Question

Difficulty: HardVergilemede Adalet İlkesi (Yatay ve Dikey Adalet)

Maliye teorisinde vergilemede adalet ilkesi; mükelleflerin ödeme güçleri ile yüklendikleri vergi borcu arasında dengeli bir bağ kurulmasını esas alır. Bu bağlamda, ekonomik durumları aynı olanların aynı, farklı olanların ise farklı vergi yüküne katlanması beklenir.

Aşağıdaki tabloda üç farklı mükellefin yıllık safi kazançları ve ailevi durumları verilmiştir:

MükellefYıllık Safi KazançAilevi Durum
Mükellef A850.000850.000 TLEvli ve 4 çocuklu
Mükellef B850.000850.000 TLBekar
Mükellef C3.000.0003.000.000 TLBekar

Vergi sisteminde kişisel/ailevi indirimlerin (en az geçim indirimi vb.) bulunmadığı ve tüm mükellefler için %25\%25 oranında 'düz oranlı' bir vergi tarifesinin uygulandığı varsayıldığında; bu tabloya ilişkin yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi vergilemede adalet ilkeleriyle tam olarak örtüşür?

  1. Mükellef A ve B'nin aynı tutarda vergi ödemesi subjektif yatay adaleti ihlal ederken, Mükellef C'nin diğerleri ile aynı vergi oranına tabi tutulması dikey adaleti ihlal etmektedir.Answer
  2. B
    Mükellef A ve B arasındaki durum dikey adaletin ihlal edildiğini, Mükellef C'nin durumu ise sadece objektif yatay adaletin sağlandığını gösterir.
  3. C
    Düz oranlı tarife uygulanması dikey adaletin sağlanması için yeterlidir; zira her mükellef geliriyle orantılı olarak topluma katkı sağlamaktadır.
  4. D
    Mükellef A'nın ailevi yüklerine rağmen B ile eşit tutarda vergi ödemesi objektif yatay adaleti ihlal eder; dikey adalet ise aile yapısından bağımsızdır.
  5. E
    Kişisel indirimlerin yokluğu dikey adaleti zedelerken, düz oranlı tarife uygulaması subjektif yatay adaletin tesis edilmesine hizmet eder.

Answer

Mükellef A ve B'nin aynı tutarda vergi ödemesi subjektif yatay adaleti ihlal ederken, Mükellef C'nin diğerleri ile aynı vergi oranına tabi tutulması dikey adaleti ihlal etmektedir.
Vergilemede adalet ilkesinin iki boyutu vardır: Yatay adalet, aynı gelir düzeyindekilerin aynı vergiyi ödemesini; dikey adalet ise farklı gelir düzeyindekilerin farklı (artan oranlı) vergiyi ödemesini ifade eder. Senaryoda eşit gelire sahip A ve B'nin ailevi durumlarının (4 çocuk vs bekar) gözetilmemesi subjektif yatay adaleti ihlal eder. Çok daha yüksek geliri olan C'nin ise artan oranlı bir tarifeye tabi tutulmaması dikey adaletin ihlal edildiği anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Mükelleflerin ekonomik ve kişisel durumlarının yatay adalet açısından analiz edilmesi.
Mükellef A ve B'nin safi kazançları eşit (850.000850.000 TL) olduğu için aynı miktar vergi ödemeleri 'objektif yatay adalet'e uygundur. Ancak A'nın 4 çocuklu olması, gerçek ödeme gücünü B'den düşük kılar. Kişisel indirimlerin yokluğu 'subjektif yatay adalet'in ihlalidir.
Yatay adalet, eşitlerin eşit muamele görmesini gerektirir; ancak subjektif yön, gerçek ödeme gücünü belirlemek için kişisel yükleri dikkate alır.
2
Gelir farklılıklarının vergi tarifesi üzerinden dikey adalet açısından değerlendirilmesi.
Mükellef C'nin geliri (3.000.0003.000.000 TL) diğerlerinden çok daha yüksektir. Dikey adalet gereği, ödeme gücü daha fazla olanın toplam vergi yükü içindeki payının (vergi oranının) daha yüksek olması gerekir.
Dikey adalet, farklı durumda olanların farklı (genellikle artan oranlı) muamele görmesi esasına dayanır. Düz oranlı (%25\%25) tarife bu ilkeyi ihlal eder.

Key Concept

Ödeme Gücü İlkesi Çerçevesinde Yatay ve Dikey Adalet
Rate this question