Mülkiyeti bir kamu tüzel kişisine ait olan boş bir arazi, idarenin yetkili karar organı tarafından alınmış açık (iradi) bir 'tahsis kararı' olmaksızın, etrafı çevrilip gerekli düzenlemeler yapılarak eylemli (fiili) olarak 'mahalle parkı' sıfatıyla uzun yıllar halkın doğrudan kullanımına sunulmuştur. Bu süre zarfında, arazinin bir bölümünü kendi bahçesiyle birleştiren komşu (K), 25 yıl süren davasız ve aralıksız zilyetliğine dayanarak Türk Medeni Kanunu uyarınca olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet talebinde bulunmuştur.
İlerleyen yıllarda park alanından geçen derenin taşması sonucu parkın büyük bir kısmı kalıcı olarak sular altında kalmış ve bataklığa dönüşerek (maddi yok olma) kullanılamaz hâle gelmiştir. Geriye kalan sağlam kısım ise, ilgili idarenin meclisi (karar organı) yerine doğrudan birim amiri sıfatındaki daire başkanı tarafından tesis edilen bir işlemle park statüsünden çıkarılıp idarenin yeni hizmet binası inşasına özgülenmiştir.
Bu olaydaki kamu malı statüsünün kazanılması, kaybedilmesi ve idari işlemlerin niteliğine ilişkin aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- Sular altında kalarak kullanılamaz hâle gelen kısım üzerindeki 'kamu malı' statüsü, yetkili makamın tahsisin kaldırılması (terkin) yönünde hukuki bir işlem tesis etmesine gerek kalmaksızın maddi olgunun gerçekleşmesiyle kendiliğinden sona ermiştir.Answer
- BGeriye kalan sağlam kısmın park statüsünden çıkarılması işleminde, ilgili birim amirinin karar organı yerine geçerek karar alması işlemi doğrudan doğruya 'maksat' unsuru yönünden sakatlar ve yetki saptırması oluşturur.
- CPark alanını fiilen yöneten idari birimin (daire başkanlığının) kendi başına ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunmadığından, bu alan hukuken sahipsiz mal statüsünde kabul edilir ve fiili tahsis geçerli bir mülkiyet koruması sağlamaz.
- DSağlam kısmın park statüsünü kaldırarak hizmet binasına özgüleme işlemi, idarenin iç işleyişine dair genel icrai yetkiler kapsamında olduğundan amirin tek başına karar alması yetki unsuru bakımından hukuka uygundur.
- Eİdarenin açık bir karar olmadan araziyi eylemli olarak halka açması (sebep), arazinin idarenin özel malı statüsüne geçmesi hukuki sonucunu (konu) doğurduğundan, komşu (K)'nin kazandırıcı zamanaşımı talebi yasal olarak korunur.