevap olan Rezerv Dilimi (ReserveReserve TrancheTranche), üye ülkelerin kotaları çerçevesinde Fon'a aktardıkları konvertibl döviz veya SDR tutarını ifade eder. Bu kısım üyenin Fon nezdindeki likit varlığı kabul edildiği için, üye ülke bu kaynağı herhangi bir ekonomik performans kriterine (conditionalityconditionality) uymak zorunda kalmadan ve Fon yönetiminin onayını almadan, ödemeler dengesi ihtiyacı duyduğunda anında kullanabilir. Bu işlem bir 'kredi' kullanımı değil, 'varlık çekişi' sayıldığından faiz ödemesi veya geri alım (repurchaserepurchase) yükümlülüğü de doğurmaz.

Step-by-Step Solution

1
IMF kota yapısının bileşenlerini analiz etme
Bir üyenin kotasının %25'i SDR veya altın (eskiden) / konvertibl döviz, %75'i ise kendi ulusal parasıyla ödenir.
Fon kaynaklarının kullanımı bu ayrım üzerinden şekillenir.
2
Kaynak kullanımındaki şartlılık (conditionality) farkını belirleme
Üyenin ödediği %25'lik 'sert' kısım (Rezerv Dilimi), üyenin Fon üzerindeki alacağını temsil eder; bu yüzden kullanımında Fon onayı veya ekonomik program şartı aranmaz.
Bu kısım üyenin kendi rezerv varlığı niteliğindedir.
3
Geri alım (repurchase) mekanizmasını değerlendirme
Kredi dilimleri ve diğer kolaylıklar 'satın alma' (purchase) ve 'geri alma' (repurchase) şeklinde işlerken, Rezerv Dilimi kullanımı bir kredi değil, varlık çekişi olduğu için geri ödeme yükümlülüğü yaratmaz.
Varlık ve yükümlülük arasındaki muhasebe farkını ayırt etmek gerekir.

Key Concept

IMF Rezerv Dilimi ve Şartlılık İlkesi
Estimated Time:2m 0s
Question 69Question

Gümrük birliği analizinde; üye ülkeler arasındaki ticaretin serbestleşmesi sonucu ithalatın dünyanın en verimli (düşük maliyetli) üreticilerinden alınması yerine, birlik içindeki daha az verimli ortağa kayması 'ticaret sapması' (tradetrade diversiondiversion) olarak adlandırılır. Bir gümrük birliği oluşumunda bu olumsuz etkinin ortaya çıkma olasılığını azaltan ve dolayısıyla bütünleşmenin net refah artışı sağlama ihtimalini güçlendiren faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ortak dış tarife oranlarının, birlik öncesi dönemde en düşük gümrük vergisi uygulayan üye ülkenin seviyesinde veya altında tutulması

Answer

Ortak dış tarife oranlarının, birlik öncesi dönemde en düşük gümrük vergisi uygulayan üye ülkenin seviyesinde veya altında tutulması, ticaret sapması riskini azaltarak refahı artıran temel faktördür.
Ortak dış tarife oranlarının düşük belirlenmesi, birlik dışındaki düşük maliyetli üreticilerin fiyat avantajını tamamen kaybetmemesini sağlar. Bu sayede, birlik üyesi olan ancak maliyetleri daha yüksek olan bir ülkeden ithalat yapmak yerine, vergi eklenmiş olsa dahi verimli dış kaynaklardan ithalata devam edilebilir. Bu durum, kaynakların verimsiz alanlara kaymasını (ticaret sapmasını) minimize ederek birliğin refah üzerindeki net olumlu etkisini artırır.

Step-by-Step Solution

1
Ticaret sapması (tradetrade diversiondiversion) kavramının mantığını kavrayın.
Ticaret sapması, gümrük birliği nedeniyle ithalatın daha verimli bir dış ülkeden, vergi avantajı sayesinde daha az verimli bir birlik ortağına kaymasıdır.
Bu durum, dünya kaynaklarının etkin olmayan bir şekilde dağılmasına ve net refah kaybına yol açan statik bir etkidir.
2
Ortak dış tarifenin (CETCET) bu sürece etkisini analiz edin.
Düşük bir ortak dış tarife, birlik dışındaki verimli üreticilerin ödeyeceği ek maliyeti düşük tutar.
Eğer vergi yeterince düşükse, verimli dış üreticinin fiyatı (vergi dahil), verimsiz birlik ortağının fiyatının altında kalmaya devam eder ve ticaret sapması oluşmaz.
3
Seçeneklerdeki diğer teorik koşullarla karşılaştırma yapın.
Yüksek başlangıç tarifeleri, rekabetçi (benzer) üretim yapıları ve çok sayıda üye ülke gibi faktörler refah artışı ihtimalini güçlendirir.
Bu koşullar ticaret yaratıcı etkinin (tradetrade creationcreation) ticaret saptırıcı etkiden daha baskın olmasını sağlayarak kaynak tahsisinde etkinliği artırır.

