Türkiye'de 1990'lı yıllardan itibaren ivme kazanan Bergama ve Cerattepe gibi yerel direnç hareketleri, sivil toplumun çevre politikalarına katılımı açısından "yeni toplumsal hareket" özellikleri taşımaktadır. Bu hareketlerin, 1970'li yıllardaki geleneksel çevre koruma yaklaşımlarından ayrılan en belirgin yönü aşağıdakilerden hangisidir?
- Çevre sorununu salt uzmanlık gerektiren teknik bir koruma faaliyetinden çıkararak, demokratik katılım ve yaşam hakkı savunusu temelinde toplumsallaştırması.Answer
- BÇevresel riskleri sadece yerel düzeyde tutup, uluslararası sivil toplum kuruluşları ve yargı organlarıyla iş birliğini tamamen reddetmesi.
- CÇevre koruma görevini sadece Anayasa'nın devlete yüklediği bir ödev olarak görüp, bireysel veya örgütsel katılımı ikincil plana itmesi.
- DÇevre bilincini sadece TEMA'nın erozyonla mücadele veya ÇEVKO'nun ambalaj atığı geri dönüşümü gibi kurumsal ve teknik çalışma alanlarıyla sınırlı tutması.
- E1980 sonrası neoliberal ekonomik büyüme hedefleriyle tam bir uyum içinde kalarak, çevresel maliyetlerin piyasa mekanizmalarıyla çözülmesini savunması.
Answer
Çevre sorununu salt uzmanlık gerektiren teknik bir koruma faaliyetinden çıkararak, demokratik katılım ve yaşam hakkı savunusu temelinde toplumsallaştırması
Doğru yanıt olan yaklaşım, Türkiye'de çevre hareketlerinin evrimindeki en kritik kırılmayı temsil eder. Geleneksel çevrecilik uzmanlar ve devlet bürokrasisi tarafından yürütülen teknik bir koruma faaliyetiyken; Bergama, Cerattepe gibi hareketler meseleyi doğrudan bir 'yaşam hakkı' ve 'vatandaşlık davası' haline getirerek demokratik katılım kanallarını zorlamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hak Temelli Çevre Hareketleri ve Demokratik Katılım
Estimated Time:2m 0s