1980 Sonrası Türk Siyasal Hayatı

181 questions

Question 1Question

19971997 yılında Refahyol Hükümeti'nin istifasıyla sonuçlanan 2828 Şubat süreci sonrasında kurulan ve siyasal literatürde "ANASOL-D" olarak adlandırılan 5555. Cumhuriyet Hükümeti (III. Yılmaz Hükümeti) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hükümetin küçük ortağı olan Demokrat Türkiye Partisi (DTP), Doğru Yol Partisi'nden ayrılan milletvekilleri tarafından kurulmuş olup hükümetin güvenoyu almasında parlamentodaki bu siyasal bölünme belirleyici olmuştur.

Answer

ANASOL-D hükümeti, ANAP ve DSP'nin yanı sıra DYP'den ayrılanların kurduğu DTP'nin katılımıyla oluşmuş ve dışarıdan CHP desteğiyle güvenoyu almıştır.
ANASOL-D hükümeti, 28 Şubat süreci sonrası parlamento içindeki siyasi manevralarla kurulmuş bir azınlık koalisyonu niteliğindedir. Hükümetin ismindeki 'D' harfi, Tansu Çiller liderliğindeki DYP'den kopan ve Hüsamettin Cindoruk önderliğinde kurulan Demokrat Türkiye Partisi'ni (DTP) simgeler. Bu kopuş, Refahyol sonrası yeni bir hükümetin kurulabilmesi için gereken vekil sayısını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemi tanımlama
28 Şubat 1997 süreci sonrası Refahyol (RP-DYP) hükümeti istifa etmiştir.
Siyasi istikrarsızlığın zirve yaptığı noktayı belirlemek için.
2
Hükümet kurma görevini analiz etme
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, görevi en büyük parti liderine (Erbakan) veya ikinci büyük parti liderine (Çiller) değil, ANAP lideri Mesut Yılmaz'a vermiştir.
Hükümetin meşruiyet ve kuruluş sürecindeki tartışmalı noktayı anlamak için.
3
Koalisyon bileşenlerini ayrıştırma
ANAP (Mesut Yılmaz) + DSP (Bülent Ecevit) + DTP (Hüsamettin Cindoruk) birleşimi 55. Hükümeti oluşturmuştur.
ANASOL-D isimlendirmesinin hangi partilere karşılık geldiğini tespit etmek için.
4
DTP'nin kökenini inceleme
Demokrat Türkiye Partisi (DTP), Refahyol ile iş birliğine karşı çıkan ve DYP'den ayrılan (istifa eden) milletvekilleri tarafından kurulmuştur.
Parlamento aritmetiğinin nasıl değiştiğini ve hükümetin nasıl sayısal çoğunluğa ulaştığını anlamak için.

Key Concept

55. Hükümet (ANASOL-D) ve Siyasal Geçiş Süreçleri

Practice More

1995 seçimleri sonrası ANAYOL ve REFAHYOL koalisyonlarının neden bu kadar kısa sürdüğünü ve bu süreçte 'güvenoyu salt çoğunluk' tartışmalarının hukuki sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin bastırılmasının ardından ilan edilen Olağanüstü Hâl (OHAL) sürecinde, Türkiye'de sivil-asker ilişkilerini yeniden düzenlemek ve güvenlik bürokrasisini sivil otoritenin denetimine daha fazla sokmak amacıyla kapsamlı kurumsal değişikliklere gidilmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu süreçte hayata geçirilen yapısal düzenlemelerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının bütünüyle İçişleri Bakanlığına bağlanması

Answer

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının bütünüyle İçişleri Bakanlığına bağlanması
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Türk siyasal hayatında sivil-asker ilişkilerini demokratik standartlara ulaştırmak amacıyla köklü adımlar atılmıştır. Bu kapsamda çıkarılan KHK'lar ile daha önce eğitim, sicil ve harekat açısından Genelkurmay'a bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı, barış ve savaş ayrımı gözetilmeksizin bütünüyle İçişleri Bakanlığına bağlanarak sivil denetime alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında sivil-asker ilişkilerinde yapılan reformların temel amacını belirlemek.
Temel amacın güvenlik bürokrasisinin sivil otoriteye (hükümete) tabi kılınması ve askeri özerkliğin sınırlandırılması olduğu tespit edilir.
Bu temel amaç, OHAL KHK'ları ile yapılan yasal değişikliklerin mantığını anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki kurumların (MGK, AYİM, DDK) kuruluş tarihlerini ve yeni hükümet sistemine geçiş usulünü tarihsel olarak eşleştirmek.
MGK'nin 1961'de, AYİM'in 1971'de, DDK'nin 1982'de kurulduğu; yeni sisteme ise KHK ile değil 2017 Referandumu ile geçildiği hatırlanır.
Geçmişte yapılmış anayasal değişikliklerin, 15 Temmuz sonrası yapılan idari değişikliklerden ayırt edilmesi elzemdir.
3
Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının idari bağlılık durumundaki değişikliği doğrulamak.
Barış döneminde kısmen İçişleri Bakanlığına bağlı olan bu komutanlıkların, 25 Temmuz 2016'da çıkarılan KHK ile bütünüyle İçişleri Bakanlığına bağlandığı sonucuna ulaşılır.
Doğru cevabın doğrudan 15 Temmuz sürecinin bir sonucu olduğunu kesinleştirmek.

Key Concept

15 Temmuz Darbe Girişimi Sonrası Sivil-Asker İlişkilerindeki Reformlar
Question 3Question

28 Şubat 1997 tarihinde toplanan Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) alınan kararlar ve sonrasında gelişen olaylar, Türk siyasal hayatında "postmodern darbe" kavramıyla ifade edilmiştir. Buna göre, 28 Şubat sürecini 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime doğrudan ve fiilen el koymak yerine, MGK kararları ve sivil baskı unsurları aracılığıyla hükümeti yönlendirmesi