Key Concept

Gümrük Birliği'nin Statik Refah Etkileri (Viner Analizi)

Hints

1
Ticaret sapması, daha ucuz olan dünya piyasası yerine daha pahalı olan birlik ortağına yönelmekten kaynaklanan bir refah kaybıdır.
2
Birlik dışı verimli üreticilerin birlik pazarına girebilmesi için karşılaştıkları gümrük duvarının (ortak dış tarife) yüksekliği kritik önemdedir.
3
Eğer ortak dış tarife çok düşükse, birlik dışı üreticiler vergiye rağmen verimsiz birlik ortağından daha ucuza mal satabilirler ve bu da ticaret sapmasını engeller.

Practice More

Gümrük birliği ile serbest ticaret bölgesi arasındaki 'menşe kuralları' (rules of origin) farkının ticaret saptırıcı etkiler üzerindeki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 70Question

19471947 yılında imzalanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), esas itibarıyla sadece mal ticaretini düzenleyen bir yapıya sahipken; 19951995 yılında kurulan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) bu kapsamı önemli ölçüde genişletmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) GATT'tan farklı olarak kapsama alanına dahil ettiği temel ticaret alanlarından biridir?

Show answer & explanation

Answer: Hizmet ticareti

Answer

Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) GATT'tan en temel farklarından biri, mal ticaretinin yanı sıra hizmet ticaretini (GATS) ve fikri mülkiyet haklarını (TRIPS) da kapsama alanına dahil etmesidir.
Dünya Ticaret Örgütü, selefi GATT'tan farklı olarak sadece malları değil, bankacılık, sigortacılık, turizm gibi 'Hizmet Ticareti' (GATS) alanını da düzenleme yetkisine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
GATT'ın kapsamını belirle.
GATT (19471947), sadece somut malların uluslararası ticaretini ve gümrük tarifelerini düzenleyen geçici bir anlaşmadır.
Örgütün selefinin hangi alanda kısıtlı kaldığını anlamak için.
2
DTÖ'nün getirdiği yenilikleri analiz et.
19951995 yılında kurulan DTÖ; Mal Ticareti (GATT 1994), Hizmet Ticareti (GATS) ve Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları (TRIPS) olmak üzere üç temel sütun üzerine inşa edilmiştir.
GATT ve DTÖ arasındaki yapısal ve kapsamla ilgili farkı ortaya koymak için.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Hizmet ticareti, GATT döneminde kapsam dışıyken DTÖ ile kurumsal bir yapıya kavuşmuştur.
Doğru yanıtı belirlemek için.

Key Concept

DTÖ'nün Kapsam Genişlemesi (Mal vs. Hizmet)

Hints

1
GATT sadece somut 'eşya' ticareti ile ilgilenirken, DTÖ bankacılık gibi somut olmayan sektörleri de kapsar.
2
DTÖ'nün üç ana sütunu vardır: Mal, Hizmet ve Fikri Mülkiyet. GATT'ta sadece ilk sütun vardı.

Practice More

DTÖ'nün uyuşmazlık çözüm mekanizmasının (Panel ve Temyiz Organı) GATT'a göre neden daha bağlayıcı olduğunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 71Question

Lipsey ve Lancaster tarafından geliştirilen İkinci En İyi Teorisi'ne (Theory of the Second BestTheory\ of\ the\ Second\ Best) göre; bir ekonomide etkin kaynak tahsisi için gerekli olan Pareto koşullarından en az birinin çeşitli kısıtlar nedeniyle sağlanamadığı bir durumda, geriye kalan diğer koşulların yerine getirilmesine yönelik izlenecek politikalara dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diğer aksaklıkların bir kısmının giderilmesi, toplam ekonomik refahın artacağını garanti etmez; aksine refahın azalmasına yol açabilir.

