Makroekonomik istikrar ve sosyal kalkınma hedeflerini eşzamanlı yürütmeye çalışan bir ülkede, bütçe ödeneklerinin sektörel dağılımında yapısal bir revizyona gidilmiştir. Bu revizyon kapsamında iki temel politika adımı atılmıştır:
I. Ulusal savunma ve adalet gibi idari fonksiyonların ifasında, personel giderlerinin (cari harcamalar) payı azaltılarak doğrudan teknolojik güvenlik altyapılarına (yatırım harcamaları) ağırlık verilmiştir.
II. Alt gelir gruplarına tahsis edilen doğrudan gelir desteklerinin (koşulsuz nakdi transferler) bütçe içindeki hacmi daraltılmış; buradan açığa çıkan kaynak, dezavantajlı bölgelerdeki ücretsiz temel eğitim ve koruyucu sağlık hizmetlerinin kapasite artırımına yönlendirilmiştir.
Kamu harcamalarının sosyal etkileri ve bölüşüm mekanizmaları dikkate alındığında, bu politika değişiminin yaratacağı teorik sonuçlara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- AKoşulsuz nakdi transferlerin bütçe içindeki hacminin daraltılması, alt gelir gruplarının harcanabilir gelirini doğrudan artıracağından, eğitim ve sağlık alanındaki ayni genişlemeye gerek kalmaksızın Gini katsayısını kısa vadede düşürecektir.
- BSavunma ve adalet hizmetlerinde personel ödemeleri yerine teknolojik altyapı yatırımlarına ağırlık verilmesi, söz konusu harcamaların sermaye teşkili yaratması sebebiyle mutlak yoksulluk sınırının altındaki hanelerin refah seviyesini eğitim harcamalarından daha hızlı yükseltir.
- İkinci politika adımı, yeniden bölüşüm mekanizmasının odak noktasını sonuç eşitliğinden fırsat eşitliğine kaydırarak beşeri sermaye birikimini desteklerken; birinci politika adımı tam kamusal malların bölünemez fayda yapısı gereği gelir dağılımında doğrudan dikey bir düzelme sağlamaz.Answer
- DNakdi gelir destekleri, literatürde yararlanıcılardan devlete yönelik doğrudan bir hizmet sunumu (quid pro quo) gerektiren harcamalar olarak sınıflandırıldığından, bu desteklerin kısıtlanması işgücü piyasalarındaki yapısal işsizliği zorunlu olarak artırır.
- EDevletin eğitim ve sağlık alanında ücretsiz ayni hizmet sunumuna yönelmesinin temel teorik gerekçesi mali kar maksimizasyonu sağlamak olduğundan, bu harcama kaymasının piyasa başarısızlıklarını giderme veya sosyal refahı artırma misyonu bulunmamaktadır.