Kamu Politikası

172 questions

Question 1Question

Charles Lindblom, kamu politikası analizinde rasyonel-kapsamlı yaklaşımı "Kök Yöntemi" (Root Method), artırımcı (inkremental) yaklaşımı ise "Dal Yöntemi" (Branch Method) olarak adlandırmıştır. Lindblom'un bu kavramsallaştırmasına göre, aşağıdakilerden hangisi "Kök Yöntemi"nin belirleyici özelliklerinden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Değerlerin ve amaçların belirlenmesinin, ampirik analizden (araçlardan) önce ve ondan bağımsız bir aşama olarak görülmesi

Answer

Değerlerin ve amaçların belirlenmesinin, ampirik analizden (araçlardan) önce ve ondan bağımsız bir aşama olarak görülmesi seçeneği Kök Yöntemi'nin bir özelliğidir.
Kök Yöntemi (Rasyonel-Kapsamlı Model), klasik karar verme mantığına dayanır. Bu modele göre, karar verici önce toplumsal değerleri ve amaçları hiyerarşik bir sıraya koyar (amaçların belirlenmesi), daha sonra bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak tüm olası araçları (ampirik analiz) değerlendirir. Yani amaçlar, araçlardan önce ve ondan bağımsız olarak belirlenir.

Step-by-Step Solution

1
Lindblom'un Kök ve Dal yöntemi ayrımını tanımla.
Kök Yöntemi = Rasyonel-Kapsamlı Model; Dal Yöntemi = Artırımcı (İnkremental) Model.
Soruda hangi yöntemin özelliğinin sorulduğunu netleştirmek gerekir.
2
Kök Yöntemi'nin (Rasyonel Model) amaç-araç ilişkisini incele.
Rasyonel modelde amaçlar (değerler) araçlardan önce ve onlardan bağımsız olarak belirlenir.
Rasyonel yaklaşımın temel mantığı, önce hedefin konulması ve sonra o hedefe giden en iyi aracın seçilmesidir.
3
Seçenekleri bu özellik doğrultusunda değerlendir.
Diğer seçenekler (uzlaşı, küçük sapmalar, ardışık karşılaştırmalar, amaç-araç iç içeliği) Artırımcı Model'in (Dal Yöntemi) özellikleridir.
Yanlış seçenekleri eleyerek rasyonel modelin ayırt edici unsurunu doğrulamak gerekir.

Key Concept

Lindblom'un Kök (Rasyonel) ve Dal (Artırımcı) Yöntemi Ayrımı

Hints

1
Lindblom'un 'Dal Yöntemi' olarak adlandırdığı model, aslında 'İdare-i Maslahat Etme' (Muddling Through) olarak bilinen Artırımcı Model'dir.
2
Kök Yöntemi, her şeyi sıfırdan (kökten) ve rasyonel bir şekilde ele almaya çalışan klasik modeli temsil eder.
3
Rasyonel modellerde amaçlar (values) her zaman araçlardan (means) önce gelir ve analiz edilmeden önce netleştirilmelidir.

Practice More

Lindblom'un Artırımcı Model'ine yönelik 'fazla muhafazakar olduğu' ve 'köklü değişimleri engellediği' eleştirilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 2Question

Kamu politikası formülasyonu ve tasarımı sürecinde; politika yapıcıların toplumsal bir sorunu çözmek amacıyla belirledikleri amaçlar ile bu amaçlara ulaşmak için seçtikleri araçlar arasında kurdukları nedensel bağa (causal link) ve bu bağa dayanan varsayımlar bütününe kamu politikası literatüründe ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Politika Kuramı (Politika Mantığı)

Answer

Kamu politikası tasarımında amaçlar ve araçlar arasındaki nedensel bağı ifade eden kavram Politika Kuramı (veya Politika Mantığı) olarak adlandırılır.
Politika kuramı (veya politika mantığı), politika tasarımının temelidir. Hoogerwerf'e göre bu kavram, belirlenen amaçlara ulaşmak için seçilen araçların neden etkili olacağına dair kurulan nedensel varsayımlar bütünüdür. Bir tasarımın rasyonelliği, bu kuramın ne kadar sağlam bir neden-sonuç ilişkisine dayandığıyla ölçülür.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel kavramları analiz etme
Tasarım sürecinde 'hedefler' ve 'araçlar' arasındaki 'nedensel bağ' ve 'varsayımlar' vurgulanmaktadır.
Politika tasarımının bilimsel ve rasyonel temeli bu nedensellik ilişkisine dayanır.
2
Literatürdeki karşılığını sorgulama
Hoogerwerf tarafından geliştirilen ve tasarımın çekirdeği kabul edilen yapının 'politika kuramı' olduğu belirlenir.
Bu kavram, bir politikanın işleyişine dair 'eğer-o halde' (if-then) mantığını temsil eder.
3
Çeldiricileri eleme
Pencere, gündem ve döngü kavramlarının sürecin diğer aşamalarıyla ilgili olduğu görülür.
Hatalı seçenekler genellikle formülasyon öncesi (gündem) veya sürecin tamamı (döngü) ile ilgilidir.

Key Concept

Politika Kuramı (Policy Theory) ve Tasarım Mantığı

Practice More

Hoogerwerf'in politika kuramı kavramını, Howlett'in 'araç kalibrasyonu' kavramıyla birlikte çalışmak konu bütünlüğü sağlar.
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question

Kamu politikası uygulama literatüründe Michael Lipsky tarafından geliştirilen "Sokak Düzeyi Bürokratlar" (Street-Level Bureaucrats) yaklaşımı, politikanın sadece merkezi yönetimdeki karar alıcılar tarafından değil, vatandaşla doğrudan temas kuran kamu görevlileri tarafından da şekillendirildiğini savunur. Buna göre; polisler, öğretmenler ve sosyal hizmet uzmanları gibi aktörlerin politika uygulama sürecindeki temel rolüne ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yoğun iş yükü ve sınırlı kaynaklar altında, sahip oldukları geniş takdir yetkisini kullanarak politikayı uygulama aşamasında fiilen yeniden üretmeleri.

