Mahalli İdarelerin Mali Yapısı

130 questions

Question 61Question

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinde belediye bütçesinden karşılanabilecek gider kalemleri tahdidi (sayılı) olarak belirlenmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir belediyenin gider kalemleri arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Belediye sınırları içerisindeki taşınmaz sahiplerinden alınan harcamalara katılma payları

Answer

Harcamalara katılma payları bir belediye gideri değil, belediyenin öz gelirleri arasında yer alan bir gelir kalemidir.
Doğru cevap olan 'harcamalara katılma payları', belediyelerin yol, su ve kanalizasyon gibi altyapı hizmetlerini gerçekleştirdikten sonra bu hizmetten faydalanan mülk sahiplerinden tahsil ettiği bir 'gelir' kalemidir. Bu kalem 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda düzenlenmiş olup, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 60. maddesinde sayılan 'gider' listesinde yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki kalemleri 'Gelir' ve 'Gider' olarak sınıflandırın.
Kira, mahkeme harçları, birlik aidatları ve temsil giderleri harcama gerektiren kalemlerdir. Katılma payları ise belediye kasasına giren paradır.
Giderler belediye bütçesinden çıkan parayı, gelirler ise giren parayı temsil eder.
2
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 60. maddesini inceleyin.
Kanun maddesi personel, kira, faiz, sosyal yardım ve temsil gibi kalemleri gider olarak sayar.
Harcamalara katılma payları (yol, su, kanalizasyon) 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda bir 'gelir' olarak tanımlanmıştır.

Key Concept

Belediye Gider ve Gelir Kalemlerinin Ayrımı
Estimated Time:1m 15s
Question 62Question

Mahalli idarelere finansman sağlamak, kentsel projelerine teknik destek vermek ve danışmanlık yapmak amacıyla yapılandırılan İller Bankası Anonim Şirketi (İlbank) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sermayesinin tamamı belediyeler ve il özel idarelerine aittir.

Answer

İller Bankası Anonim Şirketi'nin sermayesinin tamamı belediyeler ve il özel idarelerine aittir.
İller Bankası Anonim Şirketi, mahalli idarelerin ortaklığıyla kurulmuş bir kuruluştur. 6107 sayılı Kanun uyarınca bankanın sermayesi, ortağı olan il özel idareleri ve belediyelerin paylarından oluşur. Bu durum, kurumun bir 'mahalli idareler bankası' olma özelliğini yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
İller Bankası'nın (İlbank) hukuki statüsünü belirlemek.
İlbank, 6107 sayılı Kanun ile kurulmuş, özel hukuk hükümlerine tabi, mahalli idarelerin ortağı olduğu bir kalkınma ve yatırım bankasıdır.
Bankanın görev ve yetkilerini anlamak için yasal statüsünün bilinmesi gerekir.
2
Bankanın sermaye yapısını ve ortaklık durumunu incelemek.
İlbank'ın sermayesi; belediyeler ve il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri paylarından ayrılan %2'lik kesintilerle oluşur.
Bankanın temel finansman kaynağını ve kime ait olduğunu doğrulamak için sermaye yapısına bakılır.

Key Concept

İlbank'ın Mahalli İdareler Bankası Olma Niteliği
Estimated Time:45s
Question 63Question

442 sayılı Köy Kanunu hükümleri uyarınca, köy idaresinin mali yapısı içerisinde yer alan "salma" ve "imece" uygulamalarına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Salma, köyün zorunlu işlerini karşılamak amacıyla hane reislerinin mali güçlerine göre köy ihtiyar meclisi tarafından belirlenen nakdi bir yükümlülüktür.

Answer

Salma, köyün zorunlu giderlerini karşılamak üzere ihtiyar meclisince hane reislerinin mali durumuna göre belirlenen nakdi katkıdır.
442 sayılı Köy Kanunu'nun 16. maddesine göre salma; köyün mecburi işlerini görmek için ihtiyar meclisi tarafından hane reislerinin mali gücüne (hali ve vaktine) göre belirlenen paradır.

Step-by-Step Solution

1
Köy gelirlerinin hukuki dayanağını tespit etme.
442 sayılı Köy Kanunu'nun 16. maddesi incelenmiştir.
Salma ve imecenin tanımı ve kapsamı bu kanun maddesinde düzenlenmiştir.
2
Salma ve imece kavramlarının niteliğini ayrıştırma.
Salma nakdi/ayni bir ödeme, imece ise bedeni bir çalışma olarak tanımlanmıştır.
Uygulama biçimlerini doğru kategorize etmek gerekir.
3
Yetkili karar organını belirleme.
Bu gelirlerin miktarına ve uygulama şekline Köy İhtiyar Meclisi karar vermektedir.
Köy Derneği veya Muhtarın tek başına yetkili olduğu yanılgısını düzeltmek içindir.

Key Concept

Köy öz gelirleri olan salma (nakdi) ve imecenin (bedeni) belirlenmesinde Köy İhtiyar Meclisi'nin yetkili olması ve bu gelirlerin zorunlu işler için kullanılması.

