Kamu Politikası Aktörleri
224 questions
Kamu politikası literatüründe yargı organı, genellikle politika sürecine bir uyuşmazlık neticesinde dahil olan "reaktif" bir aktör olarak tanımlanır. Ancak yargı, özellikle anayasal denetim ve iptal davaları aracılığıyla, yürütme erkinin politika tercihlerini sınırlayarak "negatif politika yapıcı" (negative policy-maker) işlevi görebilmektedir.
Buna göre yargı organının kamu politikası sürecindeki "negatif politika yapıcı" rolünü en iyi ifade eden açıklama aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası sürecinde yer alan resmi aktörlerden biri olan yargı organı, sahip olduğu denetim yetkisiyle politika döngüsünü önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Buna göre, yargı organının kamu politikası sürecindeki rolü ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kamu politikası literatüründe medyanın, toplumsal sorunları 'kamusal gündem' ( ) düzeyinden 'siyasal gündem' ( ) düzeyine taşıma sürecindeki katalizör rolü incelendiğinde; medyanın bu işlevinin resmi aktörlerin yetki alanlarıyla olan ilişkisi bağlamında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Resmi politika aktörleri arasında yer alan yargı organının, kamu politikası döngüsündeki müdahalesi, yürütme organının uygulama (implementasyon) yetkisinden temel bir noktada ayrılır. Buna göre, yargı organının bir kamu politikası üzerindeki etkisini, idarenin uygulama yetkisinden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası sürecinde resmi bir aktör olarak yer alan yargı organı, diğer aktörlerin eylem ve işlemlerini hukuksal çerçevede denetleyerek sürecin yasal sınırlarını belirler. Ancak bu denetim yetkisinin kapsamı, kuvvetler ayrılığı ilkesi ve idarenin takdir yetkisi bağlamında belirli kısıtlamalara tabidir. Kamu politikası analizi açısından yargı organının rolü ve yetki sınırları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kamu politikası analizinde yargı organı; yasama ve yürütme tarafından üretilen politika çıktılarını hukuksal normlara aykırılık gerekçesiyle iptal edebilme yetkisi nedeniyle, politika değişikliğini zorlaştırabilen bir "veto noktası" (veto point) işlevi görür. Buna göre, bir siyasal sistemde yargısal denetimin kapsamının genişlemesi ve yargının bir veto noktası olarak etkinliğinin artması, kamu politikaları üzerinde öncelikle aşağıdakilerden hangisine neden olur?
Kamu politikası literatüründe 'eşik bekçiliği' (gatekeeping) kavramı, medyanın toplumsal sorunları seçme, süzgeçten geçirme ve siyasal sisteme iletme sürecindeki kritik rolünü tanımlar. Medyanın bu işlevi ve kamu politikası sürecindeki yeri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kamu politikası sürecinde çıkar grupları ile kamu bürokrasisi arasındaki etkileşimi ifade eden kavramlardan biridir. Özellikle üst düzey bürokratların veya siyasetçilerin görevlerinden ayrıldıktan sonra profesyonel lobicilik faaliyetleri yürüten özel kuruluşlarda görev alması ya da bu kuruluşların temsilcilerinin ilgili kamu kurumlarında karar verici mevkilere getirilmesi durumunu tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası yapım sürecinde baskı grupları ve devlet arasındaki ilişkileri açıklayan bir modelde; çıkar gruplarının devlet tarafından resmen tanındığı, hiyerarşik olarak örgütlendiği, temsil ettikleri alanlarda rekabetçi olmayan bir tekel konumuna sahip oldukları ve karşılığında devletin bu grupların taleplerini ve liderlik yapılarını belirli ölçüde denetlediği bir mekanizma öngörülür.
Buna göre, yukarıda temel özellikleri belirtilen çıkar grubu temsil modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası sürecinde sivil toplum kuruluşlarının (STK) rolü ve bu kurumların çıkar grupları ile olan kuramsal farkları dikkate alındığında; STK'ların gündem belirleme ve değerlendirme aşamalarındaki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kamu politikası literatüründe aktörler; politikayı başlatma, tasarlama veya denetleme yetkilerine göre sınıflandırılmaktadır. Yasama ve yürütme organları toplumsal bir soruna çözüm üretmek amacıyla kendi inisiyatifleriyle (resen) harekete geçebilirken; yargı organının bir düzenleme veya uygulama hakkında karar verebilmesi için mutlaka o konuyla ilgili bir davanın açılmış olması gerekmektedir.