Answer

Sokak düzeyi bürokratlar, sınırlı kaynaklar ve yoğun talep baskısı altında sahip oldukları geniş takdir yetkisini (discretion) kullanarak politikayı uygulama esnasında fiilen yeniden şekillendirirler.
Lipsky'nin yaklaşımında, vatandaşla doğrudan muhatap olan memurların (polis, öğretmen vb.) hiyerarşik kontrolden uzaklaştığı alanlarda geniş bir 'takdir yetkisi' kullandıkları savunulur. Bu yetki, sınırlı zaman ve bütçe gibi kısıtlar altında kuralların esnetilmesine veya önceliklendirilmesine neden olur; böylece politika kağıt üzerinde yazılandan farklı bir hal alarak uygulama anında fiilen yeniden oluşturulmuş olur.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi
Michael Lipsky'nin 'Sokak Düzeyi Bürokratlar' kavramı tanımlandı.
Sorunun hangi kuramsal çerçeveye (Aşağıdan Yukarıya yaklaşımı) dayandığını anlamak gerekir.
2
Uygulama Dinamiklerini Belirleme
Bu aktörlerin 'takdir yetkisi' ve 'kaynak kısıtı' altındaki davranışları incelendi.
Lipsky'ye göre uygulama, merkezi emirlerin mekanik bir icrası değil, bürokratın önceliklendirme ve yorumlama sürecidir.
3
Seçenek Değerlendirmesi
Takdir yetkisinin vurgulandığı seçenek doğru olarak belirlendi.
Bürokratın pasif bir uygulayıcı değil, politikayı 'fiilen üreten' (policy-makers) bir aktör olduğu sonucuna varılır.

Key Concept

Sokak Düzeyi Bürokrasisi ve Takdir Yetkisi

Practice More

Lipsky'nin bu yaklaşımını, Richard Elmore'un 'Geriye Doğru Haritalama' (Backward Mapping) kavramı ile birlikte çalışarak Aşağıdan Yukarıya modelleri pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 4Question

Kamu politikası literatüründe Pressman ve Wildavsky tarafından yürütülen ve uygulama çalışmalarının dönüm noktası kabul edilen araştırmada; bir programın yürütülmesi için gereken çok sayıda aktör ve karar birimi arasındaki eşgüdüm zorlukları ile onay süreçlerindeki gecikmelerin başarısızlığın temel kaynağı olduğu vurgulanmıştır. Yazarlar, bu yapısal engelleri açıklamak için aşağıdaki kavramlardan hangisini kullanmışlardır?

Show answer & explanation

Answer: Ortak eylemin karmaşıklığı

Answer

Ortak eylemin karmaşıklığı (Complexity of Joint Action)
Pressman ve Wildavsky'ye göre uygulama, bir amaca ulaşmak için atılan adımlar dizisidir. 'Ortak eylemin karmaşıklığı' kavramı, uygulama sürecinde çok fazla aktörün ve onay makamının bulunmasının, politikanın başarı ihtimalini matematiksel olarak nasıl düşürdüğünü ifade eder. Her onay noktasında %90 başarı ihtimali olsa bile, nokta sayısı arttıkça toplam başarı şansı hızla sıfıra yaklaşır.

Step-by-Step Solution

1
Politika uygulama literatüründeki temel kuramcıları ve kavramları hatırlayınız.
Pressman ve Wildavsky'nin 1973 tarihli 'Implementation' (Uygulama) çalışması, literatürün ilk ve en önemli eserlerinden biridir.
Sorunun cevabı bu spesifik çalışmanın ana temasına dayanmaktadır.
2
Oakland Projesi örneğindeki temel bulguyu analiz ediniz.
Araştırmacılar, bir politikanın hayata geçebilmesi için aşılması gereken çok sayıda 'onay noktası' (clearance points) olduğunu ve her noktada ortaya çıkan küçük bir gecikmenin dahi toplamda büyük bir başarısızlığa (felce) yol açtığını tespit etmişlerdir.
Yazarlar bu durumu 'ortak eylemin karmaşıklığı' (complexity of joint action) olarak tanımlayarak yukarıdan aşağıya (top-down) yaklaşımın temellerini atmışlardır.

Key Concept

Pressman ve Wildavsky'nin Onay Noktaları ve Ortak Eylemin Karmaşıklığı Analizi

Alternative Method

Pressman ve Wildavsky'nin çalışması 'Uygulama' literatürünün babası sayılır. Eğer soruda 'Oakland Projesi' veya 'Onay Noktaları' geçiyorsa, cevap her zaman bu ikilinin teorisidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 5Question

Kamu politikası analizi literatüründe politikanın sonlandırılması (termination) süreci, politika döngüsünün en zor ve başarısızlık ihtimali en yüksek aşaması olarak kabul edilmektedir. Bir politikanın sona ermesiyle ortaya çıkacak ekonomik tasarrufun veya sosyal faydanın tüm topluma çok küçük miktarlarda yayılmış (diffused) olması, buna karşılık politikanın sonlanmasıyla oluşacak kaybın belirli bir çıkar grubunda (çalışanlar, sübvansiyon alanlar vb.) yoğunlaşmış (concentrated) olması durumunda; bu küçük grubun politikanın devamı için gösterdiği güçlü siyasal direnç, sonlanma önündeki engellerden hangisinin bir örneğidir?

Show answer & explanation

Answer: Yoğunlaşmış maliyetler ve yayılmış faydalar dengesizliği

Answer

Yoğunlaşmış maliyetler ve yayılmış faydalar dengesizliği
Doğru yanıt olan 'yoğunlaşmış maliyetler ve yayılmış faydalar dengesizliği', politika sonlanması önündeki en kritik siyasal-stratejik engellerden biridir. Bu modelde, politikanın devamından yararlanan azınlık grubun kaybı (maliyet) çok net ve büyük olduğu için bu grup sonlanmaya karşı 'ölümüne' direnir. Buna karşın, politikanın sonlanmasıyla (örneğin bir vergi yükünün kalkmasıyla) toplumun geri kalanının elde edeceği fayda kişi başına çok düşük olduğu için çoğunluk bu konuda bir baskı grubu oluşturmaz.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki çıkar dağılımını analiz edin.
Politikanın sonlanması durumunda kaybedecek olanlar küçük ama somut bir grup (yoğunlaşmış maliyet), kazanacak olanlar ise büyük ama etkisi az hisseden bir kitledir (yayılmış fayda).
Siyasal analizde grupların örgütlenme motivasyonu, çıkarın ne kadar yoğun olduğuyla doğrudan ilişkilidir.
2
Çıkar gruplarının eylem kapasitesini değerlendirin.
Zararı doğrudan hisseden küçük grup, siyasal baskı oluşturmak için daha hızlı ve etkili örgütlenir (Mancur Olson'un kolektif eylem mantığı).
Sonlanma karşıtı koalisyonların neden bu kadar başarılı olduğunu anlamak için bu asimetriyi kavramak gerekir.
3
Kavramsal karşılığı belirleyin.
Bu durum politika analizinde 'yoğunlaşmış maliyetler ve yayılmış faydalar' olarak adlandırılan stratejik bir sonlanma engelidir.
Soruda verilen asimetrik direnç tanımı bu kavrama tam olarak uymaktadır.