Answer

Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime doğrudan ve fiilen el koymak yerine, MGK kararları ve sivil baskı unsurları aracılığıyla hükümeti yönlendirmesi
Doğru yanıt olan seçenek, 28 Şubat sürecinin neden "postmodern" olarak adlandırıldığını en iyi açıklayan ifadedir. Bu süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri, 1960 ve 1980 müdahalelerinde olduğu gibi meclisi kapatmamış ve yönetimi bir askeri konsey aracılığıyla bizzat devralmamıştır. Bunun yerine, anayasal bir zemin olan Milli Güvenlik Kurulu'nu kullanarak hükümete kararlar dayatmış, Batı Çalışma Grubu (BÇG) gibi yapılarla ve sivil toplum kuruluşları, medya ve yargı organlarını mobilize ederek siyaseti dizayn etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
28 Şubat sürecinin yöntemi analiz edilir.
Sürecin, ordunun fiziksel olarak yönetimi devralmasıyla değil, MGK aracılığıyla iletilen 18 maddelik kararlar ve sivil toplum/medya baskısıyla yürütüldüğü saptanır.
Postmodern darbe nitelemesinin kaynağı, klasik askeri müdahale araçlarının (tank, meclis feshi) yerine modern/sivil araçların kullanılmasıdır.
2
12 Eylül 1980 darbesi ile karşılaştırma yapılır.
12 Eylül'de parlamentonun feshedildiği ve yönetime bizzat el konulduğu hatırlanır.
İki müdahale arasındaki temel fark, siyasal sistemin işleyişine müdahale ediş biçimidir.

Key Concept

28 Şubat Sürecinin Postmodern Niteliği ve MGK'nın Rolü
Estimated Time:50s
Question 4Question

12 Eylül 1980 askeri müdahalesi sonrasında ülke yönetimini üstlenen ve hem yasama hem de yürütme yetkilerini kendisinde toplayan Milli Güvenlik Konseyi'nin (MGK) kurumsal yapısı ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Konsey; Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı'ndan oluşan beş kişilik bir yapıya sahiptir.

Answer

Milli Güvenlik Konseyi, Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı'ndan oluşan beş kişilik bir kuruldur.
12 Eylül 1980 askeri müdahalesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin emir-komuta zinciri içerisinde gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda kurulan Milli Güvenlik Konseyi; Genelkurmay Başkanı Kenan Evren başkanlığında, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı'ndan oluşan toplam beş üyeden meydana gelmiştir. Bu yapı, 1983 yılındaki genel seçimlere kadar ülkenin en üst yasama ve yürütme organı olarak görev yapmıştır.

Step-by-Step Solution

1
12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin kurumsal aktörlerini belirleme.
Müdahalenin ardından yönetimi ele alan organın Milli Güvenlik Konseyi (MGK) olduğu saptanmıştır.
Dönemin hukuk düzenini ve yetki dağılımını anlamak için yürütücü organın yapısını bilmek gerekir.
2
Milli Güvenlik Konseyi'nin üye kompozisyonunu analiz etme.
Konseyin Genelkurmay Başkanı (Kenan Evren) ve dört kuvvet komutanından (Nurettin Ersin, Nejat Tümer, Tahsin Şahinkaya, Sedat Celasun) oluştuğu belirlenmiştir.
1980 darbesinin emir-komuta zinciri içerisinde gerçekleştiğini ve beş kişilik bir cunta tarafından yönetildiğini doğrulamak için.
3
Konseyin yasama ve yürütme yetkileri üzerindeki konumunu teyit etme.
2324 sayılı Kanun ve ardından 2485 sayılı Kanun ile MGK'nın en üst karar organı olduğu ve yargı denetimi dışında kaldığı görülmüştür.
Diğer seçeneklerdeki denetim ve yetki devri gibi hatalı bilgileri elemek için.

Key Concept

1980 Kurucu Meclis Yapısı ve MGK'nın Mutlak Üstünlüğü

Practice More

Danışma Meclisi üyelerinin belirlenme usulü ve 2485 sayılı Kanun'un getirdiği siyasi kısıtlamaları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 5Question

Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) görev yapan bir grup milletvekili, yürütme organının uyguladığı bazı makroekonomik politikalar üzerine Meclisin bilgi edinme ve denetim mekanizmalarını işletmek istemektedir.

2017 Anayasa değişiklikleriyle kurulan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kuralları dikkate alındığında, bu milletvekillerinin aşağıdaki adımlardan hangisini atması anayasal olarak mümkün değildir?

Show answer & explanation

Answer: İlgili politikaların mimarı olduğu gerekçesiyle, doğrudan Cumhurbaşkanının yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi vermek

Answer

Cumhurbaşkanının bizzat yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi verilmesinin mümkün olmadığını ifade eden seçenektir.
2017 Anayasa değişiklikleriyle getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde TBMM'nin bilgi edinme ve denetim yolları yeniden düzenlenmiştir. Anayasa'nın 98. maddesine göre 'Yazılı soru, en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibarettir.' Yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanına yönelik herhangi bir sözlü veya yazılı soru sorulması anayasal olarak mümkün değildir. Bu nedenle Cumhurbaşkanının yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vermek atılamayacak bir adımdır.

Step-by-Step Solution

1
2017 Anayasa değişiklikleri ile TBMM'nin bilgi edinme ve denetim yollarındaki dönüşümü incele.
Gensoru ve güvenoyu kaldırılmış, sözlü soru uygulamasına son verilmiş, yazılı soru, genel görüşme, Meclis araştırması ve Meclis soruşturması yeniden düzenlenmiştir.
Yeni sistemin (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) kuvvetler ayrılığı prensibini anlamak.
2
Yazılı soru kurumunun yeni sistemdeki muhataplarını tespit et.
Anayasa'nın 98. maddesine göre yazılı soru; en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibarettir.
Yazılı sorunun kime yöneltilebileceğini anayasal metinden netleştirmek.
3
Seçenekleri bu anayasal kural ile karşılaştır.
Cumhurbaşkanına doğrudan yazılı soru yöneltilmesi Anayasa'ya göre mümkün değildir; bu yetki sadece yardımcıları ve bakanlar için geçerlidir. Diğer seçeneklerdeki denetim yolları anayasaya uygundur.
Hangi adımın anayasal olarak imkansız olduğunu belirlemek.

Key Concept

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde TBMM'nin Bilgi Edinme ve Denetim Yolları
Question 6Question

Türkiye'de 2007 yılında, on birinci Cumhurbaşkanının seçimi sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) yaşanan "367 toplantı yeter sayısı" tartışmaları ve ardından Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yayımlanan "27 Nisan e-Muhtırası", siyasal sistemde derin bir tıkanıklığa yol açmıştır. Mevcut meclis aritmetiğiyle Cumhurbaşkanının seçilememesi üzerine, siyasi iktidar anayasa değişikliği paketini halkoylamasına sunmuştur.

