Sosyoloji Tarihi ve Kuramları
186 questions
Auguste Comte, Pozitif Felsefe Dersleri'nde bilimleri basitten karmaşığa, genelden özele doğru sıralarken her yeni aşamanın bir önceki aşamanın verilerine bağımlı olduğunu ancak kendine has yasalar içerdiğini savunmuştur. Bu yöntemsel yaklaşımını toplumsal yapıya uyarladığında ise statik ve dinamik unsurlar arasında ayrılmaz bir bağ kurmuştur.
Comte'un bilimler hiyerarşisindeki 'artan karmaşıklık ve azalan genellik' ilkesi ile 'toplumsal statik' ve 'toplumsal dinamik' arasındaki teorik ilişki düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu sistemin bütünlüğünü en doğru şekilde açıklar?
Sosyolojinin kurucusu kabul edilen Auguste Comte, bilimleri basitten karmaşığa ve genelden özele doğru bir hiyerarşi içinde sıralamış, sosyolojiyi bu hiyerarşinin zirvesine yerleştirerek ona 'sosyal fizik' adını vermiştir. Comte, toplumsal yapıyı analiz ederken düzeni temsil eden 'toplumsal statik' ile ilerlemeyi temsil eden 'toplumsal dinamik' arasında bir ayrım yapmıştır.
Comte'un sosyolojiyi 'sosyal fizik' olarak nitelendirmesi ve bu iki temel alanı belirlemesi, aşağıdakilerden hangisine olan temel inancının bir yansımasıdır?
Pozitivizmin kurucusu Auguste Comte, sosyolojiyi toplumun "düzen" ve "ilerleme" yönlerini inceleyen iki ana bölüme ayırmıştır. Bu yaklaşıma göre toplumun mevcut yapısını, kurumlar arasındaki eşgüdümü ve istikrarı inceleyen alan ile toplumun Üç Hal Yasası uyarınca geçirdiği tarihsel evrimi ve değişimi inceleyen alan aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Yapısal işlevselci kuramın toplumsal gerçekliği açıklama biçimi dikkate alındığında;
I. Toplumu, birbiriyle ilişkili parçalardan oluşan ve denge arayışında olan bir sistem olarak ele alma,
II. Sosyal kurumların hem amaçlanan (açık) hem de amaçlanmayan (gizil) sonuçlarını analiz etme,
III. Toplumsal yapıyı, egemen sınıfların çıkarlarını koruyan bir baskı aracı olarak görme
öncüllerinden hangileri bu kuramsal yaklaşıma uygundur?
Sosyolojinin bir bilim olarak şekillenme sürecinde; toplumsal değişimi biyolojik bir evrim gibi "basitten karmaşığa" doğru bir seyir izleyen, doğal bir ayıklanma süreci olarak tanımlayan İngiliz düşünür ile; toplumların gelişimini din ve metafizikten arınmış "pozitif" bir evreye ulaşma çabası olarak gören "Üç Hal Kanunu"nun sahibi olan Fransız düşünür, aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Anthony Giddens’ın klasik sosyolojideki yapı ve fail (özne) karşıtlığını aşmak amacıyla geliştirdiği Yapılaşma Kuramı (Structuration Theory), 'yapının ikililiği' (duality of structure) kavramına dayanır. Bu kavrama göre toplumsal yapı, bireylerin eylemlerini sadece kısıtlayan dışsal bir kafes değil; aksine bu eylemleri hem mümkün kılan hem de bu eylemlerin sonucunda sürekli yeniden üretilen bir unsurdur. Giddens’ın bu kuramsal çerçevesi dikkate alındığında, toplumsal yapının doğasına ilişkin aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Michel Foucault, modern iktidarın işleyişini analiz ederken iktidarın sadece tepeden inen bir baskı aracı olmadığını, aksine bilgi ve uzmanlık söylemleriyle toplumsal dokuya sızdığını savunur. Foucault'nun, bireylerin sürekli gözetlendikleri hissiyle kendi davranışlarını iktidarın normlarına göre düzenlediği, "görülmeden görme" ilkesine dayanan ve disipliner toplumun mekânsal simgesi haline gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, modern kapitalizmin doğuşunu analiz ederken Kalvinist öğreti ile rasyonel ekonomik eylem biçimi arasındaki ilişkiyi açıklamak için "seçmeci yakınlık" () kavramına başvurur. Weber bu kavramla, tek taraflı bir nedensellikten ziyade, fikirler dünyası ile maddi çıkarlar arasındaki karşılıklı uyumu ve birbirini pekiştirme sürecini vurgular.
