Bir ülkenin anayasa taslağı hazırlık sürecinde, yürütme organının otoritesini güçlendirmek amacıyla devlet başkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi ve geniş anayasal yetkilerle donatılması benimsenmiştir. Ancak anayasa yapıcılar, sistemin katı kuvvetler ayrılığına dayalı başkanlık modeline dönüşmesini istememekte ve yasama organının yürütme üzerindeki siyasal denetim gücünü korumayı hedeflemektedir.
Siyaset bilimi teorisine göre, kurgulanan bu hükümet sisteminin 'yarı başkanlık' sistemi olarak sınıflandırılabilmesi ve başkanlık sisteminden kesin çizgilerle ayrılabilmesi için anayasa taslağına aşağıdakilerden hangisinin eklenmesi zorunludur?
- Yürütme politikalarını uygulayan başbakan ve bakanlar kurulunun parlamentonun güvenoyuna tabi olmasıAnswer
- BDevlet başkanının yasama organınca kabul edilen kanunları veto etme yetkisinin tamamen kaldırılması
- CDevlet başkanının seçildiği andan itibaren siyasi partisiyle ilişiğinin kesilerek tarafsızlık ilkesinin benimsenmesi
- DYürütmenin fiili gücünün bölünmemesi adına, meşruiyetini halktan alan devlet başkanının aynı zamanda hükümetin de başı sayılması
- EBakanlar kurulunda görev alacak kişilerin meclis üyeleri (milletvekilleri) arasından seçilme zorunluluğunun getirilmesi
Answer
Doğru seçenek, yürütme politikalarını uygulayan başbakan ve bakanlar kurulunun parlamentonun güvenoyuna tabi olmasını öngören ifadedir.
Yarı başkanlık sisteminin siyaset bilimi literatüründeki klasik tanımı (Maurice Duverger); genel oyla seçilen, önemli siyasi yetkilere sahip bir devlet başkanı ile parlamentonun güvenine dayanarak ayakta kalabilen bir başbakan ve bakanlar kurulunun bir arada bulunmasıdır. Metinde devlet başkanının halk tarafından seçileceği belirtilmiştir; sistemin 'başkanlık' değil 'yarı başkanlık' olabilmesi için eksik olan ve anayasaya eklenmesi zorunlu şart, meclise karşı sorumlu bir kabinenin tesis edilmesidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yarı Başkanlık Sisteminde Çift Başlı Yürütme ve Parlamenter Sorumluluk