Alternative Method

Köy Kanunu'ndaki görev ve gelir ayrımını (mecburi/ihtiyari) hatırlayarak eleme yöntemi uygulanabilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 64Question

Köy tüzel kişiliğinin mahalli müşterek nitelikteki zorunlu görevlerini yerine getirebilmesi için öngörülen mali ve bedeni yükümlülüklerin (salma ve imece) uygulanış biçimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Köyün ortak işlerini yapmak amacıyla ihtiyaç duyulan nakdi kaynağın, köy ihtiyar meclisi tarafından hane reislerinin maddi durumlarına göre paylaştırılarak toplanması

Answer

Köyün ortak işlerini yapmak amacıyla ihtiyaç duyulan nakdi kaynağın, köy ihtiyar meclisi tarafından hane reislerinin maddi durumlarına göre paylaştırılarak toplanması ifadesi hukukidir.
Yürürlükteki mevzuat uyarınca salma, köyün zorunlu harcamalarını karşılamak üzere köy ihtiyar meclisi tarafından hane reislerinin ödeme güçleri (zenginlikleri) nispetinde belirlenen bir katkı payıdır. Bu uygulama, mahalli idarelerin mali özerkliği içinde köy tüzel kişiliğine tanınmış özel bir yetkidir.

Step-by-Step Solution

1
Köyün öz gelirlerini tanımlayın.
Salma (nakdi) ve İmece (bedeni) köyün temel öz gelirleridir.
Köyün zorunlu işlerini finanse etmek için yasal dayanakları belirlemek gerekir.
2
Salma yükümlülüğünün karar organını ve kriterini belirleyin.
Karar organı Köy İhtiyar Meclisi, temel kriter ise hane reisinin mali gücüdür.
Köy Kanunu 442. madde, salmanın hanelerin zenginliği oranında paylaştırılmasını emreder.

Key Concept

Köy İdaresi Gelirleri (Salma ve İmece)

Practice More

Köy ihtiyar meclisinin doğal üyeleri ile seçilmiş üyeleri arasındaki ayrımı ve bu meclisin salma dışındaki diğer mali görevlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 65Question

442442 sayılı Köy Kanunu hükümleri uyarınca, köy tüzel kişiliğinin mali yapısı içerisinde yer alan "salma" ve "imece" uygulamalarının hukuki rejimi, belirlenme usulleri ve idari denetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Salma, köyün hem mecburi hem de isteğe bağlı tüm kamu hizmetlerinin genel finansmanı için hane başına eşit (maktu) bir tutar üzerinden her yılbaşında tahakkuk ettirilen yerel bir vergi türüdür.

Answer

Salmanın köyün tüm işleri için hane başına eşit miktarda alınan bir vergi olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Salma, her hane reisi için eşit (maktu) bir tutar üzerinden belirlenmez; aksine her köylünün mali gücü (hal ve vakti) esas alınarak ihtiyar meclisi tarafından yapılan derecelendirmeye göre belirlenir. Ayrıca salma, kural olarak köyün zorunlu (mecburi) işleri için öngörülmüştür; isteğe bağlı işlerin de bu kapsamda değerlendirilebilmesi için köy derneğinin özel bir kararı gerekir. Dolayısıyla, salmanın genel bir vergi gibi her yılbaşında eşit olarak tahakkuk ettirildiğini savunan ifade hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
442442 sayılı Köy Kanunu'nun 131613-16. maddelerinin salma ve imece yönünden analiz edilmesi.
Salmanın sadece köyün zorunlu işleri için öngörüldüğü tespit edildi.
Yasal dayanağın sınırlarını belirlemek için.
2
Salmanın miktarının belirlenmesindeki temel kriterin incelenmesi.
Miktarın hane başına eşit değil, köylülerin "hal ve vakti" (mali gücü) esasına göre derecelendirilerek belirlendiği anlaşıldı.
Mali yükümlülüğün adaleti ve kanuni şartını doğrulamak için.
3
Salmanın bir "vergi" olup olmadığının hukuki nitelik yönünden değerlendirilmesi.
Salmanın genel bütçeli bir vergi değil, mahalli müşterek bir yükümlülük/katılma payı olduğu görüldü.
Kavramsal terminolojiyi netleştirmek için.
4
İdari vesayet makamının (Kaymakam/Vali) yetkilerinin kontrol edilmesi.
Salma çizelgelerinin mülki amir onayı olmadan icra edilemeyeceği doğrulandı.
Onay mekanizmasının geçerlilik şartı olduğunu teyit etmek için.

Key Concept

Köy İdaresi Gelirlerinin Belirlenme Usulü ve Salma-İmece Ayrımı
Estimated Time:3m 0s
Question 66Question

24642464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, belediyelerin mali özerkliklerinin temelini oluşturan öz gelir kalemlerinin büyük bir kısmını düzenlemektedir. Bununla birlikte, belediyeler tarafından tahsil edilen ve yerel hizmetlerin finansmanında kullanılan tüm vergi, harç veya paylar bu Kanun'a dayanmamaktadır.

Buna göre;
I.I. Çevre Temizlik Vergisi
II.II. Bina İnşaat Harcı
III.III. Emlak Vergisi
IV.IV. Su Harcamalarına Katılma Payı

yukarıda verilen gelir kalemlerinden hangileri 24642464 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen belediye gelirleri arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: I,III, II ve IVIV

Answer

Çevre Temizlik Vergisi, Bina İnşaat Harcı ve Su Harcamalarına Katılma Payı'nı içeren seçenek doğrudur.
Çevre Temizlik Vergisi, Bina İnşaat Harcı ve Su Harcamalarına Katılma Payı'nın üçü de 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu içerisinde farklı başlıklar (Vergiler, Harçlar ve Harcamalara Katılma Payları) altında düzenlenmiştir. Bu nedenle I, II ve IV numaralı öncüller kanun kapsamındadır.

