Biyolojik Çeşitlilik (Biyoçeşitlilik)
15 questions
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası çevre rejimleri ve ulusal biyolojik çeşitlilik stratejileri dikkate alındığında; biyolojik çeşitliliğin düzeyleri, korunma yöntemleri ve biyolojik kaynakların hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (), biyolojik çeşitliliği; genetik, tür ve ekosistem çeşitliliği olmak üzere üç hiyerarşik düzeyde tanımlamaktadır. Türkiye, sahip olduğu biyocoğrafik çeşitlilik nedeniyle bu üç düzeyde de yüksek bir potansiyele sahiptir ve ulusal stratejilerini bu hiyerarşiye göre şekillendirmektedir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan "genetik çeşitlilik" kavramı kapsamında değerlendirilebilir?
1992 Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nde de vurgulandığı üzere; biyolojik çeşitlilik genetik çeşitlilik, tür çeşitliliği ve ekosistem çeşitliliği olmak üzere üç temel düzeyde ele alınmaktadır. Türkiye'nin sahip olduğu yaklaşık 12.000 bitki türünün zenginliğini ve bu türlerin (endemik türler dahil) bir bölgedeki sayıca fazlalığını ifade eden biyoçeşitlilik düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?
Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin öngördüğü koruma stratejileri ve peyzaj ekolojisi prensipleri çerçevesinde; kentsel genişlemenin doğal habitatları parçalaması sonucu ortaya çıkan 'habitat adacıkları' arasındaki tür benzerliğinin azalmasını ve bu alanlar arasındaki tür kompozisyonu farklılaşmasını (tür devir hızını) tanımlayan biyoçeşitlilik göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?
1992 Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ne göre biyoçeşitlilik; genetik çeşitlilik, tür çeşitliliği ve ekosistem çeşitliliği olmak üzere üç temel düzeyde ele alınır. Bir tarım bitkisinin farklı çevresel koşullara (kuraklık, soğuk vb.) uyum sağlamış çeşitli tür içi varyetelerinin (alt türlerinin) bulunması, biyolojik çeşitliliğin hangi düzeyi ile doğrudan ilgilidir?
1992 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda imzaya açılan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, doğadaki canlı zenginliğinin korunmasını uluslararası bir yükümlülük haline getirmiştir. Türkiye, bu sözleşme kapsamında korunması gereken pek çok özel türe ev sahipliği yapmaktadır. Bu bağlamda, 'yalnızca belirli bir coğrafi bölgeye veya yöreye özgü olan, dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak yetişmeyen veya yaşamayan türleri' ifade etmek için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (BÇS) ve Türkiye’nin bu sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri ile ulusal stratejileri değerlendirildiğinde; biyolojik çeşitliliğin korunması, kullanımı ve hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi çerçevesinde biyoçeşitlilik; genetik, tür ve ekosistem olmak üzere üç düzeyde ele alınmaktadır. Bir türün içindeki bireylerin sahip olduğu genetik bilginin toplamını, yani bir popülasyon içindeki kalıtsal varyasyonları ifade eden çeşitlilik düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?
Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (), biyolojik kaynaklar üzerindeki "insanlığın ortak mirası" yaklaşımını sona erdirerek devletlerin kendi kaynakları üzerindeki "egemenlik hakları" ilkesini tescil etmiştir. Türkiye, Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan fitocoğrafik bölgelerinin kesişme noktasında bulunması ve tarafından belirlenen önemli gen merkezlerine ev sahipliği yapması nedeniyle genetik çeşitlilik açısından dünya ölçeğinde kritik bir öneme sahiptir.