Key Concept

Politika Sonlanması Engelleri (Termination Barriers)

Practice More

Politika sonlanması önündeki 'bilişsel engeller' ve Peter Hall'un 'üçüncü derece değişim' kavramları arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

Bir kamu kurumunda, yöneticilerin yetki ve sorumluluk sınırlarının sürekli değiştiği, personelin karar alma süreçlerine katılım düzeylerinin oldukça istikrarsız olduğu bir yapı söz konusudur. Kurumun üst kurulu, uzun süredir gündemi meşgul eden bir altyapı sorununu çözmek için toplanmış; ancak toplantı sonunda, tamamen farklı bir birimin elinde hazır bulunan ve yıllardır uygulanmak için uygun bir zemin bekleyen bir 'hizmet içi eğitim programı' paketi karara bağlanmıştır. Bu süreçte, belli bir problemin teşhis edilip ona uygun alternatiflerin geliştirilmesi yerine; halihazırda var olan bir çözümün, tesadüfen o anki toplantıda bulunan aktörlerin etkisiyle ve acil karar alma zorunluluğunun doğurduğu fırsat penceresinde herhangi bir probleme monte edildiği görülmüştür.

Bu senaryoda betimlenen ve amaç-araç ilişkisinin koptuğu, bağımsız akışların zaman ekseninde kesişerek kararları şekillendirdiği yapı, aşağıda temel özellikleri verilen karar verme yaklaşımlarından hangisiyle en iyi ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Kararların; sorunlar, çözümler, katılımcılar ve fırsatların rastlantısal kesişimiyle alındığını öne süren Çöp Kutusu Modeli

Answer

Kararların; sorunlar, çözümler, katılımcılar ve fırsatların rastlantısal kesişimiyle alındığını öne süren Çöp Kutusu Modeli
Senaryoda tasvir edilen yapı; yöneticilerin istikrarsız katılımı, amaçların belirsizliği ve teknolojinin/yöntemlerin tam anlaşılamaması gibi özellikleriyle literatürde 'Örgütlü Anarşi' (Organized Anarchy) olarak adlandırılır. Bu yapıda, geleneksel rasyonel modellerin aksine problem çözme süreci doğrusal işlemez. Kararlar; kurum içinde birbirinden bağımsız olarak süzülen dört akışın (sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatları) tesadüfi olarak bir araya gelmesiyle şekillenir. 'Çözümün sorunu araması' durumu, bu modelin en belirgin ayırt edici özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki kurumun işleyiş dinamiğini ve problem çözme mantığını analiz etme.
Yöneticilerin istikrarsız katılımı, hedeflerin belirsizliği ve 'çözümlerin sorunları aradığı' kaotik bir yapı (örgütlü anarşi) tespit edilmiştir.
Karar verme modelinin doğru teşhis edilebilmesi için örgütün yapısal özelliklerinin ve karar alma akışının anlaşılması şarttır.
2
Alternatif karar verme yaklaşımlarının varsayımlarını senaryo ile karşılaştırma.
Küçük adımlarla ilerlemeyi savunan artırımcı yaklaşım, makro/mikro ayrımı yapan sentezleyici model veya pazarlığa dayalı bürokratik siyaset modellerinin hiçbiri senaryodaki rastlantısallığı açıklayamaz.
Klasik ve neoklasik modeller sınırlı da olsa bir amaç-araç ilişkisi veya nedensellik varsayar; oysa senaryoda bu bağ tamamen kopuktur.
3
Senaryodaki özellikleri karşılayan teorik çerçeveyi belirleme.
Bağımsız akışların (sorunlar, çözümler, katılımcılar, fırsatlar) bir araya gelerek kararı oluşturduğu yapı, Cohen, March ve Olsen'in Çöp Kutusu Modeli'dir.
Bu model, geleneksel 'önce sorun bulunur, sonra çözüm üretilir' mantığını yıkarak, hazır çözümlerin fırsat pencerelerinde tesadüfi sorunlara uygulandığını savunur.

Key Concept

Örgütlü Anarşi ve Çöp Kutusu Modeli (Garbage Can Model)

Hints

1
Senaryoda, klasik problem çözme aşamalarının (önce sorunu bul, sonra çözüm üret) tamamen tersine döndüğünü ve adeta 'çözümün hazır bekleyip kendine uygun bir sorun aradığını' fark ettiniz mi?
2
Yöneticilerin istikrarsız katılımı, değişken hedefler ve amaç-araç ilişkisinin kopması literatürde 'örgütlü anarşi' (organized anarchy) olarak adlandırılır. Bu kavram hangi karar modeline aittir?
3
Cohen, March ve Johan Olsen tarafından geliştirilen ve kararları; sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatlarının adeta bir kap içinde tesadüfen birleşmesi olarak gören modeli düşünün.

Practice More

Karar verme modellerini çalışırken Allison'ın Küba Füze Krizi analizi üzerinden geliştirdiği üç modeli (Rasyonel Aktör, Örgütsel Süreç, Bürokratik Siyaset) ve Lindblom'un Kök-Dal ayrımını mutlaka karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken seçeneklerdeki yaklaşımları anahtar kelimeleriyle eşleştirebilirsiniz: Uç (Dal) Yöntemi = Küçük adımlar (Artırımcı). Sentezleyici Yaklaşım = Makro/Mikro ayrımı (Karma Tarama). Bürokratik Siyaset = Pazarlık ve güç. Çöp Kutusu = Örgütlü anarşi ve bağımsız akışların tesadüfi kesişimi.
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

Cobb, Ross ve Ross tarafından geliştirilen gündem belirleme modelleri çerçevesinde; siyasal karar alıcıların öncelikli olarak kurumsal (resmi) gündeme aldıkları bir konuyu, başarılı bir uygulama için gereken toplumsal desteği sağlamak amacıyla kamuoyuna mal etmeleri ve sistematik gündeme taşımaları süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Seferberlik Modeli

Answer

Seferberlik Modeli
Seferberlik Modeli, siyasal otoritenin halihazırda kabul ettiği bir meseleyi, toplumun desteğini ve uyumunu sağlamak amacıyla geniş kitlelere (sistematik gündeme) taşımasıdır. Bu modelde hareket noktası kurumsal gündemdir ve amaç politikanın uygulanabilirliğini artırmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Sorunun kaynağını belirle.
Sorun siyasal karar alıcılar (hükümet/kurumlar) tarafından belirlenmiş.
Soruda sürecin 'kurumsal gündemden' başladığı belirtilmektedir.
2
Sorunun izlediği yönü analiz et.
Yön: Kurumsal Gündem → Sistematik Gündem.
Karar alıcıların konuyu kamuoyuna mal etmeye çalışması 'seferberlik' mantığına dayanır.
3
Temel amacı değerlendir.
Meşruiyet ve uygulama desteği sağlamak.
Seferberlik modelinde halkın desteği, politikanın dirençle karşılaşmadan uygulanması için kritiktir.