Buna göre, yaşanan bu siyasi krizlerin aşılması amacıyla gerçekleştirilen 2007 Anayasa değişikliği referandumu ile Türk anayasal sisteminde yapılan en temel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından, beş yıllığına ve en fazla iki kez seçilmesi usulünün getirilmesi

Answer

Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından, beş yıllığına ve en fazla iki kez seçilmesi usulünün getirilmesi
2007 yılındaki 367 krizi ve 27 Nisan e-Muhtırası sonrasında TBMM'de cumhurbaşkanı seçilememesi üzerine, iktidar partisi anayasal bir değişikliğe gitmiştir. 21 Ekim 2007 tarihinde yapılan referandum sonucunda Türkiye'de cumhurbaşkanının TBMM yerine doğrudan halk tarafından, 5 yıllığına ve en fazla iki kez seçilmesi kuralı getirilerek kriz aşılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi krizinin (367 krizi ve e-muhtıra) siyasi sonuçlarını değerlendir.
Kriz meclis içinde çözülememiş ve tıkanıklığı aşmak için anayasa değişikliği paketi hazırlanarak referanduma sunulmuştur.
Krizin çözüm yöntemini ve anayasal yansımalarını belirlemek.
2
21 Ekim 2007 referandumunda halkoyuna sunulan ve kabul edilen değişiklikleri hatırla.
Referandum ile cumhurbaşkanının TBMM yerine doğrudan halk tarafından seçilmesi, görev süresinin 5 yıla indirilmesi ve en fazla iki kez seçilebilmesi kabul edilmiştir.
Siyasi krizin anayasal sistemde yarattığı kalıcı yapısal değişikliği tespit etmek.

Key Concept

2007 Referandumu Anayasa Değişiklikleri
Question 7Question

12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardından, Türk siyasal hayatında yasama ve yürütme yetkileri Milli Güvenlik Konseyi (MGK) tarafından devralınmış ve anayasal düzeni yeniden tesis etmek amacıyla 1981 yılında bir Kurucu Meclis oluşturulmuştur.

Bu dönemin kurumsal yapısı ve anayasa yapım süreci dikkate alındığında, oluşturulan Kurucu Meclis ve Milli Güvenlik Konseyinin yetkileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kurucu Meclis; Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisinden oluşmuş olup, anayasa taslağı ile diğer kanunların kabulünde nihai söz hakkı Milli Güvenlik Konseyine tanınmıştır.

Answer

Kurucu Meclisin Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisinden oluştuğunu ve nihai onay yetkisinin Milli Güvenlik Konseyinde olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru olan ifadede açıkça vurgulandığı üzere; 12 Eylül yönetimi, yeni hukuki altyapıyı oluşturmak için 1981 yılında bir Kurucu Meclis ihdas etmiştir. Bu meclis, askeri iradeyi temsil eden Milli Güvenlik Konseyi ve sivil nitelikli (fakat tamamen atamayla gelen) Danışma Meclisi olmak üzere iki kanatlıydı. 1981 tarihli Kurucu Meclis Hakkında Kanun uyarınca, yasama metninin kesin olarak kabul edilmesi veya reddedilmesi yetkisi mutlak surette Milli Güvenlik Konseyinin tekelindeydi. Bu durum, sivil kanadın yalnızca 'danışma' işlevi gördüğünü kanıtlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yasama yetkisinin kime geçtiğinin tespit edilmesi
Müdahale ile TBMM kapatılmış, yasama ve yürütme yetkileri tamamen Milli Güvenlik Konseyinde (MGK) toplanmıştır.
Ordunun siyasal iktidarı mutlak olarak ele geçirdiğini ve ara rejim (1971) modelinden farklı olarak meclisi feshettiğini anlamak için.
2
1981 yılında oluşturulan Kurucu Meclisin yapısının incelenmesi
Yeni anayasayı hazırlamak için oluşturulan Kurucu Meclis, MGK ve üyelerinin tamamı atamayla belirlenen Danışma Meclisi olmak üzere iki yapıdan oluşmuştur.
1960 darbesinden farklı olarak sürecin siyasi partilere kapalı, tamamen askeri kontrol altında yürütüldüğünü görmek için.
3
Anayasa yapımında kanatların yetki ağırlıklarının karşılaştırılması
Danışma Meclisi taslağı hazırlasa da, son söz hakkı ve metni dilediği gibi değiştirme yetkisi Milli Güvenlik Konseyine verilmiştir.
Bu dönemin en belirgin özelliğinin sivil meclisin sadece danışma niteliğinde olduğu ve asıl kurucu iktidarın MGK olduğunu doğrulamak için.

Key Concept

Milli Güvenlik Konseyi ve 1981 Kurucu Meclisinin Hukuki ve Siyasal Yapısı
Question 8Question

12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardından yeni bir anayasa yapmak üzere oluşturulan Kurucu Meclis'in yapısı, çalışma usulü ve 1982 Anayasası'nın kabul edilme süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasanın referanduma sunulması aşamasında, anayasa metninin kabul oylaması ile Milli Güvenlik Konseyi Başkanı'nın yedi yıllık bir süre için Cumhurbaşkanı seçilmesi işlemi birleştirilerek tek bir oya bağlanmıştır.

Answer

Anayasanın halkoyuna sunulması işleminde, anayasa metninin kabulü ile Milli Güvenlik Konseyi Başkanı'nın doğrudan Cumhurbaşkanı sıfatını kazanması usulünün birleştirilmesidir.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi, 1982 Anayasası'nın referandumu Türk siyasi tarihinde benzersiz bir usulle yapılmıştır. Anayasanın geçici 1. maddesi uyarınca, halkın anayasa taslağına vereceği 'evet' oyu, aynı zamanda Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren'in yedi yıllık bir süre için Cumhurbaşkanı seçilmesi anlamına gelmekteydi. Bu birleştirilmiş (şartlı) oylama, seçmen iradesini kısıtlayan en önemli unsurlardan biri olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki dönemi ve istenen bilgiyi analiz etme
Soru, 1980 askeri darbesi sonrası oluşturulan Kurucu Meclis'in işleyişi ile 1982 Anayasası'nın referandum sürecindeki spesifik özellikleri sormaktadır.
Doğru seçeneği bulmak için dönemin yasal ve siyasi atmosferini kavramak gerekir.
2
Seçeneklerdeki meclis yapılarını ve yetkilerini karşılaştırma
Danışma Meclisi'nin kararlarının nihai olmadığı (MGK'nın mutlak veto yetkisi olduğu) ve üyelerinin siyasi parti temsilcisi olmadığı (apolitik olduğu) tespit edilir.
1961 ve 1982 Kurucu Meclis yapıları arasındaki temel farkları bilmek çeldiricileri elemeyi sağlar.
3
Geçiş dönemi hükümlerini ve referandum şartlarını değerlendirme
Referandumda anayasaya 'evet' oyu verilmesinin, aynı zamanda Kenan Evren'in 7 yıllığına Cumhurbaşkanı seçilmesi anlamına geldiği birleşik oylama sisteminin uygulandığı hatırlanır.
1982 referandumunu diğer halkoylamalarından ayıran en temel özellik bu zorunlu birleştirilmiş oylama usulüdür.