Buna göre, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi terminolojisi ve Türkiye’deki biyoçeşitlilik yönetimi dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında, devletlerin kendi biyolojik kaynakları üzerinde egemenlik hakları olduğu ve bu kaynakların korunmasının "insanlığın ortak kaygısı" olduğu kabul edilmiştir. Türkiye gibi yüksek endemizm oranına sahip ülkeler için bu sözleşme, genetik kaynakların korunması ve bu kaynaklardan doğan faydaların adil paylaşımı () açısından stratejik önem taşımaktadır. Buna göre; bir biyoteknoloji şirketinin, Türkiye'deki endemik bir bitki türünün kuraklığa dayanıklılık sağlayan spesifik bir genini izole ederek yeni bir tarımsal ürün geliştirmesi, biyoçeşitliliğin aşağıdaki düzeylerinden hangisi ve bu düzeyin hangi temel işleviyle doğrudan ilişkilidir?
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ( Rio) standartları çerçevesinde Türkiye; Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olarak isimlendirilen üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alması sayesinde çok çeşitli habitat ve yaşam alanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu coğrafi özellik; ülkemizde ormanlardan bozkırlara, sulak alanlardan yüksek dağ ekosistemlerine kadar geniş bir yelpazede biyolojik zenginlik oluşmasını sağlamıştır. Türkiye'nin sahip olduğu bu farklı yaşam ortamlarının, ekolojik süreçlerin ve habitat komplekslerinin bütününü ifade eden biyoçeşitlilik düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?
Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (), biyoçeşitliliği genetik, tür ve ekosistem düzeyinde üç hiyerarşik boyutta tanımlamaktadır. Türkiye'de bir yandan Karadeniz'in nemli orman ekosistemlerinin, diğer yandan İç Anadolu'nun tuzlu step ekosistemlerinin ve Akdeniz'in kıyı kumullarının bir arada bulunması, ülkenin biyolojik zenginliğinin temelini oluşturur.
Buna göre, bir bölgedeki farklı habitatların, biyotopların ve bu ortamlardaki canlı toplulukları ile cansız çevre arasındaki etkileşim süreçlerinin oluşturduğu bütünlük, sözleşmedeki hangi çeşitlilik düzeyi ile ifade edilir?
Türkiye'nin doğa koruma stratejileri kapsamında hazırlanan bir teknik raporda; hedeflenen bölgedeki endemik türlerin listesi, bu türlerin popülasyonlarındaki kalıtsal farklılıklar ve bölgedeki maki-bozkır-sulak alan gibi farklı yaşam ortamlarının birbirleriyle olan etkileşimi ayrı ayrı analiz edilmiştir. Bu raporda 'maki-bozkır-sulak alan' geçişlerini ve bu ortamların oluşturduğu ekolojik süreçleri konu alan bölüm, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nde tanımlanan aşağıdaki düzeylerden hangisinin kapsamına girmektedir?
Türkiye; Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan fitocoğrafik bölgelerinin kesişiminde yer alması sayesinde kıta ölçeğinde bir biyoçeşitliliğe ve yüksek endemizm oranına sahiptir. Ancak kentsel alanların plansız genişlemesi sonucu orman, mera ve sulak alan gibi yaşam ortamlarının parçalanması (habitat fragmentasyonu) ciddi bir çevresel sorun teşkil etmektedir. 1992 Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nde tanımlanan hiyerarşik düzeyler dikkate alındığında; bu parçalanma süreci öncelikle hangi çeşitlilik düzeyinde doğrudan bir azalmaya yol açarak biyolojik mirasımızı tehdit etmektedir?
Türkiye'nin biyoçeşitlilik stratejileri kapsamında yürüttüğü bilimsel çalışmalarda; belirli bir tarım bitkisinin farklı bölgelerdeki popülasyonları arasında gözlemlenen kuraklığa dayanıklılık ve hastalıklara direnç gibi özelliklerin temelindeki kalıtsal farklılıklar analiz edilmektedir. Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi () tarafından belirlenen hiyerarşik sınıflandırma dikkate alındığında, bir türün kendi içindeki bu varyasyonları kapsayan düzey aşağıdakilerden hangisidir?