Key Concept

Cobb, Ross ve Ross'un Seferberlik Modeli (Mobilization Model)
Question 8Question

Kamu politikası analizi çerçevesinde; politikaların uzun dönemler boyunca istikrarlı bir yapıda seyrettiğini, ancak bu istikrarın yeni bilgilerin gündeme gelmesi veya 'politika mekanlarının' (policy venues) değişmesi gibi nedenlerle köklü ve ani değişimlerle bozulduğunu ileri süren kuramsal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kesintili Denge Modeli

Answer

Kesintili Denge Modeli, kamu politikalarındaki uzun süreli istikrarın ardından gelen radikal değişim dönemlerini 'mekan alışverişi' ve 'politika pencereleri' gibi kavramlarla açıklayan yaklaşımdır.
Doğru seçenek olan yaklaşım, Frank Baumgartner ve Bryan Jones tarafından geliştirilmiştir. Bu model, kamu politikalarının genellikle 'negatif geri bildirim' mekanizmaları sayesinde uzun süre durağan kaldığını; ancak yeni fikirlerin veya 'mekan alışverişi' (venue shopping) yoluyla konunun farklı platformlara taşınmasının 'pozitif geri bildirim' yaratarak radikal bir değişime (kesintiye) yol açtığını savunur.

Step-by-Step Solution

1
Politika değişimi modellerinin temel karakteristiklerini ayırt et.
Artırımcı model kademeli değişimi, kesintili denge ise hem durağanlığı hem de ani sıçramaları vurgular.
Soruda hem bir istikrar (durağanlık) döneminden hem de bu istikrarın köklü bir biçimde bozulmasından bahsedilmektedir.
2
Anahtar kavramları (mekan alışverişi/policy venues) analiz et.
Bu kavramlar Baumgartner ve Jones tarafından geliştirilen Kesintili Denge Modeli'ne aittir.
Mekan alışverişi, bir politika sorununun çözüm bulamadığı bir kurumdan (mekandan) başka bir kuruma taşınarak değişimin tetiklenmesini ifade eder.

Key Concept

Kesintili Denge Modeli (Punctuated Equilibrium)

Hints

1
Soruda geçen 'stasis' (durağanlık) ve 'punctuation' (kesinti) kavramları hangi kuramsal isimle uyuşmaktadır?

Practice More

Peter Hall'un politika değişimi hiyerarşisi (birinci, ikinci ve üçüncü derece değişim) ile bu modelin farklarını çalışınız.
Estimated Time:50s
Question 9Question

Bir kamu kurumunda yürütülen politika belirleme sürecinde; kararların sadece mevcut verilerin analiziyle değil, aynı zamanda karar vericilerin sezgileri, deneyimleri ve yaratıcılıkları gibi "rasyonel dışı" unsurların da sistematik olarak sürece dahil edilmesi hedeflenmektedir. Bu süreçte ayrıca, karar alma sisteminin kendi yapısını geliştirmeye yönelik "meta-politika" (politika yapımı üzerine politika) aşamasına da vurgu yapılmaktadır. Yehezkel Dror tarafından geliştirilen ve bu özellikleri taşıyan karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Optimal Model

Answer

Metinde tarif edilen, sezgisellik, rasyonel dışı unsurlar ve meta-politika aşamasını içeren yaklaşım Yehezkel Dror tarafından geliştirilen Optimal Model'dir.
Optimal Model, Yehezkel Dror tarafından geliştirilmiştir ve kamu politikası yapımında hem rasyonel analizlerin hem de sezgi, deneyim ve yaratıcılık gibi rasyonel olmayan (extra-rational) unsurların önemini vurgular. Ayrıca, politika yapım sürecinin kendisini iyileştirmeye yönelik 'meta-politika' aşaması bu modelin ayırt edici özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Anahtar kavramları analiz edin.
"Meta-politika" ve "sezgisellik/rasyonel dışı unsurlar" kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar Yehezkel Dror'un karar verme literatürüne kazandırdığı özgün terimlerdir.
2
Modelleri karşılaştırın.
Rasyonel model sezgiyi dışlar, Artırımcı model ise küçük değişimlere odaklanır. Optimal model ise her iki yaklaşımın eksiklerini rasyonel dışı unsurlarla tamamlamaya çalışır.
Dror, karar vericinin kalitatif (sezgisel) yeteneklerinin rasyonel analiz kadar önemli olduğunu savunur.
3
Sonuca ulaşın.
Tanımlanan özellikler doğrudan Optimal Model'i işaret etmektedir.
Modelin üç temel aşamasından ilki olan 'meta-politika', karar alma sisteminin kapasitesini artırmayı hedefler.

Key Concept

Yehezkel Dror'un Optimal Karar Verme Modeli

Hints

1
Soruda geçen 'meta-politika' kavramı, 'politika yapımı üzerine politika' anlamına gelir.
2
Bu modelin sahibi, kamu yönetimi literatüründe rasyonel ve rasyonel dışı (sezgisel) unsurları sentezleyen Yehezkel Dror'dur.

Practice More

Karar verme modellerini geliştiren düşünürleri (Lindblom, Simon, Etzioni, Dror) ve anahtar kavramlarını (dal yöntemi, tatmin edicilik, karma tarama, meta-politika) eşleştiren bir tablo hazırlayın.
Estimated Time:1m 15s
Question 10Question

Kamu politikası sürecinde yer alan aktörlerin sınıflandırılmasında kullanılan en temel ölçüt, aktörün yetkisini anayasal/yasal bir dayanaktan alıp almaması ve kamu gücünü (imperium) kullanma kapasitesidir. Buna göre, bir kamu politikasının hukuka uygunluk denetimini yaparak politikanın uygulanmasını durduran veya iptal eden yargı organlarının kamu politikası analizindeki yeri ve niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yargı organları, meşruiyetlerini doğrudan anayasadan alan resmi aktörler olup politikanın meşrulaştırılması ve değerlendirilmesi aşamalarında sistem üzerinde nihai bir denetim gücü kullanırlar.

Answer

Yargı organları, meşruiyetlerini doğrudan anayasadan alan resmi aktörler olup politikanın meşrulaştırılması ve değerlendirilmesi aşamalarında sistem üzerinde nihai bir denetim gücü kullanırlar.
Kamu politikası analizinde aktörler; meşruiyetlerini doğrudan anayasadan ve yasalardan alan (Resmi Aktörler) ve toplumsal dinamiklerden, uzmanlıktan veya çıkardan alan (Gayri Resmi Aktörler) olarak ikiye ayrılır. Yasama, yürütme, bürokrasi ve yargı; kamu gücünü kullanma yetkisiyle donatılmış resmi aktörlerdir. Yargı organları, özellikle politikanın hukuki sınırlarını belirleyerek 'denetim ve değerlendirme' aşamasında resmi ve bağlayıcı bir rol oynadıkları için doğru ifade yargının resmi bir aktör olduğudur.