Answer

Ekonomik refahın artacağına dair bir garanti yoktur; aksaklıkların bir kısmının giderilmesi refahı azaltabilir.
İkinci En İyi Teorisi'ne göre, ideal Pareto koşullarından biri sağlanamıyorsa, geriye kalan koşulların sağlanması iktisadi etkinliği garanti etmez. Bu durumda refahın nasıl değişeceği belirsizdir; iyileşme olabileceği gibi refah kaybı da yaşanabilir. Bu çıkarım, gümrük birliklerinin kurulmasının (bir aksaklığın giderilmesi) her zaman dünya refahını artırmayacağı (ticaret sapması riski) gerçeğiyle paralellik gösterir.

Step-by-Step Solution

1
İkinci En İyi Teorisi'nin temel varsayımını analiz etme
Pareto koşullarından en az birinin (örneğin vergiler, tekeller veya gümrük tarifeleri nedeniyle) sağlanamadığı tespit edilir.
Teori, mükemmeliyetin sağlanamadığı 'ikinci en iyi' dünyayı inceler.
2
Kalan koşulların etkileşimini değerlendirme
Birinci en iyi koşulun ihlali, diğer tüm marjinal koşulların da değişmesine neden olur; bu koşullar artık bağımsız değildir.
Sistemdeki bir sapma, diğer denge noktalarını da optimumdan uzaklaştırır.
3
Refah etkisini sonuçlandırma
Diğer aksaklıkların giderilmesinin refah üzerindeki etkisi 'belirsizdir' (ambiguousambiguous).
Kısmi bir iyileştirme, ekonomiyi genel dengeden daha da uzaklaştırabilir (Viner'ın ticaret sapması örneğinde olduğu gibi).

Key Concept

İkinci En İyi Teorisi (Theory of the Second BestTheory\ of\ the\ Second\ Best)

Hints

1
Bir aksaklığın (örneğin bir verginin) var olduğu bir piyasada, başka bir aksaklığı gidermek her zaman iyi bir sonuç doğurur mu?
2
Gümrük birliklerini düşünün; üye ülkeler arasındaki tarifelerin kaldırılması her zaman dünya refahını artırır mıydı?
3
Lipsey ve Lancaster, 'birinci en iyi' (first bestfirst\ best) duruma ulaşılamıyorsa, diğer koşulların sağlanmasının refah üzerindeki etkisinin 'belirsiz' olduğunu vurgular.

Practice More

Jacob Viner'ın Ticaret Yaratıcı ve Ticaret Sapdırıcı etkiler analizini inceleyerek İkinci En İyi Teorisi'nin uluslararası ticarete uygulanışını pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Viner'ın Gümrük Birliği analizi üzerinden düşünmek: Ticaret yaratıcı etkiler olumluyken, ticaret sapdırıcı etkiler olumsuzdur. Bu durum, kısmi bir serbestleşmenin (bir aksaklığın giderilmesinin) net sonucunun belirsiz olduğunun en somut örneğidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 72Question

Uluslararası Para Fonu (IMFIMF) yönetim yapısı içerisinde yer alan; Fon’un günlük faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan, üye ülkelerin sunduğu niyet mektuplarını ve kredi taleplerini nihai olarak onaylayan, direktörlerden oluşan icra organı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İcra Direktörleri Kurulu

Answer

İcra Direktörleri Kurulu
Doğru cevap olan İcra Direktörleri Kurulu, IMFIMF'nin günlük işleyişinden sorumlu olan ve üye ülkelerin sunduğu niyet mektuplarını inceleyerek kredi dilimlerinin serbest bırakılmasına karar veren icra organıdır. Bu kurul, Fon Başkanı'nın başkanlığında toplanır ve üye ülkelerce atanan veya seçilen direktörlerden oluşur.

Step-by-Step Solution

1
IMFIMF yönetim organlarını işlevlerine göre sınıflandırın.
IMFIMF'de en üst organ Guvernörler Kurulu, operasyonel organ ise İcra Direktörleri Kurulu'dur.
Fon'un hiyerarşik yapısını anlamak, yetki paylaşımını belirlemek için gereklidir.
2
Günlük faaliyetler ve kredi onay süreciyle ilgili yetkili organı belirleyin.
İcra Direktörleri Kurulu (ExecutiveExecutive BoardBoard), Fon Başkanı'nın başkanlığında toplanarak niyet mektuplarını ve kredi taleplerini karara bağlar.
Guvernörler Kurulu yılda bir kez toplanırken, İcra Direktörleri Kurulu Washington'da sürekli görev yapar.

