Türkiye'nin Toplumsal Yapısı
106 questions
Türkiye Cumhuriyeti'nde yılları arasında uygulanan pronatalist (nüfus artışını destekleyen) politikaların ardından, sonrası 'Planlı Dönem' ile birlikte nüfus artış hızını kontrol altına almayı hedefleyen antinatalist politikalara geçilmiştir. I. Beş Yıllık Kalkınma Planı () ve tarihli Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un gerekçeleri ile o dönemin demografik yapısı dikkate alındığında, bu politika değişikliğinin dayandığı temel gerekçeler arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
Günümüz Türkiye'sinde yeni evli çiftlerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak ebeveynlerinin gözetiminden uzakta, kendilerine ait bir yaşam alanı oluşturmaları toplumsal yapının belirgin bir özelliği haline gelmiştir. Sosyolojide bu şekilde eşlerin aile büyüklerinden ayrı, yeni bir mekân seçerek oraya yerleşmelerine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel Türk toplumsal yapısının kırsal kesimlerinde, aile bütünlüğünü koruma ve ekonomik varlıkların aile dışına çıkmasını engelleme gayesiyle gerçekleştirilen, ölen erkek kardeşin dul kalan eşiyle evlenme uygulaması sosyolojik literatürde aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?
Türkiye'de yılları arasında uygulanan 'nüfusun niceliksel artışı' hedefi, yılında yerini 'nüfusun niteliksel gelişimi' ve 'aile planlaması' anlayışına bırakmıştır. Bu paradigma değişikliğinin sosyolojik temelinde, hızlı nüfus artışının artık tek başına bir 'güç' kaynağı olmaktan ziyade, toplumsal refah ve ekonomik kalkınma hedefleri üzerinde bir 'baskı' unsuru olarak görülmeye başlanması yatmaktadır.
Buna göre, yılında yürürlüğe giren sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile benimsenen yeni yaklaşımın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de eğitim sisteminin en önemli toplumsal işlevlerinden biri, bireylere yetenekleri ve başarıları doğrultusunda liyakat esasına dayalı olarak toplumsal hiyerarşide yükselme imkânı sunmasıdır. Örneğin, dar gelirli bir ailenin çocuğu olan bir bireyin, aldığı nitelikli eğitim sayesinde tıp doktoru ya da üst düzey bir bürokrat olması sosyolojik olarak aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Türkiye’nin toplumsal yapısında, özellikle 1980’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik liberalleşme ve hizmetler sektörünün genişlemesi, 'yeni orta sınıf' olarak tanımlanan bir toplumsal katmanın yükselişine yol açmıştır. Bu kesim, sahip olduğu değerler ve ekonomik temelleri bakımından esnaf, küçük tüccar ve zanaatkârlardan oluşan 'geleneksel orta sınıf'tan belirgin biçimde ayrışmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki yeni orta sınıfın belirleyici özelliklerinden biri değildir?
Türkiye'de özellikle 1950'li yıllardan itibaren yaşanan yoğun iç göç ve kentleşme süreçleri, ailenin hane yapısında önemli değişimlere yol açmıştır. Sosyolog Mübeccel Kıray'ın analizlerine göre, kente göç eden aileler fiziksel olarak ana-babadan ayrı konutlarda yaşayarak çekirdek aile formuna bürünse de; karar alma süreçlerinde, ekonomik yardımlaşmada ve çocuk bakımı gibi sosyal güvenlik konularında geleneksel akrabalık ağlarını etkin bir biçimde kullanmaya devam etmektedirler. Bu durum, modernleşme kuramlarının öngördüğü "tam kopuş" yerine bir "eklemlenme" ve "tampon mekanizma" işlevini ifade eder.
Buna göre, Türkiye'deki toplumsal değişim sürecinde ortaya çıkan bu "geçişsel" aile modelinin temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de ’li yıllardan itibaren tarımsal yapıda yaşanan kapitalistleşme süreci, bölgeler arasında farklılaşan toplumsal sonuçlar doğurmuştur. Batı Anadolu’da daha çok "bağımsız küçük ve orta işletmecilik" güçlenirken, Güneydoğu Anadolu’da büyük toprak mülkiyetinin (ağalık) çözülmek yerine "ticari çiftçiliğe" evrildiği görülmüştür.
Sosyolojik literatürde Güneydoğu Anadolu'daki bu dönüşümün, Batı Anadolu'dan farklı olarak köylülüğün proleterleşme sürecini geciktirmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye’nin toplumsal yapısında ’li yıllarda belirginleşen bir eğilim, yükseköğretime erişimin kitleselleşmesine rağmen, eğitim diplomalarının tek başına dikey hareketliliği garanti etme gücünün zayıflamasıdır. Sosyologlar bu süreci; liyakat temelli bürokratik kriterlerin etkisinin azalması, buna karşın üst tabakaların kendi ayrıcalıklı konumlarını korumak için "sosyal ağlar", "yaşam tarzı benzerlikleri" ve "kültürel aşinalıklar" gibi dışlayıcı unsurları daha etkin kullanmaya başlamasıyla açıklamaktadır.
Buna göre, günümüz Türkiye’sinde gözlemlenen bu durum, Max Weber’in tabakalaşma kuramı perspektifinden aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanabilir?
