Türk idare hukuku doktrininde idarenin sahip olduğu mallar, tabi oldukları hukuki rejime göre "kamu malları" ve "idarenin özel malları" olarak ikiye ayrılmaktadır. Bir malın idarenin özel malı statüsünde olmayıp kamu hukuku rejimine tabi bir "kamu malı" olarak nitelendirilmesi için mülkiyetin bir kamu tüzel kişisine ait olmasının yanı sıra aranan temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?
- Malın bir kamu hizmetine veya kamunun doğrudan kullanımına tahsis edilmiş olmasıAnswer
- BMalın idare tarafından üçüncü kişilere kiralanarak düzenli gelir elde edilmesi amacıyla kullanılması
- CMalın mutlaka tapu siciline "kamu orta malı" şerhi düşülerek tescil edilmiş olması
- DMalın piyasa değerinin idarenin bütçe kanununda belirlenen limitlerin üzerinde olması
- EMalın sadece kamulaştırma (istimlak) yoluyla edinilmiş bir taşınmaz olması
Answer
Bir malın kamu malı sayılabilmesi için mülkiyetin bir kamu tüzel kişisine ait olmasının yanı sıra o malın bir kamu hizmetine veya kamunun doğrudan kullanımına tahsis edilmiş olması gerekir.
Türk İdare Hukuku doktrinine göre bir malın 'kamu malı' sayılabilmesi için kümülatif olarak iki şart aranır: Malın mülkiyeti bir kamu tüzel kişisine (devlet, belediye, köy vb.) ait olmalı ve mal bir kamu yararına, yani ya bir kamu hizmetinin görülmesine (hizmet malı) ya da halkın doğrudan istifadesine (orta malı) tahsis edilmiş olmalıdır. Bu tahsis unsuru, malı idarenin özel mallarından ayıran temel ölçüttür.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Tahsis (Allocation)
Hints
1
İdarenin lojmanları ile bir devlet hastanesi binası arasındaki farkı düşünün; her ikisi de devlete aittir ancak kullanım amaçları farklıdır.
2
Bir malın idarenin özel malı değil de kamu malı olması için, o malın mutlaka bir 'kamu yararına ayrılmış' olması gerekir.
3
Bu ayrımda kullanılan teknik terim 'tahsis' (allocation) kavramıdır.
Practice More
Kamu mallarının haczedilemezliği ve zamanaşımı ile kazanılamaması gibi hukuki özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s