Key Concept

IMF Yönetim Yapısı ve Organları

Hints

1
IMFIMF bünyesinde kararların alındığı en üst organ ile işleri yürüten organı karıştırmayın.
2
Bu organ Washington'da yerleşiktir ve Fon Başkanı (ManagingManaging DirectorDirector) tarafından yönetilir.
3
Üye ülkelerin kredi almak için gönderdikleri 'Niyet Mektuplarını' nihai olarak onaylayan yer burasıdır.

Practice More

IMF'de kotaların oy gücü ve finansal yükümlülükler üzerindeki etkisini inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 73Question

İktisat literatüründe "parçalı politika" (piecemeal policypiecemeal\ policy) olarak adlandırılan, ekonomideki çok sayıdaki aksaklıktan sadece birinin veya birkaçının birbirinden bağımsız olarak giderilmeye çalışılması stratejisi; Lipsey ve Lancaster tarafından geliştirilen İkinci En İyi Teorisi (Theory of the Second BestTheory\ of\ the\ Second\ Best) kapsamında nasıl değerlendirilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Aksaklıklar arasındaki etkileşim nedeniyle, tek bir engelin kaldırılması toplumsal refahın artacağını garanti etmez; hatta refahın azalmasına yol açabilir.

Answer

Aksaklıklar arasındaki etkileşim nedeniyle, tek bir engelin kaldırılması toplumsal refahın artacağını garanti etmez; hatta refahın azalmasına yol açabilir.
İkinci En İyi Teorisi'ne göre, ideal bir dünyada (tam rekabet) refahı maksimize eden Pareto koşullarından biri sağlanamıyorsa, geriye kalan koşulları sağlamaya çalışmak en iyi sonucu vermez. Bu durum, iktisat politikasında 'parçalı politika' yaklaşımının (sorunları tek tek çözmek) refah artışını garanti edemeyeceği anlamına gelir. Aksaklıklar arasındaki etkileşim nedeniyle, bir piyasadaki tarifenin kaldırılması, başka bir piyasadaki çarpıklığı büyüterek net refah kaybına yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Teorinin temel varsayımını analiz etme
Pareto optimalitesi için gerekli nn sayıdaki koşuldan en az biri sağlanamıyorsa (n1n-1 koşul), 'Birinci En İyi'ye ulaşmak imkansızdır.
Teori, kısıtlar altında refah maksimizasyonunu inceler.
2
Parçalı politika yaklaşımını değerlendirme
Aksaklıkların (tarifeler, tekeller vb.) tek tek giderilmesi, mevcut diğer kısıtlar varken refahın yönünü belirsizleştirir.
Bir piyasadaki serbestleşme, diğer çarpık piyasalardaki kaynak dağılımını daha kötü hale getirebilir.
3
Sonuç çıkarma
Refahın artması garanti değildir; gerçek bir iyileşme için tüm koşulların (diğer engellerin de) yeniden düzenlenmesi gerekir.
Teorinin politika yapıcılar için en önemli uyarısı belirsizlik ve etkileşimdir.

Key Concept

İkinci En İyi Teorisi ve Parçalı Politika (Piecemeal Policy) Eleştirisi
Question 74Question

Uluslararası Para Fonu (IMFIMF), kuruluş anlaşması gereği üye ülkelerin ekonomik ve finansal politikalarını izlemek, döviz kuru sisteminin istikrarını sağlamak ve küresel krizlere karşı erken uyarı mekanizması oluşturmak amacıyla "gözetim" (surveillancesurveillance) işlevini yerine getirmektedir. Bu kapsamda her üye ülke ile düzenli olarak (genellikle yılda bir kez) gerçekleştirilen, IMFIMF heyetinin ilgili ülkeyi ziyaret ederek ekonomi yönetimiyle görüştüğü ve hazırlanan raporun İcra Direktörleri Kurulu'nda değerlendirildiği süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Madde IVIV Konsültasyonları

Answer

Madde IVIV Konsültasyonları
Madde IVIV Konsültasyonları, IMFIMF'nin üye ülkelerin döviz kuru, maliye ve para politikalarını düzenli olarak (genellikle yıllık) denetlediği temel işleyiş mekanizmasıdır. Bu süreçte hazırlanan raporlar, ülkenin ekonomik sağlığı hakkında küresel piyasalara ve diğer üyelere bilgi sunar.