Bu durum, yargı organının kamu politikası sürecindeki hangi temel karakteristiğini ortaya koymaktadır?
Kamu politikası literatüründe düşünce kuruluşları (think tanks), bilgi ve güç arasındaki köprü olarak nitelendirilir. Bu kuruluşlar, gündem belirleme ve politika formülasyonu aşamalarında sundukları teknik raporlar, veri setleri ve bilimsel analizlerle politika yapıcıların rasyonel karar verme kapasitelerini artırmayı hedeflerler. Diğer gayriresmi aktörlerle benzer bir alanda faaliyet gösterseler de yapısal ve işlevsel açıdan onlardan ayrılırlar.
Buna göre, düşünce kuruluşlarının kamu politikası sürecindeki temel ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası yapım sürecinde yer alan aktörler, sistem içerisindeki konumlarına ve anayasal yetkilerine göre resmi ve gayriresmi (dışsal) aktörler olarak ikiye ayrılmaktadır. Türkiye’nin kamu politikası süreci üzerinde de belirgin etkileri bulunan Avrupa Birliği (AB), IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası aktörlerin bu süreçteki yeri ve rolü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kamu politikası literatüründe sivil toplum kuruluşları (STK) ile çıkar grupları (interest groups) arasındaki ayrım, genellikle temsil ettikleri değerlerin mahiyeti ve politika sürecindeki işlevsel konumları üzerinden yapılmaktadır. Özellikle demokratik yönetişim modellerinde STK'ların gündem belirleme ve değerlendirme aşamalarındaki rolleri, onları diğer gayriresmi aktörlerden ayrıştıran özgün bir nitelik taşır.
Buna göre, sivil toplum kuruluşlarının kamu politikası sürecindeki rolü ve çıkar grupları ile arasındaki temel farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi, çağdaş kamu politikası analizi çerçevesinde en doğru değerlendirmedir?
Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) uyum süreci veya IMF ile imzalanan niyet mektupları gibi uluslararası mekanizmaların kamu politikası üzerindeki etkisi incelendiğinde; bu aktörlerin bir sorunu ülke gündemine taşıma gücü ile bu soruna yönelik teknik çözüm yollarının (yasa taslağı, yönetmelik vb.) geliştirilmesi süreci arasındaki temel ayrım aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası sürecinde gayriresmi aktörler arasında yer alan düşünce kuruluşları (think tanks), yapısal ve işlevsel özellikleri bakımından sivil toplum kuruluşları ve baskı grupları gibi diğer gayriresmi aktörlerden belirli yönleriyle ayrışmaktadır.
Buna göre, düşünce kuruluşlarının politika yapım sürecindeki etkinliklerini ve karar alıcılar üzerindeki etkilerini dayandırdıkları temel meşruiyet kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası sürecinin gündem belirleme ve politika formülasyonu aşamalarında, bilimsel bilgi üretimi ile siyasal karar alma mekanizması arasında 'epistemik bir topluluk' (epistemic community) benzeri bir işlev gören düşünce kuruluşlarının (think tanks), demokratik yönetim yapısı içerisindeki 'gayriresmi' aktör statüsü göz önüne alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi bu kuruluşların temel etkisini ve sınırlılığını en kapsamlı şekilde açıklar?
Theodore Lowi’ye göre modern devlet, politika alanlarını ilgili çıkar gruplarının kontrolüne bırakarak kamu otoritesini parçalamakta ve her grubun kendi alanında egemen olduğu bir yapı oluşturmaktadır. Lowi, kamu yararı kavramının bu grupların karşılıklı tavizleri ve çıkarlarının toplamına indirgenmesini, 'kamusal' olanın 'özel' pazarlıklara teslim edilmesi olarak eleştirmektedir.
Buna göre, Lowi'nin liberal demokrasinin çıkar gruplarının tahakkümü altına girerek hukukun genel ilkelerinden sapmasını ifade etmek için kullandığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası sürecinde bürokrasinin, karmaşık sorunların çözümünde sahip olduğu teknik bilgi ve deneyim sayesinde politika alternatiflerinin oluşturulmasında aktif rol oynamasını sağlayan temel güç kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası yazınında bürokrasi; geleneksel yaklaşımın aksine sadece siyasi karar alıcıların emirlerini yerine getiren pasif bir araç değil, sahip olduğu uzmanlık bilgisi ve takdir yetkisiyle süreci derinden etkileyen aktif bir aktör olarak tanımlanmaktadır. Bürokrasinin kamu politikası sürecindeki bu belirleyici rolünün temel kaynağı ve işleyiş biçimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?