Toplumsal Kurumlar
122 questions
Sosyolojik perspektiflerden yapısal işlevselci yaklaşıma göre, toplumsal bir kurum olarak sağlık ve tıp sisteminin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal kurumlar, bireysel arzuların ötesinde bir nesnellik kazanan, toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere örgütlenmiş kalıcı kurallar ve değerler bütünüdür. Robert Merton, kurumların işleyişinde 'açık' (manifest) ve 'gizli' (latent) işlevler ayrımı yaparak kurumsal analizi derinleştirmiştir. Buna göre, toplumsal kurumların genel özellikleri ve işlevsel analizi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Modern çalışma hayatında 'prekaryalaşma' ve 'platform ekonomisi' olarak adlandırılan süreçler; çalışanın üretim araçları ve süreci üzerindeki denetimini kaybetmesi, iş süreçlerinin katı ve hesaplanabilir algoritmik rasyonaliteye hapsedilmesi ve bireylerin ortak bir mesleki ahlak ya da dayanışma ağından yoksun, kuralsız bir rekabet ortamında atomize olması ile karakterize edilir. Bu durumun sosyolojik kökenlerini analiz etmek isteyen bir araştırmacının; sırasıyla Marx, Weber ve Durkheim'ın kuramsal mirasına başvururken kullanacağı en uygun kavram seti aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, siyaset sosyolojisi literatüründe devleti belirli bir amaç üzerinden değil, sahip olduğu kendine özgü 'araç' üzerinden tanımlar. Weber'e göre devlet; belirli bir toprak parçası üzerinde 'meşru fiziksel şiddet kullanma tekeline' sahip olan ve bu tekelini başarıyla uygulayan yegâne insan topluluğudur. Weber’in bu tanımı dikkate alındığında, devleti diğer toplumsal kurumlardan veya siyasal birliklerden ayıran temel ayırt edici unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojik kuramlar içerisinde eğitimi ele alan yaklaşımlardan biri; okulun, toplumdaki mevcut güç ilişkilerini ve eşitsizlikleri meşrulaştırarak bir kuşaktan diğerine aktardığını, bu yolla sosyal tabakalaşmayı sabitlediğini savunur. Bu yaklaşım, eğitimin bireyleri yeteneklerine göre ödüllendirmek yerine, belirli sınıfların sahip olduğu kültürel sermayeyi koruyarak üstünlük sağladığını ileri sürer.
Buna göre, çatışmacı perspektifle açıklanan eğitimin mevcut toplumsal yapıyı ve eşitsizliği devam ettirme işlevi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Max Weber, modern devletin yönetim biçimini "yasal-rasyonel otorite" () kavramıyla tanımlar. Bu modelde meşruiyet, geleneklerden veya liderin olağanüstü özelliklerinden değil, rasyonel bir şekilde oluşturulmuş genel hukuk kurallarından kaynaklanır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yasal-rasyonel otoritenin ve onun kurumsal karşılığı olan bürokrasinin temel işleyiş ilkeleriyle bağdaşmaz?
Siyaset sosyolojisi literatüründe sivil toplum ve devlet ilişkisine dair yapılan kuramsal tartışmalarda, G.W.F. Hegel'in yaklaşımı merkezi bir öneme sahiptir. Hegel’e göre sivil toplum, bireysel çıkarların ve ekonomik faaliyetlerin çatıştığı bir 'ihtiyaçlar sistemi' () iken; bu özel çıkar çatışmalarının ötesine geçen, toplumsal ortak iyiyi ve etik birliği () temsil eden 'aklın somutlaşmış hali' olarak tanımlanan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal kurumlar, gündelik dilde çoğu zaman somut birer bina veya personel kadrosuna sahip olan 'organizasyonlar' (vakıf, hastane, okul binası vb.) ile karıştırılmaktadır. Oysa sosyolojik perspektifte bir kurum; belirli bir temel ihtiyacı karşılamak üzere zamanla yerleşmiş, yaptırım gücü olan, kuşaktan kuşağa aktarılan ve bireylerden bağımsız bir nesnellik kazanmış 'soyut kural, değer ve normlar sistemidir'. Peter Berger’e göre kurumlar, biyolojik içgüdüleri zayıf olan insanın eylemlerini kanallara dökerek ona bir 'ikinci doğa' ve davranış istikrarı sunar.
