Question

Difficulty: Very hardAnarşizm

Anarşist kuramda, özellikle Proudhon ve Bakunin’in eserlerinde vurgulandığı üzere, toplumsal sözleşme geleneği; bireyin "kendini yönetme" (özerklik) hakkını bir üst kuruma devretmesinin ontolojik olarak imkansızlığı üzerinden reddedilir. Bu perspektife göre, bir bireyin başka bir birey veya kurum tarafından temsil edilmesi, o bireyin ahlaki fail sıfatını yitirmesi anlamına gelir. Bu temel önermeden hareketle, anarşizmin "devlet" ve "siyasal yükümlülük" konusundaki yaklaşımı aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde nitelendirilmiştir?

  1. Bireysel iradenin devredilemezliği ilkesi gereği, rızaya dayalı olduğu iddia edilen toplumsal sözleşmenin bile özünde bir tahakküm ilişkisi barındırdığı ve her türlü dışsal siyasal egemenliğin gayrimeşru olduğuAnswer
  2. B
    Devletin toplumsal düzen için gerekli olduğu ancak bireysel özgürlükleri korumak adına anayasal bir sözleşme ile yetkilerinin sınırlandırılması gerektiği
  3. C
    Siyasal otoritenin, üretim araçlarının mülkiyet yapısı değişene kadar sınıf baskısını önlemek adına proletarya diktatörlüğü altında korunması gerektiği
  4. D
    Siyasal yükümlülüğün temelinin, yasaların toplumun genel iradesine uygun olması ve rasyonel bir yasallık ilkesine dayanmasıyla sağlandığı
  5. E
    Otoritenin toplumsal hiyerarşinin doğal bir sonucu olduğu ve bireyin siyasal yükümlülüğünün geleneksel kurumlar aracılığıyla meşrulaştığı

Answer

Bireysel iradenin devredilemezliği ilkesi gereği, rızaya dayalı olduğu iddia edilen toplumsal sözleşmenin bile özünde bir tahakküm ilişkisi barındırdığı ve her türlü dışsal siyasal egemenliğin gayrimeşru olduğu görüşüdür.
Doğru yanıt olan seçenek, anarşizmin temel felsefi dayanağını yansıtır. Anarşistler, bireyin ahlaki özerkliğinin herhangi bir temsilciye veya kuruma devredilemeyeceğini, bu nedenle toplumsal sözleşmenin (ve dolayısıyla devletin) bireyin özgürlüğünü yok eden yapay ve zorba bir mekanizma olduğunu savunurlar. Proudhon'un 'Sözleşme' hakkındaki eleştirileri, bu irade devrinin imkansızlığına odaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Anarşist düşüncenin temelindeki 'özerklik' (autonomy) kavramını analiz etmek
Bireyin kendi kararlarını verme yetisinin devredilemez olduğu sonucuna ulaşılır.
Anarşizm, bireyi ahlaki bir fail olarak tanımlar ve bu failin iradesini bir başkasına (temsilciye veya devlete) aktarmasını özgürlüğün reddi olarak görür.
2
Toplumsal sözleşme kuramlarının anarşist eleştirisini değerlendirmek
Sözleşmenin bir 'rıza' değil, 'teslimiyet' olduğu belirlenir.
Hobbes veya Locke gibi düşünürlerin aksine anarşistler, devletin kökenindeki sözleşmenin bireyi köleleştiren yapay bir kurum yarattığını savunur.
3
Devlet ve siyasal yükümlülük ilişkisini kurmak
Siyasal yükümlülüğün (devlete itaat borcu) hiçbir koşulda ahlaki olarak savunulamayacağı anlaşılır.
Dışsal bir otoritenin koyduğu kurallara itaat etmek, bireyin kendi ahlaki yargılarını askıya alması demektir.

Key Concept

İradenin Devredilemezliği ve Devletin Gayrimeşruluğu

Practice More

Robert Paul Wolff'un 'Anarşizmin Savunusu' (In Defense of Anarchism) eserindeki 'özerklik' ve 'otorite' arasındaki uzlaşmazlık argümanını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Rate this question

Topics