Question

Difficulty: MediumSiyasal Yabancılaşma ve Siyasal Güven

Bir sivil toplum kuruluşunun hazırladığı "Toplumsal Dinamikler Raporu"nda şu ifadelere yer verilmiştir:

"Vatandaşlar, günlük yaşamlarında komşularıyla güçlü dayanışma ağları kurmakta ve sivil yardımlaşma pratiklerinde aktif rol almaktadır. Ne var ki aynı bireyler, merkezi ve yerel kamu otoritesinin aldığı kararlara derin bir şüpheyle yaklaşmaktadır. Daha da önemlisi, bürokratik işlemlerini halledebilmek için yasal düzenlemelerin ve prosedürlerin artık hiçbir işe yaramadığına inanan halk, işlerini çözmek adına gayriresmi ilişki ağlarını, kayırmacılığı ve yasa dışı esnetmeleri 'yegâne gerçekçi yol' olarak benimsemiştir. Üstelik bu tabloya rağmen, siyasal işleyişi değiştirmeye yönelik organize bir talep de yükselmemektedir."

Bu rapordaki bulgular siyaset bilimi kavramlarıyla değerlendirildiğinde, söz konusu toplum için en doğru tespit aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Bürokrasinin yasal mevzuatla varlığını sürdürmesi sistemin meşruiyetini kaybetmediğini gösterirken, gayriresmi ağlara yönelim durumu sadece dönemsel bir aksaklıktır.
  2. B
    Sistemin işleyişine karşı örgütlü bir değişim talebinin bulunmaması, kurumsal yapıdan kaynaklanan derin bir yabancılaşmayı değil, doğal bir siyasal apati (ilgisizlik) durumunu yansıtır.
  3. C
    Kamu otoritesinin karar alma süreçlerindeki algılanan kapalılık, seçkinci (elitist) demokrasi teorisinin doğası gereği her koşulda otoriter ve antidemokratik bir yapı ürettiğini kanıtlamaktadır.
  4. Bireyler arası sosyal güvenin aksine kurumsal düzeydeki siyasal güven oldukça düşüktür ve hedeflere ulaşmak için meşru olmayan yolların mecburi görülmesi, yabancılaşmanın normsuzluk (anomi) boyutuyla açıklanır.Answer
  5. E
    Toplumdaki sivil yardımlaşma pratikleri, farklı sivil grupların katılımını sağlayan çoğulcu modeli değil, aksine salt çoğunluğun yönetimini esas alan çoğunlukçu demokrasi kültürünün kökleştiğini ifade eder.

Answer

Parçada belirtilen durumda, kişiler arası dayanışma ağlarının gücü sosyal güveni, kamu kurumlarına yönelik şüphe ise siyasal güvensizliği ifade eder. Toplumun hedeflerine ulaşmak için yasal kuralların dışına çıkmayı tek çare olarak görmesi ise Melvin Seeman'ın siyasal yabancılaşma tipolojisindeki 'normsuzluk' (anomi) boyutuyla açıklanır.
Doğru tespit, parçadaki dayanışma ağlarının 'sosyal güvenin varlığını', kamu otoritesine duyulan şüphenin 'siyasal güvenin düşüklüğünü' ve yasa dışı yolların zorunlu görülmesinin ise yabancılaşmanın 'normsuzluk' boyutunu temsil ettiğini belirten ifadedir. Seeman'a göre normsuzluk, toplumsal hedeflere ulaşmak için meşru olmayan veya onaylanmayan davranışların gerekli olduğuna dair yaygın inançtır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki sosyal ilişkiler ile kurumlar arası ilişkileri ayrıştırmak
Bireyler arası güçlü dayanışma (sosyal/yatay güven) varken kamu otoritesine derin şüphe (siyasal/dikey güvensizlik) duyulduğu tespit edilmiştir.
Güven türlerini (sosyal ve siyasal) birbirinden ayırmak sorunun temelini oluşturur.
2
Halkın yasal düzenlemeleri işlevsiz bularak gayriresmi yolları zorunlu bir tercih olarak görmesini kavramsallaştırmak
Bu durum, meşru ve yasal kuralların geçerliliğini yitirdiği inancını ifade eden 'normsuzluk (anomi)' boyutuyla eşleşir.
Siyasal yabancılaşmanın alt boyutlarını analiz etmek, metindeki davranışı doğru terimle tanımlamak için gereklidir.
3
Seçenekleri metinden çıkarılan bu iki temel bulguyla eşleştirmek
Sosyal güven yüksekliği, siyasal güven düşüklüğü ve normsuzluk boyutunu bir arada ve doğru biçimde içeren seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Hem güven boyutunu hem de yabancılaşma tipini kavramsal düzeyde eksiksiz tanımlayan tek bir seçenek bulunmaktadır.

Key Concept

Siyasal Yabancılaşmanın Boyutları ve Siyasal/Sosyal Güven Ayrımı
Rate this question