Key Concept

1982 Anayasası'nın Hazırlanma ve Kabul Süreci ile Kurucu İktidar Yapısı
Question 9Question

2017 Anayasa değişikliği ile Türk siyasal hayatında yürütme organının yapısı köklü bir biçimde değişirken, bu değişime paralel olarak yargı yönetimini düzenleyen yüksek kurullarda da önemli kurumsal dönüşümler yaşanmıştır. Bu çerçevede, 1982 Anayasası'nın güncel hükümlerine göre Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kurulun üye sayısı 13'e düşürülmüş ve üyelerin bir kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilmesi esası ilk kez getirilmiştir.

Answer

Kurulun üye sayısı 13'e düşürülmüş ve üyelerin bir kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilmesi esası ilk kez getirilmiştir.
Doğru ifade, 2017 değişikliğinin en belirgin iki yapısal sonucunu içermektedir: Kurulun üye sayısının 13'e düşürülmesi ve TBMM'nin ilk kez (tarihsel olarak 1961 ve 1982'nin önceki hallerinde olmayan bir yetkiyle) üye seçme hakkına sahip olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kurumsal isim ve yapı değişikliğini analiz etme.
2017 değişikliğiyle 'Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu' olan isim 'Hakimler ve Savcılar Kurulu' olarak değişmiştir.
Yargı yönetimindeki hiyerarşik algıyı sadeleştirmek ve yeni sistemi yansıtmak.
2
Üye sayısı ve kompozisyonu inceleme.
Üye sayısı 22'den 13'e indirilmiştir. Bu üyeler: Adalet Bakanı (1), Bakan Yardımcısı (1), Cumhurbaşkanı tarafından seçilenler (4), TBMM tarafından seçilenler (7).
Daha hızlı karar alan ve demokratik meşruiyeti karma (yasama-yürütme) bir yapıya dayanan kurul oluşturmak.
3
Seçim usulündeki yeniliği belirleme.
TBMM'nin üye seçmesi Türk anayasa tarihinde HSK için bir ilktir. TBMM, 7 üyeyi üç aşamalı (nitelikli çoğunluk ve gerekirse kura) bir usulle seçer.
Milli iradenin yargı yönetimi üzerindeki dolaylı etkisini (demokratik meşruiyet) güçlendirmek.

Key Concept

2017 HSK Kurumsal Dönüşümü

Practice More

HSK üyelerinin TBMM tarafından seçimindeki 'üç turlu' oylama sistemini ve kura yöntemini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

Türk siyasal tarihinde "367 krizi" ve "e-muhtıra" süreciyle tetiklenen, ardından 21 Ekim 2007 tarihinde halkoyuna sunularak kabul edilen 5678 sayılı Kanun kapsamındaki anayasa değişikliği paketiyle getirilen düzenlemeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer *almaz*?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısının yeniden düzenlenerek üye sayılarının artırılması

Answer

Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısının yeniden düzenlenerek üye sayılarının artırılması, 2007 referandumu kapsamında değil, 2010 referandumu kapsamında gerçekleştirilen bir düzenlemedir.
Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısında köklü değişiklikler yapan, üye sayılarını artıran ve seçim yöntemlerini değiştiren düzenlemeler 2010 referandumuyla hayata geçirilmiştir. 2007 değişikliği ise daha çok cumhurbaşkanlığı seçimi, görev süresi ve meclis toplantı nisabı gibi siyasal tıkanıklığı gidermeye yönelik konulara odaklanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
2007 anayasa değişikliği paketinin (5678 sayılı Kanun) temel amacını ve içeriğini analiz edin.
Paketin temel amacının cumhurbaşkanlığı seçimindeki tıkanıklığı (367 krizi) aşmak ve yürütme ile yasamanın meşruiyetini güçlendirmek olduğu görülür.
Soruda 2007 referandumunun içeriği sorgulanmaktadır.
2
Yürütme organına ilişkin süre ve yöntem değişikliklerini kontrol edin.
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve görev süresinin 5+55+5 olarak belirlenmesi bu paketin merkezindedir.
Seçeneklerdeki yürütme ile ilgili ifadelerin doğruluğunu teyit etmek gerekir.
3
Yasama organı ve meclis içtüzüğüne paralel anayasal değişiklikleri inceleyin.
Milletvekili seçim döneminin 4 yıla indirilmesi ve toplantı yeter sayısının 13\frac{1}{3} (184184) olarak netleştirilmesi de bu paketin parçasıdır.
367 krizinin hukuki temelini ortadan kaldıran düzenlemeyi belirlemek önemlidir.
4
Yargı reformlarına ilişkin kronolojik bilgiyi test edin.
Yargı organlarının (AYM ve HSYK) yapısındaki üye artışı ve seçim usulü değişikliklerinin 2010 yılında yapıldığı sonucuna ulaşılır.
2007, 2010 ve 2017 anayasa değişikliklerini birbirinden ayırt etmek sorunun çözüm anahtarıdır.

Key Concept

2007 Anayasa Değişikliği (5678 Sayılı Kanun) İçeriği
Question 11Question

12 Eylül 1980 askeri müdahalesi sonrasında yürürlüğe giren ve geçiş dönemi hukuk düzenini belirleyen 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun'un hükümleri dikkate alındığında; Milli Güvenlik Konseyi (MGK) tarafından yayımlanan bildiri ve alınan kararların 1961 Anayasası karşısındaki hukuki konumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Milli Güvenlik Konseyi’nin yayımladığı bildiri ve kararların 1961 Anayasası hükümleriyle çelişmesi durumunda, bu bildiri ve kararlar anayasa değişikliği niteliğinde sayılarak öncelikle uygulanmıştır.

