Bir sosyolog, derinleşen ekonomik kriz dönemlerinde hanehalklarının aldığı önlemleri incelemektedir. Araştırma sonucunda, bireylerin krizle başa çıkmak için birbirinden tamamen bağımsız ve salt kişisel tercihlerine dayalı kararlar aldıklarını düşünmelerine rağmen; ülke genelinde evlenme yaşının istatistiksel olarak belirgin şekilde gecikmesi, geniş aile modeline dönüş eğiliminin artması ve boşanma oranlarındaki dalgalanmaların belirli bir düzenlilik içinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Hiçbir bireyin bilinçli olarak makro bir sonuç yaratmayı hedeflemediği hâlde ortaya çıkan bu istatistiksel tutarlılık durumu, sosyolojik açıdan toplumsal yapının hangi temel özelliğiyle en iyi açıklanır?
- Bireysel niyet ve iradeleri aşan, onlardan bağımsız nesnel bir gerçekliğe ve zorlayıcılığa sahip olmasıAnswer
- BKurumların kriz dönemlerinde ortaya çıkan gizli işlevlerinin, toplumsal değişim sürecini tamamen kontrol altına alması
- CToplumsal denge ve uyum beklentisinin, bireyler arası güç ve sınıf çatışmalarını kriz anlarında dahi engellemesi
- DSoyut nitelikteki toplumsal değerlerin, ekonomik zorluklar karşısında doğrudan somut ve yaptırımlı normlara dönüşmesi
- EBireylerin kriz karşısında kazanılmış statülerini terk ederek, yeni beklenen rollerini mekanik bir biçimde oynaması
Answer
Toplumsal yapının bireysel niyetleri aşan, bağımsız ve nesnel bir gerçekliğe sahip olması
Doğru yanıt, toplumsal yapının bireylerden bağımsız nesnel bir gerçekliğe sahip olduğunu ifade eden seçenektir. Emile Durkheim'ın da ortaya koyduğu üzere toplumsal olgular ve yapısal bütünlük, bireylerin tekil kararlarının basit bir toplamı değildir. Bireyler tamamen kendi özgür iradeleriyle karar aldıklarını düşünseler bile, makro düzeyde ortaya çıkan istatistiksel düzenlilikler (evlenme yaşının artması, aile tipinin değişmesi), toplumsal yapının birey üzerinde dışsal (nesnel) ve zorlayıcı/yönlendirici bir etkiye sahip olduğunu kanıtlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Toplumsal Yapının Nesnelliği ve Dışsallığı (Holistik Yaklaşım)