Step-by-Step Solution

1
Aktörün kaynağını belirle
Yargı organları (mahkemeler), yetkilerini doğrudan Anayasa'dan alan devlet erklerinden biridir.
Resmi ve gayri resmi aktör ayrımı, yetkinin anayasal/yasal olup olmamasına dayanır.
2
Politika sürecindeki rolünü analiz et
Yargı; politika formülasyonuna katılmaz ancak değerlendirme ve denetim aşamasında politikanın hukuka uygunluğunu tescil eder veya iptal eder.
Bu durum yargıyı, politikanın çerçevesini çizen resmi bir aktör yapar.
3
Sınıflandırmayı onayla
Yargı organları resmi aktörler kategorisindedir.
Yasama, yürütme ve bürokrasi ile birlikte yargı, kamu politikasının anayasal/resmi sacayaklarını oluşturur.

Key Concept

Resmi Aktörlerin Anayasal Meşruiyeti ve Kamu Gücü Kullanımı

Practice More

Kamu politikası aktörleri arasındaki 'Demir Üçgen' (Iron Triangle) ilişkisini inceleyerek bürokrasi, yasama komisyonları ve baskı grupları arasındaki etkileşimi analiz ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 11Question

Kamu politikası analizinde, toplumsal sorunların hangilerinin "kamusal sorun" niteliği kazanarak siyasal gündeme taşınacağının belirlenmesi "gündem belirleme" süreci olarak adlandırılır. Bu süreçte, olayları çerçeveleme (framing) ve ön plana çıkarma gücüyle kamuoyunu yönlendiren ve "eşik bekçiliği" (gatekeeping) işlevi gören gayri resmi aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Medya

Answer

Medya, toplumsal sorunları seçip büyüterek veya görmezden gelerek hangilerinin siyasal sistemin gündemine gireceğini belirleyen gayri resmi aktördür.
Medya, anayasal veya yasal bir karar alma yetkisine sahip olmadığı için gayri resmi bir aktör kabul edilir. Kamu politikası sürecinin başlangıcı olan gündem belirleme aşamasında, hangi sorunların 'önemli' görüleceğine ve kamusal tartışmaya açılacağına karar vererek (eşik bekçiliği) süreci doğrudan etkiler.

Step-by-Step Solution

1
Aktör Sınıflandırmasını Yapma
Soruda istenen aktör 'gayri resmi' olmalıdır. Medya ve siyasi partiler bu kapsama girerken; bürokrasi, kurullar ve bağımsız otoriteler resmi aktördür.
Resmi aktörler meşruiyetini yasalardan ve anayasal yetkiden alırken, gayri resmi aktörler toplumsal temsil veya etki gücüne dayanır.
2
Politika Döngüsündeki Rolü Analiz Etme
Gündem belirleme aşamasında 'eşik bekçiliği' ve 'çerçeveleme' kavramları medya ile ilişkilidir.
Medya, hangi haberlerin ve sorunların kitlelere ulaştırılacağına karar vererek kamuoyunun ve dolayısıyla siyasetçilerin önceliklerini etkiler.

Key Concept

Kamu Politikası Aktörlerinin Rolleri ve Medyanın Eşik Bekçiliği İşlevi

Practice More

Medyanın gündem belirleme işlevi ile baskı gruplarının lobi faaliyetleri arasındaki farkı inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 12Question

Peter Hall'un kamu politikası değişim hiyerarşisi ve sosyal öğrenme kuramına göre; politika yapım sürecindeki "otorite odağının" (locus of authority) bürokratik uzmanlardan siyasi aktörlere ve kamuoyuna kaydığı, mevcut politika paradigmasının kökten sarsılarak yerini yeni bir amaçlar ve araçlar bütününe bıraktığı değişim düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üçüncü derece değişim

Answer

Üçüncü derece değişim
Üçüncü derece değişim, Peter Hall'un modelinde en köklü değişim düzeyini temsil eder. Bu aşamada sadece kullanılan araçlar veya bunların uygulama dozajı (ayarlar) değil, politikanın temelini oluşturan paradigma ve amaçlar bütünü değişir. En ayırt edici özelliklerinden biri, politika yapımındaki otorite odağının bürokratik/teknik uzmanlıktan çıkıp siyasi tartışma ve kamuoyu baskısı altına girmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Peter Hall'un politika değişimi hiyerarşisindeki üç seviyeyi tanımla.
Birinci derece (ayarlar), İkinci derece (araçlar), Üçüncü derece (paradigmatik amaçlar).
Soruda istenen düzeyin hiyerarşideki yerini belirlemek için gereklidir.
2
Soruda verilen spesifik ölçütleri (otorite odağının kayması, paradigma değişimi) analiz et.
Otorite odağının uzmanlardan siyasetçilere kayması sadece en üst düzey değişimde gerçekleşir.
Alt düzey değişimler (1 ve 2) normal politika yapımı kapsamında bürokrasi içinde kalırken, 3. derece değişim sosyal öğrenme ve paradigma kayması gerektirir.
3
Belirlenen özellikleri doğru kavramla eşleştir.
Bu özellikler 'Üçüncü derece değişim' kavramına karşılık gelir.
Hall'a göre 3. derece değişim, politikanın temel felsefesinin ve iktidar dinamiklerinin dönüştüğü nadir ve köklü süreçlerdir.

Key Concept

Peter Hall'un Sosyal Öğrenme ve Üçüncü Derece Değişim Modeli

Practice More

Politika sonlanmasının önündeki ideolojik ve kurumsal engelleri (batık maliyetler, bürokratik direnç) incelemek konuyu tamamlayacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 13Question

Bir kamu kurumu, engelli bireylerin dijital becerilerini geliştirmeye yönelik başlattığı iki yıllık bir eğitim programının birinci yılının sonunda; programın işleyişindeki aksaklıkları belirlemek ve henüz tamamlanmamış olan süreci iyileştirmek amacıyla kapsamlı bir inceleme başlatmıştır. İnceleme sonucunda, eğitim materyallerinin görme engelli bireyler için yeterince erişilebilir olmadığı saptanmış ve programın geri kalan süreci için materyallerde teknik düzenlemeler yapılmıştır. Bu örnekte gerçekleştirilen değerlendirme türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Biçimlendirici (Formative) Değerlendirme