Answer

Milli Güvenlik Konseyi’nin yayımladığı bildiri ve kararların 1961 Anayasası hükümleriyle çelişmesi durumunda, bu bildiri ve kararların anayasa değişikliği niteliğinde sayılarak öncelikle uygulanmasıdır.
2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun, 12 Eylül döneminin hukuki omurgasını oluşturur. Bu kanunun en temel özelliği, Milli Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan kanun, bildiri ve kararların 1961 Anayasası ile çelişmesi durumunda, bu yeni düzenlemelerin anayasa değişikliği hükmünde kabul edilmesini ve öncelikle uygulanmasını emretmesidir. Bu durum, MGK'ya anayasayı fiilen askıya alma veya değiştirme yetkisi vererek hukuki bir 'üst-norm' alanı yaratmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin temel hukuk belgesini belirle.
12 Eylül müdahalesi sonrası 18 Eylül 1980'de 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun kabul edilmiştir.
Bu kanun, müdahale sonrası oluşan hukuki boşluğu doldurmak ve yeni rejimin yasal çerçevesini çizmek için çıkarılmıştır.
2
MGK'nın hukuki gücünü analiz et.
MGK kararları ve bildirileri, mevcut yasaların ve anayasanın üzerinde bir konuma yerleştirilmiştir.
Askeri müdahalenin meşruiyetini ve sürekliliğini sağlamak için yasama yetkisi MGK'da toplanmıştır.
3
Hiyerarşik ilişkiyi tanımla.
MGK kararı ile 1961 Anayasası çatışırsa, MGK kararı 'anayasa değişikliği' sayılır.
2324 sayılı Kanun'un ilgili maddesi, MGK kararlarının anayasaya aykırılığının ileri sürülemeyeceğini ve bunların anayasal metni fiilen değiştirdiğini hükme bağlamıştır.

Key Concept

2324 Sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve Milli Güvenlik Konseyi'nin Supra-Anayasal Yetkileri

Practice More

MGK ile Danışma Meclisi arasındaki yetki paylaşımını belirleyen 2485 sayılı Kurucu Meclis Teşkili Hakkında Kanun'u inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 12Question

19 Şubat 2001 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında yaşanan "Anayasa kitapçığı fırlatma" hadisesi ile tetiklenen ekonomik kriz, toplumsal ve siyasal yapıda derin sarsıntılar yaratmıştır. Bu sürecin sonunda gerçekleşen 3 Kasım 2002 erken genel seçimlerinin Türk siyasal hayatı açısından en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İktidardaki koalisyon ortakları olan DSP, MHP ve ANAP'ın yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinin de baraj altında kalarak parlamentonun neredeyse tamamen yenilenmesi

Answer

İktidardaki koalisyon ortaklarının (DSP, MHP, ANAP) ve ana muhalefetin baraj altında kalarak meclis dışı kalması
2001 ekonomik krizi, 57. Hükümet'e (DSP-MHP-ANAP) olan güvenin tamamen yitirilmesine yol açmıştır. 3 Kasım 2002 seçimlerinde bu üç partiyle birlikte muhalefetteki DYP de %10\%10 barajına takılarak meclis dışında kalmış, Türk siyasal hayatında 'siyasal tasfiye' olarak adlandırılan bir dönüm noktası yaşanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Krizin siyasal tetikleyicisini belirleme
19 Şubat 2001'de MGK'da yaşanan Anayasa kitapçığı fırlatma olayı krizin fitilini ateşlemiştir.
Krizin başlangıç noktasını anlamak, siyasal sorumluları tespit etmek için gereklidir.
2
Krizin mevcut hükümet üzerindeki etkisini analiz etme
Ekonomik çöküş, halkın DSP-MHP-ANAP koalisyonuna olan güvenini tamamen sarsmıştır.
Siyasal sonuçların neden erken seçim ve tasfiye ile bittiğini açıklar.
3
2002 seçim sonuçlarını değerlendirme
3 Kasım 2002 seçimlerinde parlamentoda bulunan tüm partiler baraj altında kalmış, meclis %90 oranında yenilenmiştir.
Krizin en temel ve somut siyasal sonucu budur.

Key Concept

Siyasal Tasfiye ve 2002 Seçimleri

Practice More

2001 krizi sonrası Kemal Derviş tarafından hazırlanan 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın içeriğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 13Question

2007 yılında 11. Cumhurbaşkanı'nın seçimi sürecinde yaşanan siyasal kilitlenme; meclis boykotu, 27 Nisan e-Muhtırası ve Anayasa Mahkemesinin "367 kararı" gibi birbiriyle doğrudan bağlantılı olaylardan oluşan bir kriz sarmalı yaratmıştır. Bu kriz, siyasal sistemin tıkanmasına yol açmış ve nihayetinde hem krizin aşılmasını hem de Türkiye'nin anayasal yapısında köklü bir değişimi beraberinde getirmiştir.

Söz konusu Cumhurbaşkanlığı krizinin çözülme usulü ve bu sürecin ardılı olan 2007 Anayasa Referandumu'nun işleyişi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 11. Cumhurbaşkanı, referandumla getirilen halk oylaması kuralına göre değil; kriz sonrasında yenilenen TBMM tarafından eski parlamenter sistem usullerine göre seçilmiştir.