Step-by-Step Solution

1
Gelir kalemlerinin yasal dayanaklarını belirle.
Çevre Temizlik Vergisi (24642464 Sayılı Kanun Mükerrer Madde 4444), Bina İnşaat Harcı (24642464 Sayılı Kanun Madde 8080), Emlak Vergisi (13191319 Sayılı Kanun) ve Su Harcamalarına Katılma Payı (24642464 Sayılı Kanun Madde 8888).
Soruda sadece 2464 sayılı Kanun kapsamındakiler sorulmaktadır.
2
Emlak Vergisi'nin hukuki statüsünü ayrıştır.
Emlak Vergisi, belediyeler tarafından tahsil edilen bir öz gelir olmasına rağmen, Belediye Gelirleri Kanunu'nda değil, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda düzenlenmiştir.
KPSS sınavlarında en sık sorulan ve belediye vergileri ile 2464 kapsamını karıştıran kritik bir ayrımdır.
3
Geriye kalan 2464 sayılı Kanun unsurlarını topla.
I, II ve IV numaralı öncüller 2464 sayılı Kanun kapsamındadır.
Çevre Temizlik Vergisi bir vergi, Bina İnşaat Harcı bir harç, Su Harcamalarına Katılma Payı ise bir katılma payı olarak aynı kanunda yer alır.

Key Concept

Belediye Öz Gelirlerinin Yasal Dayanakları (2464 Sayılı Kanun vs. 1319 Sayılı Kanun)

Practice More

Belediyelerin 2464 sayılı Kanun dışındaki öz gelirlerini (Emlak Vergisi, Harçlar Kanunu'ndaki bazı paylar vb.) listeleyerek karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 67Question

5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca, büyükşehir belediyelerinin faiz dâhil toplam borç stoku tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının yeniden değerleme oranıyla artırılmış halinin en fazla kaç katı olabilir?

Show answer & explanation

Answer: 1,51,5

Answer

Büyükşehir belediyeleri için borç stoku sınırı, kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yeniden değerleme oranıyla artırılmış tutarının 1,5 katıdır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 68. maddesinin (d) fıkrasına göre; belediye ve bağlı kuruluşları ile belediye şirketlerinin, faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının yeniden değerleme oranıyla artırılmış miktarını aşamaz. Ancak aynı maddede bu miktarın büyükşehir belediyeleri için 'bir buçuk kat' (1,51,5) olarak uygulanacağı açıkça hükme bağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 68. maddesinin (d) bendi incelenir.
Belediyelerin borçlanma esasları ve stok sınırları bu maddede düzenlenmiştir.
2
Belediye türüne göre ayrım yapılması
Normal belediyeler için sınır 1 katı, büyükşehir belediyeleri için ise 1,5 katı olarak saptanır.
Kanun koyucu, büyükşehir belediyelerinin yatırım kapasitesi ve bütçe büyüklüğünü dikkate alarak daha yüksek bir borçlanma sınırı tanımıştır.

Key Concept

Belediye Borç Stoku Sınırı
Estimated Time:45s
Question 68Question

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 42. maddesi ve 6360 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde il özel idaresinin mali yapısı, gelir kalemleri ve yetki alanı dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi il özel idaresi tarafından tahsil edilebilecek kanuni bir gelir kalemi veya bu gelirlerin hukuki statüsüne ilişkin doğru bir ifade değildir?

Show answer & explanation

Answer: 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan işletmelerden il özel idaresince tahsil edilen ilan ve reklam vergisi

Answer

Belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan işletmelerden il özel idaresince tahsil edilen ilan ve reklam vergisi seçeneği yanlıştır çünkü bu vergi belediyelere ait bir gelir kalemidir.
İlan ve reklam vergisi, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 12. maddesinde düzenlenen ve münhasıran belediyeler tarafından tahsil edilen bir vergidir. İl özel idarelerinin gelirlerini düzenleyen 5302 sayılı Kanun'un 42. maddesinde bu vergiye yer verilmemiştir. Belediye sınırları dışında kalan yerlerde bu verginin il özel idaresince tahsili mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
5302 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki gelir kalemlerini listele.
Genel bütçe payları, hizmet ücretleri, taşınmaz gelirleri, faiz/cezalar, bağışlar ve kanunla verilen vergi/resim/harçlar.
İl özel idaresinin yasal gelir sınırlarını belirlemek için.
2
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'ndaki vergi türlerini kontrol et.
İlan ve reklam vergisi, eğlence vergisi, haberleşme vergisi gibi kalemlerin belediyelere özgü olduğu görülür.
Belediye gelirleri ile il özel idaresi gelirleri arasındaki ayrımı netleştirmek için.
3
6360 sayılı Kanun'un il özel idareleri üzerindeki etkisini değerlendir.
Büyükşehir statüsündeki 30 ilde il özel idarelerinin kaldırıldığı ve bu alanlarda gelir toplama yetkisinin sona erdiği sonucuna ulaşılır.
Büyükşehirlerdeki hukuki statü değişikliğini doğrulamak için.

Key Concept

İl özel idaresi gelirleri, belediye gelirlerinden farklı kanuni dayanaklara (5302 vs 2464) sahiptir.
Estimated Time:1m 15s
Question 69Question

53935393 sayılı Belediye Kanunu ile 53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun mahalli idare bütçe uygulama sonuçlarını gösteren "kesin hesap" süreçlerine ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sürecin işleyişi, takvimi ve yetkili organlar bakımından aşağıdakilerden hangisi her iki kanunda da öngörülen ortak bir hukuki düzenlemedir?

