Question

Difficulty: HardSiyasal Yabancılaşma ve Siyasal Güven

Siyasal yabancılaşma sürecinde bireyin, siyasal katılım faaliyetlerini (oy verme, tartışma vb.) demokratik bir hakkın icrası veya özgürleştirici bir eylem olarak görmekten çıkıp; sadece sosyal baskıdan kaçınma veya ekonomik beklentiler gibi dışsal ödüllere ulaşmak için katlanılması gereken 'araçsal bir faaliyet' olarak algılaması, Melvin Seeman’ın tipolojisinde hangi boyutla açıklanır ve bu durumun 'siyasal güven' üzerindeki yansıması nedir?

  1. Kendine yabancılaşma; bu durum siyasal güvenin 'yaygın (diffuse)' niteliğini zayıflatarak katılımı sadece kısa vadeli çıkarlara dayalı araçsal bir sürece dönüştürür.Answer
  2. B
    Anlamsızlık; bireyin siyasal olayların karmaşıklığı nedeniyle rasyonel tercih yapamaması sonucunda sisteme duyulan özel güvenin (specific trust) artmasına neden olur.
  3. C
    Güçsüzlük; bireyin siyasal kararları etkileme kapasitesinin olmadığını düşünerek siyasal güvenin yerini tamamen sosyal güvenin (social trust) almasıdır.
  4. D
    Kuralsızlık; siyasal hedeflere ulaşmada etik dışı yolların zorunlu görülmesi sonucunda siyasal meşruiyetin toplumsal inançtan koparak sadece yasallığa indirgenmesidir.
  5. E
    Yalıtılmışlık; bireyin toplumun egemen siyasal değerlerini paylaşmaması nedeniyle siyasal güvenin yerini tamamen siyasal apatiye bırakmasıdır.

Answer

Kendine yabancılaşma; bu durum siyasal güvenin 'yaygın (diffuse)' niteliğini zayıflatarak katılımı sadece kısa vadeli çıkarlara dayalı araçsal bir sürece dönüştürür.
Kendine yabancılaşma (self-estrangement), bireyin yaptığı faaliyetin kendi içinde bir ödül/anlam taşımaması, sadece dışsal bir ödül için araç olarak kullanılması durumudur. Demokratik katılımın içselleştirilmediği bu durumda, sistemin temel değerlerine duyulan 'yaygın güven' (diffuse trust) erozyona uğrar ve katılım sadece kısa vadeli fayda odaklı bir nitelik kazanır.

Step-by-Step Solution

1
Senaryoda verilen 'katılımın içsel tatmin yerine dışsal ödüllere bağlı bir araç olarak görülmesi' ifadesini analiz etmek.
Bu durumun katılımın öz değerinden koptuğunu ve sadece dışsal faydalar için yapıldığını gösterdiği saptanır.
Yabancılaşmanın hangi boyutuna girdiğini belirlemek için bireyin eylemle kurduğu motivasyonel bağın niteliği incelenmelidir.
2
Bu motivasyon kaybını Melvin Seeman'ın yabancılaşma boyutları ile eşleştirmek.
Eylemin kendisinden ziyade dışsal ödüllere (status, para, baskıdan kaçınma) odaklanılması 'kendine yabancılaşma' (self-estrangement) kavramına karşılık gelir.
Seeman, bireyin yaptığı işi veya demokratik eylemi kendisi için değil, başka bir amaca ulaşmak için katlanılan bir 'yük' olarak görmesini bu kavramla açıklar.
3
Bu yabancılaşma türünün siyasal güven üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Sisteme duyulan köklü ve değer odaklı 'yaygın güven' (diffuse trust) zayıflar; katılım sadece çıkara dayalı geçici bir sürece dönüşür.
Birey sisteme içsel bir bağlılık duymadığında, güven duygusu sistemin çıktılarına ve bireysel faydaya endekslenir.

Key Concept

Kendine Yabancılaşma ve Yaygın Güven İlişkisi
Estimated Time:2m 30s
Rate this question