1982 Anayasası'nın 17. maddesinde düzenlenen "Kişi dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" hakkı çerçevesinde; kişinin vücut bütünlüğüne müdahale edilmesi ile bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulması rejimleri arasındaki hukuki farklara ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- AKişinin vücut bütünlüğüne dokunulabilmesi için hem tıbbi bir zorunluluğun bulunması hem de bu durumun kanunla açıkça öngörülmüş olması kümülatif bir şarttır.
- BBilimsel ve tıbbi deneyler, kamu yararının veya toplum sağlığının korunmasının zorunlu kıldığı hallerde kanunla düzenlenmek kaydıyla kişinin rızası aranmaksızın uygulanabilir.
- Tıbbi zorunluluklar veya kanunda yazılı hallerden birinin varlığı vücut bütünlüğüne müdahale için yeterliyken; bilimsel ve tıbbi deneyler için ilgilinin rızasının bulunması anayasal bir ön şarttır.Answer
- DAnayasa'nın 15. maddesi uyarınca savaş ve olağanüstü hallerde, yaşama hakkının istisnası olarak tıbbi deneylerin rıza aranmaksızın yapılmasına anayasal bir açık kapı bırakılmıştır.
- Eİşkence ve eziyet yasağı mutlak bir hak olmayıp; kamu düzeninin korunması amacıyla kanunla belirli sınırlamalara tabi tutulabilir.
Answer
Tıbbi zorunluluklar veya kanunda yazılı hallerden birinin varlığı vücut bütünlüğüne müdahale için yeterliyken; bilimsel ve tıbbi deneyler için ilgilinin rızasının bulunması anayasal bir ön şarttır.
Doğru olan değerlendirme, 1982 Anayasası'nın 17. maddesinin 2. fıkrasındaki metni tam olarak yansıtmaktadır. Maddede vücut bütünlüğüne dokunulabilmesi için alternatif olarak 'tıbbi zorunluluk' veya 'kanunda yazılı haller' öngörülmüşken, bilimsel ve tıbbi deneyler için sadece 'rıza' şartı aranmıştır. Bu durum, bilimsel deneyler konusunda anayasa koyucunun çok daha sıkı bir koruma rejimi benimsediğini gösterir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Vücut bütünlüğü ile bilimsel deneyler arasındaki anayasal sınırlama farkı
Estimated Time:2m 0s