Kamu politikası sürecinde resmi bir aktör olan yargı organı; yasama organı gibi doğrudan kanun yapma veya yürütme organı gibi politikayı uygulama yetkisine sahip değildir. Yargının sürece müdahalesi, genellikle tesis edilen bir işleme veya çıkarılan bir yasaya karşı açılan davalarla sınırlıdır. Bu durum, yargı organının politika sürecindeki rolüyle ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisini doğrulamaktadır?
- APolitika gündemini belirlemede siyasi iradeyle eş değer bir önceliğe sahip olması
- Kendiliğinden harekete geçemeyen, reaktif (tepkisel) bir nitelik taşımasıAnswer
- CPolitika uygulama aşamasında idari hiyerarşinin en üst basamağını oluşturması
- DGayriresmi bir aktör olarak baskı gruplarının taleplerini sisteme iletmesi
- EPolitika değerlendirme aşamasında yalnızca ekonomik verimlilik kriterlerini esas alması
Answer
Yargı organı, kendiliğinden harekete geçemeyen ve ancak bir başvuru veya dava sonucunda sürece dahil olan reaktif (tepkisel) bir aktördür.
Yargı organı, diğer resmi aktörlerin aksine politika sürecini başlatma iradesine sahip değildir. Bir yasanın anayasaya aykırılığı veya bir idari işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla dava açılmadığı sürece yargı sürece dahil olamaz. Bu durum, yargı organının 'reaktif' veya 'edilgen' bir aktör olduğunu kanıtlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yargı Organının Reaktif Niteliği
Practice More
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının politika sonlandırma (termination) aşamasındaki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s