Eleştirel Okul (Frankfurt Okulu) temsilcilerinden Jürgen Habermas ve Herbert Marcuse gibi isimlere göre, gelişmiş sanayi toplumlarında bilim ve teknoloji artık sadece doğaya hükmetme araçları değildir; aynı zamanda mevcut toplumsal düzenin meşrulaştırılmasını sağlayan birer ideolojik aygıta dönüşmüştür. Bu durum, toplumsal sorunların çözümünde "araçsal akıl"ın mutlak hakimiyetine ve siyasal alanın daralmasına yol açar.
Buna göre Eleştirel Okul'un bu yaklaşımı çerçevesinde, bilim ve teknolojinin ideolojik bir işlev kazanmasının toplumsal düzlemdeki en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- Siyasal tartışma ve kararların demokratik zeminden koparak uzmanlar tarafından yönetilen teknik bir sürece indirgenmesiAnswer
- BÜretim araçlarının mülkiyet yapısındaki değişimle birlikte toplumsal sınıflar arasındaki ekonomik çatışmanın tamamen sona ermesi
- CToplumun temel kurumlarının birbirleriyle işlevsel bir uyum yakalayarak sosyal çatışmaları minimize etmesi
- DBireyin toplumsal statüsünü rasyonel bir başarı ölçütüne dayandırarak dikey hareketliliği hızlandırması
- EKültürler arası etkileşimin artmasıyla birlikte yerel değerlerin evrensel bir kimlik kazanması
Answer
Siyasal tartışma ve kararların demokratik zeminden koparak uzmanlar tarafından yönetilen teknik bir sürece indirgenmesi
Eleştirel Okul düşünürlerine göre modern toplumda siyaset, ahlaki ve insani değerlerin tartışıldığı bir kamusal alan olmaktan çıkmıştır. Bilimsel ve teknik rasyonalitenin hakimiyetiyle birlikte siyasal kararlar, 'en verimli teknik çözüm hangisidir?' sorusuna yanıt arayan uzmanların (teknokratların) kontrolüne geçer. Bu durum, toplumun demokratik katılım yoluyla kendi kaderini tayin etme yeteneğini köreltir ve siyaseti teknokratik bir yönetim sürecine indirger.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Bilim ve Teknolojinin İdeoloji Olarak İşlevi
Estimated Time:1m 20s