Answer

Biçimlendirici (Formative) Değerlendirme
Doğru cevap olan biçimlendirici değerlendirme, kamu politikası uygulama aşamasındayken gerçekleştirilen bir türdür. Bu değerlendirmenin temel işlevi, uygulama devam ederken ortaya çıkan sorunları tespit etmek ve politikayı sonlandırmadan önce gerekli düzeltmeleri yaparak etkinliği artırmaktır. Senaryoda da programın birinci yılında (ortasında) yapılması ve materyallerin revize edilmesi bu türü doğrudan tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Politika sürecinin hangi aşamasında değerlendirme yapıldığını belirle.
Değerlendirme, iki yıllık programın birinci yılında (uygulama devam ederken) yapılmıştır.
Değerlendirme türünü belirlemede zamanlama kritik bir veridir.
2
Değerlendirmenin temel amacını analiz et.
Temel amaç, aksaklıkları belirlemek ve süreci iyileştirmek için düzenlemeler yapmaktır.
Sürece müdahale ve iyileştirme amacı değerlendirme türünü karakterize eder.
3
Tespit edilen özelliklere uygun olan kavramsal tanımı seç.
Süreç devam ederken yapılan ve geri bildirimle iyileştirmeyi hedefleyen tür Biçimlendirici Değerlendirmedir.
Bu tanım, kamu politikası analizinde süreç odaklı değerlendirmeyi ifade eder.

Key Concept

Politika Değerlendirme Türleri: Biçimlendirici ve Özetleyici Ayrımı

Practice More

William Dunn'ın 'Duyarlılık' (Responsiveness) kriteri ile biçimlendirici değerlendirme arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz; zira vatandaş geri bildirimleri süreci biçimlendirmede sıklıkla kullanılır.
Estimated Time:1m 15s
Question 14Question

Graham Allison tarafından geliştirilen modellerden birine göre; kamu politikası kararları, merkezî bir karar vericinin rasyonel seçimlerinden ziyade, hükümet içerisinde farklı konumlarda bulunan ve farklı önceliklere sahip aktörler arasındaki pazarlıkların bir "bileşkesi" (resultant) olarak ortaya çıkar. "Nerede durduğunuz, nerede oturduğunuza bağlıdır" (Miles Yasası) ilkesiyle özdeşleşen bu yaklaşımda, politika süreci hiyerarşik bir komutadan çok oyuncular arasındaki güç mücadelesi ve etkileşimlerle açıklanır.

Bu parçada temel mantığı açıklanan karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bürokratik Siyaset Modeli

Answer

Bürokratik Siyaset Modeli, kararların farklı aktörlerin pazarlıkları sonucu oluşan bir bileşke olduğunu ve aktörün pozisyonunun politikasını belirlediğini savunan yaklaşımdır.
Bürokratik Siyaset Modeli, kamu politikası sürecini farklı güç, bilgi ve çıkarlara sahip aktörlerin bir pazarlık alanı olarak görür. Kararlar, analitik bir optimal seçimin sonucu değil, bu aktörlerin birbirini ikna etme, itme ve çekme süreçlerinin sonucunda ortaya çıkan bir "bileşke"dir. "Nerede durduğunuz nerede oturduğunuza bağlıdır" ifadesi, bir bürokratın görüşünün mensubu olduğu kurumun çıkarlarınca belirlendiğini ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki temel varsayımları analiz etmek.
Kararın bir "pazarlık bileşkesi" olduğu ve aktörlerin kurumsal pozisyonlarına (Miles Yasası) vurgu yapıldığı görüldü.
Bu ifadeler Graham Allison'ın Karar Verme Modelleri sınıflamasındaki ayırt edici özelliklerdir.
2
Aktör yapısını değerlendirmek.
Homojen bir yapı yerine, farklı öncelikleri olan çok sayıda oyuncunun varlığı saptandı.
Rasyonel Aktör Modeli tekil akla, Örgütsel Süreç Modeli ise rutinlere odaklandığı için bu özellikler Bürokratik Siyaset Modeli'ne aittir.

Key Concept

Bürokratik Siyaset Modeli (Allison Model 3)

Hints

1
Graham Allison'ın Küba Füze Krizi analizi için geliştirdiği üç modelden biridir.
2
Kararın bir 'pazarlık bileşkesi' olması, bu modelin en belirgin teknik terimidir.
3
Miles Yasası olarak bilinen 'Nerede durduğunuz, nerede oturduğunuza bağlıdır' sözü doğrudan bu modeli işaret eder.

Practice More

Graham Allison'ın diğer iki modelinin (Rasyonel Aktör ve Örgütsel Süreç) temel farklarını karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 15Question

Bir hükümetin, devlet teşkilatında köklü bir reform yaparak yeni bir bakanlık kurması, kamu kurumları arasındaki yetki paylaşımını yeniden düzenlemesi veya seçim sisteminde değişikliğe gitmesi gibi 'siyasal oyunun kurallarını' belirleyen kararlar alması, Theodore Lowi'nin kamu politikası tipolojisinde özel bir kategoride ele alınır.

Buna göre, söz konusu idari ve yapısal düzenlemelerin Lowi'nin matrisindeki yeri ve yarattığı 'siyasal etkileşim alanı' (arena of power) bakımından niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Zorlama gücünün davranış ortamına yönelik, uygulanma olasılığının dolaylı olduğu; rejim ve yapı odaklı kurucu politika

Answer

Zorlama gücünün davranış ortamına yönelik, uygulanma olasılığının dolaylı olduğu; rejim ve yapı odaklı kurucu politika
Theodore Lowi'nin tipolojisinde, devletin zorlama gücünün 'davranış ortamına' (environment of conduct) yönelik olduğu ve bu gücün uygulanma olasılığının 'dolaylı/uzak' (remote) kaldığı tür 'Kurucu' (Constituent) politikadır. Bu politikalar, idari reformlar, yeni kurumların inşası ve anayasal düzenlemeler gibi sistemin temel yapısını belirleyen kararları kapsar ve siyasal etkileşim 'rejim/yapı' düzeyinde gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Politika senaryosunun (bakanlık kurulması, yetki düzenlemesi) kapsamını analiz etmek
Kararların bireysel davranışlardan ziyade sistemin yapısı ve işleyiş kuralları (oyunun kuralları) ile ilgili olduğu belirlendi.
Lowi'nin matrisinde politikanın kime/neye yönelik olduğu ilk boyutu oluşturur.
2
Devletin bu süreçteki zorlama (coercion) gücünün niteliğini belirlemek
Bu tür yapısal düzenlemelerde zorlama doğrudan bireysel bir yaptırım şeklinde değil, sistemin geneline yönelik dolaylı (uzak) bir etkidir.
Lowi'nin matrisinde zorlamanın olasılığı (yakın/uzak) ikinci boyutu oluşturur.
3
Bulguları Lowi'nin 2×22 \times 2 matrisiyle eşleştirmek
Ortam Odaklı + Uzak Olasılık = Kurucu (Constituent) Politika sonucuna ulaşıldı.
Matrisin bu koordinatı devletin kendi kurumsal yapısını inşa eden politikaları tanımlar.
4
Politikanın yarattığı siyasal etkileşim alanını (Arena of Power) tanımlamak
Bu tür süreçler rejim düzeyinde yapısal pazarlıkları ve sistemsel dengeleri içerir.
Lowi'ye göre her politika türü kendine özgü bir siyaset tarzı (logrolling, çatışma, pazarlık vb.) doğurur.