Step-by-Step Solution

1
IMFIMF'nin temel işlevlerini sınıflandırın.
IMFIMF'nin üç temel işlevi vardır: Gözetim (surveillancesurveillance), teknik yardım ve finansal destek (kredi).
Soruda istenen 'gözetim' mekanizmasını diğer işlevlerden ayırt etmek gerekir.
2
Gözetim işlevinin yasal dayanağını ve uygulama biçimini belirleyin.
IMFIMF Kuruluş Anlaşması'nın 4. maddesi (ArticleArticle IVIV), her üyenin kendi ekonomi politikaları hakkında fon ile iş birliği yapmasını zorunlu kılar.
Bu sürecin isminin neden 'Madde IVIV' olduğunu anlamak kavramı pekiştirir.
3
Sürecin aşamalarını analiz edin.
Süreç; veri toplama, üye ülke ziyareti, rapor yazımı ve İcra Direktörleri Kurulu görüşmesi aşamalarından oluşur.
Sürecin operasyonel tanımı doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

IMF Gözetim İşlevi (Madde IV Konsültasyonları)

Hints

1
IMFIMF sadece krizdeki ülkelere kredi vermez, aynı zamanda tüm üyelerin ekonomisini düzenli olarak 'karne' gibi notlar.

Practice More

IMF'nin kota sistemi ve oy gücü dağılımı ile Dünya Bankası arasındaki kurumsal farkları inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 75Question

Avrupa bütünleşme süreci içerisinde, 19571957 tarihli Roma Antlaşması ile temelleri atılan ancak uygulamada karşılaşılan engeller nedeniyle tam olarak gerçekleştirilemeyen ortak pazar hedefinin, "İç Pazar" (InternalInternal MarketMarket) kavramıyla yeniden canlandırılmasını sağlayan ve 19921992 yılı sonuna kadar malların, sermayenin, hizmetlerin ve kişilerin serbest dolaşımının önündeki tüm teknik ve mali engellerin kaldırılmasını kararlaştıran temel belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tek Avrupa Senedi

Answer

İç Pazar'ın 19921992 yılı sonuna kadar tamamlanmasını hedefleyen reform belgesi Tek Avrupa Senedi'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, 19861986 yılında imzalanıp 19871987 yılında yürürlüğe giren Tek Avrupa Senedi'dir. Bu senedin en önemli özelliği, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu kuran Roma Antlaşması'ndaki ortak pazar hedefini canlandırmak üzere 3131 Aralık 19921992 tarihine kadar malların, kişilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbestçe dolaşabileceği bir "İç Pazar" oluşturulması kararını almasıdır. Bu hedefe ulaşmak için Konsey'deki karar alma süreçlerinde oy birliğinden nitelikli çoğunluğa geçişi sağlamış ve Avrupa Parlamentosu'nun yetkilerini artırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda belirtilen tarihsel hedefi analiz etmek.
19921992 yılı sonuna kadar "İç Pazar"ın tamamlanması hedefi tespit edildi.
Bu hedef, Avrupa bütünleşmesinde duraklama döneminden çıkışı sağlayan özel bir dönüm noktasıdır.
2
İlgili hedefin hangi hukuki düzenleme ile getirildiğini belirlemek.
Tek Avrupa Senedi'nin (SingleSingle EuropeanEuropean ActAct) bu amaca yönelik ilk büyük reform paketi olduğu belirlendi.
Tek Avrupa Senedi, karar alma mekanizmalarını hızlandırarak fiziksel, teknik ve mali engellerin kaldırılmasını öngörmüştür.

Key Concept

Tek Avrupa Senedi ve İç Pazar Hedefi

Practice More

İç pazarın tamamlanmasıyla birlikte gündeme gelen 'Maastricht Kriterleri' ve parasal birliğe geçiş aşamalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 76Question

Uluslararası Para Fonu (IMFIMF) bünyesinde bir hesap birimi ve uluslararası rezerv varlığı olarak işlev gören Özel Çekme Hakları (SDRSDR) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: SDRSDR'nin değeri; ABD doları, Euro, Çin yuanı, Japon yeni ve İngiliz sterlininden oluşan bir para sepetine göre belirlenmektedir.