Buna göre, toplumsal kurumların somut organizasyon yapılarından ayrılan temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel toplumsal yapıda mülkiyetin ortaklığı ve kuşaklar arası bağın sürekliliği esastır. Bu yapıda, bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesiyle (polijini) oluşan çekirdek birimlerin, babasoylu bir otorite etrafında birleşerek patrilokal (baba yerli) bir yerleşim düzeni içinde yaşamasıyla ortaya çıkan aile yapısı aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojide dini grupların örgütlenme biçimleri ve toplumla olan ilişkileri "Kilise-Tarikat-Mezhep-Kült" tipolojisi çerçevesinde analiz edilmektedir. Bu sınıflandırmaya göre; genellikle yerleşik ve kurumsallaşmış dini yapılara (kilise) bir tepki olarak doğan, üyelerinden yüksek düzeyde sadakat ve katı disiplin bekleyen, dış dünyaya karşı mesafeli ve toplumun genel değer yargılarıyla belli ölçüde gerilim yaşayan dini oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx'ın din sosyolojisi analizlerinde din, sadece bireyleri teselli eden bir araç değil, aynı zamanda toplumsal gerçekliğin üzerini örten bir 'ideolojik peçe'dir. Marx'a göre dinin ortadan kalkması, ancak insanların din yoluyla telafi etmeye çalıştıkları nesnel yoksunlukların ve yabancılaşmanın kaynağı olan toplumsal düzenin değişmesiyle mümkündür.
Bu düşünceden hareketle, Marx'ın din kurumu hakkındaki görüşleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Sağlık sosyolojisinde tıp mesleğinin, kendi çalışma alanı üzerinde mutlak bir denetim kurmasını ve diğer sağlık disiplinleri ile hastalar üzerinde otorite sahibi olmasını ifade eden "mesleki egemenlik" (professional dominance) kavramına göre; bu egemenliğin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Modernleşme süreciyle birlikte dinin toplumsal kurumlar üzerindeki belirleyiciliğinin azalması, ancak dinsel ihtiyaçların yok olmayıp bireysel alanda çeşitlenerek devam etmesi sosyolojide farklı kavramlarla tartışılmıştır. Bu bağlamda; dinin kurumsal bir yapıdan (kilise, mezhep, dini otorite vb.) koparak bireyin "özel yaşam küresine" çekilmesini, bireyin modern yaşamın sunduğu farklı kaynaklardan kendine özgü bir "nihai anlam sistemi" oluşturmasını ve dinin kamusal görünürlüğünü yitirmesine rağmen bireysel düzeyde varlığını sürdürmesini ifade eden yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Fordist üretim modelinde işçi kimliği; belirli bir mekâna bağlılık, sendikal güvence ve kitle üretimi disipliniyle inşa edilirken; Post-Fordist (esnek) üretim rejiminde çalışma hayatı 'parçalanmış kariyerler', 'proje bazlı çalışma' ve 'mekânsal dağınıklık' ile karakterize edilmektedir. Bu dönüşümün sosyolojik sonuçları analiz edildiğinde, modern çalışma dünyasındaki 'esneklik' ve 'güvencesizleşme' (prekaryalaşma) süreçlerinin toplumsal yapı üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en isabetli değerlendirmedir?
Modern toplumlarda tıp kurumu, bireylerin davranışlarını normatif sınırlar içerisinde tutan güçlü bir toplumsal kontrol mekanizması işlevi görmektedir. Özellikle geçmişte ahlaki bir sapma, irade zayıflığı veya hukuki bir ihlal olarak görülen durumların (alkolizm, çocuklardaki hareketlilik düzeyi, bazı bağımlılıklar vb.), modern tıbbın uzmanlık alanına dahil edilerek "tedavi edilmesi gereken klinik bir bozukluk" olarak kodlanması sosyolojide "tıbbileştirme" (medicalization) olarak tanımlanır.