Key Concept

Lowi'nin Kamu Politikası Matrisi ve Kurucu Politikalar

Alternative Method

Matrisi 2×22 \times 2 bir tablo olarak hayal edin: Satırlara 'Birey/Ortam', sütunlara 'Uzak/Yakın' yazın. 'Bakanlık kurmak' gibi sistemsel bir işin 'Ortam' ve 'Uzak' hücresine (sağ alt) denk geldiğini hatırlamak çözümü hızlandırır.
Estimated Time:2m 0s
Question 16Question

Kamu politikası literatüründe; siyasal sistemin yetki alanında bulunan ve toplum tarafından genel bir ilgiyle karşılanan tüm sorunlar 'sistematik gündem' kapsamına girmektedir. Ancak bu sorunların, yetkili karar alıcıların (örneğin bir Bakanlığın veya Meclisin) aktif ve ciddi bir şekilde ele aldığı somut bir madde haline gelmesi farklı bir gündem türünü ifade etmektedir.

Buna göre, bir kamu sorununun toplumun genel tartışma alanından çıkarak yetkili organların resmi müzakere ve çalışma listesine girmesiyle oluşan gündem türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kurumsal Gündem

Answer

Kurumsal Gündem
Kurumsal (veya resmi) gündem, kamu otoritelerinin (Meclis, Bakanlıklar, idari kurullar vb.) aktif, ciddi ve somut olarak ele aldıkları konuların listesidir. Sistematik gündemde yer alan genel bir toplumsal sorunun resmi bir makamın gündemine (ajandasına) taşınması, o konunun kurumsal gündeme girdiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Sistematik ve kurumsal gündem arasındaki ayrımı belirle.
Sistematik gündem toplumun genel tartışma alanıyken, kurumsal gündem karar alıcıların resmi çalışma listesidir.
Cobb ve Elder'ın kuramsal çerçevesinde bu iki ayrım gündem belirleme sürecinin temelini oluşturur.
2
Soruda verilen 'resmi müzakere listesine girme' ifadesini analiz et.
Bu ifade, konunun artık bir 'kurumsal/resmi' nitelik kazandığını gösterir.
Resmiyet ve karar alıcıların aktif ilgisi kurumsal gündemin temel ayırt edici özelliğidir.

Key Concept

Cobb ve Elder'ın Gündem Türleri (Sistematik vs. Kurumsal)
Estimated Time:1m 0s
Question 17Question

Bir Sağlık Bakanlığı, kırsal bölgelerde yaşayan yaşlı vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla kapsamlı bir "Mobil Sağlık Tarama" projesini yürürlüğe koymuştur. Uygulama süreci sonunda hazırlanan performans değerlendirme raporunda şu iki temel bulguya yer verilmiştir:

I. Mobil araçların her bölgeye nüfus yoğunluğu ve coğrafi uzaklık kriterlerine göre dengeli şekilde dağıtılmasıyla, vatandaşlar arasında hizmete erişim noktasında fırsat eşitliği ve dağıtımsal adalet gözetilmiştir.
II. Ancak sunulan hizmetin toplam kapasitesi, bölgedeki kronik hastalık yükünün büyüklüğüyle kıyaslandığında oldukça sınırlı kalmış ve bölge halkının sağlık sorunlarını gidermede beklenen temel dönüşümü gerçekleştirememiştir.

William Dunn tarafından geliştirilen kamu politikası değerlendirme kriterleri çerçevesinde analiz edildiğinde, raporda yer alan bu bulgular (I ve II) sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangisine karşılık gelmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Hakkaniyet (Equity) - Yeterlilik (Adequacy)

Answer

Hakkaniyet (Equity) ve Yeterlilik (Adequacy) kavramlarının sırasıyla verildiği seçenek doğrudur.
Hakkaniyet kriteri, politika çıktı ve etkilerinin toplumdaki farklı kesimler arasında nasıl dağıtıldığıyla; Yeterlilik kriteri ise elde edilen sonuçların sorunu ne ölçüde ortadan kaldırdığıyla ilgilidir. Senaryoda araçların adil dağıtımı hakkaniyeti, hizmetin sorun karşısında yetersiz kalması ise yeterliliği temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
I numaralı bulgunun odağını belirleme
Hakkaniyet (Equity)
Metindeki 'dengeli dağıtım', 'fırsat eşitliği' ve 'dağıtımsal adalet' ifadeleri, politikanın sonuçlarının toplumdaki farklı gruplar veya bölgeler arasında adil bir şekilde paylaştırıldığını gösteren Hakkaniyet kriterine işaret eder.
2
II numaralı bulgunun odağını belirleme
Yeterlilik (Adequacy)
Metindeki 'hizmet kapasitesinin sorun büyüklüğüyle kıyaslanması' ve 'sorunu gidermede yetersiz kalma' ifadeleri, elde edilen etkililik düzeyinin sorunu çözmekte ne derece kafi olduğunu sorgulayan Yeterlilik kriterine işaret eder.
3
Kavramları sırasıyla eşleştirme
Hakkaniyet - Yeterlilik
Her iki bulgu da William Dunn'ın sınıflandırmasındaki teknik tanımlara tam olarak uymaktadır.

Key Concept

William Dunn'ın Politika Değerlendirme Kriterleri

Practice More

William Dunn'ın diğer kriterleri olan Etkinlik (Efficiency), Etkililik (Effectiveness), Duyarlılık (Responsiveness) ve Uygunluk (Appropriateness) kavramlarını gerçek hayat senaryoları üzerinden pekiştirmeniz önerilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

Kamu politikası formülasyonu ve tasarımı sürecinde, politika yapıcılar toplumsal sorunları çözüme kavuşturmak amacıyla ellerindeki kaynakları ve yetkiyi belirli araçlar (enstrümanlar) üzerinden işleme koyarlar. Christopher Hood tarafından geliştirilen ve kamu politikası literatüründe geniş kabul gören "NATO" modeline göre; bir kamu kurumunun yeni bir yasal düzenleme veya vergi artışı gibi zorlayıcı yöntemler yerine, toplumun bilgi ağlarının merkezindeki stratejik konumunu kullanarak farkındalık yaratma, veri analizi paylaşma ve ikna yöntemlerini öncelemesi aşağıdaki araç kapasitelerinden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Show answer & explanation

