Question

Difficulty: Mediumİdari Kolluk ile Adli Kolluk Ayrımı

Orman muhafaza memurları, orman kanununa aykırı eylemleri engellemek ve ormanlık alanları korumak amacıyla rutin devriye görevlerini ifa etmektedirler. Bu devriye sırasında, belirli bir bölgede yeni kesilmiş ağaç gövdeleri ve olay yerinde bırakılmış motorlu testereler tespit etmişlerdir. Bu andan itibaren memurlar, delillerin karartılmasını önlemek ve şüphelilerin tespitini sağlamak üzere nöbetçi Cumhuriyet savcısına bilgi vererek onun talimatları doğrultusunda işlem yapmaya başlamışlardır.

Buna göre, olaydaki kolluk faaliyetlerinin niteliği ve hukuki rejimi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Orman muhafaza memurları idari teşkilat içinde yer aldığından, savcının talimatıyla yürütülen işlemler de dâhil olmak üzere tüm süreç idari yargının denetimine tabidir.
  2. B
    Faaliyetin bütününde orman varlığının korunması hedeflendiğinden, olay yerinde delil toplanması süreci de mülki idare amirinin hiyerarşik denetimi altında yürütülen bir idari kolluk faaliyetidir.
  3. Rutin devriye faaliyeti suç öncesi önleyici nitelikte olduğundan idari kolluk; suç bulgularına rastlanmasından sonra yürütülen süreç ise bastırıcı nitelikte olduğundan adli kolluk kapsamında değerlendirilir.Answer
  4. D
    Suç bulgularının tespitiyle başlayan süreçte memurların gerçekleştirdiği usulsüz eylemlerden doğan zararların tazmini için idare mahkemelerinde tam yargı davası açılmalıdır.
  5. E
    Rutin devriye görevi esnasında memurların tesis ettiği önleyici işlemler, doğrudan ceza hukukunu ilgilendiren bir alanda yapıldığından yalnızca adli yargı mercilerince denetlenir.

Answer

Rutin devriye faaliyeti suç öncesi önleyici nitelikte olduğundan idari kolluk; suç bulgularına rastlanmasından sonra yürütülen süreç ise bastırıcı nitelikte olduğundan adli kolluk kapsamında değerlendirilir.
Türk İdare Hukukunda idari kolluk ve adli kolluk ayrımı temel olarak 'maddi ölçüt' (amaç ölçütü) kullanılarak yapılır. Kamu düzenini bozucu eylemleri ve suç işlenmesini önlemek amacıyla yürütülen faaliyetler idari kolluk faaliyetidir ve idare hukuku rejimine (idari yargı denetimine) tabidir. Olayda memurların rutin devriye görevi bu kapsama girer. Ancak bir suç şüphesinin ortaya çıktığı (kesilmiş ağaçlar ve testerelerin bulunduğu) andan itibaren, delillerin toplanması ve faillerin yakalanması amacıyla Cumhuriyet savcısının talimatıyla yürütülen işlemler adli kolluk niteliği kazanır. Bu evre ceza muhakemesi kurallarına ve adli yargı denetimine tabidir. Dolayısıyla devriye aşaması idari kolluk, suç delillerinin bulunmasından sonraki aşama ise adli kolluktur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki ilk faaliyetin (devriye görevi) zamanını ve amacını analiz etmek.
Devriye görevi, suç işlenmeden önce ve kamu düzenini korumak (suçu önlemek) amacıyla yapıldığından maddi ölçüt gereği idari kolluk faaliyetidir.
İdari kolluğun temel amacı suç öncesi dönemde önleyici tedbirler almaktır.
2
Olaydaki ikinci faaliyetin (savcı talimatıyla işlem yapma) zamanını ve amacını analiz etmek.
Ağaçların kesildiğinin tespitiyle başlayan süreç, işlenmiş bir suçun delillerini toplama ve failini bulma amacı taşıdığından maddi ölçüt gereği adli kolluk faaliyetidir.
Adli kolluk, suç işlendikten sonra (veya suç şüphesi öğrenildiğinde) devreye giren ve ceza muhakemesi kapsamında yürütülen bastırıcı bir faaliyettir.

Key Concept

İdari Kolluk ve Adli Kolluk Arasındaki Maddi (Amaç) Ölçüt Farkı
Estimated Time:1m 15s
Rate this question