Max Weber'in "anlayıcı sosyoloji" geleneğinde, bilimsel araştırmanın nesnelliğini korumak amacıyla geliştirdiği "değer tarafsızlığı" (Wertfreiheit) ilkesine göre, bir sosyoloğun araştırma sürecindeki metodolojik tutumu aşağıdakilerden hangisidir?
- İnceleme konusunun seçiminde kişisel değerlerinden ve kültürel ilgilerinden hareket edebilir; ancak verilerin analizi ve sonuçların değerlendirilmesi aşamasında öznel yargılarını araştırmadan uzak tutmalıdır.Answer
- BToplumsal olguları birer "nesne" gibi ele alarak, bireylerin eylemlerine yükledikleri öznel anlamları bilimsel analiz sürecinin dışına itmeli ve yalnızca istatistiksel verilere odaklanmalıdır.
- CBilimsel araştırmayı toplumsal eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için bir araç olarak görmeli, tarafsızlık illüzyonu yerine verileri devrimci bir dönüşümün hizmetine sunmalıdır.
- DToplumsal kurumların mevcut düzeni korumadaki açık ve gizli işlevlerini nesnel bir biçimde betimlemeli, sistemin dengesini bozabilecek her türlü öznel yorumdan kaçınmalıdır.
- EBilimsel bilginin mutlak nesnelliğe ulaşabilmesi için, araştırmacı konu seçiminden sonuç raporuna kadar sürecin hiçbir aşamasında kültürel veya kişisel değerlerine yer vermemelidir.
Answer
İnceleme konusunun seçiminde kişisel değerlerinden etkilenebilen araştırmacının, verilerin analizi ve sonuç aşamasında bu değerleri askıya alması gerektiğini savunan seçenek doğrudur.
Max Weber, sosyolojinin bilimsel bir nitelik kazanması için 'değer ilişkisi' ve 'değer tarafsızlığı' arasında net bir ayrım yapar. Ona göre araştırmacı, inceleyeceği problemi seçerken kültürel değerlerinden (değer ilişkisi) güç alır; ancak bilimsel analiz ve kanıtlama aşamasına geçtiğinde kişisel, etik veya siyasi yargılarını (değer tarafsızlığı) bir kenara bırakmalıdır. Bu tutum, Weber'in 'anlayıcı sosyoloji'sinin nesnellik temelini oluşturur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Değer Tarafsızlığı (Wertfreiheit) ve Değer İlişkisi (Wertbeziehung) ayrımı
Estimated Time:2m 30s