Türkiye'de kamu borçlanmasının tarihsel gelişimi ve bu süreçte uygulanan yapısal politikalar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A1854 yılında başlayan dış borçlanma sürecinin ardından ödeme güçlüğüne düşen Osmanlı Devleti'nin 1875'te yayımladığı Ramazan Kararnamesi, 1881'deki Muharrem Kararnamesi'nin aksine faiz oranlarının düşürüldüğü başarılı bir borç değiştirimi (konversiyon) hamlesidir.
- Bİlk dış borç tahvilinin ihraç edildiği 1933 yılından sonra ortaya çıkan 1958 krizinde Türkiye, ekonomik bağımsızlığını korumak adına borçların tamamını tek taraflı olarak reddettiğini (repudiasyon) resmen duyurmuştur.
- 2001 krizi sonrasında yayımlanan 4749 sayılı Kanun, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin dış finansman süreçlerini Hazine garantisi ve izni altında tek elde toplayarak disiplinsiz borçlanmanın önüne geçmiştir.Answer
- D1980'li yıllarda ivme kazanan iç borçlanma politikaları kapsamında ihraç edilen ve vadesi bir yıldan kısa olan Hazine bonoları, bütçe açıklarının kapatılması için kullanılan konsolide kamu borcu niteliği taşımaktadır.
Answer
Türkiye'nin borçlanma tarihinde doğru olan ifade, 2001 krizi sonrasında çıkarılan 4749 sayılı Kanun'un kamu borçlanmasını Hazine çatısı altında merkezileştirerek disipline ettiğini belirten ifadedir.
Türkiye'de kamu borçlanmasının milatlarından biri 2001 krizidir. Krizin temel nedenleri arasında kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) ve yerel yönetimlerin Hazine'den bağımsız, plansız ve aşırı borçlanmaları yatmaktadır. Bu başıbozukluğu gidermek ve mali disiplini sağlamak amacıyla 2002 yılında 4749 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bu yasa ile iç ve dış borçlanma yetkisi, Hazine garantileri ve hibe alma yetkisi tamamen tek elde toplanmış, diğer kurumların borçlanması katı limitlere ve Hazine onayına tabi tutulmuştur. Dolayısıyla bu süreci anlatan ifade tarihsel ve hukuki açıdan tamamen doğrudur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Türkiye'de Borç Yönetiminin Tarihsel Gelişimi ve 4749 Sayılı Kanun