sayılı Vergi Usul Kanunu’nun . maddesi uyarınca; mahkeme kararıyla kısıtlanan bir mükellefin kanuni temsilcisi, mükellefe ait ticari işletmenin vergi beyannamesini süresinde vermeyerek vergi ziyaına sebebiyet vermiştir. İdare tarafından yapılan tarhiyat ve kesilen ceza sonrasında kanuni temsilci, hem vergi aslını hem de vergi ziyaı cezasını ödemiştir. Bu ödemelerin mükellefe rücu edilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Kanuni temsilci ödediği vergi aslı için mükellefin mal varlığına rücu edebilir, ancak kendi kusurundan doğan vergi ziyaı cezası için rücu edemez.Answer
- BKanuni temsilci, ödediği hem vergi aslı hem de vergi ziyaı cezası için mükellefin mal varlığına tam rücu hakkına sahiptir.
- CVergi borçları ve cezalar şahsi nitelikte olduğundan, kanuni temsilci ödediği hiçbir tutar için mükellefe rücu edemez.
- DKanuni temsilci sadece vergi ziyaı cezası için rücu edebilir, vergi aslı mükellefin kendi borcu olduğu için rücuya konu edilemez.
- EKısıtlı kişinin vergi ehliyeti bulunmadığından, kanuni temsilcinin yaptığı ödemeler bağışlama hükmünde olup rücu hakkı doğurmaz.
Answer
Kanuni temsilci ödediği vergi aslı için mükellefe rücu edebilirken, kendi kusurundan kaynaklanan vergi ziyaı cezası için rücu edemez.
Vergi Usul Kanunu’nun . maddesine göre kanuni temsilciler, temsil ettikleri kişilerin mal varlığından ödemedikleri vergiler için kendi mal varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak madde metni, temsilcilere ödedikleri vergiler için mükellefe rücu etme hakkı tanır. Vergi cezaları söz konusu olduğunda ise, ceza temsilcinin kendi kusurlu eyleminden (beyanname vermeme gibi) doğmuşsa, bu ceza miktarını mükellefe yansıtmaları hukuken mümkün değildir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Vergi Ehliyeti ve Kanuni Temsilcinin Rücu Hakkı