Answer

SDR'nin değeri; ABD doları, Euro, Çin yuanı, Japon yeni ve İngiliz sterlininden oluşan bir para sepetine göre belirlenmektedir.
SDR'nin değeri, küresel ekonomideki ağırlıklarına göre seçilen beş ana para biriminden (ABD doları, Euro, Çin yuanı, Japon yeni, İngiliz sterlini) oluşan bir sepet üzerinden hesaplanır. Bu sepet ve birimlerin ağırlıkları, her beş yılda bir IMF tarafından gözden geçirilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
SDRSDR'nin niteliğini tanımlamak.
SDRSDR, IMFIMF tarafından oluşturulan fiziksel olmayan bir rezerv varlığı ve hesap birimidir.
Seçeneklerdeki 'fiziksel para' veya 'ticari ödeme aracı' gibi yanlış tanımları elemek için gereklidir.
2
Değerleme yöntemini analiz etmek.
SDRSDR'nin değeri beş ana para biriminden (USD, EUR, CNY, JPY, GBP) oluşan bir sepetle belirlenir.
Değerin altın veya sadece dolar gibi tek bir değişkene bağlı olmadığını teyit etmek için kullanılır.
3
Tahsisat mekanizmasını kontrol etmek.
SDRSDR tahsisatlarının üye ülkelerin IMFIMF kotaları ile doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Dış borç veya kalkınma ihtiyacı gibi yanlış kriterleri elemek için kritiktir.
4
IMFIMF ve Dünya Bankası arasındaki işlevsel farkı uygulamak.
SDRSDR'nin kısa vadeli likidite ve rezerv desteği amacına hizmet ettiği, uzun vadeli proje finansmanı sağlamadığı netleştirilir.
Dünya Bankası'nın görev alanına giren seçeneklerin doğru cevaptan ayrılmasını sağlar.

Key Concept

Özel Çekme Haklarının (SDR) Değerlemesi ve İşlevi

Hints

1
IMF'nin kısa vadeli likidite desteği ile Dünya Bankası'nın uzun vadeli kalkınma projeleri arasındaki farkı hatırlayın.
2
SDR'nin değerinin belirlenmesinde kullanılan sepetin kaç para biriminden oluştuğunu ve bu birimlerin neler olduğunu düşünün.

Practice More

IMF'nin kota sisteminin (quota) oy gücü ve finansal haklar üzerindeki etkilerini inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 77Question

Uluslararası finansal mimari içerisinde yer alan kuruluşların her biri, küresel ekonomik istikrar ve kalkınma süreçlerinde farklı uzmanlık alanlarına sahiptir. Bu kapsamda, Dünya Bankası Grubu (WorldWorld BankBank GroupGroup) bünyesinde yer alan Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, bu kuruluşun temel misyonunu ve operasyonel farkını doğru bir şekilde yansıtmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kişi başına düşen milli geliri en düşük seviyede olan ülkelere 'yumuşak kredi' (soft loan) kapsamında faizsiz ve çok uzun vadeli finansman sunmak

Answer

Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA), kişi başına düşen geliri en düşük olan ülkelere faizsiz ve uzun vadeli kalkınma kredileri (soft loans) sağlamaktadır.
IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), Dünya Bankası Grubu içerisinde 'yumuşak kredi' (soft loans) sağlayan kuruluştur. Temel misyonu, piyasa faizleriyle kredi alamayacak kadar yoksul olan ülkelere faizsiz veya çok düşük maliyetli, uzun vadeli (imtiyazlı) krediler ve hibeler vererek bu ülkelerin ekonomik kalkınmasına destek olmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Dünya Bankası Grubu kuruluşlarının (IBRD, IDA, IFC, MIGA, ICSID) her birinin hedef kitlesini analiz etmek
IBRD orta gelirli devletlere, IDA ise en yoksul devletlere odaklanır.
IDA'nın temel ayrımı, ekonomik kapasitesi kısıtlı olan ülkelere hibe benzeri kolaylıklar sunmasıdır.
2
Finansman koşullarını ve araçlarını değerlendirmek
IDA kredileri 'yumuşak kredi' olarak adlandırılır, çünkü faizsizdir ve geri ödeme süreleri 30-40 yıla kadar uzayabilir.
En yoksul ülkelerin borç sürdürülebilirliğini bozmadan kalkınma projelerini finanse etmek amaçlanır.
3
Seçenekleri diğer uluslararası kuruluşların (IMF, WTO) görevleriyle karşılaştırmak
Kısa vadeli istikrarın IMF'ye, ticaret kurallarının WTO'ya ait olduğu teyit edilir.
Dünya Bankası Grubu'nun odağı kısa vadeli finansal istikrar değil, uzun vadeli yapısal kalkınmadır.

