Question

Difficulty: HardAnayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

Bay (T), sahibi olduğu arazinin de içinde bulunduğu bölgeyi "kesin korunacak hassas alan" ilan ederek bu alandaki her türlü yapılaşmayı ve tarımsal faaliyeti tamamen yasaklayan yeni bir Kanun'un 15 Şubat 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanması üzerine, bu kanuni düzenlemenin doğrudan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Bay (T), Kanun'un emredici nitelikte olduğunu ve idareye hiçbir takdir yetkisi bırakmadığını belirterek, kanunun uygulanmasına yönelik herhangi bir idari işlem tesis edilmesini beklemeden 5 Mart 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Buna göre, Anayasa Mahkemesinin yapacağı ön inceleme neticesinde vereceği karar ve temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

  1. Yasama işlemleri aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı kuralı gereğince, başvuru konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmalıdır.Answer
  2. B
    Kanunların hak ihlali doğurduğu iddialarında öncelikle idari yargıda iptal davası açılarak olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunlu olduğundan, başvuru kanun yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmelidir.
  3. C
    Mülkiyet hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin asli metninde değil ek protokollerinde yer aldığından Anayasa Mahkemesinin inceleme alanı dışında kalır ve başvuru yetkisizlikten reddedilmelidir.
  4. D
    Başvuru kanunun yayımlandığı tarihten itibaren 30 günlük yasal süresi içinde yapıldığından ve idareye takdir yetkisi bırakılmadığından, talep kabul edilebilir bulunarak esastan incelenmelidir.
  5. E
    Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ancak idari makamların tesis ettiği işlemlere karşı yapılabileceğinden, ortada bir idari işlem bulunmaması gerekçesiyle başvuru kişi bakımından yetkisizlikten reddedilmelidir.

Answer

Başvurunun, yasama işlemleri aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı kuralı gereğince konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunması gerekir.
1982 Anayasası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca, yasama işlemleri (kanunlar) ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz. Bireysel başvuru yoluna gidilebilmesi için, söz konusu kanunun veya düzenleyici idari işlemin idare tarafından somut bir uygulama işlemine (birel işleme) dönüşmesi ve bu uygulama işlemine karşı olağan hukuk yollarının tüketilmesi gerekir. Kanunlara karşı doğrudan yapılan başvurular, Anayasa Mahkemesince konu bakımından yetkisizlik kararı verilerek kabul edilemez bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Başvuruya konu edilen işlemin hukuki niteliğini tespit etmek.
İhlale neden olduğu iddia edilen işlem, Resmî Gazete'de yayımlanan yeni bir 'Kanun' yani yasama işlemidir.
Bireysel başvurunun hangi tür işlemlere karşı yapılabileceğinin belirlenmesi, kabul edilebilirlik ön incelemesinin zorunlu ilk adımıdır.
2
Yasama işlemlerine karşı doğrudan bireysel başvuru yapılıp yapılamayacağını değerlendirmek.
6216 sayılı Kanun m. 45/3 uyarınca, yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz.
Bireysel başvuru, bir soyut norm denetimi yolu değil, kesinleşmiş idari veya yargısal somut uygulama işlemlerine karşı başvurulan ikincil ve tali bir kanun yoludur.
3
Bu yasağın ihlali durumunda Anayasa Mahkemesinin vereceği karar türünü belirlemek.
Doğrudan kanuna karşı yapılan bu başvuru, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru inceleme alanının dışında kaldığından 'konu bakımından yetkisizlik' kararı ile reddedilir.
Kabul edilebilirlik kriterlerinden olan konu bakımından yetki, başvurunun yöneltildiği işlemin Anayasa Mahkemesinin inceleme görev alanına girmesini (işlem türü ve hak kategorisi olarak) gerektirir.

Key Concept

Bireysel Başvurunun Konu Bakımından Sınırları (Yasama ve Düzenleyici İşlemlere Karşı Başvuru Yasağı)
Rate this question