Answer

11. Cumhurbaşkanının, referandumla kabul edilen yeni kurallara göre değil, erken seçimle yenilenen TBMM tarafından eski usullere göre seçildiğini belirten ifadedir.
2007'deki Cumhurbaşkanlığı krizinin (367 krizi) ardından TBMM erken genel seçim kararı almış ve 22 Temmuz 2007'de seçimler yapılmıştır. Yenilenen Mecliste toplantı yeter sayısı olan 367 aşılarak 11. Cumhurbaşkanı bizzat TBMM tarafından Ağustos 2007'de seçilmiştir. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören 2007 Anayasa Değişikliği Referandumu ise bu seçimden daha sonra, 21 Ekim 2007'de yapılarak yürürlüğe girmiştir. Yani dönemin cumhurbaşkanı eski usulle seçilen son cumhurbaşkanı olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
2007 yılında yaşanan cumhurbaşkanlığı krizinin kronolojisini incelemek.
367 krizi, e-muhtıra, erken seçim kararı (Temmuz 2007), TBMM'de cumhurbaşkanlığı seçimi (Ağustos 2007) ve referandum (Ekim 2007) sıralaması tespit edilir.
Olayların birbirine olan nedensel ve zamansal bağlılığını anlamak için kronoloji şarttır.
2
11. Cumhurbaşkanının hangi usulle seçildiğini değerlendirmek.
Ekim 2007'deki referandumdan önce, Ağustos 2007'de yenilenen meclisin toplantı yeter sayısını sağlamasıyla meclis tarafından seçildiği görülür.
Referandumun getirdiği değişikliğin dönemin cumhurbaşkanı seçiminde uygulanıp uygulanmadığını teyit etmek için.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri siyasi tarih bilgisiyle eşleştirmek.
Sivil iktidarın e-muhtıraya boyun eğmediği, yasakların 1987'de kalktığı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine 2017'de geçildiği hatırlanarak yanlış olanlar elenir.
Çeldiricilerin içerdiği kavram yanılgılarını ayırt etmek için.

Key Concept

2007 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Krizi, Kronolojisi ve 2007 Referandumu
Estimated Time:1m 30s
Question 14Question

12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra siyasal hayatın yeniden inşası sürecinde, 1983 genel seçimlerine giden yolda Milli Güvenlik Konseyi’nin (MGK) kullandığı 'veto yetkisi' en kritik denetim araçlarından biri olmuştur. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ve ilgili MGK kararları uyarınca uygulanan bu denetim mekanizmasının mahiyeti ve 1983 seçimleri üzerindeki belirleyici etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: MGK’nın siyasi partilerin kurucu üyeleri üzerindeki veto yetkisi mutlak ve gerekçesiz olup; bu yetki sonucunda asgari kurucu sayısını tamamlayamayan partilerin seçime katılımı hukuken engellenmiştir.

Answer

Milli Güvenlik Konseyi'nin kurucu üyeler üzerindeki mutlak ve gerekçesiz veto yetkisinin, asgari kurucu sayısına ulaşılamaması yoluyla partilerin seçime girmesini engellemesi.
Doğru seçenek olan ifade, 1983 seçimleri öncesindeki 'kontrollü demokrasi' pratiğini en isabetli şekilde açıklar. MGK, 2820 sayılı Kanun ile kendine tanıdığı veto yetkisini kullanarak, eski siyasi kadrolarla ilişkili gördüğü SODEP ve Büyük Türkiye Partisi gibi yapıların kurucu listelerini eritmiş; bu partilerin yasal asgari üye sayısına ulaşarak seçime girmesini engellemiştir. Bu yetki kesin ve yargı denetimi dışındadır.

Step-by-Step Solution

1
1980 müdahalesi sonrası tüm siyasi partilerin 1981'de feshedildiğini ve 1983'te yeni partilerin kurulması sürecini analiz et.
Sıfırdan bir parti sistemi kurulmaya çalışıldığı anlaşılır.
Geçiş dönemi hukukunun eski siyasi aktörleri dışlama amacını belirlemek gerekir.
2
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ve MGK'nın geçiş dönemi kararlarındaki 'veto' mekanizmasını incele.
MGK'nın (Beşli Konsey), partilerin kurucu listelerindeki isimleri hiçbir gerekçe göstermeksizin reddetme yetkisine sahip olduğu görülür.
Veto yetkisinin hukuki dayanağını ve sınırlarını anlamak sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Veto edilen üyelerin yerine yeni isimlerin bildirilmesi ve yasal asgari sayı olan 30 kurucu üye şartını değerlendir.
MGK, istemediği partileri kurucu üyelerini sürekli veto ederek 30 kişilik sayıya ulaşmalarını engellemiş ve böylece seçim dışı bırakmıştır.
1983 seçimlerine neden sadece üç partinin (ANAP, MDP, HP) katılabildiğinin teknik nedenini ortaya koyar.

Key Concept

1983 Siyasal Geçiş Sürecinde Kontrollü Demokrasi ve MGK'nın Veto Denetimi
Question 15Question

Türkiye'nin demokrasi tarihinde son derece kritik bir dönüm noktası olan ve oyların yaklaşık %50,1'inin "evet" çıkması gibi çok küçük bir farkla kabul edilen bir halkoylaması gerçekleştirilmiştir. Bu oylamanın temel amacı; 1982 Anayasası'nın Geçici 4. maddesi ile siyaset sahnesinden zorunlu olarak uzaklaştırılan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi liderlerin demokratik yarışa yeniden katılabilmelerini sağlamaktı.

Paragrafta bahsedilen ve eski siyasi aktörlerin parti kurma ile yönetme süreçlerine resmen dönmesine zemin hazırlayan bu siyasal gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 1987 Siyasi Yasakların Kaldırılması Referandumu

Answer

1987 Siyasi Yasakların Kaldırılması Referandumu
Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi 12 Eylül 1980 öncesinin siyasi liderlerine getirilen 5 ve 10 yıllık siyasi yasaklar, 6 Eylül 1987 tarihinde yapılan referandum ile kaldırılmıştır. Bu referandum, %50,16 gibi çok küçük bir 'evet' oyu farkıyla kabul edilmiş ve 1982 Anayasası'nın yasakları düzenleyen Geçici 4. maddesi yürürlükten kalkmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel verileri analiz etme
Anahtar kavramlar: %50,1 evet oyu, 1982 Anayasası Geçici 4. madde ve Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş'in demokratik haklarının iadesi.
Soruda bahsedilen olayın tarihsel bağlamını ve tam olarak hangi yasal düzenlemeyi hedef aldığını belirlemek.
2
Verileri Türkiye'deki halkoylamaları tarihiyle eşleştirme
Geçici 4. maddede düzenlenen 5 ve 10 yıllık siyasi yasakların kaldırılması oylamasının 6 Eylül 1987 tarihinde yapıldığı bilgisine ulaşılır.
Siyasal aktörlerin geri dönüşünü sağlayan referandumun 1987'de gerçekleştiğini doğrulamak.