Key Concept

Dünya Bankası Grubu'nun 'yoksullukla mücadele' penceresi olan IDA, piyasa koşullarında borçlanamayan en fakir ülkelere imtiyazlı finansman sağlar.

Practice More

IFC'nin IBRD'den en temel farkı olan 'devlet garantisi aranmaması' kuralını ve MIGA'nın hangi riskleri teminat altına aldığını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 78Question

Lipsey ve Lancaster tarafından geliştirilen İkinci En İyi Teorisi (Theory of the Second BestTheory\ of\ the\ Second\ Best); bir ekonomide Pareto optimalitenin sağlanması için gerekli olan marjinal koşullardan en az birinin yerine getirilemediği bir durumda, kalan diğer koşulların tamamının sağlanmasına yönelik bir politika izlenmesi hakkında aşağıdakilerden hangisini savunur?

Show answer & explanation

Answer: Kalan diğer marjinal koşulların tamamının sağlanması, toplumsal refahın artacağını garanti etmez.

Answer

Kalan diğer marjinal koşulların tamamının sağlanması, toplumsal refahın artacağını garanti etmez.
İkinci En İyi Teorisi'ne göre, ideal bir ekonomide Pareto etkinliği sağlayan koşullardan biri sağlanamıyorsa, kalan diğer koşulları sağlamaya çalışmak refahın artmasını garanti etmez. Bu durum, gümrük birliklerinin refah etkisinin (ticaret yaratımı ve sapması arasındaki farka göre) belirsiz olmasının da teorik temelini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Teorinin varsayımını belirlemek
Pareto optimalite için gerekli olan çok sayıdaki koşuldan en az birinin (teknik veya politik nedenlerle) sağlanamadığı kabul edilir.
İkinci en iyi analizinin başlayabilmesi için sistemde giderilemeyen bir aksaklık bulunmalıdır.
2
Kalan koşulların etkisini analiz etmek
Geriye kalan ideal koşulların tamamının yerine getirilmesi durumunda refahın nasıl değişeceği incelenir.
Teori, bir aksaklık varken diğerlerini gidermenin her zaman 'iyi' olup olmadığını sorgular.
3
Temel sonuca ulaşmak
Refahın artışının garanti edilemeyeceği, hatta ekonominin daha kötü bir duruma gelebileceği saptanır.
Lipsey ve Lancaster'a göre, bir koşul ihlal edildiğinde 'en iyi' çözüm, diğer koşulları da kasten ihlal etmek olabilir.

Key Concept

İkinci En İyi Teorisi ve Refah Belirsizliği
Estimated Time:45s
Question 79Question

Avrupa Birliği'nin (ABAB) ekonomik ve parasal bütünleşme süreci içerisinde, 19981998 yılında kurulan ve Avro Alanı'nın para politikasını yöneten Avrupa Merkez Bankası (AMBAMB) bünyesinde; üye ülke sayısının 1919'a (LitvanyaLitvanya'nın katılımı) ulaşmasıyla birlikte karar alma süreçlerinde etkinliği sağlamak amacıyla yürürlüğe giren "oy haklarının rotasyonu" (rotationrotation ofof votingvoting rightsrights) sistemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: AMBAMB İcra Kurulu'nun (ExecutiveExecutive BoardBoard) altı üyesi daimi oy hakkına sahipken; üye ülke merkez bankası başkanları ekonomik ve finansal büyüklüklerine göre gruplandırılarak oy haklarını belirli bir sıra dahilinde dönüşümlü olarak kullanırlar.

Answer

Avrupa Merkez Bankası İcra Kurulu üyelerinin daimi oy hakkına sahip olduğu, üye ülke merkez bankası başkanlarının ise ekonomik büyüklüklerine göre gruplandırılarak dönüşümlü oy kullandığı sistem doğrudur.
Avrupa Merkez Bankası'nın karar alma organı olan Yönetim Konseyi'nde, İcra Kurulu üyeleri (Başkan, Başkan Yardımcısı ve diğer 4 üye) her zaman oy hakkına sahiptir. Ancak üye ülke merkez bankası başkanları için durum farklıdır; ekonomik büyüklüklerine göre yapılan gruplandırma uyarınca başkanlar oylarını belirli bir sıra dahilinde kullanırlar. Bu, kurumsal etkinliği korumak amacıyla getirilmiş özgün bir sistemdir.

