Question

Difficulty: Hard2001 Sonrası Borçlanma ve 4749 Sayılı Kanun

Türkiye'de kamu finansman dengesinin sağlanması, şeffaflığın artırılması ve borç yönetiminde disiplinin tesis edilmesi amacıyla 2002 yılında yürürlüğe giren kanuni düzenlemeler, borç yönetiminde dağınık yapıyı ortadan kaldırarak iç borç, dış borç, borçlanma limiti ve Hazine garantileri gibi temel kavramlara kesin yasal standartlar getirmiştir.

Bu yasal çerçeveye göre, Hazine ve Maliye Bakanlığının borç yönetimi ve istatistiksel sınıflandırma işlemleriyle ilgili aşağıdaki uygulamalardan hangisi mevzuata aykırı bir işlemdir?

  1. A
    Net borçlanma limitinin tespitinde; bütçe kanunu ile onaylanan başlangıç ödenekleri toplamı ile tahmin edilen bütçe gelirleri arasındaki farkın ana kural olarak benimsenmesi
  2. B
    Bakanlığın piyasa koşullarına göre ihraç ettiği, vadesi bir yıl veya daha uzun süreli olan Devlet Tahvillerinin konsolide borç stoku içerisinde tasnif edilerek yönetilmesi
  3. Yurt içi piyasalarda ihraç edilen ancak yatırımcılara ödemeleri döviz cinsi üzerinden yapılan borçlanma senetlerinin, kur riski taşıdıkları gerekçesiyle dış borç stoku hesaplarında raporlanmasıAnswer
  4. D
    Geri ödeme dönemi yaklaşan borç senetlerinin, bütçe üzerindeki anapara baskısını hafifletmek amacıyla alacaklıların rızası gözetilerek daha uzun vadeli yeni senetlerle tahkim (konsolidasyon) işlemine konu edilmesi
  5. E
    Hazine garantisi altında sağlanan dış kredilerde temerrüde düşülmesi durumunda, yatırımcı mağduriyetini ve piyasa güvensizliğini önlemek için ödemelerin Merkez Bankası nezdindeki Risk Hesabı'ndan karşılanması

Answer

Yurt içi piyasalarda döviz cinsi üzerinden ihraç edilen borçlanma senetlerinin, döviz üzerinden işlem gördüğü gerekçesiyle istatistiklerde dış borç yükümlülüğü olarak tasnif edilmesi mevzuata aykırıdır.
4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a göre bir borcun 'iç borç' veya 'dış borç' olarak nitelendirilmesinde temel ölçüt, borcun sağlandığı para cinsi (TL veya döviz) değil, borcun ihraç edildiği piyasa ve yatırımcı kaynağıdır. Yurt içi piyasalarda ihraç edilen tüm Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS), döviz cinsi üzerinden ihraç edilmiş veya dövize endeksli olsalar dahi mevzuat gereği 'iç borç' stoku içerisinde takip edilir. Bu nedenle işlemin para cinsi esas alınarak istatistiklerde dış borç yükümlülüğü olarak tasnif edilmesi yasal çerçeveye açıkça aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
4749 sayılı Kanun'un getirdiği 'iç borç' ve 'dış borç' tanımlarını yasal kriterlere göre analiz etmek.
Kanun'da borçların tasnifinde sağlandığı döviz veya para cinsinin değil, finansmanın sağlandığı kaynağın (yurt içi piyasa veya uluslararası dış finansman kaynağı) esas alındığı saptanır.
Borçlanma işlemlerinin istatistiki kayıt ve yasal statüsünü belirleyen temel kuralı ortaya koymak.
2
Seçeneklerde verilen borç yönetimi ve tasnif uygulamalarını kanuni kurallarla karşılaştırmak.
Yurt içinde ihraç edilen bir senedin sadece döviz cinsinden olduğu için dış borç sayılmasını belirten uygulamanın yasal çerçeveyle doğrudan çeliştiği tespit edilir.
Mevzuata aykırı olan ve kavram yanılgısı içeren hatalı kamu finansman politikasını tespit etmek.

Key Concept

4749 Sayılı Kanun Kapsamında Borç Sınıflandırması ve Hazine İşlemleri
Estimated Time:1m 30s
Rate this question