Türkiye'de çevre yönetiminin anayasal dayanakları, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve mevcut idari teşkilat yapısı dikkate alındığında, kamu kurumlarının yetki ve sorumlulukları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A1982 Anayasası'nın 56. maddesinde yer alan çevreyi geliştirme ve çevre kirliliğini önleme ödevi, kamu yararı gereği münhasıran devletin sorumluluğunda olan bir yükümlülüktür.
- BToplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte kentsel çevre politikalarını yürütmek ve barınma sorununu çözmek amacıyla kurulan ilk anayasal kurumdur.
- CÇevre Hukuku'nun temel ilkelerinden biri olan 'kirleten öder' ilkesi, kirlilik oluştuktan sonra faillerin ödeyeceği idari para cezalarının miktarını belirleyen bir cezalandırma yöntemidir.
- 2021 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın adı 'Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı' olarak değiştirilmiş ve Bakanlıkla ilgili bir kuruluş olarak İklim Değişikliği Başkanlığı kurulmuştur.Answer
- EÇevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci sonunda verilen 'ÇED Olumlu' kararı, planlanan faaliyetin çevre üzerinde hiçbir olumsuz etki yaratmayacağının devlet tarafından onaylanması anlamına gelir.
Answer
2021 yılındaki idari düzenleme ile Bakanlık isminin 'Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı' olarak güncellenmesi ve İklim Değişikliği Başkanlığı'nın kurulması kurumsal yapıya ilişkin doğru bilgidir.
Doğru ifade, 2021 yılında gerçekleştirilen idari değişikliği yansıtmaktadır. 85 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın adı 'Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı' olarak değiştirilmiş, iklim değişikliği ile ilgili politikaları yürütmek üzere ise İklim Değişikliği Başkanlığı kurulmuştur. Bu, Türkiye'nin çevre yönetimindeki en güncel kurumsal dönüşümüdür.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Türkiye'de Çevre Yönetiminin Güncel Kurumsal ve Yasal Yapısı
Estimated Time:1m 30s