Buna göre Weber'in "seçmeci yakınlık" perspektifi göz önüne alındığında, din ve ekonomi arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Sosyolojik kuramlar içerisinde makro düzeyde bir bakış açısı sunan yapısal işlevselci yaklaşıma göre toplumsal sistemler, kendilerini oluşturan parçaların karşılıklı bağımlılığı ve iş birliği sayesinde varlıklarını sürdürürler.
Buna göre;
I. Toplumsal yapıların her zaman sistemin bütünü için olumlu sonuçlar üretmediği, bazı durumların sistemin işleyişini zorlaştırabileceği (disfonksiyon),
II. Bir toplumsal sistemin hayatta kalabilmesi için uyum, amaca ulaşma, bütünleşme ve kalıp koruma (AGIL) zorunluluklarını yerine getirmesi gerektiği,
III. Toplumun, hâkim sınıfın çıkarlarını korumak için tasarlanmış bir eşitsizlikler alanı olduğu ve toplumsal değişimin ancak sınıfsal bir devrimle mümkün olacağı,
görüşlerinden hangileri yapısal işlevselci kuramın kuramsal çerçevesi içerisinde değerlendirilebilir?
Sosyolojinin öncü isimlerinden Herbert Spencer, toplumları biyolojik organizmalarla kıyaslayarak 'sosyal organizma' kavramını geliştirmiştir. Spencer'a göre toplumlar, basit ve parçalı yapılardan karmaşık ve bütünleşmiş yapılara doğru evrilirken, bu süreç kendi doğal yasaları içinde işlemelidir. Spencer'ın bu evrimsel perspektife dayanarak devletin toplumsal sorunlara (yoksulluk, eğitim, sağlık vb.) müdahale etmesine şiddetle karşı çıkmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Auguste Comte'un pozitif felsefe sisteminde bilimlerin hiyerarşik tasnifi ile toplumsal yapının statik ve dinamik görünümleri arasındaki teorik ilişki bağlamında; sosyolojinin 'bilimlerin kraliçesi' olarak konumlandırılması ve 'ilerleme' kavramının mahiyeti hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx’ın çatışmacı perspektifinde toplumsal yapı; ekonomik temel (altyapı) ile bu temel üzerinde yükselen hukuki, siyasi ve ideolojik kurumlar (üstyapı) arasındaki diyalektik bağ üzerinden çözümlenir. Marx, 'Alman İdeolojisi' adlı eserinde, egemen sınıfın düşüncelerinin her çağda egemen düşünceler olduğunu ve bu sınıfın maddi üretim araçlarını elinde bulundurduğu için zihinsel üretim araçlarını da denetlediğini savunur.
Bu kuramsal çerçeveden hareketle, üstyapı kurumlarından biri olan "hukuk" sisteminin işlevi hakkında yapılabilecek en doğru değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Bir antikacı dükkanındaki eski bir saat, bir ziyaretçi için "geçmişi hatırlatan değerli bir hatıra" iken, bir diğeri için sadece "yer kaplayan eski bir metal yığını" olarak görülmektedir. Bu iki kişinin aynı nesneye karşı farklı yaklaşımlar sergilemesi, Herbert Blumer'ın sembolik etkileşimcilik kuramı için ortaya koyduğu aşağıdaki temel ilkelerden hangisiyle doğrudan açıklanabilir?
Max Weber, toplumsal gerçekliğin sonsuz karmaşıklığını ve tikel olayların çok yönlülüğünü bilimsel olarak analiz edebilmek amacıyla metodolojik bir araç olarak "İdeal Tip" () kavramını geliştirmiştir. Weber’e göre bu kavram, araştırmacıya sosyal fenomenleri karşılaştırma ve sınıflandırma imkânı sunan zihinsel bir tasarımdır.