Türkiye’nin kırsal toplumsal yapısında ’li yıllardan itibaren gözlemlenen en belirgin değişimlerden biri, tarımsal üretimin hane halkı tüketiminden ziyade pazar için yapılmaya başlanmasıdır. Bu pazar odaklı üretim biçimi, köy içindeki geleneksel dayanışma örüntülerini ve iş bölümünü yeniden şekillendirmiştir.
Buna göre, kırsal yapının pazar ekonomisine eklemlenmesinin toplumsal ilişkiler üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin geleneksel kırsal toplumsal yapısında, bireylerin benzer tarımsal faaliyetlerde bulunması, ortak inanç ve değer yargılarını paylaşması sonucu ortaya çıkan ve bireylerin birbirine benzerliği üzerine kurulu olan dayanışma biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye’de kırsal toplumsal yapının dönüşümü incelendiğinde, tarımda kapitalistleşme ve makineleşme süreçlerine rağmen küçük aile işletmelerinin tasfiye olmadığı, aksine varlığını dirençli bir şekilde sürdürdüğü görülmektedir. Sosyolojik literatürde 'küçük meta üreticiliğinin kalıcılığı' olarak adlandırılan bu durumu günümüz Türkiye’sinde mümkün kılan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de eğitim sisteminin Cumhuriyet’ten günümüze dikey toplumsal hareketliliği sağlayan temel mekanizma olduğu kabul edilir. Ancak güncel sosyolojik araştırmalar; ailelerin ekonomik gücü, kültürel birikimi ve sınav odaklı eğitim stratejilerinin, merkezi sınav sisteminin sunduğu 'fırsat eşitliği' perdesinin arkasında sınıfsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini vurgulamaktadır. Bu eleştirel bakış açısına göre eğitim; alt tabakadaki bireylere gerçek bir yükselme şansı vermekten ziyade, üst tabakadaki bireylerin mevcut imtiyazlı konumlarını 'liyakat' maskesi altında meşrulaştırarak korumalarına hizmet etmektedir.
Eğitim ve toplumsal hareketlilik arasındaki bu ilişki biçimi, aşağıdaki kuramsal perspektiflerden hangisinin temel argümanlarıyla en çok örtüşmektedir?
1960'lı yıllarda "Planlı Kalkınma" dönemine geçilmesiyle birlikte Türkiye'nin nüfus vizyonunda köklü bir değişim yaşanmıştır. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda () nüfus artış hızı ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişki analiz edilerek, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren uygulanan pronatalist (nüfus artışını destekleyen) politikalardan vazgeçilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Söz konusu kalkınma planında yer alan ve bu politika değişikliğinin temel iktisadi gerekçesini oluşturan argüman aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de Cumhuriyet sonrası dönemde eğitim, alt sınıflardan gelen bireylerin dikey hareketliliği için en önemli kanal olarak görülmüştür. Yapısal işlevselci yaklaşım bu durumu liyakat esasına dayalı bir başarı sistemi olarak değerlendirirken, çatışmacı kuramcılar bu sürece daha eleştirel yaklaşmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki eğitim sistemi ve toplumsal hareketlilik ilişkisine yönelik çatışmacı kuramın temel argümanlarından biridir?
Türkiye'de ’lı yıllarda 'Planlı Kalkınma' paradigmasına geçilmesiyle birlikte nüfus politikalarında yaşanan eksen kayması, demografik süreçlerin makroekonomik dengelerle olan ilişkisini ön plana çıkarmıştır. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda () ayrıntılı olarak ele alınan ve nüfus artış hızının sınırlandırılmasını öngören yaklaşımın temel dayanağı, hızlı nüfus artışının aşağıdaki süreçlerden hangisi üzerindeki olumsuz etkisidir?
Türkiye'de yılları arasında uygulanan pronatalist (nüfus artışını destekleyen) politikalar, yılında yürürlüğe giren sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile yerini antinatalist (nüfus artış hızını sınırlamayı hedefleyen) bir yaklaşıma bırakmıştır. Bu politika değişikliğinin ve toplumsal modernleşme sürecinin uzun vadeli bir sonucu olarak, Türkiye'nin güncel demografik yapısında gözlemlenen temel eğilim aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de toplumsal yapının dönüşüm sürecinde, özellikle büyük kentlerde yaşayan yükseköğretim mezunu genç profesyoneller arasında, sahip olunan kültürel sermaye ve mesleki prestije karşılık, elde edilen ekonomik gelirin bu kazanımlarla paralel seyretmemesi durumu belirgin bir sosyolojik olgu haline gelmiştir. Bireyin eğitim, mesleki saygınlık ve gelir gibi farklı tabakalaşma bileşenleri arasındaki konumlarının birbiriyle örtüşmemesi durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte toplumsal yapının evrimini analiz eden tarihsel bir sosyoloji perspektifine göre; Tanzimat modernleşmesinin yarattığı 'ikili yapı' (dualizm) ile Cumhuriyet dönemi toplumsal dönüşüm stratejisi arasındaki temel yapısal fark aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de 1950'li yıllardan itibaren hız kazanan kentleşme sürecinde, kente göç eden nüfusun kentsel yaşam tarzını benimseme (kentlileşme) noktasında yaşadığı güçlükler ile barınma ihtiyacı sonucunda ortaya çıkan ve kente tutunma stratejisi olarak görülen yerleşim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?