Key Concept

1987 Referandumu ve Siyasi Yasakların Kalkması
Estimated Time:1m 0s
Question 16Question

19821982 Anayasası’nın Geçici 44. maddesi ile Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi liderlere getirilen siyasi yasakların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği süreci, iktidar ve muhalefet partileri arasındaki görüş ayrılıkları neticesinde halk oylamasına götürülmüştür. 66 Eylül 19871987 tarihinde gerçekleştirilen bu referandumun sonuçları ve etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yasakların kaldırılması yönündeki "Evet" oyları yaklaşık %50,1 gibi çok küçük bir farkla kabul edilmiş ve eski liderlerin siyasete dönüş yolu açılmıştır.

Answer

Yasakların kaldırılması yönündeki "Evet" oyları yaklaşık %50,1 gibi çok küçük bir farkla kabul edilmiş ve eski liderlerin siyasete dönüş yolu açılmıştır.
6 Eylül 1987'de yapılan halk oylaması, 1982 Anayasası'nın Geçici 4. maddesiyle eski siyasetçilere (Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş) getirilen 5 ve 10 yıllık yasakların kaldırılmasını amaçlamıştır. Oylama sonucunda %50,16 oranında 'Evet' oyu çıkmış, böylece çok küçük bir farkla yasaklar kalkmış ve bu liderler yeniden aktif siyasete dönmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Referandumun kapsamını belirle.
Referandum, 1982 Anayasası Geçici 4. maddedeki siyasi yasakları hedef almıştır.
Soruda bahsedilen liderlerin siyaset yasağının hukuki dayanağı bu maddedir.
2
Halk oylamasının tarihini ve siyasi aktörlerini kontrol et.
6 Eylül 1987 tarihinde Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş'in durumu oylanmıştır.
1980 öncesi liderlerin sivil siyasete dönüşü bu oylamaya bağlıdır.
3
Oylama sonucunu analiz et.
%50,16 'Evet' oyu ile yasaklar kalkmıştır.
Sonuç demokratik tarihimizin en çekişmeli oylamalarından biri olarak kayıtlara geçmiştir.

Key Concept

1987 Referandumu ve Siyasi Yasakların Kaldırılması

Practice More

1987 referandumu sonrası yapılan 1987 erken genel seçimlerinde ANAP'ın performansını ve seçim sistemindeki değişiklikleri inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 17Question

28 Şubat 1997 süreci, Türk siyasal hayatında ordunun doğrudan yönetime el koymadığı ancak sivil otoriteyi Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararları ve Batı Çalışma Grubu (BÇG) gibi yapılarla denetim altına aldığı 'postmodern' bir müdahale olarak tanımlanır. Bu sürecin kurumsal işleyişi, meşruiyet zemini ve siyasal sonuçları dikkate alındığında, 28 Şubat sürecini 12 Eylül 1980 askeri darbesinden ve 12 Mart 1971 muhtırasından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Müdahalenin anayasal bir organ olan MGK’nın 'tavsiye' kararları formunda başlatılması ve hükümetin hukuken görevde kalmasına rağmen 'silahsız kuvvetler' (medya, yargı, STK) aracılığıyla yaratılan toplumsal baskı ile istifaya zorlanması.

Answer

Müdahalenin anayasal bir organ olan MGK’nın 'tavsiye' kararları formunda başlatılması ve hükümetin hukuken görevde kalmasına rağmen 'silahsız kuvvetler' (medya, yargı, STK) aracılığıyla yaratılan toplumsal baskı ile istifaya zorlanması.
28 Şubat sürecini 'postmodern' kılan temel unsur, müdahalenin anayasal bir zemin olan MGK kararları üzerinden yürütülmesidir. Bu süreçte ordu, doğrudan silah gücüyle değil; üniversiteler, yargı organları (brifingler), medya kuruluşları ve sendikalar (beşli çete) gibi sivil unsurları mobilize ederek hükümeti (Necmettin Erbakan liderliğindeki REFAHYOL) iş yapamaz hale getirmiş ve sonunda istifasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
28 Şubat sürecinin temel mekanizmasını analiz et.
Sürecin 28 Şubat 1997'deki 9 saatlik MGK toplantısında alınan 18 maddelik kararlarla başladığı saptanır.
Müdahalenin kurumsal başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
'Postmodern' nitelemesinin nedenini değerlendir.
Ordunun kışladan çıkıp doğrudan yönetime el koymak yerine, yargı brifingleri, medya desteği ve Batı Çalışma Grubu (BÇG) gibi gözetim mekanizmalarını kullandığı görülür.
Bu müdahale biçimi 1960 ve 1980 darbelerinden temel ayrım noktasıdır.
3
Diğer müdahale türleri (1971 ve 1980) ile karşılaştır.
1980'de doğrudan el koyma ve meclis fesihi, 1971'de ise muhtıra sonrası teknokrat hükümet ataması vardır. 1997'de ise sivil hükümet (REFAHYOL) bir süre daha görevde kalmış ancak istifaya zorlanmıştır.
Siyasi tarih sorularında kronolojik ve yöntemsel farklar belirleyicidir.

Key Concept

Postmodern Darbe Kavramı ve MGK Aracılığıyla Vesayet

Alternative Method

Süreçleri 'kurumsal devamlılık' üzerinden karşılaştırarak elemeniz mümkündür: Meclis kapatıldıysa 1980, teknokrat hükümet geldiyse 1971, web sitesi bildirisi varsa 2007, MGK kararları ve sivil baskı varsa 1997'dir.
Estimated Time:1m 30s
Question 18Question

19 Şubat 2001 tarihli Millî Güvenlik Kurulu toplantısında Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında yaşanan gerginlikle tetiklenen ekonomik krizin, Türkiye'deki yerleşik siyasi partiler ve parlamento yapısı üzerindeki en temel siyasal sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerin (DSP, MHP, ANAP, DYP) 2002 seçimlerinde baraj altında kalarak parlamento dışı kalması

