Question

Difficulty: Very hardSürdürülebilirlik Göstergeleri ve Araçları

Sürdürülebilir kalkınma sürecinde çevresel kaynakların yönetimi ve denetimini sağlamak amacıyla geliştirilen göstergeler ile yönetsel araçlar arasındaki işlevsel ilişki dikkate alındığında; bir bölgenin "ekolojik açık" (ecological deficit) vermesi durumu ve bu durumun yönetilmesine yönelik araçlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Bölgenin ekolojik açık vermesi, toplam ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteyi aşarak doğal sermayenin yenilenme hızından daha fazla tüketildiğini gösterir; bu durumun makro ölçekli politika ve planlar düzeyinde kentsel gelişimin ekolojik eşiklerle uyumlandırılmasında "Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)", tekil projelere odaklanan Çevresel Etki Değerlendirmesi'nden (ÇED) daha etkin bir araçtır.Answer
  2. B
    Ekolojik ayak izinin büyümesi, bölgenin teknolojik gelişmişlik düzeyini ve doğada bırakılan olumlu "yeşil iz" miktarının arttığını gösteren pozitif bir sürdürülebilirlik göstergesidir; bu artışın denetimi Yerel Gündem 21 süreçlerinde merkezi idarenin hiyerarşik yaptırımlarıyla sağlanır.
  3. C
    Ekolojik açık durumu, çevre direncinin tamamen ortadan kalktığını ve bölgenin taşıma kapasitesinin mutlak bir doygunluğa ulaştığını simgeler; bu aşamada Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), stratejik ölçekteki tüm üst kademe plan kararlarını denetleyen yegâne yasal araçtır.
  4. D
    Karbon ayak izi ve ekolojik ayak izi metot olarak birbirinden tamamen bağımsız göstergelerdir ve bir projenin ÇED sürecinden "olumlu" kararı alması, o yatırımın bölgesel sürdürülebilirlik göstergeleri ve ekolojik açık üzerinde hiçbir olumsuz etkisinin bulunmadığının hukuki kanıtıdır.
  5. E
    Yerel Gündem 21, ekolojik açığın giderilmesi amacıyla merkezi hükümet tarafından yerel yönetimlere dayatılan, katılımcılığı dışlayan ve sadece katı idari yaptırımlardan oluşan bir çevresel performans endeksidir.

Answer

Bölgenin ekolojik açık vermesi, ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteyi aşmasıdır; bu durumun yönetilmesinde stratejik planlama düzeyindeki SÇD süreci, proje odaklı ÇED'den daha kapsayıcıdır.
Doğru olan ifadede vurgulandığı üzere; ekolojik açık, bir bölgenin ekolojik ayak izinin o bölgenin biyolojik kapasitesini aşması durumudur. Bu durum doğal kaynakların sürdürülebilir olmayan bir hızda tüketildiğini gösterir. Bu tür makro ölçekli çevresel sorunların yönetilmesi, kentsel gelişim stratejilerinin ve sektörel politikaların en üst aşamada denetlenmesini gerektirir. Bu noktada Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), tekil ve mikro ölçekli yatırımlara odaklanan Çevresel Etki Değerlendirmesi'nden (ÇED) farklı olarak, politika ve planlama aşamasında çevresel eşikleri dikkate alan daha bütüncül ve stratejik bir araçtır.

Step-by-Step Solution

1
Ekolojik açık kavramını analiz etme
Ekolojik Ayak İzi >> Biyolojik Kapasite
Bir bölgenin sürdürülebilirliği, tüketim hızının ekosistemin yenilenme hızını aşmamasıyla ölçülür.
2
Sürdürülebilirlik araçlarının hiyerarşisini değerlendirme
SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) >> ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi)
Ekolojik açık gibi makro-mekânsal sorunlar, tekil projelerden ziyade politika ve planlama düzeyinde müdahale gerektirir.
3
Doğru ifadeyi sentezleme
Ekolojik açığın tespiti ve SÇD'nin bütüncül rolünün birleştirilmesi.
KPSS Kamu Yönetimi düzeyinde kavramsal derinlik ve yönetsel araçların işlev farkı sorgulanmaktadır.

Key Concept

Ekolojik Ayak İzi, Biyolojik Kapasite ve Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) İlişkisi

Practice More

Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği (2017/2023 revizyonu) kapsamındaki 'SÇD uygulanacak plan ve programlar' listesini inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Rate this question