Show answer & explanation

Answer: Kesin hesabın, mahalli idare meclisi tarafından en geç Mayıs ayı toplantısında görüşülüp karara bağlanması

Answer

Kesin hesabın, mahalli idare meclisi tarafından en geç Mayıs ayı toplantısında görüşülüp karara bağlanması
Hem Belediye Kanunu hem de İl Özel İdaresi Kanunu, kesin hesabın karara bağlanma aşamasında birleşir. Her iki idarede de kesin hesaplar, hazırlık ve encümen inceleme aşamalarından geçtikten sonra, en geç Mayıs ayı meclis toplantısında görüşülür ve karara bağlanır. Bu, mahalli idarelerin mali şeffaflığı ve denetimi için yasal olarak ortak bir 'final' aşamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
53935393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki takvimi analiz et.
Başkan (Nisan sonu) → Encümen (Mayıs sonu) → Meclis (Mayıs toplantısı).
Belediye mali döngüsünü belirlemek.
2
53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'ndaki takvimi analiz et.
Vali (Mart sonu) → Encümen (Nisan sonu) → Meclis (Mayıs toplantısı).
İl özel idaresi mali döngüsünü belirlemek.
3
İki takvim arasındaki ortak noktayı tespit et.
Hazırlık ve encümen inceleme tarihleri farklı olsa da karar organı (Meclis) için belirlenen ay ortaktır.
Hukuki ortak kuralı bulmak.

Key Concept

Mahalli İdarelerde Kesin Hesap Takvimi ve Karar Mercii
Question 70Question

En son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamı (yeniden değerleme oranıyla artırılmış hali) 4.0004.000 milyon TL olan bir büyükşehir belediyesinin, faiz dâhil mevcut toplam borç stoku 5.1005.100 milyon TL olarak belirlenmiştir. Bu belediye, ulaşım altyapısının modernizasyonu projesi kapsamında 450450 milyon TL tutarında yeni bir iç borçlanma yapmayı planlamaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun borçlanma sınırları ve usulleriyle ilgili hükümleri dikkate alındığında, bu borçlanma işleminin hukuki süreci hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Toplam borç stoku yasal sınırı (6.0006.000 milyon TL) aşılmadığı ancak borçlanma tutarı yıllık %10 limitini (400400 milyon TL) geçtiği için Belediye Meclisinin kararı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı ile borçlanma yapılabilir.

Answer

Büyükşehir belediyesi için toplam borç stoku sınırı bütçe gelirlerinin 1,5 katıdır (4.000×1,5=6.0004.000 \times 1,5 = 6.000 milyon TL). Mevcut ve yeni borç toplamı (5.100+450=5.5505.100 + 450 = 5.550 milyon TL) bu sınırı aşmamaktadır. Ancak yeni borçlanma tutarı (450450 milyon TL), bütçe gelirlerinin %10'u olan 400400 milyon TL limitini geçtiği için Belediye Meclisi kararının yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı gereklidir.
Doğru seçenek, büyükşehir belediyelerine tanınan 1,5 katlık borç stoku avantajını doğru analiz etmekte ve borçlanma miktarının yıllık gelirin %10'unu aşması durumunda gereken 'Bakanlık Onayı' prosedürünü mevzuata uygun şekilde belirtmektedir. Senaryoda 5.5505.550 milyon TL'lik toplam borç 6.0006.000 milyon TL'lik sınırın altında kalırken, 450450 milyon TL'lik yeni borç 400400 milyon TL'lik yıllık meclis yetki sınırını geçtiği için ek onay gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Büyükşehir belediyesi için toplam borç stoku üst sınırını hesapla.
4.000 milyon TL×1,5=6.000 milyon TL4.000 \text{ milyon TL} \times 1,5 = 6.000 \text{ milyon TL}.
5393 sayılı Kanun uyarınca büyükşehirlerde borç stoku sınırı normal belediyelerin aksine 1 kat yerine 1,5 kat olarak uygulanır.
2
Mevcut ve yeni planlanan borç toplamını sınırla karşılaştır.
5.100+450=5.550 milyon TL5.100 + 450 = 5.550 \text{ milyon TL}. Bu değer 6.000 milyon TL6.000 \text{ milyon TL} sınırının altındadır.
Borçlanmanın yapılabilirliği için toplam stokun bu sınırı aşmaması gerekir.
3
Yıllık %10 onay eşiğini kontrol et.
4.000 milyon TL×4.000 \text{ milyon TL} \times %10 = 400 \text{ milyon TL}. Planlanan 450450 milyon TL bu eşiği aşmaktadır.
Yıllık borçlanma miktarı %10'u geçtiğinde merkezi idarenin onayı zorunludur.
4
Yetkili onay makamını belirle.
Belediye Meclisi Kararı + Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Onayı.
Yasal düzenlemeye göre %10 eşiği aşıldığında ilgili bakanlığın onayı prosedüre eklenir.

Key Concept

Belediye Borçlanma Sınırları ve Onay Usulleri (5393 Sayılı Kanun Madde 68)

Practice More

Tahvil ihracı yoluyla borçlanma yapılması durumunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onayına ek olarak hangi kurumun görüşünün alınması gerektiğini araştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 71Question

6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun hükümleri ve bankanın hukuki statüsü dikkate alındığında, İller Bankası A.Ş. (İlbank) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ortak mahalli idareler, bankada birikmiş olan sermaye paylarını kendi meclis kararlarıyla istedikleri zaman kısmen veya tamamen geri çekebilirler.

Answer

Ortak mahalli idarelerin bankadaki sermaye paylarını kendi meclis kararlarıyla geri çekebileceğini belirten ifade yanlıştır.
6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca, bankanın sermayesi mahalli idarelerin paylarından yapılan kesintilerle oluşur. Kanun, bu ortaklık paylarının devredilemeyeceğini ve ortaklık sıfatının ancak mahalli idarenin tüzel kişiliğinin sona ermesiyle (örneğin birleşme veya kaldırılma) biteceğini açıkça hükme bağlamıştır. Dolayısıyla bir belediye veya il özel idaresi, meclis kararı alarak bankadaki birikmiş sermaye payını geri çekemez veya bütçesine gelir kaydedemez.

