Türkiye'de demografik geçiş sürecinin son aşamasına yaklaşılmasıyla birlikte, toplam doğurganlık hızının nüfusun kendini yenileme eşiği olan seviyesinin altına gerilemesi, devletin nüfus üzerindeki denetim ve yönlendirme stratejilerini yeniden şekillendirmesine neden olmuştur. Özellikle 2010'lu yılların başından itibaren belirginleşen söylem değişikliği ve uygulamaya konulan teşvikler, demografik yapının geleceğine dair endişeleri yansıtmaktadır.
Buna göre, Türkiye'de son dönemde yeniden canlanan 'pronatalist (nüfus artışını destekleyen)' yönelimli politikaların temel sosyolojik ve ekonomik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Nüfusun yaşlanma eğilimine girmesiyle birlikte genç ve dinamik yapının korunarak sosyal güvenlik sistemindeki aktüeryal dengenin uzun vadede sürdürülebilir kılınmak istenmesiAnswer
- BÇalışma çağındaki nüfusun (15-64 yaş) mutlak sayı olarak azalmaya başlaması nedeniyle ortaya çıkan acil iş gücü açığının kapatılmak istenmesi
- C1923-1965 dönemi pronatalist politikalarının tarımsal üretimde yarattığı yüksek verimlilik artışının günümüz sanayi toplumunda tekrar edilmek istenmesi
- DKırsal alanlardan kentlere yönelen göç dalgasının durdurulması için kırsal nüfusun niceliksel olarak desteklenmesi zorunluluğu
- EBebek ölüm hızlarının gelişmiş ülkeler seviyesine inmesi nedeniyle nüfusun doğal artış hızının kontrolsüz yükselmesini engelleme ihtiyacı
Answer
Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sosyal güvenlik sisteminin dengesini koruma ve demografik dinamizmi sürdürme isteği güncel politikaların temel gerekçesidir.
Türkiye, demografik geçiş modelinde düşük doğum ve düşük ölüm oranlarının görüldüğü son aşamaya girmiştir. Doğurganlık hızının seviyesinin altına düşmesi, nüfusun yaşlanmasına ve gelecekte çalışan nüfusun emekli nüfusu finanse edememesine (sosyal güvenlik krizi) yol açacağı için devlet bu riski azaltmak adına nüfus artışını teşvik edici (pronatalist) politikalara yönelmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Demografik Dönüşüm ve Nüfus Politikası Kayması
Estimated Time:1m 30s