Siyaset felsefesinde liberal gelenek, devletin rolü ve özgürlüğün sınırları bağlamında kendi içinde önemli bir kuramsal ayrışma barındırır. John Locke ve Adam Smith gibi düşünürlerin referans alındığı birinci yaklaşım, devleti 'zorunlu bir kötülük' olarak nitelendirip onun yetki alanını adalet ve güvenliğin tesisi ile sınırlı tutmayı hedefler. Buna karşın T.H. Green ve John Rawls gibi düşünürlerin şekillendirdiği ikinci yaklaşım; devletin müdahale alanını eğitim, sağlık ve asgari gelir güvencesi gibi sosyal politikaları kapsayacak biçimde genişletmiştir.
İkinci yaklaşımın (sosyal liberalizmin), birinci yaklaşımdan (klasik liberalizmden) farklılaşırken dayandığı en temel kuramsal argüman aşağıdakilerden hangisidir?
- AToplumsal kurumların insan aklının soyut tasarımlarıyla değiştirilemeyecek kadar karmaşık, organik ve tarihsel bir sürekliliğe sahip olduğu inancı.
- Bireyin potansiyelini gerçekleştirmesini engelleyen yegâne tehdidin devlet baskısı olmadığı; denetimsiz piyasa dinamiklerinin yarattığı yapısal eşitsizliklerin de özgürlüğü fiilen yok ettiği kabulü.Answer
- CDemokrasinin işleyişinde merkeze rasyonel bireyi değil; sivil toplumdaki farklı baskı ve çıkar gruplarının iktidar üzerindeki rekabetçi etkileşimini alması.
- DSiyasal eşitliğin tam olarak sağlanabilmesi için piyasa ekonomisi terk edilerek üretim araçlarının mülkiyetinin kademeli şekilde kamuya devredilmesi gerektiği tezi.
- EDevlet iktidarının sınırlandırılmasında evrensel anayasal güvencelerden ziyade, iktidarın toplumdaki dezavantajlı gruplara dağıttığı ekonomik refahın tek meşruiyet ölçütü sayılması.
Answer
Doğru seçenek, bireyin otonomisini engelleyen asıl tehditlerin sadece devletin zor kullanma gücünden değil, aynı zamanda denetimsiz piyasa koşullarının yarattığı eşitsizliklerden de kaynaklandığını belirten ifadedir.
Sosyal (modern) liberalizm, klasik liberalizmin benimsediği salt 'dışsal müdahalenin yokluğu' şeklindeki özgürlük anlayışını yetersiz bulur. Sosyal liberallere göre açlık, yoksulluk, eğitimsizlik ve ağır çalışma koşulları gibi serbest piyasanın ürettiği yapısal sorunlar, bireyin otonomisini ve rasyonel tercih yapabilme kapasitesini en az despotik bir devlet kadar ortadan kaldırır. Bu nedenle devletin eğitim, sağlık gibi alanlarda yapacağı müdahaleci sosyal politikalar, özgürlüğü daraltan değil; aksine bireye kendi hayatını yönlendirme kapasitesi sunarak özgürlüğü güvence altına alan zorunlu mekanizmalardır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Klasik ve Sosyal (Modern) Liberalizm Ayrımı