Toplumsal Yapı ve Tabakalaşma
130 questions
Toplumsal yapı, toplumdaki kurumların, grupların ve statülerin bir araya gelerek oluşturduğu karmaşık bir ağdır. Bu ağ, bireylere toplum içindeki yerlerini tayin ederken aynı zamanda onların eylemlerini belirli sınırlar içine çeker. Sosyolojide 'yapı' kavramının vurguladığı bu temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojik bir kavram olarak toplumsal dışlanma, yoksullukla yakından ilişkili olsa da analiz düzeyi ve odak noktası bakımından yoksulluktan ayrılmaktadır. Yoksulluk daha çok kaynakların dağılımı (bölüşüm) ile ilgiliyken, dışlanma toplumsal bağların niteliğiyle ilgilidir. Buna göre, toplumsal dışlanmayı yoksulluktan ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal dışlanma olgusu analiz edilirken; bireyin sadece gelir yetersizliği nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamaması durumundan ziyade, toplumsal sözleşmenin sunduğu haklardan mahrum kalması, kamusal hizmetlere erişiminin kısıtlanması ve karar alma süreçlerine katılım kanallarının tıkanması üzerinde durulmaktadır. Bu yaklaşım, toplumsal dışlanmanın aşağıdaki boyutlarından hangisinin önemini vurgulamaktadır?
Bir sosyoloji dergisinde yayımlanan "Metropol ve Çeperde Yoksulluk Pratikleri" başlıklı makalede iki farklı hane profili incelenmiştir:
* K hanesi: Haneye giren toplam gelir, bireylerin sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için almaları gereken asgari günlük kalori miktarını ve en temel barınma maliyetlerini dahi karşılayamamaktadır.
* L hanesi: Hane üyeleri temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmekte ancak yaşadıkları kentin ortalama gelir seviyesinin çok altında kaldıkları için tatile çıkamamakta, kültürel etkinliklere katılamamakta ve çocuklarının teknolojik eğitim materyallerine erişimini sağlayamamaktadır.
Bu profiller üzerinden yoksulluk türleri ve toplumsal yapıya ilişkin yapılan aşağıdaki sosyolojik çıkarımlardan hangileri doğrudur?
I. K hanesinin deneyimlediği durum, insan yaşamının biyolojik sürdürülebilirliğini merkeze alan ve toplumlara göre nispeten daha az değişkenlik gösteren mutlak yoksulluk kavramı ile açıklanır.
II. L hanesinin durumu, bireyin yalnızca ekonomik olarak değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal olarak da toplumun olağan yaşam pratiklerinden yalıtılmasına yol açan göreli yoksulluk olgusuna işaret etmektedir.
III. L hanesindeki gibi yoksulluk pratiklerinin varlığı, modern toplumlardaki toplumsal sınıf sisteminin tıpkı geleneksel kast veya zümre sistemleri gibi yasal olarak kapalı ve dikey hareketliliğe tamamen tıkalı bir tabakalaşma modeline dönüştüğünü gösterir.
Bir ülkenin sosyoekonomik yapısını inceleyen bir raporda şu verilere yer verilmiştir:
"Son on yıllık dönemde, en alt gelir dilimindeki hanelerin reel alım gücünde %20'lik bir artış gerçekleşmiş; bu kesimin yeterli beslenme, barınma ve ısınma gibi asgari fizyolojik gereksinimlerini karşılama kapasitesi belirgin biçimde iyileşmiştir. Buna karşın, aynı dönemde ülkedeki genel ekonomik büyüme ve ortalama gelir düzeyi %50 oranında artmış; internet erişimi, kültürel etkinliklere düzenli katılım ve tatil yapabilme gibi unsurlar toplumun çoğunluğu için standart bir yaşam biçimi hâline gelmiştir."
Bu rapora yansıyan toplumsal değişim temel alındığında yoksulluk türleri ile ilgili;
I. Bireylerin hayatta kalabilmeleri için gereken fizyolojik koşullardaki iyileşme, mutlak yoksulluk oranının azaldığına işaret etmektedir.
II. Alt gelir grubunun gelir artışının, toplumun genel refah artış hızının gerisinde kalması göreli yoksulluğun derinleştiğini göstermektedir.