Answer

Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerin 2002 seçimlerinde baraj altında kalarak parlamento dışı kalması
2001 ekonomik krizi, Türk siyasal hayatında bir devrin kapanmasına yol açmıştır. Krizin ardından yapılan 3 Kasım 2002 erken genel seçimlerinde, barajı sadece iki parti (AKP ve CHP) geçebilmiş; kriz döneminin koalisyon ortakları olan DSP, MHP ve ANAP ile muhalefetteki DYP baraj altında kalarak parlamentodan tamamen tasfiye edilmiştir. Bu durum Türk siyasetinde 'merkez' partilerin çöküşü ve yeni bir siyasal tablonun oluşmasıyla sonuçlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Krizin başlangıç noktasını ve niteliğini belirle.
19 Şubat 2001'deki MGK toplantısı bir 'devlet krizi' olarak başlamış ve hızla derin bir ekonomik bunalıma dönüşmüştür.
Siyasal istikrarsızlığın ekonomik piyasalar üzerindeki doğrudan etkisini anlamak için.
2
Krizin toplumsal maliyetini ve seçmen davranışına etkisini analiz et.
Yüksek enflasyon, işsizlik ve devalüasyon; mevcut siyasi sınıfa (DSP-MHP-ANAP ve muhalefetteki DYP) olan güveni tamamen bitirmiştir.
Siyasal meşruiyet kaybının seçim sonuçlarına nasıl yansıyacağını öngörmek için.
3
3 Kasım 2002 seçim sonuçlarını değerlendir.
Parlamentodaki tüm partiler %10'luk seçim barajının altında kalmış, meclis yapısı tamamen değişmiştir.
Krizin nihai siyasal sonucunu (tasfiye süreci) tespit etmek için.

Key Concept

Siyasal Tasfiye ve 2002 Seçim Kırılması

Practice More

2001 krizinin ardından uygulanan 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın temel ilkelerini ve Kemal Derviş'in Türk siyasetindeki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 19Question

Yeni anayasal düzenin inşası amacıyla Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisinden oluşan ikili bir Kurucu Meclis yapısının benimsendiği anayasallaşma ve sivil siyasete dönüş aşamasında, 'geçiş dönemi' uygulamaları önemli bir yer tutmuştur. Kurumsal yetki dağılımı ve halkoylaması dinamikleri dikkate alındığında, 1982 Anayasası'nın hazırlık ve kabul sürecine ilişkin aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Danışma Meclisi kadroları oluşturulurken, 1961 sürecindeki Temsilciler Meclisine benzer bir çoğulculuk anlayışıyla, askeri müdahale öncesi parlamentoda grubu bulunan siyasi parti temsilcilerine de belirli oranlarda kurumsal kontenjan ayrılmıştır.

Answer

Danışma Meclisine siyasi parti temsilcilerinin katıldığını ve 1961'deki Temsilciler Meclisine benzer bir siyasal temsiliyet barındırdığını ifade eden seçenek yanlıştır.
Yanlış olan ifade, Danışma Meclisine siyasi parti temsilcilerinin kontenjanla dahil edildiğini iddia eden seçenektir. 1982 Anayasası'nı hazırlayan Kurucu Meclis'in sivil kanadı olan Danışma Meclisi oluşturulurken, 1961 Temsilciler Meclisi'nin aksine hiçbir siyasi partinin temsiline izin verilmemiştir. Hatta 11 Eylül 1980 tarihi itibarıyla herhangi bir siyasi partiye üye olanların Danışma Meclisine seçilmeleri özel olarak yasaklanmış, üyelerin tamamı Milli Güvenlik Konseyi tarafından doğrudan atanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
1982 Anayasası'nın hazırlık sürecinde görev alan Kurucu Meclis'in bileşenlerini analiz et.
Kurucu Meclis, Milli Güvenlik Konseyi (askeri kanat) ve Danışma Meclisi'nden (sivil kanat) oluşmaktadır.
Anayasanın kimler tarafından ve hangi kısıtlamalarla hazırlandığını anlamak, yapım metodolojisini kavramak için gereklidir.
2
Danışma Meclisi'nin üye profili ile 1961 Anayasası'nı hazırlayan Temsilciler Meclisi'ni karşılaştır.
1961'deki Temsilciler Meclisi'nde siyasi parti (CHP ve CKMP) temsilcileri bulunurken; 1982 Danışma Meclisi'ne 11 Eylül 1980 öncesi herhangi bir siyasi partiye üye olanların girmesi kesin olarak yasaklanmıştır.
Bu temel fark, iki anayasanın sivil siyasete ve çoğulculuğa bakış açısındaki yapısal zıtlığı ortaya koyar.
3
Geçiş dönemi uygulamalarını ve referandum koşullarını doğrula.
Referandumda anayasa ile cumhurbaşkanı seçimi birleştirilmiş (bütünleşik oy), eski siyasilere yasaklar getirilmiş ve MGK üyeleri Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ne dönüştürülmüştür.
Bu maddelerin tamamı (Geçici Maddeler) anayasa metninin katı ve otoriter geçiş süreci dinamikleridir.

Key Concept

1982 Anayasası Kurucu İktidar Yapısı ve Geçiş Dönemi
Question 20Question

2007 yılında Türk siyasal hayatında yaşanan "367 krizi" ve Anayasa Mahkemesinin bu yöndeki iptal kararı, parlamentonun çalışma usulleri üzerinde ciddi bir hukuki tıkanıklığa yol açmıştır. Bu kilitlenmeyi kalıcı olarak gidermek amacıyla 21 Ekim 2007 referandumu ile kabul edilen anayasa değişikliği paketinde, Anayasa'nın "Toplantı ve Karar Yeter Sayısı" başlıklı 96. maddesinde yapılan temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TBMM'nin, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanabilmesi

Answer

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri (184 milletvekili) ile toplanabilmesi kuralının getirilmesi.
2007 yılındaki anayasa değişikliği ile Anayasa'nın 96. maddesine eklenen fıkra, Meclis'in yapacağı seçimler de dahil olmak üzere tüm işlerinde üye tamsayısının en az üçte biriyle toplanacağını netleştirerek Sabih Kanadoğlu'nun ortaya attığı ve AYM'nin onayladığı '367 şartını' hukuken geçersiz kılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Krizin nedenini analiz et
367 Krizi, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu için TBMM'de 367 milletvekilinin hazır bulunması gerektiği iddiasına dayanıyordu.
Anayasa Mahkemesi bu iddiayı kabul ederek seçimi iptal etmiş ve sistemi kilitlemiştir.
2
Anayasal çözümü belirle
5678 sayılı Kanun ile Anayasa'nın 96. maddesi değiştirilmiştir.
Meclisin her türlü işleminde (seçimler dahil) toplantı yeter sayısının 184 (1/3) olması hükme bağlanarak benzer krizlerin önüne geçilmiştir.

Key Concept

2007 Anayasa Değişikliği ve Toplantı Yeter Sayısı (184 Kuralı)

Practice More

2007 referandumu ile getirilen 'Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi' ve '5+5 görev süresi' gibi diğer maddeleri gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Page 1 / 10Next