Bir sivil toplum kuruluşunun hazırladığı "Toplumsal Dinamikler Raporu"nda şu ifadelere yer verilmiştir:
"Vatandaşlar, günlük yaşamlarında komşularıyla güçlü dayanışma ağları kurmakta ve sivil yardımlaşma pratiklerinde aktif rol almaktadır. Ne var ki aynı bireyler, merkezi ve yerel kamu otoritesinin aldığı kararlara derin bir şüpheyle yaklaşmaktadır. Daha da önemlisi, bürokratik işlemlerini halledebilmek için yasal düzenlemelerin ve prosedürlerin artık hiçbir işe yaramadığına inanan halk, işlerini çözmek adına gayriresmi ilişki ağlarını, kayırmacılığı ve yasa dışı esnetmeleri 'yegâne gerçekçi yol' olarak benimsemiştir. Üstelik bu tabloya rağmen, siyasal işleyişi değiştirmeye yönelik organize bir talep de yükselmemektedir."
Bu rapordaki bulgular siyaset bilimi kavramlarıyla değerlendirildiğinde, söz konusu toplum için en doğru tespit aşağıdakilerden hangisidir?
- ABürokrasinin yasal mevzuatla varlığını sürdürmesi sistemin meşruiyetini kaybetmediğini gösterirken, gayriresmi ağlara yönelim durumu sadece dönemsel bir aksaklıktır.
- BSistemin işleyişine karşı örgütlü bir değişim talebinin bulunmaması, kurumsal yapıdan kaynaklanan derin bir yabancılaşmayı değil, doğal bir siyasal apati (ilgisizlik) durumunu yansıtır.
- CKamu otoritesinin karar alma süreçlerindeki algılanan kapalılık, seçkinci (elitist) demokrasi teorisinin doğası gereği her koşulda otoriter ve antidemokratik bir yapı ürettiğini kanıtlamaktadır.
- Bireyler arası sosyal güvenin aksine kurumsal düzeydeki siyasal güven oldukça düşüktür ve hedeflere ulaşmak için meşru olmayan yolların mecburi görülmesi, yabancılaşmanın normsuzluk (anomi) boyutuyla açıklanır.Answer
- EToplumdaki sivil yardımlaşma pratikleri, farklı sivil grupların katılımını sağlayan çoğulcu modeli değil, aksine salt çoğunluğun yönetimini esas alan çoğunlukçu demokrasi kültürünün kökleştiğini ifade eder.