Step-by-Step Solution

1
İller Bankası'nın sermaye yapısını inceleyin.
Sermaye, mahalli idarelerin paylarından yapılan kesintilerle oluşur.
Bankanın ana kaynağının mahalli idarelerin öz kaynaklarına dayalı zorunlu bir birikim olduğunu anlamak gerekir.
2
6107 sayılı Kanun'un ortaklık haklarına ilişkin hükümlerini değerlendirin.
Payların devredilemez ve iade edilemez olduğu görülür.
Mahalli idarelerin banka üzerindeki ortaklık haklarının, ticari bir şirketteki hissedarlık haklarından farklı olarak katı kurallara bağlı olduğunu tespit etmek için bu adım gereklidir.
3
Sermaye iadesi ve meclis yetkisi arasındaki ilişkiyi analiz edin.
Yerel meclislerin kanunla belirlenmiş bu sermaye yapısı üzerinde geri çekme tasarrufu yoktur.
Yanlış olan seçeneği doğrulamak için yasal sınırları belirlemek şarttır.

Key Concept

İlbank Sermaye Yapısının Değişmezliği ve Devir Yasağı

Practice More

İlbank'ın yönetim kurulunun oluşumunu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile olan ilişkisini inceleyerek vesayet denetimi konusundaki rolünü pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 72Question

5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca, genel bütçe vergi gelirlerinden mahalli idarelere ayrılan payların dağıtım kriterleri ve değişkenleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Denkleştirme ödeneği olarak ayrılan tutarın %35'i nüfusu 10.000'in altında olan belediyelere eşit şekilde, %65'i ise bu belediyelerin nüfusları oranında dağıtılır.

Answer

Denkleştirme ödeneğinin %35'inin eşit, %65'inin nüfus esasına göre dağıtıldığını belirten ifade yanlıştır; kanuna göre bu oranlar tam tersi şekilde (%65 eşit, %35 nüfus) uygulanmaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü 5779 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre, genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan denkleştirme ödeneğinin %65'i belediyeler arasında eşit şekilde, %35'i ise nüfuslarına göre dağıtılır. Seçenekte ise bu oranlar ters verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Belediye ve İl Özel İdaresi pay dağıtım kriterlerinin kontrolü.
Belediyelerde 80/20 (Nüfus/Gelişmişlik), İl Özel İdarelerinde 50/10/10/15/15 (Nüfus/Yüzölçümü/Köy/Kırsal/Gelişmişlik) oranlarının doğruluğu teyit edildi.
Genel bütçe paylarının temel dağıtım mantığını doğrulamak.
2
Büyükşehir ve Büyükşehir İlçe belediyesi dağıtım değişkenlerinin analizi.
Büyükşehir ilçe belediyelerinde %90 nüfus ve %10 yüzölçümü kriterinin kullanıldığı, Büyükşehir belediyelerinde ise 60/40 (Doğrudan/Havuz) ayrımının yapıldığı saptandı.
Büyükşehir statüsündeki idarelerin özel dağıtım kurallarını hatırlamak.
3
Denkleştirme ödeneği kriterlerinin 5779 sayılı Kanun Madde 6 çerçevesinde incelenmesi.
Ödeneğin nüfusu 10.000'in altında olan belediyelere yönelik olduğu, ancak dağıtımın %65 eşit ve %35 nüfus şeklinde yapıldığı belirlendi.
Küçük belediyelerin korunması amacıyla 'eşit dağıtım' oranının daha yüksek tutulduğu bilgisini test etmek.

Key Concept

5779 Sayılı Kanun Kapsamında Dağıtım Değişkenleri ve Oranları

Practice More

Mahalli idarelerin öz gelirleri (Emlak Vergisi vb.) ile bu genel bütçe payları arasındaki farkları ve tahsilat usullerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 73Question

6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, Bankanın sermaye yapısının oluşumu ve mahalli idarelerin bu sermayedeki paylarının karşılanma usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bankanın sermayesi; il özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylardan her ay kesilecek olan 22 oranındaki tutarlardan oluşur.

Answer

Bankanın sermayesi; il özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylardan her ay kesilecek olan %2 oranındaki tutarlardan oluşur.
6107 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, Bankanın sermaye kaynağı mahalli idarelere (belediye ve il özel idareleri) genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylardan her ay kesilen 22 oranındaki tutarlardır. Bu mekanizma, bankanın mahalli idarelerin öz kuruluşu olma niteliğini ve sürdürülebilir finansman yapısını korur.

Step-by-Step Solution

1
6107 sayılı İller Bankası A.Ş. Hakkında Kanun'un 4. maddesini analiz et.
Bankanın sermaye yapısının münhasıran mahalli idarelere (il özel idareleri ve belediyeler) ait olduğu ve sermayesinin 15 milyar TL (mevzuattaki güncel tavan) olduğu görülür.
Yasal dayanağın tespit edilmesi.
2
Sermayenin nasıl finanse edildiğini belirle.
Sermayenin kaynağı, 5779 sayılı Kanun uyarınca mahalli idarelere genel bütçeden aktarılan paylardan her ay otomatik olarak kesilen %2'lik tutardır.
Finansman mekanizmasının anlaşılması.
3
Seçenekleri bu yasal veriyle karşılaştır.
%2'lik kesintiden bahseden seçeneğin doğrudan kanun metnine uygun olduğu teyit edilir.
Doğru cevabın doğrulanması.

Key Concept

İller Bankası Sermaye Oluşum Mekanizması

Practice More

İller Bankası'nın yıllık safi hasılatının (kârının) mahalli idarelere hibe olarak dağıtılma usulünü inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 74Question

5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca uygulanan "denkleştirme ödeneği" ile "büyükşehir ilçe belediyesi payı"nın dağıtım kriterleri ve oranları birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi her iki ödenek türü için de yasal mevzuata uygun doğru bir karşılaştırmadır?