Bu bağlamda, tıbbileştirme sürecine yönelik çatışmacı kuramın (conflict theory) getirdiği temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
Sağlık sosyolojisinde; önceleri dini, ahlaki veya hukuki bir sorun (günah, suç veya irade zayıflığı) olarak görülen bazı insanlık durumlarının ve davranış biçimlerinin, zamanla tıp biliminin ilgi alanına girerek birer "hastalık" veya "bozukluk" olarak tanımlanması ve tedavi süreçlerine tabi tutulması süreci aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Modern toplumlarda işsizlik, yoksulluk veya kötü çalışma koşulları gibi yapısal kaynaklı sorunların, tıp kurumu tarafından "stres", "depresyon" veya "uyum bozukluğu" gibi tıbbi tanılarla bireysel birer sağlık sorunu olarak tanımlanması dikkat çekicidir. Çatışmacı perspektife göre bu durum, toplumsal sistemin aksayan yönlerini sorgulamak yerine bireyi "tedavi edilmesi gereken bir hasta" olarak kurgulayarak mevcut statükonun korunmasına hizmet eder.
Bu parçada ifade edilen ve tıbbın sosyal sorunları bireyselleştirerek yapısal çözümlerden uzaklaştırma işlevi, sosyolojik literatürde aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilmektedir?
Sosyolojide dini grupların tipolojik analizi yapılırken, grubun toplumsal çevreyle olan gerilim düzeyi ve kurumsallaşma derecesi temel ölçütler olarak kabul edilir. H. Richard Niebuhr’un analizlerine göre; başlangıçta kurulu dini düzene bir protesto olarak ortaya çıkan ve dış dünyayla olan gerilimi yüksek olan bir yapının; zaman içerisinde bürokratikleşme, üyelerin ekonomik refahının artması ve inancın bir sonraki kuşağa aile yoluyla aktarılmasıyla birlikte toplumla daha uzlaşmacı hale gelmesiyle oluşan dini organizasyon türü aşağıdakilerden hangisidir?
Emile Durkheim, modern toplumlarda iş bölümünün bireyleri birbirine bağımlı kılarak toplumsal dayanışmayı (organik dayanışma) güçlendirdiğini savunur. Ancak Durkheim, iş bölümünün toplumsal yeteneklerle örtüşmediği veya adil bir şekilde dağıtılmadığı durumları 'zorlanmış iş bölümü' olarak adlandırarak bunun toplumsal bir patoloji olduğunu belirtir. Diğer yandan Karl Marx, sanayi toplumundaki iş bölümünü, işçinin üretim sürecinden, üründen ve kendi özünden kopmasına neden olan 'yabancılaşma' (alienation) süreciyle açıklar.
Bu iki kuramsal perspektif dikkate alındığında, modern sanayi toplumlarındaki iş bölümünün doğası ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Sosyolojik analizlerde toplumsal kurumlar, birbirine eklemlenmiş bir dişli sistemi gibi ele alınır. Bir kurumdaki yapısal dönüşüm, domino etkisi yaratarak diğer kurumların işleyişini, normlarını ve toplumsal rollerini de değişime uğratır. Örneğin; modernleşme süreciyle birlikte ekonomi kurumunun tarımsal üretimden sanayi tipi üretime geçmesi; geniş aile yapısının çözülerek çekirdek aileye dönüşmesine, eğitim kurumunun daha uzun süreli ve uzmanlaşmış bir yapı kazanmasına ve hukuk sisteminde geleneksel kuralların yerini rasyonel-yasal düzenlemelerin almasına neden olmuştur.
Bu örnekten hareketle, toplumsal kurumların işleyişine dair aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?