İdare hukukunda 'usul' kuralları, idari makamların karar alma süreçlerini disipline eden ve irade oluşumunun tarafsızlığını sağlayan güvencelerdir. Bir kanun hükmünde, belirli bir idari kurulun belirli bir konuda 'gizli oylama' ile karar alacağı emredilmiş olmasına rağmen, kurulun 'açık oylama' yaparak ve 'oy birliğiyle' karar aldığı bir durumda; yapılan bu usul hatasının işlemin sıhhatine etkisiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- AOylamanın oy birliği ile sonuçlanmış olması nedeniyle bu durum bir 'tali usul sakatlığı' teşkil eder ve işlemin esası hukuka uygunsa iptal sebebi olmaz.
- BBu durum, karar alma mekanizmasındaki bir 'yetki' aşımı olduğundan, işlemin 'yetki unsuru' yönünden sakatlanmasına ve hükümsüzlüğüne yol açar.
- Gizli oylama usulüne aykırılık, iradenin serbestçe oluşumunu engelleyebilecek nitelikte bir 'asli usul sakatlığı' olup işlemin iptalini gerektirir.Answer
- DKanunda öngörülen oylama biçiminin tamamen dışına çıkılması 'fonksiyon gaspı' niteliğindedir ve işlem 'yokluk' yaptırımıyla maluldür.
- EOylama usulü işlemin 'sebep' unsuruna hazırlık teşkil ettiğinden, idari işlemin dayandığı maddi sebebin doğruluğu usuldeki bu eksikliği hukuken giderir.
Answer
Gizli oylama usulüne aykırılığın 'asli usul sakatlığı' teşkil ettiği ve işlemin iptalini gerektirdiği yönündeki değerlendirme doğrudur.
İdare hukukunda 'asli usul sakatlığı', idari işlemin sonucunu veya irade oluşumunu doğrudan etkileyen hatalardır. Gizli oylama usulü, üyelerin iradelerini baskı altında kalmadan özgürce yansıtmalarını sağlayan koruyucu bir kuraldır. Danıştay içtihatlarına göre, kanunda gizli oylama emredilmişse, bu usule aykırı olarak yapılan oylama (oy birliği ile sonuçlansa dahi) iradenin sağlıklı oluşmadığı karinesini doğurur ve işlem asli usul sakatlığı nedeniyle iptale tabidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Asli Usul Sakatlığı (Gizli Oylama Güvencesi)
Estimated Time:2m 0s