Show answer & explanation

Answer: Denkleştirme ödeneği nüfusu 10.00010.000'in altındaki belediyelere %65\%65 eşit, %35\%35 nüfus oranında dağıtılırken; büyükşehir ilçe belediyesi payı %90\%90 nüfus, %10\%10 yüzölçümü esasına göre dağıtılır.

Answer

Denkleştirme ödeneğinin nüfusu 10.00010.000 altındaki belediyelere %65\%65 eşit ve %35\%35 nüfus oranında; büyükşehir ilçe belediyesi payının ise %90\%90 nüfus ve %10\%10 yüzölçümü oranında dağıtıldığını belirten seçenek doğrudur.
Doğru ifade, 5779 sayılı Kanun'un 5. ve 6. maddelerindeki teknik ayrıntıları kusursuz birleştirmiştir. Denkleştirme ödeneği için yasal nüfus sınırı 10.00010.000 olup dağıtımın ağırlıklı kısmı (%65\%65) eşitlik esasına dayanır. Büyükşehir ilçe belediyelerinde ise nüfus ağırlığı %90\%90 iken yüzölçümü ağırlığı %10\%10'dur.

Step-by-Step Solution

1
Denkleştirme ödeneği kriterlerini belirle
5779 sayılı Kanun madde 6'ya göre; nüfusu 10.00010.000'e kadar olan belediyeler için ayrılan payın %65\%65'i eşit, %35\%35'i nüfus esasına göre dağıtılır.
Bu ödenek, küçük ölçekli belediyelerin mali yapılarını güçlendirmek amacıyla özel bir nüfus eşiğine ve eşitlikçi bir dağıtım oranına bağlanmıştır.
2
Büyükşehir ilçe belediyesi payı kriterlerini belirle
Aynı Kanunun 5. maddesi 3. fıkrasına göre; büyükşehir ilçe belediyeleri payının %90\%90'ı nüfusa, %10\%10'u ise yüzölçümüne göre dağıtılır.
Büyükşehir ilçelerinde hizmet yükü büyük oranda nüfus yoğunluğuyla ilişkili olduğundan nüfus kriteri çok yüksek tutulmuştur.
3
Diğer dağıtım oranlarıyla karşılaştır ve doğrula
Genel belediye payı (%80\%80 nüfus, %20\%20 gelişmişlik) ve büyükşehir belediye havuz payı (%70\%70 nüfus, %30\%30 yüzölçümü) ile karıştırılmadığından emin olunur.
Farklı mahalli idare türleri için benzer kriterlerin (nüfus, yüzölçümü vb.) farklı oranlarla kullanılması sınavda en sık yapılan hata kaynağıdır.

Key Concept

5779 Sayılı Kanun Kapsamında Özelleşmiş Dağıtım Kriterleri

Practice More

Büyükşehir belediyelerinin kendi aralarında dağıtılan havuz payı kriterleri ile ilçe belediyesi payı kriterlerini karşılaştıran bir çalışma yapınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 75Question

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda düzenlenen 'Harcamalara Katılma Payları' (Yol, Kanalizasyon ve Su Tesisleri), belediyelerin sunduğu altyapı hizmetlerinin finansmanına, bu hizmetten doğrudan yararlanan taşınmaz sahiplerinin katılımını sağlayan özel bir mali yükümlülüktür. Söz konusu katılma paylarının hukuki niteliği, hesaplanma yöntemi ve ödeme esasları ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yol harcamalarına katılma payı, hizmetin yapıldığı yolların iki tarafında bulunan ve yoldan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerine, taşınmazların yola olan cephe uzunlukları oranında paylaştırılır.

Answer

Yol harcamalarına katılma payı, taşınmazların yola olan cephe uzunlukları esas alınarak paylaştırılır.
Yol harcamalarına katılma payı, 2464 sayılı Kanun'un 86. maddesine göre, hizmetten yararlanan gayrimenkullerin yola olan cephe uzunlukları nispetinde paylaştırılır. Bu yöntem, hizmetin sunduğu faydanın taşınmaz üzerindeki fiziksel izdüşümünü esas alan teknik bir dağıtım mekanizmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Harcamalara katılma paylarının (yol, kanalizasyon, su) yasal dayanağını belirleyin.
Bu paylar 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 86-94. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Sorunun yasal çerçevesini doğru kurmak için temel kanun maddelerini hatırlamak gerekir.
2
Yol harcamalarına katılma payının paylaştırılma kriterini analiz edin.
2464 sayılı Kanun m. 86 uyarınca, paylaştırmada gayrimenkullerin yola olan cephe uzunlukları esas alınır.
Harcamalara katılma payları, taşınmazın değerinden ziyade hizmetten yararlanma derecesini gösteren teknik kriterlere dayanır.
3
Katılma paylarındaki mali sınırları (tavan fiyat) kontrol edin.
Kanun m. 89'a göre pay tutarı, taşınmazın emlak vergisi değerinin %2'sini geçemez.
Mükellefi korumak adına getirilen bu sınır, paylaştırma kriteriyle karıştırılmamalıdır.
4
Maliyet hesabında nelerin dışarıda tutulması gerektiğini değerlendirin.
Devlet yardımları ve bağışlar toplam maliyetten düşülerek net tutar üzerinden paylaştırma yapılır.
Belediyenin dış kaynaklardan sağladığı finansmanın mükellefe yansıtılması hukuksuz olacaktır.