Step-by-Step Solution

1
Yönetim Konseyi (GoverningGoverning CouncilCouncil) yapısını analiz etme
AMBAMB Yönetim Konseyi, 6 İcra Kurulu üyesi ve Avro Alanı'ndaki (şu an 20) merkez bankası başkanlarından oluşur.
Kurumsal yapının kimlerden oluştuğunu bilmek, oy haklarının kimler arasında dağıtılacağını anlamak için temeldir.
2
Rotasyon sisteminin tetikleyici unsurunu belirleme
Üye ülke sayısı 19'a ulaştığında (2015 - Litvanya), tüm başkanların aynı anda oy kullanması karar almayı zorlaştıracağı için rotasyon başlamıştır.
Rotasyonun neden ve ne zaman başladığını bilmek, sistemin mantığını kavramayı sağlar.
3
Oy haklarının dağılım kuralını uygulama
İcra Kurulu üyeleri her zaman (6 oy) oy kullanır. Merkez bankası başkanları ise iki gruba ayrılır: Birinci grup (en büyük 5 ülke) 4 oy hakkını, ikinci grup (diğerleri) 11 oy hakkını dönüşümlü kullanır.
Sistemin teknik detaylarını (kimlerin daimi, kimlerin dönüşümlü olduğu) ayrıştırmak sorunun çözümünü sağlar.

Key Concept

AMB Kurumsal Yönetişimi ve Rotasyon Sistemi
Estimated Time:2m 0s
Question 80Question

İktisadi bütünleşme teorisi çerçevesinde; üye ülkeler arasında üretim faktörlerinin (emek ve sermaye) serbest dolaşımının önündeki engellerin kaldırılmasıyla sağlanan 'negatif bütünleşme' sürecinin ötesine geçilerek; üye devletlerin vergi sistemleri, sosyal güvenlik düzenlemeleri ve çalışma mevzuatı gibi ulusal politikalarının birbirleriyle uyumlu hale getirilmesini (harmonizasyon) kapsayan bütünleşme aşaması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İktisadi Birlik

Answer

İktisadi Birlik aşaması, üretim faktörlerinin serbest dolaşımına ek olarak ulusal ekonomik politikaların uyumlaştırılmasını ifade eder.
İktisadi Birlik aşaması, üye ülkeler arasında sadece ticaretin ve faktörlerin serbestçe dolaşmasını değil, aynı zamanda bu sürecin sürdürülebilir olması için ulusal maliye, para ve sosyal politikaların birbirine yakınlaştırılmasını (harmonizasyon) ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Bütünleşmenin mevcut kapsamını analiz et.
Üretim faktörlerinin (emek ve sermaye) serbest dolaşımı 'Ortak Pazar' aşamasına ulaşıldığını gösterir.
Ortak pazar, gümrük birliğine üretim faktörlerinin hareketliliğinin eklenmiş halidir.
2
Eklenen yeni özelliği (politika uyumlaştırma) değerlendir.
Vergi, sosyal güvenlik ve çalışma mevzuatı gibi ulusal politikaların uyumlaştırılması (harmonizasyon) süreci 'pozitif bütünleşme' olarak adlandırılır.
Sadece engellerin kaldırılması (negatif bütünleşme) yeterli olmayıp, ortak kurallar ve politikalar oluşturulmaktadır.
3
Aşamayı netleştir.
Ortak Pazar + Politika Harmonizasyonu = İktisadi Birlik.
Bu aşama, tam bütünleşmeden bir önceki adım olup ulusal egemenliğin bir kısmının ortak kurumlara devredilmeye başlandığı aşamadır.

Key Concept

İktisadi Birlik ve Politika Harmonizasyonu

Hints

1
Üretim faktörlerinin serbest dolaşımı hangi aşamanın temel özelliğidir ve bu aşamadan bir sonraki adım nedir?
2
'Negatif bütünleşme' engellerin kaldırılmasıyken, 'pozitif bütünleşme' ortak politikaların inşasıdır. Soruda vurgulanan harmonizasyon pozitif bir adımdır.

Practice More

İktisadi birlik ile tam iktisadi bütünleşme arasındaki 'harmonizasyon' (uyumlaştırma) ve 'unifikasyon' (birleştirme) ayrımına dikkat ediniz.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 4 / 5Next
Ekonomik Bütünleşme ve Uluslararası Kuruluşlar Practice Questions — KPSS İktisat — Page 4 | Examkin