Buna göre, Weber'in "İdeal Tip" yaklaşımının temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Auguste Comte’un pozitivist sisteminde bilimlerin hiyerarşik sıralaması (Matematik, Astronomi, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Sosyoloji), sadece bir takvimsel önceliği değil, aynı zamanda her bir bilim dalının "pozitif" evreye geçişindeki yöntemsel bağımlılık ve karmaşıklık derecesini ifade eder. Buna göre, sosyolojinin hiyerarşinin en tepesinde "en karmaşık" ve "en az genel" bilim olarak tanımlanması, Üç Hal Yasası ile birlikte düşünüldüğünde aşağıdaki sonuçlardan hangisini zorunlu kılar?
18. yüzyıl Aydınlanma rasyonalizminin beraberinde getirdiği 'yıkıcı' eleştiri süreci ile 1789 Fransız Devrimi'nin toplumsal kaosu, sosyolojinin bir 'düzen ve ilerleme' bilimi olarak doğuşuna zemin hazırlamıştır. Bu tarihsel kesitte; toplumu bir organizma gibi işleyen, bilimin rehberliğinde sanayicilerin yönettiği bir 'endüstriyel sistem' olarak kurgulayarak 'sosyal fizyoloji' (physiologie sociale) terimini kullanan düşünür ile; bu fikirleri sistemleştirip 'sosyoloji' kavramını literatüre kazandıran ve toplumsal evrimi 'Üç Hal Yasası' ile açıklayan isim aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Pierre Bourdieu’nun "pratik mantığı" olarak adlandırdığı yaklaşım; nesnel yapılar (alan) ile öznel yatkınlıklar (habitus) arasındaki diyalektik bağı vurgular. Bu kuramsal çerçevede bireyler, sadece toplumsal yapıların pasif birer yansımaları değil, aynı zamanda sahip oldukları sermaye türlerini kullanarak bu yapılar içerisinde konum mücadelesi veren aktif öznelerdir. Bourdieu’nun bu yaklaşımı dikkate alındığında, bir bireyin belirli bir toplumsal "alan" (eğitim, sanat, siyaset vb.) içerisindeki başarısını ve konumunu belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Türk sosyoloji tarihinde toplumsal yapının analizi ve modernleşme süreçlerinin niteliğine dair geliştirilen kuramsal yaklaşımlar, Batı sosyolojisinden alınan kavramların yerel toplumsal gerçekliklerle harmanlanması çabasını yansıtmaktadır. Bu çerçevede, Türk sosyolojisinin öncü isimlerinin öne sürdüğü temel kavramlar ve bu kavramların toplumsal yapıyı açıklama biçimleri düşünüldüğünde, aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi bu düşünürlerin temel paradigmalarını doğru bir şekilde yansıtmaktadır?
Türk sosyoloji tarihinde toplumsal yapının gelenekselden moderne geçiş sürecini incelerken; bu sancılı süreçte ortaya çıkan çatışmaları yumuşatan 'gecekondu' ve 'akrabalık ağları' gibi yapıları 'tampon mekanizmalar' kavramıyla analiz eden isim ile Türk modernleşmesini siyasi elitlerin toplumu dönüştürme çabası ve taşranın buna direnci üzerinden 'merkez-çevre' ilişkileriyle okuyan isim aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Sosyolojinin bağımsız bir disiplin olarak ortaya çıkış sürecinde toplumsal gerçekliği anlama çabası üç temel damar üzerinden gelişmiştir. İlk damar, toplumsal değişimi biyolojik bir organizmanın gelişimine benzeterek 'en uygun olanın hayatta kalması' prensibiyle açıklamıştır. İkinci damar, insan zihninin ve toplumun gelişimini 'teolojik', 'metafizik' ve 'pozitif' olmak üzere üç zorunlu evre üzerinden kuramsallaştırmıştır. Üçüncü ve kronolojik olarak en erken damar ise, Batı dışı bir perspektifle toplumsal dayanışmayı 'asabiyet' kavramıyla temellendirmiş ve toplum yasalarını 'Umran' ilmi çerçevesinde sistematize etmiştir. Bu metinde betimlenen yaklaşımların temsilcileri aşağıdakilerin hangisinde doğru sırada verilmiştir?