Answer: Düğüm Noktası

Answer

Düğüm noktası (Nodality), Christopher Hood'un NATO modelinde devletin bilgi ve iletişim ağlarının merkezindeki konumunu kullanarak politika hedeflerine ulaşma kapasitesini ifade eder.
Doğru cevap olan Düğüm Noktası (Nodality) kapasitesi, devletin toplumun bilgi ve iletişim akışlarının tam merkezinde yer alması avantajını kullanarak politika yürütmesidir. Soruda belirtilen bilgilendirme, veri paylaşımı ve ikna yoluyla farkındalık yaratma çalışmaları, doğrudan devletin bu stratejik bilgi merkezi rolüne dayanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Politika tasarımı aşamasında başvurulan stratejinin niteliği analiz edilir.
Soruda zorlayıcı (yasal) veya mali (para) yöntemler yerine bilgi temelli, ikna edici ve iletişim odaklı bir yaklaşım benimsendiği görülmektedir.
Politika araçlarının hangi kaynağa dayandığını belirlemek, doğru sınıflandırmayı yapmak için temel şarttır.
2
Christopher Hood'un NATO modelindeki temel kapasiteler (Nodality, Authority, Treasure, Organization) ile eşleştirme yapılır.
Bilgi toplama ve yayma kapasitesi 'Nodality' (Düğüm Noktası) terimi ile karşılık bulur.
Devletin sosyal ağlar üzerindeki merkezi konumu, onun bir 'düğüm' (node) gibi davranarak bilgiyi kontrol etmesine olanak tanır.
3
Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğu literatür bilgisi ile teyit edilir.
Otorite yasal güce, Hazine paraya, Organizasyon ise kurumsal yapıya dayanır; dolayısıyla bilgi temelli eylemle doğrudan eşleşmezler.
NATO modelindeki her harf farklı bir kaynağı temsil eder ve sorudaki senaryo sadece biriyle tam uyumludur.

Key Concept

Christopher Hood'un NATO Modeli (Politika Araçları Kapasitesi)
Estimated Time:2m 0s
Question 19Question

Kamu politikası analizi literatüründe Peter May tarafından geliştirilen politika öğrenmesi tipolojisine göre; politika yapıcıların ve uygulayıcıların, belirlenmiş olan politika amaçlarına ulaşmak için kullanılan tekniklerin ve araçların etkinliği, uygulanabilirliği ve performansı üzerine odaklandıkları, ancak politikanın temel varsayımlarını veya sosyal amaçlarını sorgulamadıkları öğrenme düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Araçsal öğrenme

Answer

Araçsal öğrenme; politika araçlarının teknik performansı ve uygulanabilirliği üzerine odaklanan, ancak temel hedefleri değiştirmeyen öğrenme türüdür.
Araçsal (enstrümantal) öğrenme, politika sürecindeki aktörlerin mevcut politika amaçlarını gerçekleştirmek için kullanılan araçların ve tekniklerin (sürekli iyileştirme, verimlilik artışı gibi) performansına odaklandıkları süreçtir. Bu aşamada politikanın temel felsefesi veya sosyal inşası tartışmaya açılmaz, sadece teknik kapasite ve araç seti revize edilir.

Step-by-Step Solution

1
Düşünürün tipolojisini belirle
Peter May'in politika öğrenmesi tipolojisi (Araçsal, Sosyal Politika ve Siyasal Öğrenme) esas alınmalıdır.
Soruda spesifik olarak Peter May'in kuramsal çerçevesi sorulmaktadır.
2
Öğrenmenin odağını analiz et
Öğrenmenin odağı 'teknik etkinlik', 'araç performansı' ve 'uygulanabilirlik' olarak tanımlanmıştır.
Araçsal öğrenme, politikanın 'ne' olduğundan ziyade 'nasıl' daha iyi yapılabileceği ile ilgilenir.
3
Kısıtlayıcı faktörü değerlendir
Temel varsayımların ve amaçların sorgulanmadığı (amaçların sabit kaldığı) görülmektedir.
Bu durum öğrenmenin paradigmatik değil, araçsal düzeyde kaldığını kanıtlar.

Key Concept

Peter May'in Politika Öğrenmesi Tipolojisi

Practice More

Peter Hall'un 'Sosyal Öğrenme' kuramı ile Peter May'in tipolojisi arasındaki farkları tablo halinde inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 20Question

Kamu politikası formülasyonu ve tasarımı sürecinde, politika yapıcıların toplumsal bir sorunu çözmek veya belirli bir hedefi gerçekleştirmek amacıyla başvurdukları araçlar; literatürde genel olarak "asli (substantive)" ve "usule ilişkin (procedural)" olarak iki temel gruba ayrılmaktadır.

Buna göre, devletin doğrudan mal ve hizmet sunması, vergi düzenlemeleri yapması veya sübvansiyonlar yoluyla kaynak transferi sağlaması gibi "sorunun içeriğine ve kaynak dağılımına" doğrudan müdahale eden yöntemler aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Asli Politika Araçları

Answer

Asli Politika Araçları
Asli politika araçları, kamu politikası tasarımı sürecinde devletin toplumsal sorunlara doğrudan müdahale ederek kaynakları (para, hizmet, yetki vb.) dağıttığı ve sorunun içeriğini şekillendirdiği araçlardır. Vergi indirimleri, sübvansiyonlar ve doğrudan kamu hizmeti sunumu bu kategorinin en tipik örnekleridir.

Step-by-Step Solution

1
Politika tasarımı aşamasındaki araç sınıflandırmasını analiz et.
Araçlar 'asli' (içerik odaklı) ve 'usule ilişkin' (süreç odaklı) olarak ikiye ayrılır.
Soruda verilen örneklerin hangi kategoriye girdiğini belirlemek için temel ayrımın bilinmesi gerekir.
2
Soruda sunulan örnekleri (hizmet sunumu, vergi, sübvansiyon) değerlendir.
Bu yöntemlerin tamamı toplumsal kaynakların dağıtımı ve sorunun teknik çözümü ile doğrudan ilgilidir.
Kaynak transferi ve doğrudan müdahale 'asli' araçların temel özelliğidir.

Key Concept

Politika Tasarımı ve Araç Sınıflandırması (Howlett & Ramesh)

Hints

1
Soruda bahsedilen araçlar, devletin bütçesini veya idari gücünü doğrudan bir hizmet üretimi için kullanmasıdır.
2
Howlett ve Ramesh'in sınıflandırmasını hatırlayın: Sorunun çözümüne yönelik 'esas' içerik mi, yoksa çözümün 'yolunu' belirleyen mekanizmalar mı soruluyor?

Practice More

NATO modelindeki 'Treasure' (Hazine) kaynaklı araçların hangi asli araçlara karşılık geldiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Page 1 / 9Next
Kamu Politikası Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin