Max Weber, 'iktidar' (Macht) kavramını bir sosyal ilişkide bir aktörün kendi iradesini başkalarının dirençlerine rağmen yürütebilme olasılığı olarak tanımlarken; 'otorite'yi (Herrschaft) belirli bir gruptaki insanların belirli bir kaynaktan gelen emirlere itaat etme olasılığı olarak ifade eder. Weber'e göre iktidarın otoriteye dönüşebilmesi, yönetilenlerin yönetenlerin bu gücü kullanma hakkına duyduğu 'meşruiyet inancı'na (Legitimitätsglaube) bağlıdır. Modern devlet yapısında bu meşruiyetin kaynağı kişisellikten arındırılmış bir yapıya bürünmüştür.
Buna göre, modern bir kamu yönetiminde bir idari kararın 'yasal-rasyonel otorite' kapsamında kabul görmesinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- İtaatin yöneten kişilere değil, önceden belirlenmiş soyut ve genel hukuk kurallarına yapılmasıAnswer
- BYönetenlerin sahip olduğu üstün kişisel vasıfların ve toplum üzerindeki etkileyici gücün varlığı
- CSiyasal iktidarın, fiziksel şiddet tekelini kullanarak toplum üzerinde kesin bir denetim kurması
- DToplumun geçmişten gelen köklü geleneklerine ve kutsal sayılan örflerine olan bağlılık
- EKararın, yöneticinin sübjektif adalet anlayışına ve vicdani kanaatlerine dayalı olarak alınması
Answer
İtaatin kişilere değil, önceden belirlenmiş soyut ve genel hukuk kurallarına yapılması
Max Weber’e göre modern dünyada geçerli olan yasal-rasyonel otoritede, meşruiyetin kaynağı rasyonel olarak kararlaştırılmış olan kurallardır. Bu sistemde bireyler, yöneten kişinin şahsına değil, o kişinin temsil ettiği makama ve o makamın sınırlarını çizen hukuk normlarına itaat ederler. Bu 'kişisellikten arınmış' (impersonal) yapı, modern bürokrasinin ve hukuk devletinin temelidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Max Weber'in Otorite Tipolojisi ve Meşruiyet İnancı
Practice More
Karizmanın rutinleşmesi sürecinin modern bürokratik yapılara geçişteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s