III. Toplumdaki genel yaşam standartlarının ve tüketim kalıplarının değişmesi, mutlak yoksulluk sınırının sosyokültürel ihtiyaçları da kapsayacak biçimde genişlediğini kanıtlamaktadır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Tarihsel süreçte farklı toplumlarda görülen tabakalaşma sistemlerini inceleyen bir araştırmacı şu değerlendirmeyi yapmıştır:
'Toplumsal hiyerarşinin temelinde toprağa dayalı mülkiyet yatsa da, tabakalar arasındaki eşitsizlik salt ekonomik farklardan ziyade kanunlarla güvence altına alınmış imtiyazlara dayanır. Tabakalar arası sınırlar katı görünse de mutlak geçirimsiz değildir; üstün askeri başarı, hükümdar beratı veya ruhban sınıfına katılım gibi sınırlı kurumsal kanallarla dikey hareketlilik mümkündür. Ayrıca her tabakanın kendine özgü giyim kuşam kuralları, mahkemeleri ve hukuki sorumlulukları bulunur.'
Bu araştırmacının özelliklerini betimlediği tabakalaşma sistemini, geleneksel kast sisteminden ayıran en temel yapısal farklılık aşağıdakilerden hangisidir?
Dijitalleşmenin hız kazandığı bir toplumda, devlet tarafından hayata geçirilen 'Evrensel Yaşam Desteği' programı sayesinde hiçbir vatandaşın barınma, beslenme ve giyinme gibi biyolojik hayatta kalma ihtiyaçlarında yetersizlik yaşamadığı tespit edilmiştir. Ancak aynı sosyolojik saha araştırmasında; yüksek hızlı internet erişimine ve akıllı cihazlara bütçe ayıramayan dar gelirli kesimlerin, tamamen dijital ortama taşınan eğitim, kamu hizmetleri ve yeni nesil istihdam ağlarından koptuğu, bu kopuşun da onları toplumsal yaşamın olağan akışından soyutladığı raporlanmıştır.
Bu tablonun yoksulluk ve tabakalaşma sosyolojisi bağlamında analiziyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Bir sosyolog, çağdaş toplumlardaki eşitsizlikleri analiz ederken şu değerlendirmeyi yapmıştır:
'Günümüzde dezavantajlı grupların asıl sorunu, salt günlük kalori ihtiyacını karşılayamaması veya asgari barınma koşullarından yoksun kalması değildir. Asıl kriz, bu bireylerin toplumun genel refah ortalamasının çok gerisinde kalarak sosyal, kültürel ve siyasal ağlara katılım imkânlarını yitirmeleridir. Üstelik bu dezavantajlı konum, toplumsal dengeyi ve işbölümünü sağlayan doğal bir liyakat mekanizmasının ürünü değil; aksine, ekonomik kaynakları ve gücü elinde bulunduran sınıfın, diğerlerini sistematik olarak merkezden uzaklaştırmasının bir sonucudur.'
Bu değerlendirmeyi yapan sosyoloğun metinde ön plana çıkardığı yoksulluk boyutu ve eşitsizliği açıklarken temel aldığı sosyolojik kuram aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
Bir sosyolog, derinleşen ekonomik kriz dönemlerinde hanehalklarının aldığı önlemleri incelemektedir. Araştırma sonucunda, bireylerin krizle başa çıkmak için birbirinden tamamen bağımsız ve salt kişisel tercihlerine dayalı kararlar aldıklarını düşünmelerine rağmen; ülke genelinde evlenme yaşının istatistiksel olarak belirgin şekilde gecikmesi, geniş aile modeline dönüş eğiliminin artması ve boşanma oranlarındaki dalgalanmaların belirli bir düzenlilik içinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Hiçbir bireyin bilinçli olarak makro bir sonuç yaratmayı hedeflemediği hâlde ortaya çıkan bu istatistiksel tutarlılık durumu, sosyolojik açıdan toplumsal yapının hangi temel özelliğiyle en iyi açıklanır?
Bir sosyolog, toplumsal eşitsizlik biçimlerini incelerken şu tespiti yapmıştır: 'Statülerin bütünüyle atfedilmiş olduğu ve dikey hareketliliğin normatif olarak tamamen yasaklandığı katı sistemlerden; hiyerarşinin korunduğu ancak belirli şartlara bağlı sınırlı bir yukarı doğru hareketliliğe izin verilen ara sistemlere doğru kavramsal bir ayrım yapmak mümkündür.'
Bu tespite göre, aşağıdakilerden hangisi bir toplumun 'mutlak kapalı' bir modelden ziyade 'kısmi kapalı' bir tabakalaşma modeline sahip olduğunu gösteren yapısal bir özelliktir?