Key Concept

Harcamalara Katılma Paylarının Hesaplama ve Tahsilat Esasları
Question 76Question

24642464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda yer alan çeşitli vergi türlerinin mükellefiyet yapıları, verginin konusuna ve tahsilat usulüne göre farklılık göstermektedir. Bazı vergilerde hizmeti sunan taraf doğrudan "mükellef" sıfatını taşırken, bazılarında hizmetten yararlanan taraf "mükellef", hizmeti sunan taraf ise "vergi sorumlusu" olarak tanımlanmıştır.

**Buna göre, aşağıdaki vergi türü ve mükellef eşleştirmelerinden hangisi 24642464 sayılı Kanun hükümlerine göre yanlıştır?**

Show answer & explanation

Answer: Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi - Elektrik ve havagazı dağıtımını gerçekleştiren kurum ve kuruluşlar

Answer

Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi'nin mükellefinin dağıtım kuruluşları olarak belirtildiği seçenek yanlıştır; çünkü bu vergide mükellef tüketicidir.
24642464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 3737. maddesi açıkça verginin mükellefinin "elektrik ve havagazını tüketenler" olduğunu belirtir. Dağıtım kuruluşları ise 3838. madde kapsamında verginin beyanı ve ödenmesinden sorumlu olan "vergi sorumlusu"dur. Bu nedenle, dağıtım kuruluşlarını mükellef olarak tanımlayan ifade kanuna aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
24642464 sayılı Kanun'un vergi mükellefiyetine ilişkin maddelerinin incelenmesi.
Haberleşme ve Yangın Sigorta vergilerinde hizmeti sunan kurumların (maddeler 3030 ve 4141), İlan ve Reklam ile Eğlence vergilerinde ise faaliyeti yürütenlerin (maddeler 1313 ve 1818) mükellef olduğu saptanmıştır.
Belediye vergilerinin her biri için kanun koyucu tarafından özel mükellefiyet tanımları yapılmıştır.
2
Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi'ne ilişkin 3737. ve 3838. maddelerin analiz edilmesi.
Madde 3737 uyarınca verginin mükellefi dağıtım kuruluşları değil, elektriği ve havagazını tüketen gerçek ve tüzel kişilerdir.
Tüketim vergilerinde vergi yükünün nihai kullanıcı üzerinde kalması amaçlanmıştır.
3
Vergi sorumluluğu ve mükellefiyet ayrımının yapılması.
Dağıtım kuruluşları, madde 3838 gereği vergiyi tüketiciden tahsil edip belediyeye yatırmakla görevli olan "vergi sorumlusu"dur.
Mükellef ve vergi sorumlusu kavramları hukuken farklı statüleri temsil eder.

Key Concept

Vergi Mükellefi ve Vergi Sorumlusu Ayrımı (24642464 Sayılı Kanun)
Estimated Time:1m 30s
Question 77Question

53935393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca, büyükşehir belediyesi dışındaki bir belediyenin bir mali yıl içinde yapacağı borçlanma tutarının, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yeniden değerleme oranıyla artırılmış miktarının %10\%10’unu aşması durumunda izlenmesi gereken yasal usul aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Belediye Meclisinin kararı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı

Answer

Belediyelerin bir mali yıl içindeki borçlanma tutarı kesinleşmiş bütçe gelirlerinin %10'unu aşıyorsa, Belediye Meclisi kararına ek olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı gerekir.
Doğru yanıt olan seçenek, 53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 6868. maddesinin (e) bendine tam olarak uymaktadır. Kanun metnine göre, belediye ve bağlı kuruluşları ile belediye şirketlerinin, faiz dâhil iç borçlanma tutarı, bir mali yıl içinde en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yeniden değerleme oranıyla artırılmış miktarının yüzde onunu geçemez. Bu oranın aşılması durumunda ise Belediye Meclisi kararının yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı şart koşulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 6868. maddesindeki borçlanma usullerini analiz etme
Belediyelerin iç borçlanma limitlerinin ve onay makamlarının belirlenmesi
Yasal sınırların ve hiyerarşik onay sürecinin tespiti için gereklidir.
2
Borçlanma tutarının bütçe gelirlerine oranını (%10 eşiği) değerlendirme
%10'a kadar olan borçlanmalarda sadece meclis kararı, %10'u aşanlarda ise bakanlık onayı şartı
Soruda belirtilen %10 aşımı durumunun özel usulünü belirlemek için.

Key Concept

Belediyelerde yıllık borçlanma sınırı ve bakanlık onay prosedürü

Practice More

Büyükşehir belediyelerinde toplam borç stoku limitinin normal belediyelerden (1 kat) farklı olarak 1.5 kat olarak uygulanmasını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 78Question

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinde belediyelerin bütçesinden karşılanabilecek gider kalemleri "tahdidi" (sınırlı) olarak belirlenmiştir. Kamu maliyesi ve idare hukuku ilkeleri gereği, bu listede yer almayan bir kalemin belediye bütçesinden giderleştirilmesi mümkün değildir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 5393 sayılı Kanun uyarınca belediye bütçesinden karşılanabilecek "giderler" arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Yol, su ve kanalizasyon gibi hizmetlerden yararlanan taşınmaz sahiplerinden tahsil edilen katılma payları

Answer

Hizmetlerden yararlanan taşınmaz sahiplerinden tahsil edilen katılma payları
Doğru yanıt olan taşınmaz sahiplerinden tahsil edilen katılma payları, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59. maddesinin (b) bendinde 'vergi, resim, harç ve katılma payları' başlığı altında belediyenin 'gelirleri' arasında sayılmıştır. Kanun'un 60. maddesindeki gider listesinde ise belediyeden çıkan nakit akışını temsil eden kalemler yer alır. Katılma payının tahsil edilmesi belediyeye bir kaynak girişi sağladığı için bu bir gider değil, öz gelirdir.

Step-by-Step Solution

1
Yasal dayanağın analizi
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 60. maddesi belediye giderlerini, 59. maddesi ise belediye gelirlerini düzenlemektedir.
Gider kalemlerini belirlemek için Madde 60'taki 'tahdidi' (sınırlı) listenin incelenmesi gerekir.
2
Seçeneklerin tasnif edilmesi
Katılma payı ifadesi hem gelir hem de gider listesinde geçmektedir.
Terminolojik benzerlikten kaynaklanan hatayı önlemek için ödemenin yönü (belediyeye giriş mi yoksa belediyeden çıkış mı) tespit edilmelidir.
3
Gelir ve Gider farkının tespiti
Mükelleflerden tahsil edilen 'yol, su, kanalizasyon katılma payları' bir gelirdir (Madde 59/b). Birliklere ödenen 'katılma payları' ise bir giderdir (Madde 60/i).
Mükelleften alınan pay belediye kasasına giren bir kaynak (öz gelir) niteliğindedir.

Key Concept

Belediye Giderlerinin Tahdidi Niteliği ve Gelir-Gider Ayrımı

Practice More

Belediye Kanunu Madde 60 ile İl Özel İdaresi Kanunu Madde 43 arasındaki gider kalemleri farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 79Question

53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve mahalli idarelerin mali yapısını düzenleyen diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde, il özel idaresinin gelir kalemlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Büyükşehir belediyesi kurulan illerde, büyükşehir belediye sınırları içerisindeki işletmelerden alınan ilan ve reklam vergileri il özel idaresince tahsil edilir.

Answer

Büyükşehir belediyesi kurulan illerde ilan ve reklam vergisinin il özel idaresince tahsil edildiğini belirten ifade yanlıştır.
İlan ve reklam vergisi, 24642464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca belediyelere ait bir gelirdir. Ayrıca, 63606360 sayılı Kanun çerçevesinde Türkiye'deki 3030 büyükşehirde il özel idareleri tamamen kaldırılmış, bu idarelerin yetki ve görevleri büyükşehir belediyelerine veya ilgili kurumlara devredilmiştir. Dolayısıyla büyükşehir sınırları içinde il özel idaresinin bir vergi tahsil etmesi hukuken mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
5302 sayılı Kanun'un 42. maddesinin incelenmesi
İl özel idaresinin gelirleri arasında öz gelirler (taşınmaz gelirleri, ücretler, iştirak gelirleri vb.) ve payların olduğu görülür.
İl özel idaresinin yasal gelir sınırlarını belirlemek.
2
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ile karşılaştırma yapılması
İlan ve reklam vergisinin belediyelere ait bir vergi türü olduğu saptanır.
Verginin hangi mahalli idareye ait olduğunu netleştirmek.
3
6360 sayılı Kanun'un etkisinin değerlendirilmesi
Büyükşehir belediyesi olan 30 ilde il özel idarelerinin tüzel kişiliğinin sona erdiği tespit edilir.
Büyükşehir sınırları içindeki idari yapıyı doğrulamak.

Key Concept

İl Özel İdaresi Öz Gelirleri ve Büyükşehirlerdeki Hukuki Statü

Alternative Method

Soruyu çözerken 'Büyükşehir' ibaresine dikkat ederek, bu illerde il özel idaresinin bulunmadığı bilgisini (6360 sayılı Kanun) hatırlamak doğrudan doğru cevaba ulaşmanızı sağlar.
Estimated Time:1m 15s
Question 80Question

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 42. maddesinde il özel idaresinin gelirleri tahdidi olarak sayılmıştır. Mahalli idarelerin mali yetki alanları ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ile olan ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, il özel idaresi gelirlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca tahsil edilen 'İlan ve Reklam Vergisi', belediye sınırları dışında kalan köy yerleşik alanlarında il özel idaresince tahakkuk ve tahsil edilir.

Answer

İlan ve Reklam Vergisi'nin il özel idaresince tahsil edileceğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan İlan ve Reklam Vergisi ifadesi yanlıştır çünkü bu vergi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda düzenlenen ve yalnızca belediyelere ait olan bir gelir türüdür. İl özel idarelerinin vergilendirme yetkisi belediyeler kadar geniş değildir ve Belediye Gelirleri Kanunu'ndaki çoğu vergi kalemini (İlan-Reklam, Haberleşme, Eğlence vb.) tahsil etme yetkileri bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
5302 sayılı Kanun Madde 42'nin incelenmesi
İl özel idaresi gelirleri arasında; paylar, öz gelirler, faizler, cezalar ve kanunla bırakılan vergi, resim, harçların olduğu görülür.
Yasal dayanağın tespit edilmesi gerekir.
2
Belediye gelirleri ile karşılaştırma yapılması
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamındaki vergilerin (İlan-Reklam, Eğlence vb.) sadece belediyelere ait olduğu saptanır.
Yetki karmaşasını gidermek ve yanlış gelir kalemini ayırt etmek için gereklidir.
3
6360 sayılı Kanun etkisinin değerlendirilmesi
Büyükşehirlerde bu idarenin bulunmadığı gerçeği doğrulanır.
Güncel hukuki statünün belirlenmesi için kritiktir.

Key Concept

İl Özel İdaresi ve Belediye Gelirlerinin Ayrımı

Practice More

Belediye Gelirleri Kanunu ile İl Özel İdaresi gelir kalemlerini karşılaştıran bir tabloyu incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:55s
PreviousPage 4 / 7Next
Mahalli İdarelerin Mali Yapısı Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi — Page 4 | Examkin